Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1796 E. 2026/1179 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1796
- Karar No
- 2026/1179
- Karar Tarihi
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1796 KARAR NO : 2026/1179
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ....... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ......... E. sayılı derdest dosyada .........tarihli davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karar
DAVACI : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/04/2026 KARAR TARİHİ : 14/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ticari faaliyetlerinde kullanmak üzere; ......model ......... marka aracı .........'da satın aldığını, davalının aracın motorunun yeni yapılıp sorunsuz olduğunu beyan edip bu beyanın davalının babası aracılığıyla ve sanayide üçüncü kişilerden teyit edildiğini, ancak aracın 11 gün sonra ağır arızalandığını, bunun aracın gizli ayıplı olduğunu gösterdiğini, arıza sonucu aracın kullanılamaz hale geldiğini, serviste motorun yeniden yapılması gerektiğinin tespit edildiğini, bu kapsamda; 399.818,00 TL tamir gideri, 10.000 TL çekici ücreti, 934,50 TL trafik cezası olmak üzere toplam 410.752,50 TL zarar oluştuğunu, davalının aracın motorunun yeni yapıldığı yönündeki beyanının ispat edilemediğini, ayıbın bilinçli gizlendiğini gösterdiğini belirterek, alacağın kuvvetle muhtemel olduğunu, davalının mal kaçırabileceğinden ihtiyati haciz konulmasını, nihayetinde 410.752,50 TL zararın ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin 27/04/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle;aracın ayıp veya kusur barındırmaksızın teslim edildiğini, trafik cezasından sorumlu olmadıklarını, motorda teslim anında ayıp mevcut olmadığını, davalının maliki olduğu sürede aracın muayene ve bakımlarını düzenli yaptığını, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermeyip aracı ekspertize dahi sokmadığını, davadan önce araç onarıldığından delillerin tespiti ve zararın kaynağının belirlenmesinin imkânsız hale geldiğini, davacı derhal ihbar yükümlülüğüne aykırı davranarak savunma ve delil toplama imkânını ortadan kaldırıp hak kaybına sebep olduğunu, kendilerine kusur yüklenemeyeceğini belirterek, haksız davanın reddini savunmuştur. B-)MAHKEMENİN .........TARİHLİ ARA KARARINDA: "...her ne kadar davacı tarafça bir takım e- fatura ve dekont sunularak ihtiyati haciz talep edilmiş ise de sunulan evrakların tek taraflı olduğu, eldeki somut olayda, iddianın ileri sürülüş biçimi ve tüm dosya kapsamı hep birlikte irdelendiğinde; davacının davalıdan alacağı olduğu hususu dahi yapılacak olan yargılama sonucunda netlik kazanacağından, bu aşamada davacının, davalıdan olan alacağın muaccel olduğuna kanaat getirilmediği, talep edenin alacağını yaklaşık olarak ispat edemediği ve davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilebilecek koşulların gerçekleşmediği kanaati hasıl olmakla, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine..." karar verildiği görülmüştür. C-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yukarıda belirtilen dava ve ihtiyati haciz talep dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; gerekli belgelerin sunulduğu, ihtiyati hacizdeki değerlendirmenin, alacağın tamamen kanıtlanıp kanıtlanmadığı değil, alacağın varlığı konusunda kanaat oluşturacak yeterli emarenin bulunup bulunmadığı olduğunu, sunulan belgelerin tek taraflı belgeler olarak değerlendirilemeyeceğini, davalının malvarlığını kaçırma ihtimali bulunduğunu, talebin ölçülülük ilkesine uygun olduğunu, davalının hakları ile davacının alacağını güvence altına alma hakkı arasında uygun denge kurulması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunduğu istinafa cevap dilekçesinde özetle; yukarıda belirtilen cevap dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; davacı tarafça usulüne uygun delil tespiti yaptırılmayıp iddia edilen zararın davadan önce tek taraflı olarak giderildiğini, davacının zararın satıştan 11 gün sonra ortaya çıktığına ilişkin beyanının, alacağı çekişmeli kılıp ispata muhtaç hale getirdiğini, varlığı ve miktarı ihtilaflı olan, yargılamayı gerektiren alacaklarda ihtiyati haciz kararı verilemeyip yaklaşık ispat şartımnın gerçekleşmediğini, mal kaçırma iddiasının soyut ve mesnetsiz olduğunu belirterek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. D-)DELİLLER: ......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... E. sayılı derdest dosyada ......... tarihli davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karar ve tüm dosya kapsamı. E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, ikinci el ticari aracın gizli ayıplı şekilde satıldığı iddiasına dayalı tazminat talebine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; tarafların TC kimlik no'ları, davalının ve vekilinin adresinin yer almaması, İİK'nın 260.maddesine ve HMK'nın ruhuna aykırı ise de bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı hususundadır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İİK'nın 257 ila 268.maddesinde yer almaktadır. HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilen ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." hükmüne yer verilmiştir. İhtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257.maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. İİK'nın 258.maddesi "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usûl hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Somut dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesinde; davacının sunduğu servis faturası, satış sözleşmesi, trafik cezası ödeme belgelerinin sunulduğu, uyuşmazlığın davalının davacıya sattığı ticari aracın satış anında motorunun gizli ayıplı olup olmadığı bunda davalının kusuru varsa tazminatın miktarı hususlarında olduğu, bu hususların tespitinin yargılama gerektirip yargılamaya muhtaç olduğu, sunulan belgelerinin tek başına alacağın varlığını ve miktarını ispata yeterli olmayıp bu aşamada alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilemediği, bu hâliyle İİK'nın 257.maddesinde yazılı koşulların somut olayda oluşmadığı, mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair inceleme konusu ara kararın usûl ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle Mahkeme kararı isabetli olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-(b-1) bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı vekilinin, ............. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ............. E. sayılı derdest dosyada ............. tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-(b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye gelir kaydına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Artan istinaf avanslarının, ilk derece mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine, Karar ilamının, HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/10/2026
Başkan E-imza
Üye E-imza
Üye E-imza
Katip E-imza
Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.