Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1905 E. 2026/1051 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1905
- Karar No
- 2026/1051
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1905 KARAR NO : 2026/1051
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2024 NUMARASI : 2021/665 2024/865 DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALILAR :.... VEKİLİ : .... VEKİLİ : .... İHBAR OLUNAN : .... VEKİLİ : .... Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1014 E.-2023/903 K.Sayılı Dosyası; DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALILAR :.... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 18/10/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı ....'nın sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile davalı ....'ün sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın çarpışması sonucu 11/03/2018 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin .... plakalı araçta yolcu konumunda bulunduğunu, kazada davalı ....'nın asli kusurlu olduğunu kaza sonrasında müvekkilinin hastanede tedavi gördüğünü, müvekkilinin maddi ve manevi yönden zarara uğradığını beyanla, HMK 107 maddesi kapsamında 1.000,00 TL maddi tazminatın (bakıcı gideri, geçici iş göremezlik, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan maddi zararlar) ..... yönünden 24/10/2020 tarihinden, davalı ....'den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı .... vekili 12/01/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan .... plakalı, .... Adına kayıtlı araçın 31/08/2017- 31/08/2018 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, bedeni zararlarda poliçe limitinin 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket sigorta araç sürücününü kusur oranında tazminat ödeme yapmakla yükümlü olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmediğini, karşı araç sürücüsünün alkollü araç kullandığını davacının da alkollü olma ve emniyet kemerinin takılı olmama ihtimalinin yüksek olduğunu bu nedenle müterafik kusurunu olduğu elde edilen gelirlerin mahsubunun gerektiğini, tedavi gideri, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluklarının bulunmadığını birden fazla zarar gören olması halinde araştırma yapılması gerektiğini, faizin yasal olması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından ASIL DAVADA; Davalı .... hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, 10.081,22 TL geçici iş göremezlik, 346.894,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatı (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ile 19.442,40 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 376.418,46 TL maddi tazminatın davalılardan ....'den kaza tarihinden, davalı.....'den dava tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'den tahsili ile davacıya verilmesine, Bakıcı gideri talebinin reddine, İhbar olunan hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına; BİRLEŞEN DAVADA; 10.081,22 TL geçici iş göremezlik, 346.894,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatı (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ile 19.442,40 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 376.418,46 TL maddi tazminatın davalılardan ....'dan kaza tarihinden, davalı .....'den dava tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'dan tahsili ile davacıya verilmesine, Bakıcı gideri talebinin reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı .... dilekçesinde özetle, davacının kaza anında .... ile birlikte araç içerisinde alkol aldığını, kaza tespit tutanaklarının mevcut olduğunu, tüm bunlar gözetilmeksizin ağır yaptırım uygulandığını, bilirkişi raporunda asli kusurlunun .... olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı ....vekili dilekçesinde özetle, davacı ile sulh olunduğunu, sulh ve ibra protokolü düzenlenerek ödeme yapıldığını, protokolün ilam hükmünde olmasına istinaden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ibranamede ödemeye müteakip maddi-manevi tazminat taleplerinden poliçe teminat tutarında feragat edildiğinin açıkça belirtildiğini, feragat nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, sulh anlaşması gereği davacının poliçe teminat limitine kadar olan taleplerine ilişkin müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünü ve işletenini ibra ettiğini, müvekkilinin poliçeye ilişkin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS Genel Şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Mortalite tablosunun esas alınması gerektiğini, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, tazminat hesaplamalarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran kanunun yürürlüğe girdiğini, işbu davada da uygulanması gerektiğini, faize hatalı olarak hükmedildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, trafik kazası sebebiyle oluşan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Yerel mahkemenin 10/07/2024 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair kararı davalı .... tarafından, davalı ....şirketi tarafından istinaf edilmiştir. Dairemizce öncelikli olarak davalı ....'ün adli yardım talebinin değerlendirilmesine karar verilmiş, bu davalının ekonomik ve sosyal durumu göz önünde bulundurularak adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı.... şirkeri vekili 31/10/2025 tarihli istinaf dilekçesinde, davacı taraf ile sulh ve ibra protokolü düzenlediklerini, sulh nedeniyle davacı tarafa ödeme yaptıklarını belirtmiş, istinaf dilekçesi ekindeki 02/12/2024 tarihli "ibraname ve sulh anlaşması" ayrıca tarihsiz "ibraname, feragat beyanı ve sulh anlaşması" başlıklı belge ile ödeme dekontları sunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, diğer davalı .... vekili tarafından da 04/12/2024 tarihli dilekçe ekinde, davacı vekili tarafından imzalanan 28/11/2024 tarihli "ibraname ve feragatname" başlıklı belge de dosyaya sunulmuştur. Yerel mahkemece 25/11/2025 tarihli istinaf formu düzenlenerek dosya dairemize gönderilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 314. maddesi; "(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2)(Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir. (3)(Ek:22/7/2020-7251/30md.) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir." şeklinde düzenlenmiştir. HMK'nun 315. Maddesi de "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Dairemizce istinaf istemi hakkında henüz bir karar verilmediğinden sulhe göre karar verme görevi ilk derece mahkemesine aittir. Bu durumda davalı sigorta şirketlerinin sunduğu 28/11/2024 tarihli ve 02/12/2024 tarihli ibraname, feragat ve sulh anlaşması başlıklı belgelere göre taraflar arasında varit olan bir sulhun bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden açıklanan nedenlerle; kaldırma sebep ve şekline göre davalı .... vekilinin sair istinaf itirazlarının itirazlarının şimdilik incelenmeksizin HMK 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Kararın kaldırma sebep ve şekline göre davalı .... vekilinin İstinaf Başvurusunun bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas, .... Karar ve 10/07/2024 tarihli kararın KALDIRILMASINA, Dosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine, 2.İstinafa başvuran davalı .... tarafça yatırılan 6.496,90 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesi'nce bu başvurana iadesine, İstinafa başvuran davalı ....'den adli yardımlı olması nedeniyle harç alınmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dair, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/06/2026
.... Başkan .... ¸e-imza ....Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 12/06/2026
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!