Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/841 E. 2026/1096 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/841
Karar No
2026/1096
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO :2025/841 Esas

KARAR NO:2026/1096 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:10/12/2024

NUMARASI:2023/570 E. - 2024/883 K.

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:02/07/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı keşideci ... ... A.Ş. tarafından, davacı .... Şti. emrine, cari hesap borcuna karşılık ... A.Ş. ...Şubesi'ne ait ... numaralı, 07/09/2018 tarihli, 89.000,00 TL tutarında ve ... A.Ş. ...Şubesi'ne ait ... numaralı, 14/09/2018 tarihli, 89.099,07 TL tutarında iki tane çek keşide edildiğini, çeklerin çalınmak suretiyle zayi olduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına 2018/114847 soruşturma numaralı dosyası ile şikâyette bulunulduğunu, davacı .... Şirketi tarafından İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/699 E. sayılı dosyası ile çek iptal davasının açıldığını, 03/09/2018 tarihinde söz konusu çeklere dair ödeme yasağı kararı verdiğini, davalı .... Şti.'nin çekleri bankaya ibraz ettiğini, banka tarafında ödeme yasağı kararı olduğu belirtilerek çeklerin davalıya iade edildiğini, davalı tarafından davacı şirketler aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyaları ile kambiyo takibinin başlatıldığını, davacı şirketlerin davalıya karşı hiçbir borcunun olmadığını, davalı şirketin sahte imza ve kaşe ile ciro edilen, çalınan ve çalındığı kolayca bilinebilecek çekleri kötü niyetli olarak iktisap ederek davacı şirketler hakkında takipler başlattığını, takibe konu çeklerdeki ciroların hayali kişiler tarafından imza edildiğini, çeklerin arka yüzünde yapılan ciroların şüphe uyandıracak şekilde silsile ile yapıldığını, davacı .... Şti. adına sahte kaşe ve imza işleminin yapıldığını, ... ve .... Şti. arasında işbu çekin verilmesini gerektirecek hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, çeklerin arka yüzünde imza ve kaşesi bulunan şirketlerin fiili olarak faaliyette olmadığını, çeklerin arka yüzünde ciroları bulunan ... ile ... arasında takibe konu çeklerin verilmesini gerektirecek hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını beyanla, teminat mukabili icra taleplerinin durdurulması, aksi halde icra veznelerine yatan paraların davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyaları ile takibe konulan çekler nedeniyle müvekkili şirketlerin borcu bulunmadığına, çeklerin ve takiplerin iptaline, çekleri takibe koyan davalının kötü niyetli olduğundan takip konusu alacakların % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu iki adet çeki, çekin arkasında cirosu bulunan ... T.C. kimlik numaralı ... isimli kişiden şahsi alacağına karşılık aldığını, davalı şirket tarafından çeklerin TTK'ın 796/1. maddesi gereğince süresinde bankaya ödeme için ibraz edilmesine rağmen, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/09/2018 tarih ve 2018/699 E. sayılı dosyasından verilen ödeme yasağına ilişkin kararı gereğince hiçbir işlem yapılamadığını, davalı şirket tarafından yasal sorumluluğu nedeni ile iade alınan ... numaralı çek için İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ... ve ... numaralı çek için de İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını ve ödeme yasağı kararı veren İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/699 E. sayılı dosyasına da ödeme yasağına ilişkin kararın kaldırılması için müdahale talebinde bulunduğunu, davacı tarafın beyanlarının çekin illetten mücerret olması ilkesine aykırı olduğunu, davacı yanın imza itirazına ilişkin olarak davalının bu durumu bilebilecek durumda olmadığı gibi, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceğini, davalı şirketin alacağına kavuşamamış meşru, iyi niyetli hamil olduğunu ve icra takibi yapmaya yetkili olduğunu, ödeme yasağı kararının yetkili hamil olan davalı şirketi bağlayıcı nitelikte verilmiş bir tedbir kararı olmadığını beyanla, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMENİN İLK KARARI;İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/06/2021 tarihli 2018/926 E- 2021/498 K sayılı kararıyla; "...İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından sunulan 22.06.2020 tarihli rapora göre ilk ciro, çekin lehtarı durumundaki davacı ...'a ait değildir. Ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk bulunduğu...davalı tarafından davacılar aleyhine İstanbul 18.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile 06/09/2018 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyası ile 14/09/2018 keşide tarihli 89.099,07 TL bedelli çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı ve davacılar tarafından İstanbul 18.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyasının dayanağını oluşturan çekler yönünden davalıya borçlu olmadıkları iddiası ile davalılar aleyhine menfi tespit davası açıldığı ve takipler ile çeklerin iptalinin talep edildiği, Mahkeme tarafından yargılama sırasında İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan 22.06.2020 tarihli raporda çekler üzerindeki söz konusu imzaların çeklerin lehtarı durumundaki davacı ... yetkilisi ... eli ürünü olmadığının tespit edildiği, ilk cironun lehtara ait olması gerekir iken lehtar ile ilk ciro edenin farklı kişiler olduğu bu durumda, ciro silsilesi kopuk olduğundan ve davalı hamilin, 6102 sayılı Yasanın 790.maddesi uyarınca meşru hamil kabul edilemeyeceği, keşideci davacı ... ... Anonim Şirket'nin ödeme yükümlülüğünden de söz edilemeyeceği, bu haliyle her iki davacınında davalıya İstanbul 18. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı icra dosyalarının dayanağını oluşturan çeklerden dolayı borçlu olmadıkları, bu haliyle takiplerin iptalinin gerektiği ancak takiplerin dayanağını oluşturan çeklerin iptali koşullarının oluşmadığı ayrıca söz konusu takiplerde davalının kötü niyetli olduğuna dair hiçbir emarenin olmadığı..."gerekçesiyle;

"...Davanın KISMEN KABULÜ ile;

-Davacıların İstanbul 18. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı icra dosyalarının dayanağını oluşturan çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile takiplerin iptaline,

-Davacıların İstanbul 18. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı icra dosyalarının dayanağını oluşturan çeklerin iptaline ilişkin taleplerinin reddine,

-Koşulları oluşmadığından davacıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine,

-Koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

-İhtiyati Tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştikten 1 ay sonra teminatın iadesine..." karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.

İSTİNAF KARARI: Dairemizin 13/07/2023 tarihli 2021/1899 E. - 2023/1090 K.sayılı kararıyla; ''...Dava dilekçesinde davacılar vekilinin, müvekkillerinin ... A.Ş. ...Şubesine ait ... numaralı 07/09/2018 tarihli 89.000,00 TL tutarında ve ... A.Ş. ...Şubesine ait ... numaralı 14/09/2018 tarihli 89.099,07 TL tutarında iki tane çekten kaynaklanan borcunun bulunmadığının tespitini talep ettiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu iki çek aslının İcra Mahkemelerinden getirtilerek incelendiği ancak dava dilekçesinde ... A.Ş. ...Şubesine ait ... numaralı 07/09/2018 tarihli 89.000,00 TL bedelli çekin İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı icra dosyasında takibe konu edildiği beyan edilmiş ve mahkemece bu icra dosyasına konu borçtan davacıların borçlu bulunmadığına karar verilmişse de, bu icra dosyasına konu çekin ... ... Şubesi'ne ait 06/09/2018 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli çek olduğu, davacıların icra takibinde borçlu olarak yer almadıkları gibi, çekte de ciro ve imzalarının bulunmadığı, mahkemece incelenen çek ile takibe konu çekin farklı çekler olduğu ve davacıların çekte kaşe ve imzalarının bulunmadığının dikkate alınmaksızın, eksik inceleme ile İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı icra dosyası yönünden kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Mahkemenin kabulü yönünden de; davada keşideci davacı şirket ... ... A.Ş.'nin imzasını inkar etmediği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda lehtar ciranta imzasının davacı ... Şirketine ait olmadığının tespit edildiği, mahkemece kararın gerekçesinde imzaların istiklali ilkesine yer verildiği gibi hamilin çekteki ciro silsilesinin sadece dış görünüm bakımından muntazam olup olmadığını incelemesinin yeterli olduğu, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilcinin sıfatıyla imzalayan kişinin imza yetkisinden yoksun olmasının ciro zincirini etkilemeyeceği, söz konusu takiplerde davalının kötüniyetli olduğuna dair hiçbir emare olmadığından bahsedildiği, gerekçenin devamında lehtar ciranta imzasının davacı ... Şirketine ait olmaması nedeniyle ciro silsilesinin kopuk olduğu ve davalı hamilin meşru hamil olmadığından, keşideci davacı ... şirketinin de ödeme yükümlülüğünün bulunmadığına ilişkin gerekçeye yer verildiği, mahkeme gerekçesinin çelişkili olduğu anlaşılmıştır.Yukarıda açıklanan gerekçelerle,Dairemizce HMK 355. Madde gereğince resen yapılan inceleme neticesinde, davalı vekilinin istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin, istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda açıklandığı üzere davaya konu ... A.Ş. ...Şubesine ait ... numaralı 07/09/2018 tarihli 89.000,00 TL bedelli çeke ilişkin icra dosyasının taraf vekillerine açıklattırılarak celbi ve davacı keşidecinin lehtar imzasının sahteliğini ileri sürerek borçtan kurtulup kurtulamayacağı, davalının çeki iyi niyetli olarak iktisap edip etmediğinin incelenerek, ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi için mahkemesine gönderilmesine..." karar verilmiştir.

KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI:İstanbul 13. Asliye ticaretMahkemesi'nin 10/12/2024 tarihli 2023/570 E. - 2024/883 K. sayılı kararıyla; "...Bu durumda imzaların istiklali prensibi gereği; davacı keşideci ... ... A.Ş lehdarın imzasının sahteliğine yönelik iddiası dinlenmeyeceğinden açtığı davanın reddine karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin, 31.03.2011 Tarih ve 2010/8614 E. - 2011/4185 K. Sayılı ilamı.)Bu haliyle davacı ....Şti nin davalıya İstanbul 18. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı icra dosyalarının dayanağını oluşturan çeklerden dolayı borçlu olmadıkları, ancak takiplerin dayanağını oluşturan çeklerin iptali koşullarının oluşmadığı ayrıca söz konusu takiplerde davalının kötü niyetli/ağır kusurlu olduğuna dair hiçbir emarenin olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile; davacı ....Şti nin İstanbul 18. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı icra dosyalarının dayanağını oluşturan çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ,davacı ... ... A.Ş. Yönünden açılan davanın reddine, davacıların icra dosyalarının dayanağını oluşturan çeklerin iptaline ilişkin taleplerinin reddine, koşulları oluşmadığından davacıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar vermek yerinde görülmüştür.

HÜKÜM:

Davanın KISMEN KABULÜ ile;

1-)Davacı ....Şti nin İstanbul 18. İcra Müdürlüğü’nün ...sayılı ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı icra dosyalarının dayanağını oluşturan çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,

2-)Davacı ... ... A.Ş. Yönünden açılan davanın REDDİNE,

3-)Davacıların İstanbul 18. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı icra dosyalarının dayanağını oluşturan çeklerin iptaline ilişkin taleplerinin reddine,

4-)Koşulları oluşmadığından davacıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine,

5-)Koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine..." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı ... vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davaya konu çeklerin hamil şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadıklarını, davalının kötüniyetli hamil olduğuna dair iddialarıyla ilgili alınan bilirkişi raporuna itiraz etmelerine rağmen, Mahkemece bu konuda değerlendirme yapılmadığını, yalnızca imza inkarına dayalı hukuki nitelendirme ile müvekkilinin açtığı davanın reddine karar verildiğini,Bilirkişi raporu ile davaya konu çeklerin davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadıklarının tespit edildiğini, çeklerin toplu olarak kaydedildiği hususunun varsayıma dayalı olduğunu,Bilirkişinin rapora dayanak olarak aldığı 10/07/2018 ve 21/07/2018 tarihli çek teslim yazılarının davalı tarafça delil olarak dosyaya sunulmadıklarını, bu belgelerin bilirkişi tarafından aleyhlerine kullanılmalarının hukuki dayanağının bulunmadığını, Toplu çek kaydındaki toplam bedel ile bu belgelerdeki toplam bedelin birbiriyle örtüşmediğini,Mahkemece BAM kaldırma kararında işaret edilmesine rağmen davalının iyiniyetli hamil olup olmadığının araştırılmadığını, hükümde bu hususa hiç değinilmediğini,Davalının işbu çeklerin çalıntı olduğunu bilerek icra takibine konu ettiğini, tacirin kendi defterlerinde kayıtlı olmayan çeklerde iyiniyetli olduğundan söz edilemeyeceğini, Davalı iyiniyetli hamil olmadığından, kendisine karşı tüm def'ilerin ileri sürülebileceğini,TTK'nın 792. maddesindeki düzenlemenin, çeki TTK'nın 788. maddesine göre geçerli bir ciro ile hakkın devredildiği ve yine TTK'nın 790. maddesine göre birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat eden yetkili hamiller için olduğunu,İlk ciro imzasının sahteliğinin sabit olduğunu, ciro silsilesinin bozulduğunu, bu durumda davalı şirketin imzaların istiklali ilkesi gereğince keşideci müvekkili şirket ile lehtar hariç diğer cirantalara başvurma hakkına sahip olduğunu, Dava konusu çeklerin emre yazılı olduğunu, yani lehtarının belli olduğunu, davalının hak sahibi olabilmesi için ilk cironun lehtar tarafından yapılmış olması gerektiğini belirterek, izah olunan gerekçelerle; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.12.2024 tarihli 2023/570 E. 2024/883 K. sayılı müvekkili davacı ... ... A.Ş. yönünden davanın reddine yönelik kararının incelenerek istinafen ortadan kaldırılmasına, davanın müvekkili davacı ... ... A.Ş.' yönünden de kabulü ile İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün .... sayılı ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyaları ile takibe konulan çekler nedeniyle davalı şirkete karşı herhangi bir borcu olmadığının tespitine, çeklerin ve takiplerin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dosya kapsamında bulunan İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası fotokopisinin incelenmesinde; alacaklı .... Şti. tarafından davalılar ... ile .... Şirketi'nin de ralarında bulunduğu dava dışı borçlular aleyhine 89.000,00 TL asıl alacak, 475,48 TL işlemiş faiz, 8.900,00 TL çek tazminatı, 267,00 TL komisyon olmak üzere toplam 98.642,48 TL alacak için 17/09/2018 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının, 07/09/2018 vade tarihli, 89.000,00 TL miktarlı çek olarak gösterildiği tespit edilmiştir.Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... A.Ş. ...Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 07/09/2018 tarihli, 89.000,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecinin ..., lehtarın .... Şirketi oldukları, çekin arka yüzünün örneğinin icra dosyasında ve dava dosyasında mevcut olmadığı tespit edilmiştir.Dosya kapsamında bulunan İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyası fotokopisinin incelenmesinde; alacaklı .... Şti. tarafından borçlular keşideci ... ve lehtar .... Şti. aleyhine ve dava dışı diğer borçlular aleyhine ... ...Şubesi'ne ait 14/09/2018 keşide tarihli 89.099,07 TL bedelli çeke dayalı olarak 89.099,07-TL asıl alacak, 571,21-TL işlemiş faiz, 8.909,91 TL çek tazminatı ve 267,30-TL komisyon alacağı olmak üzere toplam 98.847,49-TL alacak için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 28.09.2018 tarihinde takibe girişildiği, takip dayanağının, 89.099,07 TL çek (Keşide Tarihi:14.09.2018, Seri No:... Banka ve Şube:... ...Şubesi) olarak gösterildiği tespit edilmiştir.Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... A.Ş. ...Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 14/09/2018 tarihli, 89.099,07 TL bedelli çek olduğu, keşidecinin ..., lehtarın .... Şirketi oldukları, çekin arkasında sırasıyla .... Şirketi, ... ve .... , ..., .... Şirketi, ..., ..., ..., .... Şti.'nin cirolarının bulunduğu, 14/09/2018 tarihinde bankaya ibraz edildiği, ödeme yasağı nedeniyle ödeme yapılamadığının çek arkasına yazıldığı tespit edilmiştir.Mahkemece, İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarı'ndan alınan 22/06/2020 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; inceleme konusu çeklerin arka yüzlerinde birinci ciranta ".... Şti." adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; imzaların genel şekli, imzaların kalem baskısı ve çizgi kalitesi, imzaların başlangıç hareketlerinin yapılışı, imzalar içerisindeki el hareketlerinin yapılışı, imzalar içerisindeki yatay çekiliş hareketlerinin yapılışı, imzaların bitim hareketlerinin yapılışı, kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden farklılıklar görülmüş olup, söz konusu imzaların ... eli ürünü olmadığı kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince mali müşavir bilirkişi Dr....'tan alınan 23/12/2020 tarihli raporda; Davacı ... A.Ş.'nin kanuni defterlerinde "... (-)" hesabında çalınmak suretiyle zayi olduğu iddia edilen çeklerin davacı ... A.Ş. tarafından davacı .... Şti.'ne verildiğine dair herhangi bir kayda rastlanmadığı, davacı ... A.Ş.'nin kanuni defterlerinde, banka hesap ekstresinde banka tarafından yapılan dava konusu çeklere ilişkin blokeye alma ve blokeden çıkarılma işlemine ait muhasebe kayıtlarının mevcut olduğu, davacı .... Şti.'nin 2018 yılı kanuni defterlerinde "..." hesabında, çalınmak suretiyle zayi olduğu iddia edilen çeklerin davacı ... A.Ş. tarafından davacı .... Şti.'ne verildiğine dair herhangi bir kayda rastlanmadığı, dava konusu çeklerin keşidesine ve lehdara teslimine ilişkin kayda davacı ... A.Ş. ve davacı .... Şti.'nin muhasebe kayıtlarında rastlanmadığı, her iki davacı arasında uyuşmazlık konusu çeklerden önce başlayan ve devam eden bir ticari ilişkinin bulunduğu beyan edilmiştir.Dairemizin kaldırma kararından sonra mali müşavir bilirkişi ...'den alınan 26/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı taraf ticari defterlerinin açılış/kapanış tasdiklerinin süreleri içerisinde yapıldığı, davalı şirket kayıtlarında çeklerin tek tek girişinin yapılmamış olduğu, toplu şekilde kayıt edildiği, bu nedenle çeklerin tek tek defter üzerinde kayıtlarının görülmediği, sunulan makbuzlarda ve yazılı belgede çek bilgilerine rastlanıldığı, dava dışı ...'e ait herhangi bir ticari kaydının olmadığı, davaya konu çeklerin şirket defterlerinde ortak hesabından giriş yapıldığı, dava dışı ...’in çok sayıda çeki şahsi borcuna karşılık davalı şirket ortağı ...’ya vermiş olduğu, dava dışı ...' in şahsi borcuna karşılık davalı şirket ortağı ...’ya verdiği çok sayıda çekin ortak tarafından ciro edilerek şirket hesaplarına kaydedildiğine dair tespit ve görüş bildirildiği anlaşılmıştır.

G E R E K Ç E :Dava, icra takibinden sonra açılan borçsuzluğun tespiti ve çek iptali davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacı .... Şirketi’nin borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; alınan bilirkişi raporu ile davaya konu her iki çekte de lehtar davacı .... Şirketi adına yapılan cirodaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiştir.

Davacı ... ise çekte keşideci konumunda olup, çekteki keşideci imzasını inkar etmemiş, çekin rıza dışı elinden çıktığını, davalının kötüniyetli olup meşru hamil olmadığını ileri sürmüştür. Çekte düzgün ciro silsilesi mevcut olup çeklerin davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmamasının uyuşmazlık yönünden esasa etkili olmadığı, çeklerdeki ilk ciroların lehtara ait olmamasının tek başına davalının çeki iktisapta kötüniyetli olduğu yahut ağır kusurlu olduğunu ispata elverişli delil niteliğinde olmadığı, davacı ile davalı hamil arasında pek çok ciranta olup, cirantalar ile hamilin birlikte hareket ettiklerine dair dosyada somut delil de bulunmadığı dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle; davacı ...’nin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:

1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 02/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/841, K. 2026/1096, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-841-e-2026-1096-k-532730c6ebd0