Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/76 E. 2026/2113 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/76
- Karar No
- 2026/2113
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/588 E., 2025/387 K. BİRLEŞEN İSTANBUL 7. TÜKETİCİ MAHKEMESİ 2017/955 ESAS SAYILI DOSYA
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı asıl davada davalı ... mirasçıları ve asıl ve birleşen davalarda davacı ... vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA 1-Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile ... Noterliği’nde 01.05.2011 tarihinde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile ... İlçesi, ....Mahallesi, 1 parselde kayıtlı, 5 no.lu bağımsız bölümün satışının vaad edildiğini, sözleşme bedelini tamamen ödediğini, davalının sözleşmeye uymayarak daireyi 3. kişilere sattığını belirterek taşınmazın tarafına devir edilmemesinden ... zararının tespit edilmesine, tespit edilecek bedel ve zararından fazlaya ve faize dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00 TL'nin banka mevduat faizi ile bu talep kabul edilmediği takdirde yıllara göre değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2-Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; işbu davanın dava dışı arsa sahiplerine karşı Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamı gereğince açıldığını ve asıl dava ile birleştirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1-Asıl davada yüklenici mirasçıları davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının taşınmazın bedelini ödediğini ispatlayamadığını, huzurdaki davanın bir tapu iptal ve tescil davası olup, müvekkillerinin murisi ...'nun taşınmaz kayıt malikleri ile herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmadığını, bu kapsamda da husumet itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
2-Birleşen davada bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmemek kaydıyla usulen zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, bunun yanında işbu dava ile muris ve mirasçı davalıların herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmadığından husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının davayı açmakta geçen zaman da dikkate alındığında zamanaşımına uğramış bir talebin söz konusu olduğunu, işbu davada davalıların kök murisinin ... olduğunu, davalıların davacı tarafla herhangi bir yazılı ve sözlü bir anlaşması olmadığını, davacının taraflarınca tanınmadığını, davacının dava dilekçesinde ... ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yaptığını, uğramış olduğu bir zarar var ise bu zararını ...'ndan tanzim etmesi gerektiğini, davacı tarafın ilk dava dilekçesi ile daha sonra sunmuş oldukları dilekçelerdeki iddia ve müdafaanın genişletilmesinin söz konusu olduğunu buna muvafakatlerinin bulunmadığını, davacının davasının usul ve hukuki yönden afaki olduğundan davanın reddinin gerektiği, bu nedenlerle davanın zamanaşımı, husumet yokluğu, iddianın ve müdafanın genişletilmesi yasağı ve tespit edilecek diğer nedenlerden davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.02.2014 tarihli kararı ile dava konusu 5 no.lu bağımsız bölümün yer aldığı binanın projesine aykırı olarak kaçak inşaa edildiği ve belediyece yıkım kararı alındığı, bu nedenle davacının hükmen tescil isteminin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 27.02.2014 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi’nin 07.05.2015 tarihli, 2014/11923 Esas, 2015/5203 Karar sayılı ilamı ile davacılara arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin arsa sahibi olan tarafları hakkında dava açmak üzere mehil verilerek, açılırsa o davanın eldeki dava dosyası ile birleştirilmesi gerektiği ve özellikle yüklenicinin inşaat sözleşmesi gereğince edimlerini yerine getirip getirmediği belirlenerek davacıların talepleri hakkında bundan sonra bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaçak bina inşaa eden yüklenicinin arsa sahiplerine karşı edimlerini gereği gibi ifa etmediği, yükleniciden, sözleşmede ona bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümü temlik alan davacının arsa sahiplerini ifaya zorlayamayacağı, bu durumda, davacının, yükleniciden taşınmazın dava tarihindeki piyasa rayicini talep edebileceği, hükme esas alınan 25.11.2013 tarihli bilirkişi heyet raporunda taşınmazın dava tarihindeki değerinin 90.000,00 TL olarak saptandığı gerekçesiyle asıl dava yönünden; davacı tarafın tapu iptal ve tescil isteminin reddine, 90.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte vefat eden davalı ...’nun yasal mirasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Yapının kimliğinin ve kaçak yapı olup olmamasının eşya hukuka anlamında netice değişikliği yaratmayacağını, kat mülkiyeti tesis edilmese bile gerekli payların müvekkile devrinin gerekli olduğunu, b. Mahkemece hükmedilen bedelin davacı için şu an faiziyle birlikte bile çok düşük kaldığını, tapu devri noktasında talepleri baki olmakla birlikte bir tazminata hükmedilecekse dahi Anayasa Mahkemesi'nin 2024/41763 sayılı ... kararında belirtilen ilkeler doğrultusunda munzam zarar değerlendirilmesi yapılarak hakkaniyete uygun bir miktar üzerinden karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
2. Asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde: Davacının davasının sadece tapu iptal ve tescil istemine yönelik olduğunu, tazminat talebini içermediğini, aşamadaki beyanlarıyla bu hususun belirli olduğunu davanın tazminat yönünden kabulünün taleple bağlılık ilkesini aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemlerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve asıl davada davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada davacı ve asıl davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Asıl ve birleşen davalarda davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.