Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3196 E. 2026/3978 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3196
Karar No
2026/3978
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/786 E., 2025/115 K.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan taşınmaz 1953 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakıldıktan sonra 2017 yılında yapılan toplulaştırma sonucunda 1 05... parsel numarasıyla Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı ...; kadastro sırasında nehir yatağı olması nedeni ile tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, ''başka mahkemeden alınan delil tespitine göre karar verilemeyeceğine'' değinilerek karar bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.03.2013 tarihli ve 2012/8-869 Esas, 2013/375 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi bir yerin imar-ihya ile kazanılabilmesi için öncelikle taşınmazın orman sayılmayan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan arazilerden olması gerekir. Kamu hizmetine tahsis, hukuken olabileceği gibi fiilen de olabilir. Kamu hizmetine tahsis edilmeyen Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık, orman sayılmayan çalılık, makilik ve fundalık gibi topraklar imar ve ihyaya müsait olan yerlerdir. 3402 sayılı Kanun'un 16/A maddesinde belirtilen hizmet malları, 16/B maddesinde belirtilen orta malları, yollar, meydanlar ile 16/C ve 16/D maddelerinde belirtilen taşınmazların imar ve ihya ile kazanılması mümkün değildir.

Nitekim, nehir ve çay gibi akarsuların eski (terk edilmiş, metruk) yatakları kural olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Ancak bu yerlerin koşulları oluştuğu takdirde imar ve ihya ile kazanılması mümkündür. Buna karşılık aktif nehir, çay yatakları etki alanında bulunan yerlerin imar ve ihya ile kazanılması mümkün değildir. (HGK'nın 02.10.1996 tarihli ve 1996/20-429 E., 1996/643 K.; HGK'nın 18.02.1998 tarihli ve 1998/4-122 E., 1998/138 K. sayılı ilamları) Somut olayda; Mahkemece çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde davacı taraf lehine iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava konusu taşınmazın tescil harici bırakılma nedeni ile büklüm tipi akarsulardan olması dikkate alındığında, nehrin yatak değiştirip değiştirmediği, taşınmazın halen bu niteliğini koruyup korumadığı, ... ...'nde taşkın olup olmadığı, ıslah çalışması yapılıp yapılmadığı, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, imar-ihya suretiyle elde edilip edilmediği, bu şekilde elde edilmiş ise imar-ihyanın başlangıç ve tamamlanma tarihleri, imar-ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıl süre ile ekonomik amaca uygun kullanım olup olmadığı hakkında yeterli araştırma yapılmadığı, ayrıca taşınmaz bölümünün imar planı kapsamında kalıp kalmadığının tespit edilmediği görülmektedir. Öte yandan, ... Genel Müdürlüğü müzekkere cevabında sedde yapımına ilişkin kamulaştırma işlemi bulunmadığı, dönem dönem rusubat temizliği yapıldığı belirtilmiş, hükme esas alınan jeolog raporunda ise dere ıslah çalışması sonucunda yapılan sedde çalışmasının yapıldığı belirtilmek suretiyle müzekkere cevabı ile bilirkişi raporu arasında çelişki oluşmuş, yine tereddüte mahal verilmeyecek şekilde ... ...'nin hangi tarihlerde yatak değiştirdiği, taşınmazın hangi tarihlerde nehrin etkisine maruz kaldıkları kesin olarak ortaya konulmadığı gibi tek kişilik ziraat bilirkişi raporu ile yetinilmiştir.

Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle taşınmaz bölümünün imar planı sınırları içinde kalıp kalmadığı, imar planı sınırları içinde kalıyorsa hangi yıl imar planı sınırları içine alındığı ve imar planının hangi tarihte onaylanarak kesinleştiği ... ve .... Büyükşehir Belediye Başkanlığından sorularak imar planının onaylı bir örneği ve eki belgeler dosya arasına getirtilmeli; ... Genel Müdürlüğünden taşınmazın sınırında bulunan ... ...'nde ıslah veya sedde çalışması yapılıp yapılmadığı, nehrin yatak değiştirip değiştirmediği ve nehirde taşkın olup olmadığı hususları sorulmalıdır.

Bundan sonra, mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi, 3 kişilik jeolog mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, davacı ya da başkaları tarafından toprak getirtilip doldurulup doldurulmadığı, nehrin yatak değiştirip değiştirmediği, sel baskını olup olmadığı, en son sel baskınının ne zaman olduğu hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmelidir.

Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan nizalı taşınmaz bölümün toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, imar-ihya edilip edilmediğini, imar-ihya edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, taşınmazın halen nehir yatağı vasfında olup olmadığını belirten, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz ile çevresinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip üzerinde taşınmazın sınırlarının işaretlenilmesi istenilmelidir.

Mahkeme hâkiminin taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalıdır. 3 kişilik Jeolog bilirkişi kurulundan zemin incelemesi yaptırılarak dava konusu taşınmazın nehir yatağı vasfında olup olmadığı, halen aktif ya da pasif nehir yatağında kalıp kalmadığı,nehir yatağından kazanılıp kazanılmadığı ve nehrin taşkın sahası kapsamında bulunup bulunmadığı hususlarında kot farkını da gösterir, önceki raporu irdeler ve müzekkere ile rapor arasında bulunan çelişkileri giderir mahiyette rapor alınmalıdır.

Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle ve temin edilebilecek en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, nehrin yatak değiştirip değiştirmediği, imar- ihya edilip edilmediği, imar-ihya edilmiş ise ne zaman başlanıp hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlemesi istenilmelidir.

Fen bilirkişisine keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli; bundan sonra, ıslah çalışmasının tamamlandığı tarih ile dava tarihi arasında kazanmaya yeterli zilyetlik süresinin geçip geçmediği üzerinde durulmalıdır. Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilip noksan araştırma ve uygulama ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de; taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının 1 05... parsel sayılı taşınmazda (A) ile gösterilen bölüm yönünden hüküm kurulması gerekirken davacının talebini aşacak şekilde 1 05... ve 6 parsel sayılı taşınmazlar içerisinde bulunan (B) ve (C) ile gösterilen bölümler yönünden de yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına ve davacıya iadesine, temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3196, K. 2026/3978, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3196-e-2026-3978-k-e321ce6ed154