Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1031 E. 2026/982 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1031
Karar No
2026/982
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1031 - 2026/982 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)

ESAS NO : 2025/1031 KARAR NO : 2026/982

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/09/2025 NUMARASI : 2022/630 Esas - 2025/686 Karar

DAVACI : VEKİLLERİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

İHBAR OLUNAN : ADRES : DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 08/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;

İDDİA : Davacı vekili; davacının dava dışı ...Ticaret Limited Şirketi ile imzaladığı 31/08/2015 tarihli sözleşme ile ... inşaatı ... bloklar 2,5 mm epoksi zemin kaplama yapılması ile süpürgelik ve poliüretan derz dolgu işlerinin malzeme+işçilik olarak yapılması işini üstlendiğini, ... Ticaret Limited Şirketinin iflas erteleme başvurusu sonrasında işin asıl taşeronu olan... Anonim Şirketi, .. Ticaret Limited Şirketi ile davacı arasında aynı sözleşme konusu üzerinden 20/08/2016 tarihli protokol akdedildiğini, bu protokol ile davacının dava dışı yükleniciden olan alacaklarından... Anonim Şirketinin doğrudan sorumlu olmayı imzası ile taahhüt altına aldığını, davacının Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/48 Değişik İş nolu dosyası ile tespit yaptırdığını, davacının işveren tarafından kendisine gösterilen işleri sözleşme kapsamında tamamlayarak teslim ettiğini, bu bölümlerin hakedişlerini hazırladığını, davacının sözleşme ve protokol dolayısıyla toplam alacağının 500.101,13 TL olduğunu, icra takip tarihine kadar 393.942,60 TL ödendiğini, bakiye alacağın ödenmediğini, davalının... Anonim Şirketi ile birleştiğini, alacağın tahsili için Ankara 16. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2017/3732 Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalı aleyhine icrainkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; dava konusu icra takibine 18/02/2017 tarihinde itiraz edildiğini, dava şartı arabuluculuk son tutanağının 03/02/2020 tarihinde düzenlendiğini, huzurdaki davanın 1 yıllık hak düşürücü süresinin geçmesinden sonra itirazın iptali davasının açıldığını, icra dosyasının işlemden kaldırılması nedeni ile müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, taraflar arasındaki protokol hükümlerine göre davalının dava konusu takibe ilişkin herhangi bir ödeme yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, davalının protokolün 3.2.2 maddesine göre protokol şartlarına göre ödeme yükümlülüğü doğması durumunda ... Limited Şirketi nam ve hesabına doğrudan davacıya ödeme yapılması ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu savunarak, davanın reddine, müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiye göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen malzeme ve işçilikten kaynaklanan faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı, ihbar olunan ...Ticaret Limited Şirketi ile imzaladığı 31/08/2015 tarihli sözleşme ile ... inşaatı ...bloklar 2,5 mm epoksi zemin kaplama yapılması ile süpürgelik ve poliüretan derz dolgu işlerinin malzeme+işçilik olarak yapılması işini üstlendiği, bu şirketin iflas erteleme başvurusu sonrasında işin asıl taşeronu olan... Anonim Şirketinin ... ...Ticaret Limited Şirketi ile kendisi arasında aynı sözleşme konusu üzerinden 20/08/2016 tarihli protokol akdedildiği, bu protokol ile davacının yükleniciden olan alacaklarından... Anonim Şirketinin doğrudan sorumlu olmayı kabul ettiği, davacının işleri sözleşme kapsamında tamamlayarak teslim ettiği, sözleşme ve protokol dolayısıyla toplam alacağının 500.101,13 TL olduğu, 393.942,60 TL ödeme yapıldığı, kalan alacağının ödenmediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, icra dosyasının işlemden kaldırılması nedeni ile davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, protokole göre davalının davacıya karşı sorumluluğunu doğmadığını savunmuş ve davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir. 07/11/2023 tarihle celsede davalı vekilinin davanın İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki sürede açılmadığı itirazının, itirazın iptali davası açma süresinin kanunun açık hükmüne göre itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlaması ve dava konusu Ankara 16. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2017/3732 Esas nolu dosyasında davalının itirazının davacıya tebliğ edilmemiş olması nedeni ile İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesindeki icra dosyasının işlemden kaldırılması nedeni ile davalıya husumet yöneltilemeyeceği itirazı, İcra ve İflas Kanununun 78. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi gereğince kabul edilmemiştir. Dava konusu icra takibinde borçlulardan birinin... Anonim Şirketi olarak gösterilmesi, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün 01/06/2023 tarihli cevabi yazısı ile... Anonim Şirketinin davalı ...Şirketi ile birleştiğini bildirmesi ve Türk Ticaret Kanununun 153. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesine göre birleşme kararının ticaret siciline tescili ile tescil anında devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifi kendiliğinden devralan şirkete geçmesi nedeni ile iş bu davanın, icra takibinin borçlusuna karşı açıldığı kabul edilmiştir. 11/03/2025 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile davacı vekiline dava dilekçesinde harca esas değerin asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı olarak gösterilmiş olması, tevzi formunda yalnızca asıl alacak belirtilerek peşin harcın ödenmiş olması ve dava konusu icra takibinin takip talebinde toplam alacağın 106.356,99 TL olması nedeni ile itirazın iptalini talep ettiği toplam tutarı açıklaması ve açıklamasına göre varsa eksik peşin harcı ödemesi için iki hafta kesin süre verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili 14/03/2025 tarihli dilekçesi ile harca esas değerin 106.158,49 TL asıl alacak ve 198,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 106.356,99 TL olduğunu bildirmiş ve işlemiş faiz yönünden eksik peşin harcı yatırmıştır. 11/03/2025 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararına göre davacı vekilinin sunduğu 14/03/2025 tarihli dilekçesi ile harca esas değerin 106.158,49 TL asıl alacak ve 198,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 106.356,99 TL olduğunu bildirmesi ve işlemiş faiz yönünden eksik peşin harcı yatırması nedeni ile davadaki talebin takip talebindeki hem asıl alacak hem işlemiş faiz için olduğu kabul edilmiştir. Cevap dilekçesindeki talep doğrultusunda dava ......Şirketine ihbar edilmiş, ihbar olunan davaya katılmamıştır. İhbar olunanın davaya katılmaması nedeni ile ihbar olunan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin 1. fıkrasının b bendi gereğince gerekçeli karar başlığına yazılmamıştır. Davacı ile davalı arasında, davacının ihbar olunan ... ...Şirketi ile imzaladığı 31/08/2015 tarihli sözleşme ile ... inşaatı ...bloklar 2,5 mm epoksi zemin kaplama yapılması ile süpürgelik ve poliüretan derz dolgu işlerinin malzeme+işçilik olarak yapılması işini üstlendiği, 20/08/2016 tarihinde işin asıl taşeronu olan davalı, ... ...Şirketi ve davacı arasında aynı sözleşme konusu üzerinden protokol imzalandığı, bu protokolünün konusunun aslen sözleşme kapsamında olup alt yüklenici sözleşmesine istinaden alt yüklenici tarafından ifa edilen iş/işler ile temin edilen malzemelerin bedellerine ilişkin olarak yine alt yüklenici tarafından düzenlenerek yükleniciye sunulacak hakediş tutarları ve bağlantılı fatura bedellerinin yüklenicinin de muvafakati ile protokolün imza tarihinden sonra geçerli olmak üzere işveren tarafından doğrudan alt yükleniciye ödenmesi olduğu, protokolün 3.2.2 maddesine göre alt yüklenicinin tanzim ve ibraz edeceği faturasına ve o ay yüklenici tarafından alt yükleniciye yapılmış işçilik ile ilgili ödemeleri ile ilgili yüklenici tarafından mahsup edilecek tutara ilişkin alt yüklenici ve yüklenicinin müşterek beyanlarına istinaden bakiye tutarı nam ve hesabına doğrudan alt yükleniciye ödeyecek ve işveren tarafından ödenen bu tutarlar yüklenicinin işveren nezdindeki cari hesabından mahsup edilecektir ve işverenin işbu protokol kapsamında alt yüklenici sözleşmesi ile bağlantılı yegane sorumluluğu işbu protokol madde 3.2.2’de belirtildiği doğrultuda doğrudan alt yükleniciye yapacağı ödeme ile sınırlı olacaktır hükümleri bulunduğu vakıasına ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacının davalı ile arasındaki protokole göre davalıdan alacak talebinde bulunup bulunamayacağı, bulunabilecek ise miktarının ne kadar olduğu hususlarındadır. Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan vakıalara göre genel kurala uygun olarak dava dilekçesinde dayandığı vakıaları ispat yükü davacıdadır. Dava itirazın iptali davası olduğundan icra takibinde talep edilen alacak ile bağlı olarak yapılan yargılamada davacının ve davalının sundukları delillerin değerlendirilmesi ve davacı ile davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonrasında mali müşavir ... ve inşaat mühendisi ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulunun hazırladığı 15/04/2024 tarihli raporda davalının ticari defterlerinde davacıyla ilgili muhasebe kayıtlarının olmadığının, mevcut delillere göre alt yüklenici davacının dava dışı yüklenici ... ...Şirketi ve davalı arasında imzalanan protokolün 3.2.2 maddesinde ... ...Şirketi tarafından hakediş ve faturanın kabulü ve onaylanmasına ilişkin olarak işverene yazılı bildirimde bulunulacağına dair bir hüküm bulunmadığının, protokolün 3.2.2. maddesinden yüklenici tarafından alt yükleniciye yapılmış olan işçilik ödemelerine ilişkin olarak işverene müşterek beyanda bulunulacağının anlaşıldığının bildirilmesi, Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü 03/06/2024 tarihli cevabi yazının ve eklerinin incelenmesi sonra hazırlanan 03/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda delillerden davacının davalıdan alacağının olup olmadığının tespit edilemediği görüşünün bildirilmesi, davalının usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinde davacıya ait kayıt bulunmadığından davacının ticari defterlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 3. fıkrası gereğince davacı lehine delil olarak kabul edilmesinin olanaklı olmaması, davacı tanığı ...'in ve davalı tanığı ...'in beyanlarının uyuşmazlık konusu olmayan vakıalar ile ilgili olması, ihbar olunan ... ...Şirketine yazılan dava konusu faturaya ilişkin bilgilerin ve belgelerin gönderilmesi için yazılan müzekkerelere cevap verilmemesi, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/07/2025 tarihli cevabi yazısı ile ... ...Şirketinin defter ve belgelerinin 2016/336 Esas nolu dosyanın içinde bulunmadığının bildirilmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının dayandığı 20/08/2016 tarihli protokol başlıklı protokolün 3.2.2. maddesine göre yüklenici tarafından alt yükleniciye yapılmış olan işçilik ödemelerine ilişkin olarak işverene müşterek beyanda bulunmasının davalının sorumluluğunun doğması için koşul olarak kararlaştırılması, davacının sunduğu deliller ile bu koşulun gerçekleştiğinin ve buna bağlı olarak davalının sorumluluğunun doğduğunu ispatlayamaması, davacının yemin deliline de dayanmaması nedenleri ile ispatlanamayan davanın reddine, itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine, davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını gösterir delil bulunmaması nedeni ile davalının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece işin kabulünün yapılıp yapılmadığının sorulması ya da bu şekilde de bir neticeye varılamaması durumunda mahallinde keşif yaptırarak müvekkili tarafından sözleşmeye uygun biçimde yapılan işin miktarının ve karşılığının tespit edilmesi gerektiğini, bu hususlara ilişkin bir araştırma yapılmadan dosyanın karara bağlanmasının hatalı olduğunu, yine müvekkilinin ileri sürdüğü alacak hakkının varlığı hususunda borç ilişkisinin taraflarının ticari defterlerinin incelenerek her iki tarafın defterinde de ileri sürülen alacağın kayıtlı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, mahkemece dava dışı ... şirketine defterlerinin dosya kapsamına dahil edilmesi gerektiğini, defterlerin sunulmadığı takdirde bunun sebebinin bildirilmesinin istenmesini, bu aşamada defterler yine sunulmaz ve sebebi de bildirilmezse ya da bildirilen sebep yeterli görülmezse, durumun davacının lehine yorumlayarak bir sonuca varılması gerektiğini, somut olayda her ne kadar daha önce ... şirketine ticari defterlerini sunmak üzere müzekkere gönderilmişse de, HMK 221'e uygun şekilde işlem yapılmadığını, taraflar arasında aktedilen sözleşmede "İşveren, Alt Yüklenici'nin yukarıdaki Madde 3.2.1 kapsamında tanzim ve ibraz edeceği faturasına ve o ay Yüklenici tarafından Alt Yüklenici'ye yapılmış işçilik ödemeleri ile ilgili Yüklenici faturasından mahsup edilecek tutara ilişkin Alt Yüklenici ve Yüklenici'nin müşterek beyanlarına istinaden, bakiye tutarı Yüklenici'nin nam ve hesabına doğrudan Alt Yüklenici'ye ödeyecek ve İşveren tarafından ödenen bu tutar(lar) Yüklenici'nin İşveren nezdindeki cari hesabından mahsup edilecektir" hükme bağlandığını, protokolde yer alan hükmün mahkeme tarafından yanlış yorumlandığını, söz konusu hükmün alt yüklenici davacı ... şirketi tarafından düzenlenen faturaya istinaden, eğer yüklenici (dava dışı ... şirketi) tarafından alt yükleniciye yapılan bir ödeme varsa, işveren (davalı... şirketi) tarafından aynı ödemenin mükerrer olarak yapılmasına karşı alınmış bir önlem mahiyetinde olduğunu, bu durumun davalı şirketin sorumluluğunun doğması için öngörülmüş bir şart olmadığını, dava dışı ... şirketinin icra takibi esnasında iflas erteleme kararı aldığı ve bu şirket tarafından alt yüklenicilere ödeme yapılması mümkün olmadığını, davalı tarafından, alt yüklenicilerin işi bitirmesini temin etmek amacıyla, alt yüklenicilerle ...şirketi tarafından yapılması gereken ödemelerin üstlenildiği protokollerin yapıldığını, bu protokollerin dosya kapsamında mevcut olduğunu, ...şirketinin içinde bulunduğu mali durum değerlendirildiğinde, protokol tarihinden sonra, müvekkilin düzenlediği faturadan mahsup edilecek nitelikte bir ödeme yapmış olmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alt taşeron, davalı taşerondur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Katip E-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1031, K. 2026/982, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1031-e-2026-982-k-80b924908eda