Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2560 E. 2026/1996 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2560
- Karar No
- 2026/1996
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/308 E., 2025/209 K. BİRLEŞEN 2022/104 ESAS SAYILI DAVADA
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde, davacılar ile yüklenici ... arasında Antalya ili, ...ilçesi, ...Mahallesi, 84 24... parseli konu edinen bir "Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" düzenlendiğini, 23.11.2012 tarihli bu sözleşmeye göre işin 12 ay içerisinde bitirilmesi gerektiğini, ancak davalının sözleşmenin imzalanmasından itibaren hiçbir işlem tesis etmeyerek inşaatı bitirme aşamasına getirmediğini belirterek, sözleşmesinin geriye etkili şekilde feshini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile arsa sahibi davalılar arasında, .... Noterliği'nin 23.11.2012 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin aşamalarına göre davacıya devri gereken dairelerin, devredilmediğini ve bu ihlal nedeniyle inşaatın devamı için kaynak yaratmakta zorlanan davacının inşaatı tamamlayamadığını, dava konusu inşaatta, kat irtifakı kurulduğunu, karkas betonarme, sıva ve boyanın tamamlandığını, buna rağmen davalıların, devre hak kazanılan beş adet daireyi davacıya devretmediklerini, davalıların davranışlarından şüphelenen davacının haricen yaptığı araştırmada, davalıların, davacıya devretmeleri gereken 1, 2, 11... no'lu daireleri, davacının bilgisi ve onayı dışında 3. kişilere satarak devrettiğini öğrendiğini, davacıya devri gereken daireleri 3. şahıslara satarak davacıya devretmeyen ve haksız yere sözleşmeyi fesheden davalıların, davacının tüm çabalarına rağmen davacının sözleşmeden kaynaklanan hak ve alacaklarını ödemekten imtina ettiklerini beyan ederek, inşaatın bulunduğu aşamaya göre, sözleşme çerçevesinde davacıya devri gereken dairelerin bilirkişi incelemesi sonucu belirlenecek olan rayiç bedellerinin şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bu talep kabul görmez ise, bilirkişi incelemesi sonucu belirlenecek olan imalat bedelinin şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların iş bu davayı ikame etmekte hukuki menfaati bulunmadığını, davacıların fesih iradesinin müvekkili tarafından kabul edildiğinden feshin gerçekleştiğini, sürecin haksız fesih ile sonuçlanmasına davacıların sebebiyet verdiğini, davacılar tarafından verilmesi gereken tapuların müvekkiline verilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf ile davalılar arasında 23.11.2012 tarihinde düzenlenen sözleşmede, davacı tarafın sözleşmenin imzalanması dışında yüklenici olarak yaptığı imalat, başvuru veya başkaca bir iş ve eylem bulunmadığını, davacı ile davalılar arasında imzalanan sözleşmenin, dava dışı kişilerin hazırlamış olduğu hileli ve muvazaalı işlemler neticesinde davalıların gerçek iradelerinin sakatlanması sonucu imzalattırıldığını, dava konusu inşaatın mevcut seviyeye getirilmesine kadarki inşaat yapım işinin .... Noterliğinin 20.12.2011 tarihli dava dışı ... ile davalılar arasında imzalanan Düzenleme Şeklindeki Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereği ... isimli yüklenici tarafından yerine getirildiğini, dava dışı yüklenici ...'ın inşaatı bulunduğu seviyeye getirdikten sonra, maddi imkânlarının ortadan kalktığı, hakkında icra takipleri yapıldığını, bu nedenle inşaatı devretmek istediği iradesi ile davalı arsa sahiplerine başvurduğunu, inşaatın devamını yapacak yeni bir yükleniciyi de bulduğunu beyan etmek suretiyle sözleşmeyi feshetmek istediğini, dava dışı inşaatın imalatını yapan yüklenicinin istemi üzerine, yüklenici ...'ın arkadaşı ve iş ortağı olan ... ... isimli kişi ile davalıları temsilen ...'ın görüştüğünü, yapılacak inşaatın kalan seviyesi inşaat mahallinde görülerek, buna göre kalan iş için yükleniciye verilecek sadece 3 adet bağımsız bölüm olduğu ve bunun yeterli olduğu karşılıklı kabul edilerek ... ile olan sözleşmenin feshi ve yeni sözleşme yapılması kararı alındığını, dava dışı ... ile olan 20.12.2011 tarihli kat karşılığı inşaat ve taşınmaz satış vaadi içerikli sözleşmenin 23.11.2012 tarih ve ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde fesihname ile feshedildiğini, dava dışı yüklenici ile yapılan 23.11.2012 tarih ve ... yevmiye sayılı fesihnamede inşaatın bundan sonraki aşamaları için tarafların birbirinden bir talepleri olmayacağının ve 20.12.2011 tarihli sözleşmenin feshedildiğinin belirtildiğini, bu fesihnamede, sözleşme taraflarının birbirini ibra etmediklerini, davacı ile davalılar arasında imzalanan 23.11.2012 tarih ve ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklindeki İnşaat Sözleşmesinin, 20.12.2011 tarih ve ... yevmiye sayılı ... ile yapılan inşaat sözleşmesinin tüm maddeleri ile aynı olduğunu, sadece yüklenici kısmındaki ... yerine ... yazıldığının, sözleşme metinlerinden birebir görüldüğünü, davacı ile yapılan sözleşmenin aynı noterde yapılan 20.12.2011 tarih ve ... yevmiye sayılı sözleşmenin noter bilgisayarında kayıtlı olması nedeniyle aynen sadece yevmiye bilgileri ve yüklenici bilgileri değiştirilmek suretiyle imzalandığını, fesihname ve dava konusu sözleşmenin davalı ...'a imzalattırılmasını müteakip 22.01.2013 tarihinde ... ... ve ...'ın istemi üzerine (... zamanında hak edilmiş tapuların) ... isimli kişiye ... no.lu bağımsız bölümlerin 22.01.2013 tarihinde satış gösterilmek suretiyle devredildiğini, gerçekte ... isimli şahsa yapılan devirlerin satış değil, yüklenici olarak görünen ... isimli kişi adına hak edilen yüklenici payları olup tapu işlemlerinde satış gösterildiğini, devredilen 4 adet dava konusu taşınmazın, dava dışı yüklenici görünen ... zamanında yapılmış inşaat seviyesi karşılığı verildiğini, dava konusu yapılan taşınmazdaki 1 no.lu bağımsız bölümün de aynı nitelikte 24.04.2013 tarihinde davalı ...'ın daha önce yaptığı bir oda başkanlığında sekretaryasında çalışan ... isimli şahsa yine ...ve ...'nın istemi doğrultusunda satış gösterilmek suretiyle yüklenici ...hakedişine mahsup edilmek üzere devredildiğini, bu tapu devrinde satış gösterilmiş olmasına karşın, davacıların aldığı bir bedel bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2015 tarihli kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 18.09.2019 tarihli ilamı ile davacı arsa sahipleri tarafından 11.05.2015 tarihinde açılan iş bu davanın usulden reddine neden olan davalı yüklenici tarafından, Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/483 Esas sayılı dosyasına konu davanın 04.06.2015 tarihinde açıldığı, davalı tarafından sözleşmenin feshine dayalı alacakların tahsiline ilişkin açılan davanın asıl davadan sonra açıldığı göz önünde bulundurularak, aralarında hukuki ve fiili irtibat var ise davaların birleştirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği belirtilerek, kararın davacılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
2.Mahkemenin 18.05.2022 tarihli kararı ile, davanın kabulüne "Antalya ili, ...ilçesi, ...Mahallesi, 84 24... parseli konu edinen .... Noterliği'nin 23.11.2012 tarih ve ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine" karar verilmiştir.
Mahkemenin 18.05.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 18.04.2024 tarihli kararında asıl dava ile Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/483 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat olduğunun mahkemece kabul edilerek, bozma ilamı gereğince davaların birleştirildiği, bozma ilâmına uyulduğuna göre, bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturacağından mahkemece hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme ve araştırma yapılması ve karar verilmesinin zorunlu olduğu, bu durumda yargılamaya devam edilerek oluşacak sonuç çerçevesinde asıl ve birleşen dava yönünden karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile 18.03.2022 tarihli duruşmada verilen ara kararı ile birleşen davanın tefrikine karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece yapılacak işin, aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunan temyize konu dava ile Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/483 Esas sayılı dosyasının birleştirilerek yargılamaya devam edilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde asıl ve birleşen davada karar verilmesinden ibaret olduğu belirtilerek, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tanık olarak dinlenen ...'ın 05.03.2025 günlü duruşmadaki açıklamalarından 1, 2 , 11... numaralı bağımsız bölümlerin önceki yüklenici ...'ın talimatı üzerine üçüncü kişilere satıldığının, arsa sahiplerinin hiçbir bedel almadığının anlaşıldığı, yine birleşen davada davacı olan ...'ın gerçekte değil, görüntüde yüklenici sıfatını aldığının da ortaya çıktığı, nitekim bozmadan önce yapılan araştırmada ...'ın müteahhitlik belgesinin bulunmadığının da saptandığı, dolayısıyla bu dört bağımsız bölüme yönelik isteğin yerinde olmadığı, ilk yüklenici ... ile arsa sahipleri arasındaki 20.12.2011 tarihli ve 37909 sayılı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ... Noterliği'nin 23.11.2012 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlemi ile feshedilmesinden sonra aynı noterlikte aynı tarihte düzenlenen ve bir sonraki yevmiye numarasını taşıyan (23.11.2012 tarih ve ... yevmiye) sözleşmenin akdedilmesi, bu sözleşmenin önceki sözleşme ile bütünü ile aynı olması karşısında bu işlemlerin ...'ın önceki sözleşmedeki haklarını ...'a devrettiği şeklinde yorumlanması gerekeceği, 12.01.2021 tarihli kök rapor ve yine 20.05.2021 tarihli ek raporda yüklenicinin son iki tapuyu hak etmediği, sadece 5 adet tapu hak ettiğinin açıklandığı, geriye etkili fesihte yüklenicinin imalat bedellerini isteyebileceği, aynı raporlarda imalat bedelinin 616.560,00 TL olarak belirlendiği, dört bağımsız bölüm yüklenicinin talimatı ile üçüncü kişilere satıldığından, yüklenicinin bunun 1/5'ini hak ettiği, bu miktarın da 123.312,00 TL'ye isabet ettiği, imalat bedeli isteminin bu nedenle bu tutar üzerinden kısmen kabulü yoluna gidildiği, gecikmeden kaynaklanan zarar talebinin ise yerinde görülmediği, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde karşı taraftan zarar istenebilmesi için üstlenilen edimlerin yerine getirilmesi gerektiği, yüklenicinin işi %80 seviyesinde bıraktığı, genel iskân da almadığı, yüklenicinin kendisi mütemerrit olmakla, onun zarar talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle, Asıl dava yönünden,davanın kabulüne, Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 84 24... parseli konu edinen .... Noterliği'nin 23.11.2012 tarih ve ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine, birleşen dava yönünden, davanın kısmen kabulüne,123.312,00 TL tazminatın 30.03.2015'den işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-birleşen dava davacısı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Mahkemenin, resmi yazılı delil niteliğindeki noter satış vaadi sözleşmesi ve tapu resmi senetleri yerine, davacı-karşı davalıların gösterdiği bir tanığın beyanı ile hüküm kurduğunu,
b.Davalı-karşı davacı ...’ın, sözleşme gereği kendisine devredilmesi gereken bağımsız bölümlerin, davacı-karşı davalı arsa sahipleri tarafından 3. kişilere satılmasına/devredilmesine izni, onayı, muvafakatı bulunmadığını, bu durumun aksinin ispatlanamadığını,
c.Davalı- karşı davacı ...’a ait olacağı kararlaştırılan bağımsız bölümlerin eski yüklenici ...’ın onayı ile 3. kişilere devredilebilmesinin mümkün olmadığını,
d.Usule ve yasaya aykırı olarak dinlenen tanığın, ...'ın, kendisine ait olacağı kararlaştırılan bağımsız bölümlerin 3. kişilere devri için arsa sahiplerine onay veya talimat verdiğini beyan etmediğini, bu talimatın veya onayın, eski yüklenici ... tarafından verildiğine ilişkin beyanların ise, usul hükümleri gereği geçerli olmadığı gibi, maddi hukuk/esasa ilişkin nedenlerle hak sahibi ...'a karşı ileri sürülebilir olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre asıl dava, arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı sözleşmenin feshi istemine, birleşen dava imalat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, davalı-birleşen dava davacısı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Davalı-birleşen dava davacısı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.