Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2179 E. 2026/158 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2179
- Karar No
- 2026/158
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2179 - 2026/158 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/2179 KARAR NO : 2026/158
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/06/2026 (Ara Karar Tarihi) NUMARASI : 2026/882 Esas
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/06/2026 tarihli ve 2026/882 Esas sayalı ara kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tarlaların üretimi, masraf ve giderleri için bazen krediler kullanmakta olduğunu, bu kredileri de destekleme ödemesinin yapıldığı ... Bankası üzerinden kullanmakta olduğunu, müvekkilinin son olarak 2021 yılı Aralık ayında kullanmış olduğu kredisinin ödemesini yaparak çiftçilik kredisi borcunu bitirdiği, bu süreçte müvekkilinin 2020 yılı sonlarında bir arazi almak amacıyla ... Bankası ... Şubesine müracaat ederek 500.000,00.TL tutarlı kredi çekmek için başvuruda bulunduğu, bu işlemleri de kendisi ile daha önceden kredi ve ödeme gibi her türlü işlemi yapan bireysel müşteri temsilcisi ... isimli şahsın yapmış olduğu ve müvekkiline bir takım kredi kullandırım evrakları imzalatmış olduğu, daha sonra müvekkilinin almak istediği arazinin sahibinin satıştan vazgeçmesi nedeniyle kredi kullanmaktan da vazgeçmiş olduğu ve bunu belirtmek üzere ... Bankası ... Şubesine giderek yine ... isimli şahsa müracaat etmiş olduğu, bu şahsın burada müvekkilinden kredi için başvuruda bulunup vazgeçtiğine dair bazı evrakları imzalamasını istemiş olduğu, müvekkilinin de herhangi bir olumsuzluk sezmeyerek daha önce kendisi ile ilgilenen bu şahıs olduğu için evrakları imzalamış olduğu, ancak müvekkilin bu süreçte hiçbir şekilde gerek bu başvuruya gerekse başka bir şekilde kredi kullanmamış olduğu, daha önceki kullanmış olduğu kredileri de günü gününe ödeyerek faaliyetlerine devam etmiş olduğu, müvekkilinin 14/12/2022 tarihinde destekleme ödemelerini sormak ve bilgi almak üzere ... Bankası ... Şubesine gittiğinde kendisi ile ilgilenen müşteri temsilcisi olan ... isimli şahsın daha önce müvekkiline imzalatmış olduğu evraklar ile müvekkil adına 30/12/2021 tarihinde 210.000,00.TL Bitkisel Tarım Kredisi, 18/02/2022 tarihinde 149.000,00.TL Tarım Destek Kredisi, 18/02/2022 tarihinde de 72.750,00.TL Hayvancılık Kredisi olmak üzere kredi düzenlendiğini ve çekildiğini öğrenmiş olduğu, banka personeli olan bu şahsın müvekkil dışında 50'yi aşkın kişiyi daha bu şekilde dolandırdığı, sonucunda da Zimmet ve Dolandırıcılık suçundan tutuklandığını öğrenmiş bulukları, müvekkil bu durumu öğrendikten sonra ... isimli şahıs hakkında Güveni Kötüye Kullanma ve Dolandırıcılık suçlarından ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuş olduğu, kendisi ile birlikte aynı dosyada 6 kişinin daha bu şahıs hakkında aynı olaylar nedeniyle suç duyurusunda bulunmuş olduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/8101 numaralı soruşturma dosyası üzerinden 11/05/2023 tarihinde Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına Dair Karar verilmiş olduğu, karara yapmış oldukları itirazın ... Sulh Ceza Hakimliği'nin 20/08/2024 tarihli 2023/2254 D. İş sayılı kararı ile reddedilmiş olduğu, şüpheli ... hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılaması yapılarak tutuklandığı ve davanın halen derdest olduğu öğrenilmiş olduğu, buna istinaden müvekkili tarafından tekrar ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulunulduğu ve bu nedenle 2024/7688 sayılı soruşturmanın halen derdest olduğu, müvekkilinin tek geçim kaynağının çiftçilik olduğu, müvekkilinin hesabına geçen bütün paraların davalı/alacaklı tarafından borca istinaden mahsup edildiği, bahse konu mahsuplar hesaplandığında toplamda 230.800,00.TL kesinti yapıldığı, yapılan bu kesintilerin müvekkilinin tarlasına ektiği ve hasadını yaptığı ekinlerden dolayı yapılan Tarımsal Destek Ödemeleri olduğunu, müvekkilinin aylar boyunca emek ve sermaye harcayarak yetiştirip hasat ettiği ekinlerin tüm gelirlerini davalı banka tarafından alacağı gerekçe gösterilerek mahsup edildiği, müvekkilinin tek geçim kaynağının çiftçilik olması sebebiyle şu anda hayatını idame ve mesleğini icra edemediği, bunun da müvekkili açısından telafisi imkansız zararlara sebebiyet verdiği, bundan sonra yapılacak olan Tarım Destek Ödemelerinin yine banka tarafından mahsup edilmemesi adına işbu ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etme zaruretinin hasıl olduğu belirtilerek öncelikle borç tahsilinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, müvekkilinin 500.000,00.TL'lik kredi sözleşmesinden ve bu sözleşme sebebiyle işlemiş faiz de dahil olmak üzere tüm ferilerine yönelik borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; HMK'nin 389. maddesince ihtiyati tedbir yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğinden ve davalının ihtiyati tedbire konu mal varlıkları dava konusu olmadığından, bu haliyle ihtiyati tedbirin şartları oluşmadığından davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir. ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davcının çiftçilik destek ödemelerinin ... Bankası tarafından kredi borcuna mahsup edilmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunun, mahkemece bunun red edildiğini, davacının icra takibinden önce açılmış menfi tespit davası olduğunu, İİK 712/2 gereğince tedbir verilebileceğini ve benzer kararlar bulunduğunu belirterek ret kararın kaldırılmasını ihtiyati tedbir talebinin kabulü talebiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, menfi tespit istemine, istinafa tabi uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Mahkemenin 18.06.2026 tarihli ara kararıyla davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dayanılan deliller dikkate alındığında ihtiyati tedbir için aranan yaklaşık ispat şartının bu aşamada somut olayda gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği bu sebeple kararın hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 md. gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından BU KONUDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır