İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1079 E. 2026/733 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1079
- Karar No
- 2026/733
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1079 KARAR NO : 2026/733
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 27/03/2026 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA VE İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif ile davalı arasında esnaf ve sanatkar kredisi kullandırılmasına yönelik ... tarihli Kredi ve Kefalet Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme kapsamında kredi kullandırıldığını ve borcun teminatı olarak davalı adına kayıtlı "..." adresinde kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, davalının sözleşmeden doğan ödemelerini aksatması üzerine hesabın kat edilerek ... 17.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine borçlu- davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tüketici işlemi niteliğindeki bu uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, takibe dayanak gösterilen hesap kat ihtarının usulsüz olup alacağın muaccel hale gelmediğini, bu sebeple takip şartlarının oluşmadığını, alacak miktarı ve talep edilen faiz oranının belirlenmesi gerektiğini, icra inkar tazminatı talebinin haksız olup müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, taşınmazın aile konutu olması ve eş rızasının alınmaması nedeniyle ipoteğin geçersiz olduğunu belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, kredi ve kefalet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamı istemlerine ilişkindir. Davacı vekili 21/09/2026 tarihli dilekçesi ile; takip dosyasına konu borcun ödendiğini ve davanın konusuz kaldığını, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 22/09/2026 tarihli dilekçesi ile, davacı tarafla karşılıklı uzlaşma sağlanmış olup davaya konu dosya borcunun haricen tahsil edildiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinden feragat ettiklerini beyan etmiştir. Bilindiği ve 6100 sayılı HMK'nın 313/1 maddesinde düzenlendiği üzere sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. HMK’nın 314. maddesinde sulhün hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. HMK’nın 315/1 maddesi ise “Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” hükmünü amirdir. Somut olayda, davalı tarafından iş bu dava açıldıktan sonra taraflar arasında uzlaşma sağlanarak davaya dayanak takip dosyası borcunun haricen tahsil edildiği anlaşılmakla, eldeki davamızın konusuz kaldığı değerlendirilmiş ve davacı tarafça açılan davanın, konusuz kalmasından dolayı, esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1-Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın ödeme sonucu konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 732,00- TL ile posta gideri 123,00-TL olmak üzere toplam: 855,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Taraflar karşılıklı olarak talep etmediklerinden vekalet ücreti konusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00-TL arabuluculuk giderinin, davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine, 7-HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30.09.2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır