Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2196 E. 2026/1106 K. – Menfi Tespit-İstird
Konu: Menfi Tespit-İstirdat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2196
- Karar No
- 2026/1106
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit-İstirdat
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/2196
KARAR NO:2026/1106
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:29/12/2020
NUMARASI:2017/138 E. - 2020/716 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit, İstirdat (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; tarafların Kocaeli – Tahran arasında bir kısım emtiaların taşınması hususunda 31.01.2017 tarihinde tedarikçi sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme konuşu taşıma işinin bedeline istinaden, davacı tarafından, davalıya ... Bankası AŞ ...– ... Şubesine ait 21.03.2017 keşide tarihli, ... numaralı, 6.800,00 USD bedelli bir adet çekinin verildiğini, davalının 31.01.2017 tarihli tedarikçi sözleşmesine istinaden taşıması kararlaştırılan emtiaların taşıması için dava dışı .... Şti.ile anlaştığını, bu anlaşma üzerine, ... .... Şti.'nin taşıma konusu malları Tahran'a taşıdığını, ancak, fiili taşıyan ... .... Şti.'nin davacıyı arayarak taşıma bedelini almadığını belirttiğini, davalının dava dışı fiili taşıyıcı ... Şti.'ne taşıma bedelini ödemediğini, bu sebeple, .... Şti.'nin taşıma konusu emtiaları alıcıya teslim etmeyerek elinde tuttuğunu, bu durum üzerine davacının davalıyı bir çok kez aradığını, ancak davalıya ulaşamadığını, davacı tarafından davalı tarafa taşıma bedelinin karşılığı olan 6.800,00 USD değerindeki çeki teslim ederek ödeme yapmasına rağmen davalının fiili taşıyanın taşıma bedelini ödemediği gibi söz konusu çeki davacıya iade de etmediğini, davalının davacı akdettiği tedarikçi sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek ihlal ettiğini, bu sebeple davacının davalıya ödediği taşıma bedelini mükerrer olarak üçüncü şahıslara da ödeme ihtimaliyle karşı karşıya kaldığını, bu durumun davacı açısından telafisi imkânsız zararlara sebebiyet verdiğini, malın teslim edilmemesinden dolayı üçüncü şahısların talepleriyle de karşı karşıya kalmasına yol açtığını, kaldı ki, ... Şti.'nin davacıdan taşıma bedelinin ödenmesini talep ettiğini, davalı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı nın borçlu olmadığı halde ödemiş olduğu taşıma bedelini mükerrer olarak ödeme ihtimaliyle karşı karşıya kaldığını, icra tehdidi altında bulunduğunu, davacı aleyhine icra takibi yapılması halinde telafisi imkânsız zararlar doğacağını ileri sürerek, davacının 31.01.2017 tarihli tedarikçi sözleşmesinden dolayı davacının davalıya borcunun bulunmadığın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 01.07.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile çek bedelinin ödenmesi sebebiyle ödenen çek bedelinin davalıdan tahsili talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak süresinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... 1-Dava, menfi tespit olarak açılmış ise de akabinde ıslah talebine istinaden 6.800 USD'nin davalıdan istirdatı istemine ilişkindir.
2-Davalı tarafça, davaya cevap verilmemiş, ıslah dilekçesine karşı beyan dilekçesi ile, davaya ve ıslaha konu edilen çekler ve yapılan ticari faaliyetlerin tamamen kendisi dışında 3. kişiler tarafından tarafından yapılan işlemler olduğunu, kendisi ile gönül ilişkisi ...'nun vekaletlerle bu işleri adına yapmış olduğunu, kendisini kandırdığını, dolandırdığını, dava açan muhatap vekilin haklı olduğunu, ancak bunda kendisinin bir kusuru olmadığını, tamamen duygularını, iyi niyetini kötüye kullanan, haksız kazanç sağlayan ve nitelikli olarak dolandırıcılık yapanın ...olduğunu, dava konusu mağduriyetle ilgili kendisinin herhangi bir menfaatinin ve kazancının olmadığını, takdirin mahkemede olduğunu bildirmiştir.
3-Taraflar arasında 31/01/2017 tarihinde Tedarikçi Anlaşması akdedildiği, bu sözleşmeye göre, davacıya ait bir kısım emtianın Kocaeli'den (Gümrük çıkış İstanbul Erenköy) Tahran'a taşınması içinin davalı tarafça üstlenildiği, taşımanın 2 araçla yapılacağı, navlun bedelinin araç başı 3.400,00 USD olduğu, ödemenin %50 yüklemede, %50'sinin ise boşaltma CMR'sine istinaden ödeneceğinin kararlaştırıldığı;
4-Davalı ... tarafindan 02/02/2017 tarihli, ... nolu ve 6.800,00 USD tutarlı faturanındüzenlendiği, fatura açıklamasının “İzmit-Tahran nakliye bedeli, 2 araç, .../..., .../...” olduğu, 03/02/2017 tarihli tahsilat makbuzu ile ... nolu, 21/03/2017 keşide tarihli ve 6.800,00 USD bedelli çekin davalı tarafa teslim edildiği, 22/03/2017 tarihinde çekin tahsil edildiği;
5-Dava dışı .... Şti. tarafından dava dışı ... Şti.’ne düzenlenen 10/02/2017 tarihli, ... nolu ve 7.400,00 USD tutarlı fatura açıklamasının "2 araç İstanbul-Tahran nakliye bedeli .../..., .../...” olduğu, faturadaki araç plakalarının davalı tarafından düzenlenen 02/02/2017 tarihli faturadaki araç plakalarıyla aynı olduğu, dava dışı ... Şti. tarafindan 10/02/2017 tarihinde ödenen fatura bedeli, 13/02/2017 tarihli ... nolu fatura ile davacı ... A,Ş' ye fatura edildiği, fatura bedeli, 10/02/2017 tarihinde 3.700,00 USD ve 16/02/2017 tarihinde 3.700,00 USD olmak üzere iki parçada .... Şti' ye ödendiği;
6-Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin 2017 yılındaki fatura vc ödemeden oluştuğu, davacı şirket tarafından verilen ... Bankası A.Ş. ... ... Şubesi’ ne ait ... nolu, 21/03/2017 keşide tarihli ve 6.800,00 USD bedelli çekin 03/02/2017 tarihinde, davalı tarafından düzenlenen 02/02/2017 tarihli ve ... nolu fatura, 03/04/2017 tarihinde davacı şirket ticari defterlerine kaydedildiği;
7-Dava dışı .... Şti, tarafından düzenlenen 13/02/2017 tarihli, ... nolu ve 7.400,00 USD tutarlı fatura ile fatura bedeline istinaden yapılan ödemelerin, davacı şirket ticari defterlerinde yer aldığı, fatura açıklamalarında yer alan araç plakalarının davacı tarafın iddialarını destekler nitelikte olduğu, her iki faturanın da aynı iş için düzenlendiği ve davacı şirketin aynı iş için iki kez ödeme yaptığı;
8-Davacı tarafın ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş olup, sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ise sunmaktan kaçınmış olduğu anlaşılmıştır.
9-Sonuç olarak; Taraflar arasında 31/01/2017 tarihinde Tedarikçi Anlaşması akdedildiği, bu sözleşmeye göre, davacıya ait bir kısım emtianın Kocaeli'den (Gümrük çıkış İstanbul Erenköy) Tahran'a taşınması içinin davalı tarafça üstlenildiği ve taşımanın 2 araçla yapılacağının, navlun bedelinin araç başı 3.400,00 USD olduğunun, ödemenin %50 yüklemede, %50'sinin ise boşaltma CMR'sine istinaden ödeneceğinin kararlaştırıldığı; Davacı tarafça davalı tarafa ... nolu, 21/03/2017 keşide tarihli ve 6.800,00 USD bedelli çekin teslim edildiği, çekin 22/03/2017 tarihinde tahsil edildiği, yani davacı tarafından davalıya taşıma işi ile ilgili çek ile 6.800,00 USD ödeme yapıldığı; Davalının taşıma işini başka şirketlere yaptırdığı, navlun bedelini ödemediği, bu kapsamda davacı tarafından dava dışı .... Şti' ye 10/02/2017 tarihinde 3.700,00 USD ve 16/02/2017 tarihinde 3.700,00 USD olmak üzere iki parçada toplam 7.400,00 USD 'yi ödenmek zorunda kalındığı; Taraflar arasındaki sözleşmeye göre taşıma bedelinin 7.400,00 USD kararlaştırılmış olması karşısında, davacı tarafından davalıya 6.800,00 USD, dava dışı şirkete ise 7.400,00 USD ödendiği, davacı tarafından taşıma işine ilişkin olarak davalıya yapılan 6.800,00 USD ödemenin mükerrer olduğu anlaşılmakla, mükerrer olan bu 6.800,00 USD ödemeyi davalının 22.03.2017 ödeme tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4-a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davacıya ödemesi gerektiği vicdani kanaatine ulaşılmış ve bu kapsamda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6.800,00 USD'nin 22.03.2017 ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı yanca istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ...isimli kişinin kendisinden umumi vekaletname aldıktan sonra açtığı firma ile bir çok şirket ve kurum dolandırdığını sonradan öğrendiğini, babasının sağlığı ile ilgilenirken bu şahsın ne firmasını gördüğünü ne de iş yaptığını gördüğünü, yapılan sözleşmeler, imzalardan ve yapılan işlerden tamamen habersiz olarak bu sürecin devam ettiğini, yapılan bu ticaretten kesinlikle her bir kuruş menfaati olmadığını, bilirkişinin hazırlamış olduğu raporu kabul etmediğini, hangi kararı verilirse verilsin üzerimde herhangi bir taşınır, taşınmaz olmadığını, hiçbir geliri ve sosyal güvencesi bulunmadığını, hısızların ve dolandırıcıların ödüllendirildiğini, kararı kabul etmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davacının, taraflar arasındaki 31.01.2017 tarihli tedarikçi sözleşmesi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı yanca, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; taraflar arasında 31.01.2017 tarihinde tedarikçi sözleşmesi akdedildiğini, taşıma bedeli karşılığında davacının davalıya 6.800,00 USD bedelli bir adet çek verdiğini, davacının emtialarının davalı tarafından dava dışı .... Şti.ve ... Şti.vasıtasıyla taşındığını, ancak davalının bu fiili taşıyana, taşıma bedelini ödemediğini, bu bedelin davacıdan talep edildiğini, dava dışı ... firmasının ... firmasına taşıma bedelini ödedikten sonra ... firmasının bu taşıma bedeli için davacıya 13.02.2017 tarihli fatura düzenlediğini, davacının bu fatura bedelinin ödediğini, ödeme yapmasından sonra davacının borçlu olmadığı halde çek bedelini de ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, davacının davalıya 31.01.2017 tarihli sözleşme uyarınca borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, 01.07.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini ıslah ederek ile ödenen çek bedelinin istirdadını talep etmiştir. Davalı 17.03.2020 tarihli beyan dilekçesinde özetle; davaya ve ıslaha konu edilen çekler ve yapılan ticari faaliyetlerin tamamen kendisi dışında 3. kişiler tarafından tarafından yapılan işlemler olduğunu, kendisi ile gönül ilişkisi ...'nun vekaletlerle bu işleri adına yapmış olduğunu, kendisini kandırdığını, dolandırdığını, dava açan muhatap vekilin haklı olduğunu, ancak bunda kendisinin bir kusuru olmadığını, tamamen duygularını, iyi niyetini kötüye kullanan, haksız kazanç sağlayan ve nitelikli olarak dolandırıcılık yapanın ...olduğunu, dava konusu mağduriyetle ilgili kendisinin herhangi bir menfaatinin ve kazancının olmadığını belirtmiştir. Taraflar arasında imzalanan 31.01.2017 tarihli sözleşme ile davacının emtialarının Kocaeli ilinden Tahran'a taşınması işinin üstlenildiği, taşımanın ... ve .../... plakalı araçlarla yapılacağının belirtildiği, davalının davacıya 02.02.2017 tarihli ve 6800 USD bedelli nakliye bedeli konulu fatura düzenlendiği, fatura da aynı araç plakalarının yazıldığı, 03.02.2017 tarihli tahsilat makbuzuna göre ... Bankası AŞ ...– ... Şubesine ait 21.03.2017 tarihli, ... numaralı, 6.800,00 USD bedelli bir adet çekin davacı tarafından davalıya teslim edildiği, çekin davacı tarafından davalı lehine keşide edildiği, çekin dava dışı ... ... AŞ'ye ciro edildiği, ibraz edilen çekin 22.03.2017 tarihinde davacı tarafından ödendiği, davalı yanca çekin taşıma işi karşılığı aldığını inkar etmediği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda, dava dışı ... firmasınca davacıya söz konusu taşıma için düzenlenen 7.400 USD bedelli nakliye faturası düzenlendiği, bu bedelin davacı kayıtlarına göre söz konusu firmaya ödendiği tespit edilmiş olup bu durumda davalının sözleşme uyarınca davacıya karşı yüklendiği taşıma işini eksik yerine getirdiği, dava dışı fiili taşıyan firmaya ödeme yapmaması sebebiyle taşıma bedelinin davacı yanca ilgili firmaya ödenmek zorunda kalındığı, ayrıca davacının davalıya sözleşme kapsamında verdiği çek bedelini de ödediği, gelinen bu noktada davacının sözleşme bedeli olarak davacıya verdiği çekin bedelini ödemekle yükümlü olmadığı, zira davalının yüklendiği taşıma işinin bedelinin davacı tarafından ödendiği, davacının çek bedelini davalıdan talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu sebeple ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur. Davalının, kendisinin vekalet verdiği kişi tarafından işlemlerin yapıldığını, dolandırıldığını ve kendisinin bunlardan haberdar olmadığı ileri sürülmüş ise de, vekilinin yaptığı işlemlerden davacının sorumlu olduğu anlaşıldığından bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2- Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.288,26 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,
3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 11.06.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.