Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2036 E. 2026/1174 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2036
Karar No
2026/1174
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/2036

KARAR NO:2026/1174

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:24.03.2022

NUMARASI:2019/685 Esas - 2022/210 Karar

DAVA:İtrazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile kredi borçlusu ... Şti.arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine davalı ... Şti., ... ve dava dışı ...'in müşterek borçlu müteselsil olarak katıldıklarını, sözleşme kapsamında davalıya normal ve KGF teminatlı kredi kullandırıldığını, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın 09.09.2019 tarihinde kat edilerek Gebze .... Noterliğinin 10.09.2019 tarihli kat ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarın tebliğine rağmen ödenmeyen borcun tahsili için İstanbul 29 İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyanında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, savunmasında özetle; müvekkillerin davacıya borcu bulunmadığını, davalıların yerleşim yeri itibariyle Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu, icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı banka ile davalı ... Şti arasında genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeyi ...'in müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, Gebze ....Noterliğinin 10/09/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, kat ihtarının asıl borçlu ... Şti'ne 12/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 24 saatlik sürenin sonunda asıl borçlunun 14/09/2019 tarihinde temerrüde düştüğü, kefil ...'in adresine çıkartılan tebligatın bila ikmal iade edildiği, ...'in takip tarihi 08/10/2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, hesap kat ihtarı dava dışı asıl borçluya tebliğ edildiğinden ve asıl borçlu takip tarihinden önce temerrüde düşürülmüş olduğundan davalı kefilin takip tarihi itibariyle sorumluluğunun asıl borç ve asıl borca takip tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi toplamının kefalet limitini geçmeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği, sözleşmenin 11.maddesinde bankanın TCMB'ye TL krediler için bildirmiş olduğu muacceliyet tarihi itibariyle geçerli olan en yüksek kredi faiz oranının %30 fazlası oranında temerrüt faizi talep edebileceği, bankaya bildirilen en yüksek oranın %36 olduğu, bu orana 30 puan ilavesi ile talep edilebilecek temerrüt faizi oranının %46.80 olduğu, ... ve ...hesabından kaynaklanan alacak kalemlerine 5464 sayılı yasanın 26.maddesi uyarınca TCMB'nin azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkili olduğu , bu oranların 3 ayda bir açıklandığı, bu oran üzerinde faiz uygulanamayacağının belirlendiği, bu oranın %28,80 olduğu, takip tarihi itibariyle davacı bankanın ... Şti'nden toplam 868.156,42 TL , kefil ...'den toplam 855.380,41 TL alacaklı bulunduğu, takip tarihinden dava tarihine kadar yapılan ödemelerin düşümü sonucunda dava tarihi itibariyle asıl borçlu ... Şti'nin 816.186,70 TL asıl alacak, 24.727,35 TL işlemiş faiz , faizin %5 i 1.177,35 TL BSMV olmak üzere toplam 842.150,41 TL alacaklı olduğu, kefil ...'den 803.750,00 TL asıl alacak, 25.331,96 TL işlemiş faiz, faizin %5 i oranında 1.266,59 TL BSMV olmak üzere toplam 830.150,41 TL alacaklı bulunduğu, sözleşmenin 9.21.maddesinde çek karnelerinin geri verilmesinden asıl borçlu ile birlikte kefilin de sorumlu olduğunun düzenlendiği,iade edilmeyen 25 adet çek yaprağı bulunduğu, sorumluluk tutarı olan 2.030,00 TL den toplam 50.750,00 TL'nin faiz getirmeyen bir hesapta deposunun talep edilebileceği hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığından; davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 842.150,41 TL üzerinden devamına, (... yönünden; 830.150,41 TL üzerinden takibin devamına,) asıl alacak 754.713,38 TL'ye dava tarihinden itibaren %46, 80 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, asıl alacak 61.473,32 TL'ye %28,80 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Gayrinakit alacaklar açısından; 50.750,00 TL'nin davacı bankaya ait faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak taraflarca belirlenebilir mahiyette bulunan likit alacak miktarına kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden %20 tazminatın davalılar ... ... Şti'nden tahsiline karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yönelik itirazının toplam 842.150,41 TL üzerinden, asıl alacak olan 754.738 TL'ye dava tarihinden itibaren %46,80 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV, asıl alacacağın 61.473,32 TL'sine yıllık %28,80 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanarak takibin devamına, kefil ...'in bu miktarın 830.150,41 TL'sinden sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, gayrinakit alacaklar yönünden, 50.750,00 TL'nin davacı bankaya ait faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, kabul edilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 168.430,08 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline ( ...'in bu miktarın 165.161,47 TL'sinden sorumlu tutulmasına), karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Genel kredi ve teminat sözleşmesinin 11. maddesi uyarınca taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi veya vadesinde eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi halinde, ayrıca herhangi bir ihbar veya ihtara gerek olmaksızın bakiye alacağının tamamının muaccel olacağını ve borçluların bu tutarı derhal ödeyeceklerini, ödemedikleri takdirde söz konusu tutara temerrüt faizi işletileceği belirtilerek 922.551,13 TL alacak talebi ile icra takibi başlatıldığını, mahkemece alınan raporda müvekkilinin 842.150,41 TL (... yönünden 830.150,41 TL) alacağının bulunduğunun belirlendiğini, ancak banka tarafından borçlulara gönderilen Gebze ... Noterliğinin 10.09.2019 tarihli ihtarında 680.104,70 TL diğer/ ticari kredi alacağı, 89.299,82 TL endeksli kredi alacağı, 55.668,28 TL esnek ticari hesap alacağı, 5.655,38 TL ve 4.121,19 TL business kredi kartı alacağı,1,068,80 TL diğer alacak ve 50.750.00 TL gayri nakit olmak üzere toplam 835.948,20 TL nakit, 50.750.00 TL gayri nakit asıl alacağının bulunduğunun belirtildiğini, bilirkişinin asıl alacak miktarını eksik hesaplaması ve raporda talebe uygun oranda nakdi faiz ve temerrüt faizi talep edilebileceği tespit edilmiş olmasına karşın, hesaplama yapılırken temerrüt faizinin temerrüt tarihi yerine dava tarihinden işletilmesinden kaynaklı hatalı bir hesaplama yapıldığını, bu nedenle işlemiş faiz ve BSMV'ye ilişkin takip talebine göre eksik hesaplama yapıldığını, bankanın nakit alacağı 770.503,39 TL'sına muacceliyetten tarihinden itibaren ödeninceye kadar yıllık %46,8 temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi, avukatlık ücreti ve icra masraflarıyla birlikte, 65.444,82 TL olan asıl alacağa 08.10.2019 tarihinden itibaren ödeninceye kadar yıllık %28,8 temerrüt faizi ve %5 gider vergisi olarak hesaplanması gerekirken eksik ve hatalı değerlendirme sonucunda hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak faizin dava tarihinden işletilerek hesaplama yapılması ve takibin devamına karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bunun yanı sıra bilirkişi raporunda, kefilin adreslerine gönderilen ihtarnamenin tebliğ edilmeyerek bila iade döndüğü ve bu nedenle temerrüdün, kefil bakımından takip tarihi itibarıyla gerçekleştiği belirtildiğini, oysa kefil ...'in genel kredi ve teminat sözleşmesinde yazılı adresine tebligat çıkarıldığını ve tebligatın döndüğünü, sözleşmenin 13.2. maddesine göre yazılı adreslere gönderilen ihtarın tebliğ edilmiş sayılacağını, hesabın katı ile birlikte ihtarın tebliğinin aranmayacağını, bu nedenle kefil bakımından eksik hesaplama yapıldığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı bankayla davalı ... AŞ arasında düzenlenen 17.04.2019 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi kapsamında davalı şirkete 5.000 TL limitli nakdi ve gayrinakdi kredi açılmıştır. Davalı ...Şirketi ile ... ve ... sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla imza atmışlardır. Bu sözleşme kapsamında borçlu şirkete nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırılmıştır. Kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine bankaca Gebze ... Noterliğinin 19.09.2019 tarihli ihtarıyla hesap kat edilmiştir. Kat ihtarında çeşitli kredilere ait nakdi veya gayrinakdi krediler ayrı ayrı yazılarak alacak talep edilmiştir. Hesabın kat edilmesiyle borçlu şirket yönünden İİK'nın 68/b maddesi gereğince temerrüt oluşmuştur. Ancak kefiller yönünden temerrüt ihtarının tebliğ edilmediği, bu nedenle kefillerin takip tarihine kadar akdi faizden, bu tarihten sonra temerrüt faizinden sorumlu tutulmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. İstinaf başvurusunda sözü edilen genel kredi ve teminat sözleşmesinin 7.maddesinde süresi içerisinde hesap özetini alan borçlu veya kefilin 1 ay içinde itiraz etmemesi halinde ihtarın kabul edilmiş sayılacağına ilişkin hüküm ile sözleşmenin 13/2. maddesindeki banka dışındaki tarafların sözleşmedeki adreslerine gönderilecek her türlü tebligatın bu adreslere uzaştığı tarihten kendilerine tebliğ edilmiş sayılacağına ilişkin hükmün kefil yönünden uygulanma imkanı bulunmamaktadır. TBK'nın 586.maddesi de kefilin temerrüdüne ilişkin olmayıp, asıl borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kalması halinde kefile başvuruyu mümkün kılan bir düzenlemedir. Bu nedenle kendisine takip öncesi kat ihtarı tebliğ edilmeyen kefilin temerrütünün takiple birlikte başladığı kabul edilmelidir. Kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine bankaca İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 835.948,21 Tl asıl alacak, 31.502,55 TL muaccaliyetten takip tarihine kadar %46,80 - 28,80 oranındaki temerrüt faizine göre hesaplanan miktar, 1.557,09 gider vergisi, 2.775,28 TL masraf olmak üzere toplam 871.801,13 TL nakdi alacak ile 50.750 TL gayrinakit alacağın deposu talep edilmiştir. Takip talebinde alacağın 770.503,39 TL'lik kısmına 08.10.2019 tarihinden itibaren %46,80 oranında 65.444,82 TL'sine %28,80 oranında temerrüt faizi uygulanması istenmiştir. Dosya kapsamındaki belgelere göre takip 08.10.2019 tarihinde başlatılmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamakla birlikte kefaletin şekli yönünden Dairemizce yeniden yapılan incelemede; ... ... Şirketi ile ... tarafından TBK'nın 583.maddesi gereğince kefalet tarihi, türü ve kefil olunan miktar el yazısıyla yazılarak 18.04.2019 tarihli kefalet sözleşmesiyle, 5.000.000 TL limitle kefil olunmuştur. Kefil, kefalet limitiyle sınırlı olmak üzere akdi faizden ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur. Sözleşmede açık bir hüküm bulunmaması halinde kefilin gayrinakdi kredinin deposundan sorumlu tutulamayacağı, ancak mahkemece kefillerin bundan da sorumlu tutulduğu belirlenmiştir. Ancak davalılar tarafından istinaf başvurusu yapılmadığından, istinaf başvurusunda bulunan davacının sıfatına göre bu husus incelenmemiştir. Davacı tarafından gönderilen kat ihtarı ile TBK'nın 586.maddesindeki kefile başvuru şartları yerine getirilmiştir. Zira yapılan başvuruda herhangi bir sonuç alınamamış ve alacağın belirtilen yasa hükmüne göre kefilden istenmesinin sonuçları oluşmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davacının talep ettiği oran üzerinden hesaplama yapılmıştır. İfada temerrüde düşen kredi borçlusunun temerrüt tarihine kadar akdi faiz bu tarihten sonra temerrüt faiziyle sorumlu tutulması gerekmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere takip 08.10.2019 tarihinde başlatılmıştır. Bu nedenle kural olarak bu tarih itibariyle alacağın belirlenmesi ve temerrüt faizinin uygulanması gerekmektedir. Esasında banka takip öncesi işlemiş faizi temerrüt faiz oranı üzerinden belirleyerek takipte talep etmiştir. Mahkemece alınan 27.01.2022 tarihli bilirkişi raporunun 7.sayfasında temerrüt faizi oranıyla birlikte davalıların borcu, takip tarihinden sonra tahsil edilen çekler nedeniyle yeniden hesaplanmıştır. Bu rapora göre, 31.10.2019 tarihli ve ... seri numaralı ... Şti'nin çekinin 19.11.2019 tarihinde tahsil edilerek borçlu ... Şirketinin borçlarından mahsup edildiği, bu miktarın TBK'nın 100.maddesine göre takip talebinde istenen alacaklardan mahsubu gerektiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunun sonuç kısmında davacı bankanın alacağı bu nedenle takip tarihi itibariyle belirlendiği gibi dava tarihi itibariyle de belirlenmiştir. Mahkemece dava tarihi itibariyle alacak belirlenmiş olduğundan, bu alacağa dava tarihinden itibaren temerrüt faiz işletilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Zira, takipten sonra tahsil edilen alacağın öncelikle faiz ve alacağın ferilerinden mahsup edildiği, takipte talep edilen faizin de işlemiş temerrüt faizi olduğu, kısmi tahsilatın faiz ve ferilerine sayılarak alacağın dava tarihi itibariyle belirlenmesinden sonra yeniden takip tarihinden itibaren faiz uygulanması halinde takip tarihi ile dava tarihi arası dönem için mükerrer temerrüt faizi tahsil edileceği anlaşıldığından, davacı vekilinin alacak miktarına ve işlemiş temerrüt faizine yönelik tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 18.06.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2036, K. 2026/1174, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2036-e-2026-1174-k-c6d434eb3bc5