Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6107 E. 2026/3257 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6107
Karar No
2026/3257
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1640 E., 2025/1506 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 4. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2025/33 E., 2025/143 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı otelde meydana gelen yangın nedeniyle müvekkilinin eşi ve kızının vefat etmesi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeksizin dava açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; eldeki davanın 10.02.2025 tarihinde açıldığı, 06.03.2025 tarihli ihtiyati haciz itiraz duruşma tutanağında "davaya “Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla” bakılmasına karar verildiği ve 07.03.2025 tarihli ara kararı ile davacı tarafa arabuluculuk son tutanağını sunmak için süre verildiği, davacının arabulucuya başvuru tarihinin 11.03.2025, son tutanak tarihinin 20.03.2025 tarihi olduğu, dolayısıyla davacı tarafça davanın görevli tüketici mahkemesi sıfatıyla görülmeye başlandığı tarihten sonra arabulucuya başvuru yapıldığı, buna göre, davacının arabuluculuğa başvurmadan dava açtığı, hizmet kusurundan kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasının tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuktan istisna olarak düzenlenmediği, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle uyuşmazlık konusunun zorunlu arabuluculuk kapsamında kalması gerekçesiyle, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacı tarafından Mahkemece davanın Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verildikten sonra 11.03.2025 tarihinde arabulucuya başvurulduğu, davanın görevli tüketici mahkemesi sıfatıyla görülmeye başlandığı 07.03.2025 tarihinden önce arabulucuya başvuru şartınının yerine getirilmediği ve dava ön şartın yerine getirilmemiş olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verdiği gözetilerek, davalı taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (Tarife) 7/2 maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; İlk Derece Mahkemesince, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/2 ve 115/1 maddeleri gereğince ön şartın yerine getirilmemiş olması sebebiyle usulden reddine karar verdiği gözetilerek, davalı lehine Tarife'nin 7/2 maddesi gereği, tarifenin üçüncü kısmında yazılı olduğu üzere nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanlış hesaplama sonucu 15.000,00 TL maktu ücrete hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, otelde çıkan yangın nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/29 E., 2024/226 K. sayılı kararıyla; manevi tazminat talepli davalarda, reddedilen tutara ilişkin olarak yargılama giderlerinden haklılık oranına göre sorumluluğa dayanak oluşturan 6100 sayılı Kanunun 326. maddesinin ikinci fıkrasının ve karşı vekalet ücreti ödenmesi uygulamasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, anılan kanun hükmünün iptaline karar verilmiş, 14.03.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan söz konusu kararın dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tarife ile manevi tazminat davalarının kısmen reddi durumunda karşı taraf lehine vekalet ücreti verilmesine dair Tarife'nin 10. maddesinin ikinci fıkrasını 08.01.2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile yürürlükten kaldırmıştır. Temyiz inceleme tarihi itibari ile mezkur Anayasa Mahkemesi kararı yürürlüğe girmiş, reddedilen manevi tazminat talepleri yönünden yargılama giderlerine ve karşı vekalete hükmedilmesinin yasal dayanağı ortadan kalkmıştır. Somut olayda; davacı tarafça, otel yangını nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu, Mahkemece davanın usulden reddedildiği görülmüştür. Bölge Adliye Mahkemesince, dava ön şartın yerine getirilmemiş olması sebebiyle usulden reddine karar verdiği gözetilerek, davalı taraf lehine Tarifenin 7/2 maddesi gereğince maktu vekaletine ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilmiştir. Yapılan açıklamalar ışığında; Bölge Adliye Mahkemesince, davalı yararına reddedilen manevi tazminat istemi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemiş olması yerinde ise de kararda red gerekçesinin belirtilmemesi yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin DEĞİŞTİRİLEREK VE DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6107, K. 2026/3257, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-6107-e-2026-3257-k-07762ccac392