Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1702 E. 2026/1143 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1702
Karar No
2026/1143
Karar Tarihi

T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1702 KARAR NO : 2026/1143

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ......Esas sayılı derdest dosyada ihtiyati haciz talebinin reddi

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :

KARAR TARİHİ : 07/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/10/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında bal ticaretine ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından davalıya çeşitli tarihlerde toplam 4.250.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalının ödenen bedellere rağmen taahhüt ettiği malları teslim etmediğini, 25.12.2025 tarihli noter ihtarnamesine rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine başlatılan ...... İcra Dairesi...... E. sayılı icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ettiğini, banka dekontları, cari hesap kayıtları ve WhatsApp yazışmaları ile alacağın varlığının ispatlandığını, cari hesap bakiye alacağının 3.849.046,03 TL olduğunu, alacağın tahsilinin tehlikede olması nedeniyle borçlunun mallarına ihtiyati haciz konulması gerektiğini beyanla ...... İcra Dairesi...... E. sayılı icra dosyasında 4.012.525,03 TL alacak ve ferileri ile ilgili itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...... İcra Dairesinin...... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın haklı olduğunu, müvekkili şirketin davacıya borcunun bulunmadığını, mal teslimatlarının eksiksiz yapıldığını, cari hesap uyumsuzluğunun davacının 3.910.905,34 TL bedelli gider yansıtma faturasını ödemekten kaçınmasından kaynaklandığını, müvekkili şirketin ticari defterlerine göre davacıdan 62.925,31 TL alacaklı durumda bulunduğunu beyanla davanın reddine ve davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince....... tarihinde "... Eldeki dosya kapsamına göre; talep eden tarafından dosyaya ibraz edilen bilgi- belge ve delillerin şimdilik alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğuna dair yaklaşık olarak ispata yeterli olmamakla ve ayrıca karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmadığı gözetilmekle talep konusu alacağın varlığının ve varsa miktarının yargılamayı gerektirdiği ..." gerekçesiyle "1-Davacı/ talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE ..." karar verildiği anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalıya banka yoluyla "gelecek ballara istinaden" açıklamasıyla toplam 4.250.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafın ödemelere rağmen malları teslim etmediğini ve bedelleri iade etmediğini, keşide edilen 25.12.2025 tarihli noter ihtarnamesine rağmen borcun ödenmediğini, ...... İcra Dairesi'nin...... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının haksız itirazda bulunduğunu, ticari cari hesap kayıtlarında 3.849.046,03 TL alacak bakiyesi yer aldığını, ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyasından verilen....... tarihli ihtiyati haciz talebinin reddi kararının eksik incelemeye dayalı ve hatalı olduğunu, alacağın banka dekontları, ticari defterler, cari hesap dökümleri ve WhatsApp yazışmaları ile yaklaşık olarak ispatlandığını, davalının mal kaçırma ihtimali bulunması nedeniyle alacağın tehlike altında olduğunu, ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen ....... tarihli ara kararının istinaf yoluyla incelenerek ortadan kaldırılmasını ve borçlunun borca yetecek taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini müvekkili adına talep etmiştir. DELİLLER: ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. İhtiyati haciz, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İİK'nin 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. HMK'nin 406/2. maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilen ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nin 257. Maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” hükmüne yer verilmiştir. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur. Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyati haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyat haciz isteyebilir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El kitabı) Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı, ihtiyati haciz için gerekli "yaklaşık ispat" şartının da gerçekleşmesi durumunda başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK’nin 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir. İİK'nin "ihtiyati haciz kararı" kenar başlıklı 258. maddenin birinci fıkrasının 2. cümlesinde “Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.” denilmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hâkime kanaat verecek dellilerin sunulmasıdır. Hâkim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa, ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Öte yandan, geçici hukuki koruma tedbirlerinde “Ölçülülük” ilkesi; Anayasa ile güvence altına alınan bir ilke olup içinde “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç farklı alt ilkeyi de barındırmaktadır. Başvurulan tedbir, ulaşılmak istenen amaç bakımından elverişli ve gerekli olmakla birlikte; başvurulan tedbir ile ulaşılmak istenen amaç arasında orantı olmalıdır. Söz konusu ilke, hayatın her alanında uygulama bulmakta olan genel bir ilkedir. Öngörülen geçici hukuki koruma tedbiri ile ulaşılmak istenen amaç arasında da ölçülülük ilkesi gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur. İhtiyati hacizde tek ölçü yaklaşık ispatın sağlanması olmayıp; ihtiyati haciz kararı ile davanın her iki yanının menfaatinin gözetilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamına göre davacının alacak iddiası, davacı şirket tarafından davalı şirkete çeşitli tarihlerde gönderilecek ballara ilişkin ödeme gönderildiği ancak balların teslim edilmediği iddiasına dayanmaktadır. Davalı ise, malların fiilen teslim edildiğini, davacıya herhangi bir borç bulunmadığını savunmaktadır. Dolayısıyla ödemenin yapılıp yapılmadığı, malların teslim edilip edilmediği hususlarının dosyadaki faturalar ve irsaliyelerin birlikte değerlendirilmesini, dolayısıyla yargılamayı gerektirmektedir. Her ne kadar davacı vekili ihtiyati haciz şartlarının somut olayda oluştuğunu ileri sürmekte ise de; davacı vekilince sunulan deliller bu aşamada alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispata yeterli görülmediğinden, İİK'nin 257. maddede öngörülen ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı, bu hâliyle ihtiyati haciz talebinin reddine dair inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna dairemizce varılmıştır. Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, Yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından esas hükümle birlikte değerlendirilmesine, İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Artan istinaf avanslarının ilk derece mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine, Karar ilamının HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, İlişkin; dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/10/2026

Başkan e imzalıdır

Üye e imzalıdır

Üye e imzalıdır

Katip e imzalıdır

Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1702, K. 2026/1143, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1702-e-2026-1143-k-7c9370369953