Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1496 E. 2026/1276 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1496
Karar No
2026/1276
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2024/1496 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/1276

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/06/2020 ESAS-KARAR NO : 2018/1009 E - 2020/221 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 05/10/2026 YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akaryakıt satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda müvekkil şirketin davalı şirkete akaryakıt temin ettiğini, ne var ki davalı şirketin ödemeleri zamanında yapmadığını, bunun üzerine davacı şirketçe davalı yan adına vade farkı faturası düzenlendiğini, ancak davalının söz konusu borcu ödenmediğini, bunun üzerine faturada yer alan tutarın tahsili için davalı borçlu hakkında Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10279 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı borçlunun söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmemiş olup, yargılama aşamasında 18/03/2019 tarihli ön inceleme duruşmasında özetle; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, bunun yanı sıra vade farkı faturası konusunda herhangi bir teamülün veya geçmişe dayalı uygulamanın olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davalı yanın, davacı şirket tarafından kesilen vade farkı faturasını kayıtlarına intikal ettirmiş olmasına karşın iade faturası düzenlemek suretiyle iade ettiği, bunun yanı sıra taraflar arasında vade farkı konusunda anlaşma yapıldığına dair herhangi bir bilgi bulunmadığı, ayrıca bu hususta davacı şirketçe sunulan bir belgenin olmadığı, davacı şirketin ve davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinde de taraflar arasında teamül haline gelmiş vade farkı uygulamasının yer almadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca vade farkı alacağının akaryakıt sektöründe bir teamül haline geldiğini, mahkemenin hatalı değerlendirme ile hüküm kurduğunu, müvekkil şirketin ticari defterlerinin incelenmesi üzerine hazırlanan talimat bilirkişi raporunda ödeme tarihleri belli olan ve teslimde ihtilaf bulunmayan faturalar için vade farkı istenebileceğinin ifade edildiğini, bu hali ile alacağın muaccel olduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında gerçekleşen ve 08/08/2018 tarihinde son bulan ticari ilişkinin akaryakıt alım satımına ilişkin olduğunu, ödeme tarihlerinin önceden belirlendiğini ve davacı şirketin ileriye dönük planlamalarını ve yatırımlarını yaptığını, davalı şirketin ödemelerini zamanında yerine getirmemesi nedeniyle müvekkil şirketin zarara uğradığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının takibe konu vade farkı faturasından dolayı alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, vade farkı fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10279 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 12/09/2018 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine vade farkı faturasına dayalı 36.504,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67. maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacının bilirkişi marifetiyle incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, dava konusu vade farkı faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacının davalıdan takipte talep edilen 36.504,00 TL kadar alacaklı olduğu, davalının bilirkişi marifetiyle incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre ise, davaya konu 08/08/2018 tarihli vade farkı faturasının davalının ticari defterlerine kayıt edildiği ve sonrasında 31/08/2018 tarihinde davalı tarafından iade faturası düzenlendiği, davalının davacıya borcunun bulunmadığı, davalının ticari defter ve kayıtlarında başkaca vade farkı faturasının kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle vade farkı alacağı için taraflar arasında sözleşme veya teamül bulunmamasına, davacı tarafından düzenlenen ve davalının ticari defterlerine kaydedilen vade farkı faturası nedeniyle davalının davadan önce iade faturası düzenlemesine, davalının ticari defterleri uyarınca vade farkı faturası nedeniyle borçlu olmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 05/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1496, K. 2026/1276, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1496-e-2026-1276-k-b51fb0e593e8