İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/149 E. 2026/627 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/149
- Karar No
- 2026/627
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/149 Esas - 2026/627 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/149 KARAR NO : 2026/627
.... DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/02/2025 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 06/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davacının tır şoförü olup taşıma sözleşmesiyle eşya taşıma işlerini yaptığı ve taşıma sözleşmesi ile eşyayı varma yerine götürme ve orada gönderilene teslim etme işlerini yerine getirdiği; davacı ile davalı ... arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu ve ..." adresi olan varma yerine götürülmesi ve orada gönderilene teslim edilmesi işlerinin yapılması hususunda anlaşıldığı; taşıma işlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 850. maddesinde düzenlendiği; gönderen ve taşıyıcı arasında taşıma sözleşmesinin kurulması için tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının bulunmasının yeterli olduğu, eşyanın gönderilene teslim edilmesinin sözleşmenin kurulması için gerekli bulunmadığı ancak taşıyıcının yerine getirmesi gereken yükümlülüklerinden olduğu, taşıma sözleşmesinin herhangi bir şekil şartına tabi olmadığı ve yazılı veya sözlü şekilde yapılabileceği; ....adresinden yüklenen mobilya eşyalarını alarak yola çıktığı ve akabinde 30/05/2025 tarihinde (Açıklama: Dava dilekçesinin bu bölümünde maddi bir hata tespit edilmiş olup; dilekçenin kendi verileriyle yapılan değerlendirme sonucunda bu tarihin 30/05/2024 olması gerektiği anlaşılmıştır) varma yerine makul yükleme ve boşaltma süresinde teslime götürdüğü; ancak eşyalar ilgili adrese götürüldüğünde teslimlerine müsaade edilmediği ve eşyaların vaktinde teslim alınmadığı; eşyaların tesliminin davacıdan kaynaklanmayan sebeplerle yapılamadığı ve ürünlerin 04/06/2024 tarihinde teslim edildiği; davacının makul yükleme ve boşaltma süresinden çok daha fazla bekletildiği, bu sebeple diğer taşıma işlerini yerine getiremediği ve dört gün boyunca bekletilerek ticari olarak zarara uğradığı; dilekçe ekinde sunulan belgeden de görüleceği üzere eşyaların 30/05/2024 tarihinde yola çıktığı ve aynı tarihte kararlaştırılan yere teslime gidildiği, .... zamanında eşyaları almaması sebebiyle teslimatın 04/06/2024 tarihinde gerçekleştirildiği; yükleme ve boşaltmanın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 863. maddesinde düzenlendiği ve taşıyıcının, sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme veya boşaltma süresinden daha fazla beklemesi hâlinde bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanacağı; davacı tarafından 17/07/2024 tarihli ve ....numaralı 17.400,00.-TL bedelli faturanın düzenlendiği; davaya konu faturaya karşı davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve fatura bedelinin de davacıya ödenmediği; akabinde .... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığı; davalı tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğu ve haksız ve yersiz olarak yapılan itirazın açıkça hukuka aykırı olduğu; faturanın alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi için muhataba tebliğinden itibaren sekiz gün içerisinde itiraza uğramamış olması gerektiği; davalının 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş sekiz günlük itiraz süresi içinde faturaya herhangi bir itirazda bulunmadığı ve 6102 Sayılı TTK.'nın 21/2. maddesindeki "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünün kanuni bir karine olduğu; bu hususun .... Karar sayılı ilamında da "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten başlayarak sekiz günlük sürede içindekiler (münderecat) hakkında bir itirazda bulunmamış ise onu kabul etmiş sayılır." şeklinde hükme bağlandığı; icra takibinin durdurulmasını müteakip ve işbu dava ikame edilmeden önce dava şartı arabuluculuk sürecine başvurulduğu ve taraflar arasında anlaşamama tutanağı düzenlenerek ilgili sürecin sonlandırıldığı ve bu itibarla davalının söz konusu icra takibine yaptığı itirazın haksız ve mesnetsiz olduğu beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak suretiyle davanın kabulüne; .... Esas sayılı dosyasının icra takibinin devamına; davalı aleyhine, alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. CEVAP Tensip zaptı ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren ".... maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı ...'ya 11/03/2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğine rağmen davalı tarafından Mahkememize yasal süresinde cevap dilekçesi sunulmamış olmakla birlikte; yargılama sürecinde sunulmuş bulunulan sair sözlü/yazılı beyanları kapsamında özetle; 25/04/2025 tarihli duruşmada; taraflar arasında bir taşıma sözleşmesi bulunduğunun doğru olduğu, yazılı bir sözleşme bulunmadığı ve whatsapp üzerinden yapılan yazışma ile anlaşıldığı, sözleşme konusu ödemenin tamamının davacıya yapıldığı, sonrasında davacı tarafından 04/06/2024 tarihli ve .... numaralı faturanın düzenlenerek gönderildiği, bir araya gelinerek bu faturanın iptal edildiği ve sebebi bilinmeyen bir şekilde altmış gün sonra davacı tarafından işbu dava konusunu oluşturan yeni bir faturanın düzenlendiği, borcun kendisi tarafından ödenmiş olduğu; 07/05/2025 tarihli beyan dilekçesinde ise; 25/04/2025 tarihli ara karara istinaden 17/07/2024 tarihli ve .... numaralı faturanın düzenlendiği ve bu fatura için de yasal süresi içerisinde iptal/itiraz başvurusunun kendisi tarafından yapıldığı, .... fatura sisteminden alınan ekran görüntüsünün mevcut olduğu, anılan faturanın kendisi tarafından muhasebe kayıtlarına alınmadığı ve taraflar arasında herhangi bir borç-alacak ilişkisi bulunmadığı, Haziran ve Temmuz ayı katma değer vergisi beyannamelerinin dilekçe ekinde sunulduğu ve bu beyannamelerden de faturanın beyan edilmediğinin görüldüğü, 2024 dönemine ait yasal defterlerin henüz kapanma aşamasında olması ve kapanış tasdiklerinin yapılacak olması sebebiyle sunulamadığı beyan edilmiş olup; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. DELİLLER 1. .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. 3. Davacı ... Tarafından Sunulan 2024 Hesap Dönemine Ait Ticari Defter ve Kayıtlar. 4. Davacı ... Tarafından Düzenlenen 17/07/2024 Tarihli ve ....Numaralı, Vergiler Dâhil Toplam Tutarı 18.000,00.-TL ve Ödenecek Tutarı 17.400,00.-TL Olan Dört Gün Yatma Bedeline İlişkin e-Arşiv Fatura. 5. .... Düzenlenen 30/05/2024 Tarihli e-İrsaliye ile Üzerindeki 04/06/2024 Tarihli El Yazılı Teslim Şerhi. 6. Davalı ... Tarafından Sunulan ....e-Arşiv Fatura Sistemi Ekran Görüntüsü. 7. Davalı ... Tarafından Verilen ve 23/07/2024 Tarihinde Onaylanan Haziran 2024 Dönemi Katma Değer Vergisi Beyannamesi. 8. Davalı ... Tarafından Verilen ve 20/08/2024 Tarihinde Onaylanan Temmuz 2024 Dönemi Katma Değer Vergisi Beyannamesi. 9. Kahramankazan Vergi Dairesi Müdürlüğü Tarafından Davalı ... Adına Düzenlenen 15/04/2025 Tarihli Gelir Vergisi Stopajı Muhtasar Tahakkuk Fişi. 10. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Bağımsız Denetçi .... Tarafından Düzenlenen 19/05/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE a) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... tarafından, davalı ...'ya yönelik açılan, Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında "yazılı şekilde düzenlenmemiş bir taşıma sözleşmesi akdedilmiş olduğu ve taşıma işinin yerine getirildiği ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan taşıma ücretinin davalı tarafından davacıya ödendiği" hususlarında, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; davacı tarafından, taşıma sözleşmesi kapsamında makul yükleme veya boşaltma süresinden daha fazla beklenilip beklenilmediği ve beklenilmiş ise bekleme süresi; bekleme süresinin, sözleşme hükümlerine dayanıp dayanmadığı veya davacının kendi risk alanından kaynaklanmayan bir nedenden ileri gelip gelmediği; davacının, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 863/3. maddesi uyarınca bekleme ücretine hak kazanıp kazanmadığı ve hak kazandığının tespiti hâlinde hükmedilecek uygun ücretin miktarı; 17/07/2024 tarihli ve....numaralı faturanın davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği ile davalı tarafından yasal süresi içerisinde itiraza uğrayıp uğramadığı ve tüm bu hususlar doğrultusunda .... numaralı fatura doğrultusunda davacının (icra takip tarihi itibariyle) toplam 17.617,38.-TL (asıl alacak ve işlemiş faiz) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) DAVA ŞARTLARI VE İLK İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 117. maddesi uyarınca "yetki" veya "tahkim" ilk itirazları hususunda Mahkememizce inceleme yapılmamıştır. c) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIĞIN İRDELENMESİ : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı tarafından, davalı ile aralarındaki taşıma sözleşmesi uyarınca 30/05/2024 tarihinde .... adresinden yüklenen mobilya eşyalarının aynı tarihte .... adresindeki varma yerine götürüldüğü, ancak eşyaların davacıdan kaynaklanmayan sebeplerle vaktinde teslim alınmayarak 04/06/2024 tarihine kadar dört gün bekletildiği; bu bekleme nedeniyle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 863. maddesi uyarınca bekleme ücretine hak kazanıldığı ve 17/07/2024 tarihli ve .... numaralı 17.400,00.-TL bedelli faturanın düzenlendiği; fatura bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiği ileri sürülerek; itirazın iptali ile .... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin devamına ve davalının, dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûmiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından Mahkememize yasal süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmakla birlikte, yargılama sürecinde sunulan sair yazılı/sözlü beyanları kapsamında özetle; taraflar arasında yazılı olmayan bir taşıma sözleşmesinin bulunduğu ve sözleşme konusu ödemenin tamamının davacıya yapıldığı; davacı tarafından önce 04/06/2024 tarihli ve .... numaralı faturanın düzenlendiği ve bu faturanın iş akdi gerçekleşmediği için yasal süresinde karşılıklı olarak anlaşılarak iptal edildiği; davacı tarafından bir süre sonra aynı işe ait olmak üzere düzenlenen ve işbu dava konusunu oluşturan 17/07/2024 tarihli ve ....numaralı fatura için de yasal süresi içerisinde iptal/itiraz başvurusunun kendisi tarafından yapıldığı; anılan faturanın muhasebe kayıtlarına alınmadığı, Haziran ve Temmuz ayı katma değer vergisi beyannamelerinde beyan edilmediği ve taraflar arasında herhangi bir borç-alacak ilişkisi bulunmadığı; borcun kendisi tarafından ödenmiş olduğu beyan edilerek; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. c.1) Bilirkişi İncelemesi : i. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Bağımsız Denetçi .... Tarafından Düzenlenen 19/05/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı tarafından 06/08/2024 tarihinde .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, icra takibi konusunun 17.400,00.-TL tutarlı fatura asıl alacağı ile 217,38.-TL faiz olmak üzere toplam 17.617,38.-TL ve yıllık %24 oranında işleyecek yasal faiz, icra gideri ve vekalet ücretinin tahsili talebinden ibaret olduğu, borçlunun borca 15/08/2024 tarihinde itiraz ettiği ve icra takibinin borçlu yönünden 16/08/2024 tarihinde durdurulmasına karar verildiği; davacı ...'nın 2024 yılı defterlerinin noter tasdikli bulunduğu, açılış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı, yevmiye kapanış tasdiklerinin 30/06/2025 tarihine kadar süresinin olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz bulunduğu; aynı tespitlerin davalı ...'nın 2024 yılı defterleri yönünden de geçerli olduğu; davacının ticari defter kayıtlarında davalı adına açılmış bir cari hesap (muavin) kaydı bulunmadığı ve davalının ticari defter kayıtlarında da davacı ile ilgili olarak herhangi bir muavin kaydının oluşturulmadığı; taraflar arasındaki ticaretin 30/05/2024 tarihinde davacı tarafından düzenlenen .... seri numaralı ve katma değer vergisi dahil 12.760,00.-TL tutarlı ".... Arası Nakliye Bedeli" açıklamalı fatura ile başladığı, davacının bu faturayı ticari defterlerine 600 Yurt İçi Satışlar hesabının alacağına 11.000,00.-TL, 391 Hesaplanan KDV hesabının alacağına 1.760,00.-TL ve 331 Ortaklara Borçlar hesabının borcuna 12.760,00.-TL olarak kaydettiği ve bu kaydın fatura bedelinin ortaklar tarafından tahsil edildiği anlamına geldiği, davalının ise aynı faturayı 740 Hizmet Üretim Maliyetleri hesabının borcuna 11.000,00.-TL, 191 İndirilecek KDV hesabının borcuna 1.760,00.-TL ve 102 Bankalar hesabının alacağına 12.760,00.-TL olarak kaydettiği ve bu kaydın fatura bedelinin banka aracılığıyla ödendiği anlamına geldiği; davacı tarafından 04/06/2024 tarihinde düzenlenen .... numaralı faturanın ayrıca her iki tarafın da katma değer vergisi beyannamelerinde beyan edilmediği; davalı tarafa ait .... sayfasından alınan ekran görüntüsünde 04/06/2024 tarihli.... seri numaralı faturanın ise iptal aşamasında olduğunun görüldüğü (Açıklama: Raporun bu bölümünde maddi bir hata tespit edilmiş olup; dosyada mübrez faturanın kendi verileriyle yapılan değerlendirme sonucunda anılan faturanın tarihinin 17/07/2024 olması gerektiği anlaşılmıştır); taraflar arasında 30/05/2024 tarihinde .... arasında nakliye bedeli karşılığında bir ticaretin var olduğu ve davaya konu faturanın, davacının davalı taraftan kaynaklı olarak dört gün yükü boşaltamamasından ileri geldiği; taraflara ait ticari defter ve belgelerde icra takip tarihi itibariyle taraflar arasında borç-alacak bakiyesinin bulunmadığı; taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu hususları rapor edilmiştir. 19/05/2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından sunulan 05/06/2025 tarihli dilekçe kapsamında, "taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu ve davalının 25/04/2025 tarihli duruşmada taraflar arasında bir taşıma sözleşmesi bulunduğunun doğru olduğunu, yazılı bir sözleşme bulunmadığını ve whatsapp üzerinden yazışma ile anlaşıldığını beyan etmek suretiyle taşıma sözleşmesini ikrar etmiş olduğu; davacının 30/05/2024 tarihinde .... adresinden yüklenen mobilya eşyalarını alarak yola çıktığı ve varma yerine makul yükleme ve boşaltma süresinde teslime götürdüğü, ancak eşyaların teslimine müsaade edilmediği ve eşyaların vaktinde teslim alınmadığı; eşyaların tesliminin davacıdan kaynaklanmayan sebeplerle yapılamadığı ve ürünlerin 04/06/2024 tarihinde teslim edildiği, davacının makul yükleme ve boşaltma süresinden çok daha fazla, dört gün boyunca bekletildiği ve ticari olarak zarara uğradığı; davalının sözleşme konusu ödemenin tamamını yaptığını beyan etmiş olmasına rağmen dört günlük bekleme ücretini davacıya ödemediği ve ödeme yaptığına dair herhangi bir delil bulunmadığı; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 863. maddesi uyarınca davacının kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme ve boşaltma süresinden daha fazla beklemesinden kaynaklanan bekleme ücretinin davacıya ödenmediği ve bu itibarla davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız ve mesnetsiz olduğu" gerekçeleriyle itiraz edildiği; davalı tarafından ise herhangi bir itirazda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce, anılan bilirkişi raporuna yönelik sunulan itirazlara ilişkin yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından taşıma sözleşmesinin varlığının ikrar edilmiş olduğu hususunda sunulan itiraz beyanının, bilirkişi raporunda taraflar arasında 30/05/2024 tarihli nakliye faturasına dayalı bir ticari ilişki bulunduğunun zaten tespit edilmiş olması ve raporun sonucunun sözleşmenin yokluğuna değil, dava konusu bekleme ücreti alacağının ticari defter ve kayıtlarla doğrulanamamasına dayandırılmış bulunması, dolayısıyla itirazın raporun sonucunu değiştirir nitelik taşımaması gerekçeleriyle yerinde olmadığı; davacı vekili tarafından davalının ödeme yaptığına dair delil bulunmadığı hususunda sunulan itiraz beyanının, ispat yükünün 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi uyarınca alacağın varlığını iddia eden davacı üzerinde bulunması ve davalının ödeme savunmasının ispatlanamamış olmasının, davacının ispat edemediği alacağı ispatlanmış hâle getirmemesi nedeniyle yerinde olmadığı; buna karşılık davacı vekili tarafından dört gün bekletilme olgusu ve bu olgudan doğan bekleme ücreti alacağı hususunda sunulan itiraz beyanlarının, anılan bilirkişinin mali müşavir sıfatıyla görevlendirilmiş olması ile bekleme süresinin taşıma sektörü teamülleri bakımından makul süreyi aşıp aşmadığına ve bekleme ücretinin miktarına ilişkin değerlendirmenin bu görevlendirmenin kapsamı dışında kalması nedeniyle yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Müteakiben Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde; dosyada mübrez e-irsaliye belgesindeki sevk tarihi (30/05/2024) ile malların fiilen teslim alındığını gösteren tarih (04/06/2024) arasındaki 4 günlük farkın, taşıma işinin fiili gerçekliğine uygun olup olmadığının incelenmesi; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 863/3. maddesi uyarınca, söz konusu 4 günlük gecikmenin davacı taşıyıcının kendi kusurundan veya risk alanından mı kaynaklandığının, yoksa alıcının/gönderenin (davalının) sorumluluğunda olan bir gecikme mi olduğunun tespit edilmesi; ilgili güzergah (....) ve taşınan eşyanın niteliği dikkate alınarak, taşıma sektöründeki teamüllere göre "makul boşaltma/teslim süresinin" ne kadar olduğu ve davacının TTK m. 863 kapsamında yasal olarak bir bekleme (yatma) ücretine hak kazanıp kazanmadığının teknik olarak nitelendirilmesi; davacı tarafından "4 günlük yatma bedeli" olarak talep edilen ve faturaya yansıtılan 17.400,00.-TL'nin; ilgili tarihteki piyasa koşullarına, taşıma sektörü rayiçlerine ve aracın cinsine/tonajına göre fahiş olup olmadığının, makul bedelin ne kadar olması gerektiğinin hesaplanması; davaya konu 17/07/2024 tarihli, .... numaralı e-Arşiv faturanın davalıya usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği; davalının .... sistemi üzerinden yaptığı "iptal/itiraz" işleminin yasal 8 günlük süre içinde olup olmadığı ve faturayı kesinleştirip kesinleştirmediğinin denetlenmesi; davaya konu faturanın her iki tarafın (özellikle davalının) ticari defterlerine kaydedilmemiş ve KDV beyannamelerine yansıtılmamış olmasının; lojistik uzmanı tarafından hak edildiği tespit edilecek olası bir bekleme alacağının varlığını ortadan kaldırıp kaldırmayacağının mali-hukuki ilişkisi bağlamında değerlendirilmesi; davacı tarafından daha önce 04/06/2024 tarihinde kesilip iptal edilen ...Numaralı fatura ile yeni düzenlenen fatura arasındaki illiyet bağının incelenmesi ve tüm bu tespitler ışığında; takip tarihi (06/08/2024) itibariyle davacının davalıdan tam olarak ne kadarlık muaccel bir alacağı (asıl alacak ve varsa işlemiş faiz) bulunduğunun net ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde hesaplanarak raporlanması gerekçeleriyle; taşıma hukuku / lojistik uzmanı ile mali müşavirden müteşekkil bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş olup; davacı tarafından bilirkişi ücretinin (kendilerine verilen kesin süre içinde) yatırılmamış; müteakiben Mahkememiz duruşmasında davacı vekili tarafından verilen beyan kapsamında ise davacı tarafından, davacı vekiline verilen yazılı talimat kapsamında, bilirkişi ücretinin yatırılmamasının bildirildiği beyan edilmiştir. c.2) Nihai Değerlendirme : Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede davanın; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/1. maddesine dayalı olarak açılmış itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. İcra takibine 15/08/2024 tarihinde itiraz edilmiş ve icra takibi 16/08/2024 tarihinde durdurulmuş olup; itirazın davacı tarafa tebliğ edildiği tarih her hâlde bu tarihlerden sonra bulunduğundan, işbu davanın 26/02/2025 tarihinde, anılan maddede öngörülen bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası, alacaklının icra takibine konu alacağının varlığını genel hükümler dairesinde ispat etmesi esasına dayandığından; ispat yükü, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190/1. maddesindeki "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." hükmü uyarınca, icra takibine konu alacağın varlığını iddia eden davacı üzerindedir. Dava konusu alacak; taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklanan taşıma ücreti alacağı olmayıp, taşıma işinin ifası sırasında boşaltma yerinde beklenildiği ileri sürülerek talep edilen bekleme ücreti alacağıdır. Bekleme ücreti, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 863. maddesinde düzenlenmiş olup; anılan Kanunun 863/2. maddesinde "Yükleme ve boşaltma ile ilgili olarak, durumun gereklerine göre belirlenecek makul bir süre için, aksi kararlaştırılmadıkça, ayrıca ücret istenemez.", 863/3. maddesinde ise "Taşıyıcı, sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme veya boşaltma süresinden daha fazla beklerse, bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanır." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler uyarınca taşıyıcının bekleme ücretine hak kazanabilmesi, birbirini tamamlayan üç vakıanın ispatına bağlıdır: (i) durumun gereklerine göre belirlenecek makul yükleme veya boşaltma süresinin fiilen aşılmış olması; (ii) bu aşımın sözleşme hükümlerine dayanması veya taşıyıcının kendi risk alanından kaynaklanmayan bir nedenden ileri gelmesi; (iii) bekleme ücreti olarak hükmedilecek uygun ücretin miktarının belirlenebilir olması. İspat yükü yukarıda açıklandığı üzere davacıda bulunduğundan, anılan üç vakıanın ispatı külfeti de davacıya aittir. Anılan vakıaların tespiti; ilgili güzergâh ile taşınan eşyanın niteliği dikkate alınarak taşıma sektöründeki teamüllerin belirlenmesini ve bu teamüller uyarınca değerlendirme yapılmasını gerektirmekte olup, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu itibarla 6100 Sayılı HMK.'nın 266/1. maddesindeki "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü uyarınca, Mahkememizin 27/02/2026 tarihli celsesinde dosyanın taşıma hukuku/lojistik uzmanı ile mali müşavirden müteşekkil bir bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir. Görevlendirme kapsamında; dosyada mübrez e-irsaliye belgesindeki sevk tarihi (30/05/2024) ile malların fiilen teslim alındığını gösteren tarih (04/06/2024) arasındaki dört günlük farkın taşıma işinin fiili gerçekliğine uygun olup olmadığının, dört günlük gecikmenin davacı taşıyıcının kendi kusurundan veya risk alanından mı kaynaklandığının, ....güzergâhı ile taşınan eşyanın niteliği dikkate alınarak taşıma sektöründeki teamüllere göre makul boşaltma süresinin ne kadar olduğunun ve davacının 6102 Sayılı TTK.'nın 863. maddesi kapsamında bekleme ücretine hak kazanıp kazanmadığının, ayrıca dört günlük yatma bedeli olarak talep edilen 17.400,00.-TL'nin taşıma sektörü rayiçlerine göre fahiş olup olmadığı ile makul bedelin ne kadar olması gerektiğinin incelenmesi istenilmiştir. Şu hâlde dava konusu alacağın varlığı; esas itibariyle anılan bilirkişi incelemesinin sonucuna bağlıdır. Mahkememizin 27/02/2026 tarihli celsesinde, bilirkişi heyeti için takdir edilen 10.000,00.-TL ücretin yatırılması hususunda davacı tarafa; 6100 Sayılı HMK.'nın 324/1. maddesindeki "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır." hükmü uyarınca bir ay kesin süre verilmiş; tanınan kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması hâlinde anılan Kanunun 324/2. maddesi uyarınca "bilirkişi incelemesi delilinin ikamesinden vazgeçmiş sayılacakları" ve yargılama neticesinde "dosyada mevcut delil durumuna göre hüküm verileceği" hususları, hazır bulunan davacı vekilinin yüzüne karşı ihtar edilmiştir. Verilen kesin süre, 6100 Sayılı HMK.'nın 94/2. maddesindeki "Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder." hükmünde aranan koşulların tamamını taşımaktadır; zira anılan ara kararda yatırılması gereken tutar, ödemenin yapılacağı yer ve ödeme yöntemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösterilmiş, süreye uyulmamasının hukuki sonuçları açıkça tutanağa derç edilerek ihtar edilmiş ve ihtarat, davacı vekilinin yüzüne (tefhim suretiyle) yapılmış; ancak davacı tarafından, verilen bir aylık kesin süre içerisinde bilirkişi heyeti ücreti yatırılmamıştır. Bu itibarla bilirkişi incelemesi delilinin ikamesinden vazgeçilmiş sayılması gerekmiş; ayrıca anılan Kanunun 94/3. maddesindeki "Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar." hükmü uyarınca davacının bu delili ikame etme hakkı da ortadan kalkmıştır. 6100 Sayılı HMK.'nın 324/3. maddesinde saklı tutulan, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlere ilişkin hükümlerin dava konusu uyuşmazlıkta uygulanma imkânı da bulunmamaktadır; zira dava, taraflarca üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen bir ticari alacağın tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, anılan Kanunun 325. maddesi uyarınca bilirkişi giderinin Hazineden karşılanması yoluna gidilmesi mümkün değildir. Nitekim 6100 Sayılı HMK.'nın 25/2. maddesinde "Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz." hükmü yer almakta olup; anılan Kanunun 31/1. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi de, ispat yükü kendisinde bulunan tarafın yerine geçilerek delil ikame edilmesi veya delil ikamesi için gereken giderin karşılanması sonucunu doğurmaz. Mahkememizce, uyuşmazlığın aydınlatılması bakımından yapılması gereken işlemler yapılmış olup; dosyanın re'sen yeni bir bilirkişi heyetine tevdiine karar verilerek, görevlendirmenin kapsamı ayrıntılı biçimde gösterilmiş ve kesin süre ile ihtarat tanınmak suretiyle delilin ikamesi imkânı davacıya sağlanmış olup; anılan imkânın kullanılmaması, davacının katlanmasını gerektirir bir külfet niteliğindedir. Bilirkişi incelemesi delilinin ikamesinden vazgeçilmiş sayılması nedeniyle uyuşmazlık, 27/02/2026 tarihli ara kararda ihtar edildiği üzere dosyada mevcut delil durumuna göre çözümlenmiştir. Dosyada mübrez 30/05/2024 tarihli e-irsaliye ile üzerindeki 04/06/2024 tarihli el yazılı teslim şerhi, eşyanın 30/05/2024 tarihinde sevk edildiğini ve teslim şerhinin 04/06/2024 tarihini taşıdığını göstermekten ibaret olup; anılan belgelerde, aradaki sürenin aracın boşaltma yerinde bekletilmesiyle geçirildiğine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Makul boşaltma süresinin ilgili güzergâh ve eşyanın niteliği bakımından ne kadar olduğu, bu sürenin fiilen aşılıp aşılmadığı, aşımın davacının kendi risk alanı dışındaki bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve talep edilen 17.400,00.-TL bedelin uygun ücret niteliğinde bulunup bulunmadığı hususlarında ise; ikamesinden vazgeçilmiş sayılan bilirkişi incelemesi haricinde, hükme esas alınabilecek başkaca bir delil bulunmamaktadır. Mahkememizce alınan 19/05/2025 tarihli bilirkişi raporu bakımından ise; Mahkememizin 25/04/2025 tarihli görevlendirme ara kararı ile bilirkişiden, tarafların sundukları bilgi ve belgeler ile ticari defter ve kayıtların incelenmesi suretiyle taraf defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespiti ile defterlerin karşılaştırılması, taraflar arasında mal teslimi bulunup bulunmadığının ve ilgili belgelerin tespiti, dava konusu faturanın tarafların ticari kayıt ve defterlerinde bulunup bulunmadığının karşılaştırmalı tespiti, borç ikrarına ilişkin belge bulunup bulunmadığının tespiti, icra takip tarihi itibariyle borçluluk durumunun tetkiki ile uygulanmış ve uygulanması talep edilen faizin türü, oranı ve miktarının denetlenmesi hususlarında rapor düzenlenmesi istenilmiş; bilirkişi ise mali müşavir sıfatıyla görevlendirilmiştir. Şu hâlde makul boşaltma süresinin taşıma sektörü teamülleri bakımından belirlenmesi ile talep edilen bedelin rayiçlere uygunluğunun değerlendirilmesi, anılan görevlendirmenin kapsamı dışında kaldığı gibi bilirkişinin uzmanlık alanına da girmemektedir. Nitekim raporun "borç ikrarına ilişkin belge bulunup bulunmadığının tespiti" başlıklı bölümünde "…davacının davalı taraftan kaynaklı 4 gün yükü boşaltamadığından davalıya düzenlemiş olduğu 17/07/2024 tarih ... numaralı 17.400,00.-TL tutarlı faturadan ileri geldiği…" ifadesine yer verilmiş ise de; anılan ifadenin hangi belgeye veya incelemeye dayandırıldığı raporda gösterilmemiş, bekleme süresinin makul süreyi aşıp aşmadığı, gecikmenin hangi tarafın risk alanından kaynaklandığı ve talep edilen bedelin uygunluğu hususlarında herhangi bir tespitte bulunulmamış; raporun sonuç bölümünde ise taraflara ait ticari defter ve belgelerde icra takip tarihi itibariyle taraflar arasında borç-alacak bakiyesi bulunmadığı bildirilmiştir. Bu itibarla anılan rapor da, yukarıda sayılan hususları karşılar nitelikte değildir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; ispat yükü kendisinde bulunan davacı tarafından, delil ikamesi için gereken avansın verilen kesin süre içerisinde yatırılmaması ve bu suretle 6100 Sayılı HMK.'nın 324/2. maddesi uyarınca bilirkişi incelemesi delilinin ikamesinden vazgeçilmiş sayılması nedeniyle; taşıma sözleşmesi kapsamında makul boşaltma süresinin aşıldığı, bu aşımın sözleşme hükümlerine dayandığı veya davacının kendi risk alanı dışındaki bir nedenden kaynaklandığı ve bu suretle 6102 Sayılı TTK.'nın 863/3. maddesi uyarınca bekleme ücretine hak kazanıldığı hususlarının ispat edilemediği; buna bağlı olarak ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine konu 17.400,00.-TL asıl alacak ve 217,38.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.617,38.-TL alacağın, icra takip tarihi itibariyle mevcut bulunduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla; ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM 1) İspatlanamayan davanın REDDİNE, 2) Karar ve İlâm Harcı : a) 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00.-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılmış bulunan 615,40.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60.-TL harcın; davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 615,40.-TL başvurma harcı ve 87,50.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 702,90.-TL harcın; davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 475,00.-TL posta ve tebligat gideri ile 5.000,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.475,00.-TL yargılama giderinin, davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde; 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi.17/07/2026
.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar