Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/998 E. 2026/1337 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/998
Karar No
2026/1337
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/998

KARAR NO : 2026/1337

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/03/2026 (Ek Karar)

NUMARASI : 2026/147 D.İş - 2026/112 Karar

TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/07/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Mahkemece bir adet bonoya dayalı verilen ihtiyati haciz kararına karşı yan borçlular vekili; takip konusu belgenin orjinalinde davalı ...'ın hamil olmadığını, evrağın arka yüzü incelendiğinde isim ve imzanın boşluğa sıkıştırılmış olduğunun açıkça anlaşıldığını bu durumun dahi sonradan doldurulduğunu gösterdiğini, takip konusu evrağın müvekkili şirketle ilişkilendirmek için sonradan kaşe yaptırılarak kaşelendiğini, açık bir şekilde tahrifat ve resmi evrakta sahtecilik yapıldığını bu bakımından konunun yargılamayı gerektirdiğini beyan ederek itirazlarının kabulü ile haksız ve dayanaksız şekilde verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması talep edilmiştir.

İlk derece mahkemesince, ihtiyati hacze itiraz nedenleri İİK nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayıldığı, itiraz eden vekili tarafından ihtiyati hacze itiraz eden tarafından çekte tahrifat yapıldığına dair itiraz menfi tespit davasında ileri sürülebilecek bir itiraz olduğu, Ticaret Sicili Gazetesinden yapılan kontrolde keşideci ... ... - ... işletmesinin tür değiştirmek suretiyle ... ... ... Ltd Şti unvanını aldığı, kaşedeki adresin yanlış olduğu, senedin yırtık olduğu iddiaları yine İİK nın 265 maddesi kapsamında sınırlı olarak belirtilen itiraz sebeplerinden olmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir.

İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili; takibe konu evrağın, ödeyecek kısmında ... ... ... yazdığı, bu şirketin tam unvanı “... ... Ltd Şti” olup, ... Vergi Dairesi’nin ... numarasına kayıtlı olduğunu, (vergi levhası sunulmuştur) bu şirket hakkında takip yapılmadığı, karşı yan tarafından vurulan kaşede ise, ... ... – ... - ... Mah. ... Sok ... Blok No: ... ... - İSTANBUL – Tic.Sic. No: ... - ... VD ... yazdığı, davalı tarafından; kaşenin takip konusu evrağa sonradan vurularak açık bir şekilde tahrifat yapıldığı, resmi belgede sahtecilik yapıldığı, bononun üst kısmı boydan boya kesildiği, bu kısımdaki, rakamla yazılan miktar, vade tarihi vs. yok edildiği, aynı şekilde, evrağın sol tarafı da yukarıdan aşağıya kesildiği, bu kısımdaki notların da yok edildiği, belgenin orijinalinde, davalı ..., esasen hamil olmadığı, evrağın arka yüzü incelendiğinde, ... tarafından, isim ve imzanın boşluğa sıkıştırıldığı, evrağın arka yüzündeki cirolar/yazılar/imzalar vs. (bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacak) davalı tarafından karalandığı, karalanmış olan kısımlardaki yazıların tespit edilmesinden sonra her türlü itiraz/ beyan hakların saklı olduğunu, orta kısımdan yırtılmış olup, bantla yapıştırıldığı, bu durumun, bedelinin ödendiğine karine teşkil ettiğini, evrakta sıvı teması bulunduğu, üst taraftaki vergi numarası silinmeye çalışıldığı ancak başarılamadığını, davalı hakkında, İstanbul Anadolu CBS ne 2026/52853 soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek red kararının kaldırılarak ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin geldiğini yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Talebe dayanak senet aslının uyapta kayıtlı görüntüsünde senedin orta yerinin arkasının bantlı olduğu, senedin matbu basılı bonolardan olup, üst ve sol kısımlarının da kesilmiş olduğu, arka sayfada ki ciro ve yazıların tamamının karalanmış ve senedin ön yüzünde yine sıvı teması göründüğü tesbit edilmektedir. Bir menfi tesbit davasında dava konusu edilecek hususlar İİK nın 265 maddesinde yazılı itiraz sebeplerinden değil ise de; ihtiyati haciz talebine dayanak belgenin sıhhatini incelenmesi mümkün olup çıplak gözle tesbit edilebilecek, borç ikrarı niteliğini kuşkuya düşürecek hallerde ihtiyati hacize dayanak evrakın kanunda yazılı "hakime kanaat verecek" nitelikte delil olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir. Dayanak belgenin tahsili gerekip gerekmediği hususunda özellikle arkasının bantlı görünmesi borç ikrarı sayılıp sayılmayacağı ,tahsili gerekip gerekmediği yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu gözetilerek, borç ikrarı sayılabilecek kanaat verici delil olmadığının kabulü ile itirazın kabulüne karar verilmek gerekirken, İİK nın 265 maddesinde yazılı itiraz sebepleri olmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; ek kararın kaldırılmasına, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/147 D.İş Esas, 2026/112 D.İş karar sayılı 26/03/2026 tarihli ek kararının HMK nın 353(1)b-2 KALDIRILMASINA,

"İhtiyati haciz kararına itirazın kabulüne; mahkemece verilen 2026/147 D.İş Esas, 2026/112 D.İş Karar sayılı 13/02/2026 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına,"

İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;

İtiraz edenler vekili için takdir olunan 12.500-TL vekalet ücretinin alacaklıdan alınarak itiraz edenlere ödenmesine,

İtiraz edenler tarafından yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,

Alacaklı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, itiraz edenler tarafından yapılan 315-TL istinaf yargı giderini alacaklıdan alınarak karşı yan borçlulara verilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/998, K. 2026/1337, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-998-e-2026-1337-k-dd17dbf3ea88