Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1622 E. 2026/2079 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1622
- Karar No
- 2026/2079
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1622 KARAR NO : 2026/2079
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/05/2023 NUMARAS I : 2021/497 Esas 2023/379 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasındaki ticari ilişkiden süregelen cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3985 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3985 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında arasında herhangi bir ticari ilişki nedeniyle cari hesaptan kaynaklanan borç bulunmadığını, karşı tarafın sipariş verdikleri ürünlerin bedelini ödedikleri halde malların teslim edilmediğini, teslim edilmeyen malların faturalarının kesilerek kendilerine gönderildiği iddialarının doğru olmadığını, davalı adına açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde İstinaf incelemesine konu karar ile: "...Dava; İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 46.629,23 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak cari hesap alacağının gösterildiği, davalı tarafından yasal süresinde borca, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği,tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda davacı tarafın ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK hükümlere uygun olarak tutulduğu, takip tarihi itibariyle davalıdan fazla ödeme nedeniyle 46.629,23 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK hükümlere uygun olarak tutulduğu, takip tarihi itibariyle davalının 1.918,24 TL borçlu olduğu, taraf defterleri arasındaki 44.711,00 TL farklılık olduğu, davalı tarafından düzenlenen tüm satış faturalarının ve iade faturalarının davacı defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davacı tarafından düzenlenen tüm iade faturalarının davalı defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, taraf defter ve kayıtları arasındaki uyumsuzluğun davacı tarafından düzenlenen 31.08.2020 tarihli 12.87,84 TL E-arşiv faturadan kaynaklandığının tespit edildiği, E-arşiv faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediği hususunun takdiri Mahkemeye bırakılarak terditli hesaplama yapıldığı, Mahkememizce bilirkişi raporu denetime elverişli, yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyette görülmekle bilirkişi raporuna itibar edilerek E-arşiv faturanın davalıya tebliğ edildiği davacı tarafça ispatlanamadığı" şeklindeki gerekçe ile; davanın KISMEN KABULÜ ile; İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3985 esas sayılı dosyasında davalı itirazının 33.938,24 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmasına, alacağın %20 si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Karara esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hüküm tesis etmeye yeterli olmadığını, bilirkişinin 08.03.2022 tarihli kök raporunun sonuç kısmında "...fark icmalinden de anlaşılacağı üzere Taraf Defterlerinde 46.639,39 TL. bakiye uyumsuzluğuna sebep olan; davacı tarafından davalıya yapılan 5.000'er TL. ödeme belgelerini, davalının ise davacıya 22.020 TL+12.691.15 TL meblağlı banka EFT dekontlarının sunulması neticesinde anlaşılabileceğine dair tesbitte bulunduğunu, bilirkişinin bu tesbiti doğrultusunda mahkemeye sunulması istenen makbuzların 14.03.2022 tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulduğunu, aynı raporda müvekkili firmanın ticari defter kayıtlarının ve hesap hareketlerinin incelenmesi ve cari hesap dökümünden davacı tarafa 22.020 TL, 12.691 TL olmak üzere toplamda 34.711 TL'nin bankadan EFT yoluyla davacıya ödeme yapıldığına dair tespit bulunduğunu, davacı vekili tarafından mahkemeye sunulan esas bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içeren dilekçesinde ayrıca karşı tarafça müvekkile "ödendiği iddia edilen tutarın ödemelere ilişkin ödeme belgelerinin davalı tarafça yerel mahkemeye sunulması gerektiğini aksi takdirde bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere davanın haklılığının ortada olduğunu, aksi takdirde bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere davalarının haklılığının ortada olduğu" şeklinde beyanı bulunduğunu, davacı vekilinin bu beyanı ile 20.020 TL, 12.691,15 TL meblağlı ödeme belgelerinin banka EFT makbuzlarının mahkemeye ibrazı halinde taraflarca kendilerine 34.711 TL tutarında ödeme yaptığının kabul edildiğini, bilirkişinin 04.12.2022 tarihli ek raporunda fark hesabı başlıklı bölümde, müvekkilinin 22.09.2022 tarihinde EFT yoluyla 34.711 TL ödeme yaptığına dair bir tespit bulunmasına rağmen raporun sonuç kısmında bu ödemelere yer vermediğini, değerlendirmede bulunulmadığını, raporun bu yönüyle eksik ve hatalı olduğunu, mahkemece alacağın likit olduğundan bahisle alacağın %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararında belirtildiği gibi dava konusu alacağın likit olmadığını, taraflar arasında cari hesap ilişkisi olup, tartışmalı olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, usul ve yasaya aykırı eksik ve hatalı yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, tehiri icra taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Davanın kısmen kabulü ile İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3985 esas sayılı dosyasında davalı itirazının 33.938,24 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmasına, alacağın %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir. İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davaya konusu İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3985 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 46.629,23 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine, davalı borçlu vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu ve davalının itirazının iptali amacı ile eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen en son 04.12.2022 tarihli ek raporda; davacı ticari defterlerine göre davacının davalıya 46.629,23 TL ödeme fazlası nedeni ile kayden bu tutar kadar alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde ise davacının davalıdan kayden 1.918,24 TL alacaklı olduğu, dolayısı ile taraf ticari defterleri arasında (46.629,23-1918,24 =) 44.711,00 TL fark olduğu, davalı tarafından davacıya keşide edilen tüm satış faturaları ile iade faturalarının davacı kayıtlarına işlendiği, aynı şekilde davacı tarafından davalıya keşide edilen tüm iade faturalarının davalı kayıtlı olduğu, tarafla arasındaki 44.711,15 TL uyumsuzluğun davacı tarafından davalıya 25.11.2020 ve 30.11.2020 tarihinde gerçekleştirdiği her biri 5000,00 TL'lik nakit ödemenin davalı kayıtlarında yer almamasından, aynı şekilde davalı tarafından davacıya 22.09.2020 tarihinde 22.020,00 TL EFT ödemesinin davacı kayıtlarında yer almamasından ve yine davacı tarafça davalı adına düzenlenen 31.08.2020 tarih ve 12.687,84 TL bedelli faturanın davalıda kayıtlı olmamasından kaynaklandığının tespit edildiği bildirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı vekili tarafından 11.10.2022 tarihli dilekçe ekinde ek raporda belirtilen ve davacı kayıtlarında olmasına rağmen davalıda kayıtlı olmadığı belirtilen 25.11.2020 ve 30.11.2020 tarihli ve her biri 5000,00 TL'lik nakit ödemeye ilişkin iki adet dekont sunulmuştur. Yine davalı vekili tarafından sunulan 14.03.2022 tarihli dilekçe ekinde davalıda kayıtlı olmasına rağmen davacıda kayıtlı olmadığı bildirilen 22.09.2020 tarih ve 22.020,00 TL'lik EFT ödemesine ilişkin makbuzun bir örneği sunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hükme esas alınan bilirkişi raporu gereğince davacı tarafça davalı adına düzenlenen ve davacıda kayıtlı olmasına rağmen davalıda kayıtlı olmadığı belirtilen 31.08.2020 tarih ve 12.687,84 TL bedelli iş bu fatura içeriği mal ve hizmetin davacı tarafça davalıya verildiği hususunun davacı tarafça ıspatlanamadığı kabul edilerek fatura tutarının her iki taraf ticari defterleri arasındaki fark olan 44.711,00 TL 'den düşülerek 33.938,24 TL üzerinden karar verilmiştir. Ancak bilirkişinin kök rapordaki tespitlerinden sonra davalı tarafça dayanak belgesi sunulan ve davalıda kayıtlı olmasına rağmen davacıda kayıtlı olmadığı bilirkişi tarafından tespit edelin 22.09.2020 tarih ve 22.020,00 TL'lik EFT ödemesi ile ilgili ek raporda bir mahsup işlemi yapılmadığı görülmüştür. Davalının bu yöndeki rapora itirazları da değerlendirilmemiştir. Bu durumda davalının bu yöndeki savunması da değerlendirilerek gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınarak taraflar lehine mahkemenin istinaf incelemesine konu kararı ile oluşan kazınılmış haklar da gözetilerek oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır. Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/05/2023 tarih, 2021/497 Esas ve 2023/379 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 579,58 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE, 6- İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 7- İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, 8-İİK 36.md gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi uyarınca yatırılan teminatın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 30/09/2026