İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1156 E. 2026/725 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1156
- Karar No
- 2026/725
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1156 Esas KARAR NO : 2026/725
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 28/05/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 10.09.2014 tarihinde Konut/İşyeri Satış Vaadi Sözleşmesi imzalanarak taşınmazın müvekkil adına kayıt ve tescilinin yapılacağına yönelik anlaşma yapıldığını, müvekkilinin 206.125,00 USD tutarında peşin ödeme yaparak davalının taşınmazı alıcı sıfatına haiz müvekkiline satmayı taahhüt ettiğini, taşınmazın tesliminin taahhüt edildiği tarihte teslim edilmediğini, teslim edilmeyen her ay için taşınmazın rayiç kira bedeli üzerinden cezai şart alacağı ödeneceği hususu davalı tarafından taahhüt edildiğini, müvekkilinin 2015 yılından itibaren bağımsız bölümün borcunu ödemek için fedakârlık göstermiş ve konut sahibi olmak istediğini ancak aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen davalılar tarafından müvekkile satılan ve tescili yapılmayan iş bu dava konusu taşınmaz sebebiyle müvekkilinin 2015 yılından beri yaptığı tüm birikimleri ile satın almış olduğu taşınmazını kaybetme baskısı ve korkusu ile karşı karşıya kaldığını davalılar sözleşme kapsamındaki teslime dair edimlerini süresinde yerine getirmediği gibi, tapu hala müvekkile devir edilmemiştir, davalılar tarafından sözleşmeye ve hukuka aykırı davrandıklarını bu nederlerle öncelikle ihtiyat-i tedbir konulmasını, taşınmazın müvekkil adına tüm takyidatlardan ari olarak tesciline karar verilmesini, mümkün olmaması halinde güncel taşınmaz bedelinin müvekkile ödenmesine, taşınmazın teslim ve tescilinin yapılmaması sebebiyle müvekkilin mahrum kaldığı kira bedelinin ve cezai şart alacağının ödenmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı Müflis ... A.Ş. Adına İflas İdaresi Vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin iflas ettiğini, bu sebeple iflas hukuku hükümleri gereğince kayıt kabul davası olarak görülmesi gerektiğini, davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: ... 13. Tüketici Mahkemesi'nin E. ..., K. ... sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dava dosyasının ... 3. Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği görüldü. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2026 tarihi itibariyle faaliyetinin durdurulmasına ve ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olup söz konusu karar uyarınca ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredilerek söz konusu dava dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan 28/09/2026 tarihli beyan dilekçesi ile davacı ile sulh oldukları belirtilerek dilekçe ekinde sulh protokolü ibraz edilmiştir. Davacı vekili tarafından mahkememizde 28/09/2026 tarihli duruşmadaki beyanında müvekkilinin dava konusu bağımsız bölümün tapusunu devraldığı belirtilerek lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi talep edilmiştir. HMK'nın 313. maddesi; "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir."; HMK'nın 314. maddesi; "Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir."; HMK'nın 315. maddesi; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir."; HMK'nın 331. maddesi; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklindedir. Dosya ve tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından huzurda görülen tapu iptali ve tescil davası açılmış olup yapılan yargılama sırasında davaya konu taşınmazın davacıya devredildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı vekili tarafından davacı tarafça yapılan sulh protokolü kapsamında müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi talep edilmiştir. Taraflar arasında imzalana sulh protokolünün incelenmesinde; protokolün 3.2. maddesinde; "Bu sulh sözleşmesinin imzalanması ile birlikte Alacaklı, ... Anonim Şirketini, İflas İdaresini ve İflas Masası ile vekillerini ibra etmekte ve 10.09.2014 tarihinde imzalanan gayrimenkul satışına ilişkin satış vaadi sözleşmesi uyarınca tüm alacaklarından ve bunların tüm ferilerinden gayrikabili rücu feragat etmektedir." düzenlenmesinin yer aldığı, yine protokolün 4.2. maddesinde; "Alacaklı, ... 1. İcra ve İflas Müdürlüğü... E. sayılı dosyasında alacak kaydı başvurusunda bulunmuştur. Alacaklı ile, 17.05.2023 tarihli ikinci alacaklılar toplantısının 6 numaralı gündem maddesi uyarınca alınan kararlar doğrultusunda sulh olunduğundan, Alacaklı/Yetkili Temsilcisi, tüm hak ve alacaklarını eksiksiz olarak elde ettiğini beyan etmektedir. Alacaklı, Müflis ... A.Ş aleyhine açmış veya açacak olduğu tüm dava, icra takibi ve şikayet dosyalarından gayrikabili rücu feragat etmektedir. Alacaklı, Müflis ... A.Ş.yi, İflas İdaresini ve İflas Masası vekillerini en geniş şekilde ibra etmektedir." düzenlemesinin bulunduğu görülmüş olup davacının söz konusu sulh ptorokolü ile birlikte müflis şirketi açılmış ve açılacak tüm dava ve takipler ve ferileri bakımından ibra ettiği anlaşılmıştır. Tarafların HMK'nın 313. maddesi uyarınca sulh oldukları anlaşılmakla mahkememizce sulh nedeniyle davanın esası hakkında karar verilemesine yer olamadığına karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle tarafların sulh olması nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar tesisine yer olmadığına; davacı tarafından müflis şirket açılmış ve açılacak tüm davalardan ferileri ile birlikte ibra edildiğinden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Sulh nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 488,00-TL harçtan daha önceden ödenen 615,40-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 127,40 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından müflis şirket ibra edildiğinden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Taraflar arasındaki sulhun niteliği gereği davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2026
Katip e-imzalı
Hakim e-imzalı