Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/336 E. 2026/1012 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/336
Karar No
2026/1012
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/336 Esas

KARAR NO:2026/1012

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:22/10/2024

NUMARASI:2022/926 Esas, 2024/777 Karar

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit

KARAR TARİHİ:18/06/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; usulsüz işlemle çekilen paraların doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğunu, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam edeceğini, Yargıtay tarafından müşterinin bilgilerinin kötü niyetli 3.kişilerce ele geçirilmiş olması ihtimalinde bankanın müşterinin kötü niyetli üçüncü kişilerle işbirliği ve suç teşkil edebilecek eyleminin varlığını ve/veya müşterinin kusurunu kanıtlaması gerektiğinin belirtildiğini, müvekkili şirket tarafından 11.03.2020 tarihinde davalı ... Bank A.Ş ... Şubesi nezdinde ... IBAN nolu vadesiz mevduat hesabı açıldığını, işbu sözleşme kapsamında müvekkil şirkete ayrıca Ticari Kredili Mevduat Hesabı tanımlanması yapıldığını ve Kurumsal İnternet Bankacılık/Mobil Bankacılık Başvuru Formu imzalatıldığını, diğer müvekkil Bülent Kürşat Kırca ile de kefalet sözleşmesi akdedildiğini, bankacılık sözleşmesinin imzalanması ve müvekkil şirkete mobil bankacılık işlemlerinin tanımlanmasından sonra işbu hesaba bağlı ve kayıtlı bulunan telefon hattı ile cihazının müvekkili şirket tarafından 2 kere değiştirildiğini, bahse konu tüm değişim işlemleri, davalı bankanın talebi ile müvekkili şirket yetkililerinin bankaya gönderdiği yazılı talimat çerçevesinde gerçekleştirildiğini, gelen kısa mesajlarla eş zamanlı olarak müvekkili şirkete ait yukarıda IBAN nosu belirtilen ... Bank ... Şubesi hesabından şirketin bilgisi ve izni haricinde 27.10.2022 tarih saat (15.08'de) ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... IBAN nolu ... adına kayıtlı hesaba 49.120,00TL; (15.09'da) ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... IBAN nolu; ... adına kayıtlı hesaba 49.680,00TL ve (15.11'de) 1.300,00TL olmak üzere toplamda üç ayrı EFT işlemi gerçekleştirildiğini, davalı bankaya işbu işlemlerin kendilerine ait olmadığını haber veren, ... Bank A.Ş ... Şubesi Müdürlüğü'ne başvuran ve hesaplarından bilgi ve rızası dışından çekilen meblağın iadesini talep eden müvekkili şirket olmuşsa da işbu yazıya ilişkin müvekkili şirkete herhangi bir cevap verilmediğini, aksine davalı bankanın, müvekkili şirket ve müşterek-müteselsil kefil şirket yetkilisi diğer müvekkili ... aleyhine keşide ettiği 17.11.2022 tarih ... yev. nolu ihtarı ile kullanılan işbu krediyi ve hesabı kat ettiğini, bu bağlamda 99.947,08TL anapara, 953,06TL faiz, 34,71TL BSMV olmak üzere toplam 100.934,85TL'nin ödeme tarihine kadar işleyecek faiz ve tüm ferileri ile birlikte ihtarın tebliğinden itibaren 1 gün içinde ödenmesini talep ettiğini, davanın kabulü ile her iki müvekkili adına davalı bankaya karşı herhangi bir borcun olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

-Davacı vekili 12/04/2023 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından 09.03.2023 tarihinde davalı bankaya toplam 107.166,01TL ödeme gerçekleştirildiğini, gerçekleştirilen ödeme davaya konu edilen 27.10.2022 tarihinde müvekkilin rızası ve bilgisi dışında gerçekleştirilen 100.100,00TL bedelli para transferine ait tutar ve söz konusu tutara ait ödeme tarihine kadar olan işlemiş faizi olduğunu, davanın istirdat davası olarak devamına, müvekkil tarafından davalı bankaya ödenen 107.166,01TL’nin ödeme tarihi olan 09.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davacı müvekkillere istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

-Davacı vekili 02/01/2024 tarihli beyan dilekçesinde; davanın; 50.680,00 TL'lik zararın tazmin edilmesinden dolayı konusuz kalması nedeni ile söz konusu meblağ açısından karar verilmesine yer olmadığına; kalan 56.486,01 TL üzerinden istirdat davası olarak devamına ve 56.486,01 TL'nin ödeme tarihi olan 09.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davacı müvekkillerine istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili dilekçesinde; davacının kart şifresini tuşlayarak 3. Kişilerin telefon ekranına ulaşmasına izin verdiğini, davacının, müvekkili ile imzalamış olduğu Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde ve müvekkilinin müşterilerine birçok kez ''Önemli Bilgilendirme'' olarak göndermiş olduğu bilgilendirme mail ve mesajlarında yer alan ''şifreyi bir başka kişi ile paylaşmama'' kuralını ihlal ettiğini, davacının bu nedenle zarara uğradığını iddia ederek Bankayı taraf göstermesi, müvekkiline borcu olmadığını iddia ederek menfi tespit davası ikame etmesi ve ihtiyati tedbir talep etmesinin mümkün olmadığını, davacı, dolandırıldığı ve zarara uğradığı iddiasında ise bu nedenle zarara uğradığını iddia ederek müvekkilinin taraf göstermesinin mümkün olmadığını, davacının, bu iddiasını Banka'ya değil, dolandırıcılık suçunu gerçekleştiren, savcılık soruşturması uyarınca kimliği tespit edilen/edilecek kişilere yöneltmesi gerektiğini, bankanın bu nedenle davalı sıfatı bulunmadığından davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, haksız ve mesnetsiz davasının öncelikle yetkisizlik ve husumet yokluğundan reddini,Mahkeme aksi kanaatte ise bekletici mesele yapılmasını ve incelemesi yapılacak ise davanın esastan reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin davalı ... Bank A.Ş ... Şubesi nezdinde vadesiz mevduat hesabı açıldığı, davacı gerçek kişinin banka ile aradaki sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığı, davacı şirketin hesabından 27/10/2022 tarihinde 3. Kişilerin hesabına para transferinin gerçekleştirildiği, davacı tarafın bu işlem ile ilgili bilgisinin bulunmadığı ve zarara uğradığı iddiası ile eldeki davanın açıldığı, bahse konu EFT işlemleri ile ilgili banka tarafından SMS bilgilendirmesinin yapılmadığı, müşteri hesabında hesap bakiyesini eksiye düşürecek şekilde 3 işlemde, güvenli alıcılar listesinde olmadığı değerlendirilen ... IBAN nolu ... hesabına 49.120,00TL, 49.680,00 TL ve 1.300,00 TL para transfer işlemlerinin gerçekleştirildiği, davalı bankanın; Bankaların Bilgi Sistemleri Ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik m.39 kapsamında bu şüpheli işlemlerle ilgili yeterli tedbirleri almadığı için kusurunun bulunduğu, raporda davacının yeni bir telefonu güvenlik cihazı olarak belirlemek için gönderilen şifreyi mesajdaki şifre kodunu internet bankacılığı sistemine girdiği veya 3. Kişilerle paylaştığı için davacının da % 50 mütefarik kusurunun bulunduğu bildirilmiş ise de davacının şifreyi paylaştığına/ tuşladığına ve ne şekilde paylaştığına dair dosya kapsamında delil bulunmadığından davacı tarafın kusurunun bulunmadığı kanaati ile; "Davacının davasının kabulü ile; 56.486,01 TLnin 09/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının 50.680,00 TL yönünden istirdat talebinin konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına," şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davalı ... vekili istinaf isteminde özetle;Davaya konu para transfer işlemleri gerçekleştirilmeden önce davacının ... numaralı hattına 27/10/2022 tarihi saat 14:52 de müvekkili Bankanın bankacılık sistemi üzerinden mobil bankacılık işlemlerinde kullanılmak üzere yeni bir telefonun güvenli cihaz olarak eklenmesi için "... aktivasyon kodunu arayanlarla paylaşmayın, tuşlamayın ! ...*, yeni bir telefonu güvenlik cihazınız olarak belirlemek için kodunuz:...." şeklinde bir kısa mesaj gönderildiğini, davacıya gönderilen bilgilendirme mesajından yaklaşık bir dakika sonra bilgilendirme mesajındaki aktivasyon kodu girilerek yeni bir mobil cihaz tanımlaması yapıldığını ve bu cihaz ile mobil bankacılık sistemine ile giriş yapıldığını, daha sonra davacının hesabından 15:08, 15:09 ve 15:11 saatlerinde üç farklı EFT işlemi yapılmış, iki farklı hesaba toplamda 100.100,00 -TL para transferi işlemi gerçekleştirilmiş olduğunu, şifre davacının hakimiyet alanındakiyken kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından ele geçirilmiş ve davaya konu transfer işlemleri gerçekleştirilmiş olduğunu, davacının uğramış olduğu zarara kendi kusurlu davranışıyla sebep olduğunu, davacının tacir olduğunu, TBK 18 md esas alınmasını,Davacının aktivasyon kodunu paylaştığı üçüncü kişilerin, login sonrasında uygulama üzerinde ve hesapta gerçekleştirilen işlemlere ilişkin müşterinin cep telefonuna bilgi iletimi sağlayan servisleri iletişim tercihlerini güncellemek suretiyle kapattığını ve daha sonra söz konusu para transfer işlemlerini gerçekleştirdiklerini, aktivasyon mesajı ile ilk transfer işlemi arasında tam olarak 15 dakika bulunduğunu, on beş dakikalık süre içerisinde müvekkili Banka ile hiçbir şekilde iletişime geçmediğini, Banka ile ilk defa 01/10/2024 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile iletişime geçtiğini, Davacıya gelen aktivasyon kodu ile mobil bankacılık sistemine giriş yapıldığı yerel mahkemeye sunulan bilirkişi raporlarında belirtildiğini, Mobil bankacılık sistemine giriş yapıldıktan sonra mobil bankacılık uygulaması üzerinde hesapta gerçekleştirilen işlemlere ilişkin müşterinin cep telefonuna bilgi iletimi sağlayan servisler kapatılmış ve söz konusu işlemler gerçekleştirildiğini,tüm tetkik ve kontroller neticesinde Banka kaynaklı veri sızıntısına yönelik herhangi bir bulguya rastlanılmadığını,Bilirkişi ek raporunda %50 - % 50 oranında kusur tespitinde bulunduğunu, mahkemenin rapora itibar ederken kusur oranına itibar etmemesinin çelişki yarattığını, itirazların dikkate alınmadığını, bankanın müterafik dahi kusur olmadığını, öncelikle kararın kaldırılarak davanın reddini, aksi takdirde davacının da kusuru olduğu dikkate alınarak yeniden bir kusur değerlendirmesi yapılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, menfi tespit istemi ile açılmış, yargılama sırasında istirdat istemine dönüştürülmüştür.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; ... AŞ'nin cevabi yazısında, davacı şirkete ait ... numaralı hatta ilişkin 27/10/2022 Tarihinde sim kart değişikliği yapılmadığı, belirtilen tarihte herhangi bir kullanım kaydına rastlanmadığının belirtildiği, bilirkişi raporundaki tespitlere göre 27/10/2022 de, saat 14:52'de davacı tarafın telefonuna yeni bir telefonun güvenlik cihazı olarak belirlenmesi için şifre gönderildiği, mesajdaki şifre kodunun internet bankacılığı sistemine girildiği, yeni telefonun güvenlik cihazı olarak tanımlandığı, bu nedenle EFT işlemleri ile ilgili şifre ve bilgilendirme mesajlarının tanımlanan yeni telefona gönderildiği ve yine aynı gün saat 15:08, 15:09, 15:11'deki 3 işlemle davacının güvenli alıcılar listesinde olmadığı değerlendirilen hesaplara para transferleri gerçekleştirildiği dikkate alındığında mahkemece şifrenin davacı yanca paylaşıldığı ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;

1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 3.858,55TL harçtan, peşin alınan 965TL harcın mahsubu ile bakiye 2.893,55TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

-Davacıların gider avansından kullanıldığı anlaşılan 268TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/336, K. 2026/1012, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-336-e-2026-1012-k-14c02fbc086c