Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2186 E. 2026/1169 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2186
- Karar No
- 2026/1169
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/2186
KARAR NO:2026/1169
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:20.09.2022
NUMARASI:2021/227 Esas - 2022/657 Karar
DAVA:İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı borçlu arasındaki ticari ilişkisi neticesinde, davalı borçlunun müvekkiline toplamda 35.457,74 TL bakiye borcu bulunduğunu, borçlunun borcunu zamanında ödememesi üzerine aleyhine İstanbul 4.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişki ve bu ilişki neticesinde müvekkiline olan borçları ticari kayıtlarla sabit olduğunu, müvekkil şirkete ait ticari kayıtlarda 01.01.2013 tarihine ait 10.457.74 TL, 10.02.2013 tarihine ait 12.500,00 TL, 10.03.2013 tarihine ait 12.500,00 TL olmak üzere toplam 35.457.74 TL bedelli alacağı bulunduğunu, icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ve tüm bu nedenlerle davalı tarafından yapılan itirazların iptaline, takibin devamına, alacağın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin takibe ve davaya konu borcu bulunmadığını, davacı tarafından defter kayıtları delil gösterilmiş ise de bu kayıtları gerçeğe uygun tutulmadığı gibi defter tasdikleri de eksik olduğundan delil niteliği taşımadığını, müvekkilinin kardeşi ...'e karşı da aynı borç için şirketin ortaklarından ...i tarafından İstanbul 4. İcra Dairesinin ... sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını ve müvekkilinin kardeşi ...'ün de İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/696 Esas sayılı dosyada görülmekte olan davasının derdest olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davacının ticari defterlerine göre 35.457,14 TL alacaklı olarak göründüğü belirtilerek davanın kabulüne karar verilmişti. Davalının istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 2019/510 Esas - 2021/230 Karar sayılı ilamı ile satım sözleşmesinde emtianın teslimini kanıtlama yükümlülüğünün satıcıda olduğu, alınan raporda teslim olgusunun yeterince kanıtlanmadığının bildirildiği tespiti yapılarak 10.06.2012 tarih, 23.417,63 TL bedelli fatura konusu malın davalıya teslim edilip edilmediği belirlendikten sonra muhatap banka yazısında geçen çeklerin kim tarafından ibraz edildiği ve ne gibi işlemler yapıldığının, hangi amaçla davalıya iade edildiğinin, bu çeklerin davalı tarafından bankaya ibraz edilerek düzeltme hakkının kullanılmasının ne anlama geldiği konusunda bilirkişi raporu alınması gerektiği belirtilerek karar kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında Mahkemece bankaya yazı yazılmış, davacı ve davalı defterleri yeniden incelenerek, 01.07.2022 tarihli rapor alınarak, eldeki istinaf incelemesine konu karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut uyuşmazlık bakımından yapılan değerlendirmede, çekin diğer kambiyo senetlerinden farklı olarak bir vade/kredi değil de ödeme aracı olması, ve çekte düzeltme hakkının kullanılması sebebiyle, uyuşmazlık konusu çeklerin fatura borcunu ödemek için, ifa uğruna verildiği kanaatine varılmıştır. Mahkememizce çeklerin okunaklı suretleri getirtilmiş ve incelenmesinde tüm çeklerin karşılıksız çıktığı, çekler bakımından düzeltme hakkının kullanıldığı bu nedenle çekler bakımından düzeltme hakkınını kullanılmasının kıymetli evrak hukuku bakımından sonucu karşılıksız kalan kısmın yüzde on tazminat ve faizinin ödendiği sonucuna ulaşılmıştır.Dosya kapsamı ile uyumlu bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde Somut olayda, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 10.06.2012 tarih ve ... nolu 23.417,63 TL bedelli fatura konusu emtianın davalıya teslim edilip edilmediğinin davacı yanca kanıtlaması gerektiğinden buna göre faturaların her iki tarafın defterlerine işlendiği süresinde faturalara itiraz edilmediği ancak itiraz edilmemiş olması ürünlerin teslim edildiğini göstermediğinden ve ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından da malların teslim edildiğine dair ispata yarar bir delil, belge vs sunulmadığı anlaşılmakla (ürünleri teslim ettiğine dair herhangi bir teslim/tesellüm belgesi, imzalı sevk irsaliyesi sunmadığı) davalı tarafa yüklenecek bir borcun varlığından bahsedilemeyeceği..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kaldırma kararı sonrası taraflarca sunulan kayıtların incelenerek tüm faturaların davalının defterlerinde kayıtı olduğunun belirlendiğini, taraflarca defter kayıtlarının birbiri ile örtüşmesi ve çek ile ödeme iddiasının malın teslim edildiğini göstermesinin malın teslimine kanıt olduğunu, buna göre davalının keşide ettiği tüm çeklerin kayıtlı olduğu, davalı tarafından verilen çeklerin kabul edilerek çek giriş işlemi ile davalının cari hesabına alacak kaydettiği, 31.10.2012 tarihinde 15 kez 7500 TL'lik ödeme kasa tediyesi ile toplam 112.500 TL ve 1 kez kasa tediyesi ile 4.997,54 TL olmak üzere 117.497,54 TL tutarında tediye makbuzlu ödeme açıklamalı 100 Hs. kasa hesabından çok sayıda aynı tarihte kasa çıkış işleminin tespit edildiğini, müvekkilinin ticari kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu, yapılan bilirkişi incelemesinde müvekkilinin 35.457,74 TL alacağı bulunduğunun belirlendiğini, bu nedenle davalının malı teslim aldığının kabul edilerek karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, 01.01.2013 tarihli 10.457.74 TL, 10.02.2013 tarihli 12.500,00 TL, 10.03.2013 tarihli 12.500,00 TL olmak üzere toplam 35.457.74 TL bedelli fatura alacağı bulunduğunu ileri sürerek İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 35.457,00 TL cari hesap ve fatura alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatmış, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu anlaşılmıştır. Kaldırma kararımızdan önce alınan bilirkişi incelemesi sırasında dosyaya kazandırılan bir kısım fatura ve sevk irsaliyesinde, teslim eden veya teslim alan imzalarının bulunmadığı, bir kısım çek teslim ve iade makbuzlarının dosya içine alındığı belirlenmiştir.Mahkemece, davacının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla yapılan inceleme sonucu düzenlenen kök raporunda; davacı defterlerinin usulüne uygun şekilde düzenlendiği, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, davacı defterlerine göre 35.457,74 TL alacak bulunduğu, fatura ve sevk irsaliyelerinde teslim alan imzalarının bulunmadığı, tediye makbuzu ile her biri 12.500,00 TL olan iki adet çek alındığı çeklerin karşılıksız olması nedeniyle tediye makbuzu düzenlendiği, tediye makbuzunda davalının kaşe ve imzasının bulunmadığı, sonuca varılması için davalı defterlerinin de incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.Dosyada bulunan 08.06.2012 tarihli tahsilat makbuzu ile davacının ... AŞ'ye ait ... ve ... nolu 12.5000,00 er TL bedelli çeki aldığı, çekleri 14.02.2013 tarihli tediye makbuzuyla iade ettiği ancak tediye makbuzunda davalının imzasının bulunmadığı anlaşılmıştır.Muhatap bankanın 26.09.2017 tarihli yazısından, çek hesabının davalıya ait olduğu, çekin takas aracılığıyla ibraz edildiği ve düzeltme hakkının kullanıldığı bildirilmiştir.Kaldırma kararımızdan önce davalı defterleri üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen 28.12.2017 tarihli SMM ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; davacı defterinde kayıtlı olan 10.06.2012 tarihli, 23.417,63 TL bedelli faturanın davalı defterinde kayıtlı olmadığı belirlenmiş ve davacının toplam alacağının 35.457,74 TL olduğu, iade edilen çeklerin toplamının 25.000 TL olduğu, ihtilafa konu faturanın ise 23.417,63 TL olması nedeniyle davacının 13.417,74 TL alacağı bulunduğu belirlenmiştir. Mahkeme bu rapora ve davacı defterlerinde yapılan incelemedeki, emtianın teslim edilip edilmediğinin anlaşılmadığı açıklamasına karşın gerekçesiz bir şekilde davanın kabulüne karar verilmişti. Bu nedenle Dairemizce verilen kaldırma kararnıda, özellikle davalı defterinde kayıtlı olmayan 23.417,63 TL bedelli faturaya konu mal ve hizmetin davacı tarafından davalıya verilip verilmediği hususu ile davalıya iade edilen ve davalı hakkı tarafından düzeltme hakkı kullanıldığı çeklerin davalıda olmasının ne almana geldiği konusunda inceleme yapılması için karar kaldırılmıştı.
Mahkemece oluşturulan bilirkişi kurulunun tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaparak düzenlediği bilirkişi raporunda; bu kez, önceki raporda davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilen 23.417,63 TL bedelli faturanın davalı defterinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Kaldırma kararı sonrası bilirkişi kurulu bu faturanın davalı tarafından alınarak kabul edildiğini ve fatura içeriğinin ticari defterlere kayıt edildiğini belirlemiştir. Davalı bu bilirkişi raporuna karşı yazılı bir itirazda bulunmamıştır. Bu nedenle kaldırma kararı öncesi tespit edilen ve yukarıda sözü edilen 23.417,63 TL bedelli faturanın davalı defterinde kayıtlı olmadığına ilişkin tespitin hatalı olduğu, kaldırma kararı sonrası alınan raporda bu fatura dâhil olmak üzere davacının düzenlediği tüm faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Satım sözleşmesinde mal satışına ilişkin faturanın alınarak ticari defterlere işlenmesi, kural olarak bu fatura ile birlikte gönderilen malın da teslim alındığına karine oluşturmaktadır. Kaldırma kararımızda faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığına ilişkin tespit nedeniyle mal tesliminin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğine işaret edilmiştir. Davalı defterinde kayıtlı olan faturalar bakımından ayrıca yazılı bir teslim belgesi bulunmasına gerek yoktur. Bu nedenle davacı tarafından düzenlenen ve davalı defterinde kayıtlı olan faturalara konu emtianın davalı tarafından teslim alındığı kabul edilerek karar verilmelidir. Mahkemenin aksi yöndeki karar ve gerekçesi hatalı olduğu gibi Dairemizin kaldırma kararına da aykırı olmuştur.Kaldırma kararımızda, ikinci olarak, davalı tarafından verilen ve karşılıksız çıkan çeklerin davalı tarafından bankaya ibraz edilerek düzeltme hakkının kullanılmasının ne anlama geldiği, çekin kim tarafından ibraz edildiği, çek aslının kimin elinde olduğunun araştırılması istenmiştir. Mahkemenin yazısı üzerine bankaca gönderilen 25.10.2021 tarihli yazıda, .... numaralı çekin, ... ... Bankası AŞ'ye 30.11.2012 tarihinde ibraz edildiği, karşılıksız işlemi gördüğü, ibraz eden bilgisinin karşı bankadan sorulması ve düzeltme hakkının kullanıldığı belirtilmiştir. ...-... numaralı çekin, ... Bankası AŞ'ye 31.01.2013 tarihinde ibraz edildiği, karşılıksız işlemi gördüğü, banka sorumluluk tutarının ödenmediği, düzeltme hakkının kullanıldığı ve çek ibraz eden bilgisinin karşı bankadan istenmesi gerektiği belirtilmiştir. ... numaralı çekin, ... Bankası AŞ ... Şubesine 28.02.2013 tarihinde ibraz edildiği, karşılıksız işlem gördüğü, banka sorumluluk tutarının ödenmediği, düzeltme hakkının kullanıldığı, ibraz bilgisinin karşı bankadan sorulması gerektiği bildirilmiştir. Banka yazısında ayrıca tüm çeklerin asıllarının aramalara rağmen bulunmadığı belirtilmiştir. ... tarafından gönderilen 21.10.2021 tarihli yazıda ise davalı ... tarafından, davacı emrine keşide edilen 31.11.2012 tarihli 10.000 TL bedelli çekin davacı lehtarın cirosu ile .... Şti tarafından ibraz edildiği belirlenmiştir.... Bankası AŞ ... Şubesinin11.05.2021 tarihli yazısından ise ... ait keşidecisi davalı olan davacı emrine düzenlenen 12.500 TL bedelli 31.02.2013 keşide tarihli çekin davacı lehtarın cirosuyla soyadı ... olan bir kişiye ciro edildiği ve ibrazında karşılıksız çıkığı belirlenmiştir. ... Bankası AŞ'nin 22.04.2020 tarihli yazısından ise keşidecesi davacı lehtarı davalı olan ...'a ait 31.03.2013 tarihli ve 12.500 TL bedelli, ... nolu çekin davacı lehtarın cirosuyla ciro edildiği ve sonraki ciranta tarafından çekin takasla bankaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece kaldırma kararımız sonrası alınan bilirkişi raporunda, yukarıda belirtilen faturanın davalının defterinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi kurulu çekteki düzeltme hakkının kullanılmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, davalı tarafından keşide edilen tüm çeklerin karşılıksız çıkması sonucunda, tüm çekler bakımından düzeltme hakkı kullanılması nedeniyle çeklerin karşılıksız kalan kısımlarının %10 tazminatlarının ve gecikme faizlerinin ödendiğinin ödendiğini gösterdiği, bununla birlikte düzeltme hakkının kullanılıp ödeme yapıldığının davacı defterlerinde yer almadığı, davalı defterlerinde ise 31.12.2012 tarihinde 15 adet kasa nakit çıkış kaydı bulunduğu, bunun hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve ticari defterlerin doğruluğundan şüphe olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, taraflar arasında ticari ilişki kapsamında davacının kendi kayıtlarına göre 35.457,74 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak sözleşmenin ifası için verilen ve toplam bedeli 25.000 TL olan iki adet çekin davacı tarafından davalıya iade edildiği ve davalının bu çeklerin aslını bankaya ibraz ederek düzeltme hakkını kullandığı anlaşılmıştır. Çek asıllarının davalıda olması, kural olarak bu çeklerin ödendiğini gösterir. Davacı, bu durumun aksini ortaya koyacak herhangi bir kanıt sunmamıştır. Bu durumda sözleşme konusu borcun bir kısmının davalı tarafından davacıya verilen ve daha sonra davacı tarafından asılları davalıya teslim edilen ve düzeltme hakkı kullanılması nedeniyle bedelleri ödenmiş kabul edilmesi gereği karşısında, davacının bakiye 10.457,74 TL alacağı bulunduğu kabul edilerek bu miktar üzerinden takibe yönelik itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesi, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece belirtilen şekilde somut olaya uygun bir inceleme yapılmadan karar verilmesi nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının davacı vekilinin istinaf başvuru doğrultusunda kaldırılmasına, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve neticede davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-Davanın kısmen kabulüne, İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile 10.457,74 TL asıl alacağın icra takip tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2.maddesi uyarınca avans esasına göre hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte tahsili için takibin devamına,
Fazlaya ilişkin itirazın iptali istemin reddine
2-Likit alacağa yönelik haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca, hüküm altına alınan alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanan 2.091,54 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 605,52 TL'nin (icraya yatan harç dâhil) mahsubu ile bakiye 126,48 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından sarf edilen 460,04 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen ve ayrıntısı UYAP ortamında kayıtlı 4.794,85 TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranlarına göre belirlenen 1.114,20 TL'lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden, AAÜT'ne göre belirlenen 10.457,74 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden, AAÜT'ne göre belirlenen 24.999,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9- Kullanılmayan gider ve delil avanslarının, yatıran taraflara iadesine,
10-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;
a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının ise talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
b-Davacı tarafından yapılan 220,70 TL başvuru harcı gideri ile 113,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 333,70 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
11-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
12-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 18.06.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.