Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2306 E. 2026/1772 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2306
Karar No
2026/1772
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/2306

KARAR NO: 2026/1772

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/09/2022

NUMARASI: 2021/279 2022/611

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalı arasında, mülkiyeti davalı şirkete ait olan ve üzerinden Turizm Yatırımı Belgeli 336 yatak kapasiteli 3 yıldızlı otel tesisi yer alan ... ada ... parsel 25.189,80 m2 yüzölçümlü taşınmaz ile, lehine üst hakkı tesis edilen, davalı şirket adına kayıtlı 6.106,32 m2 yüz ölçümlü, ... ada, ... parselde kayıtlı daimi ve müstakil üst hakkı vasıflı taşınmazın devri konusunda 02/08/2019 tarihli protokol imzalandığını, her iki taşınmazın üzerinden otel inşa edildiğini ve yıllardır turizm tesisi olarak ...ünvanı ile faaliyet gösterildiğini, söz konusu protokole istinaden satış bedeline esas olmak üzere davalı şirket lehine muhtelif vade ve tutarlarda 90 adet çek keşide edildiğini ve davalı şirkete teslim edildiğini, protokolün imzalandığı tarihe kadar tüm mali yükümlülüklerin satıcıya ait olduğunu ve taraflardan herhangi birinin üzerine düşmeyen bir ödemeyi yapmak zorunda kalması halinde diğer tarafa ödenmesi gerektiği hususunda karşılıklı olarak mutabık kalındığını, davalı şirketin ... ödenmesi gereken ancak halen ödenmeyen borçlarının bulunması nedeniyle protokole konu taşınmazlardan üst hakkı tesis edildiğini, 6.106,32 m2 yüzölçümlü, ... ada, ... parselde kayıtlı daimi ve müstakil üst hakkı vasıflı taşınmazının devrinin gerçekleştirilemediğini, ayrıca bu süreçte davalı şirketin ... ödenmesi gereken ancak ödenmeyen borçları nedeniyle hazine avukatları tarafından icra takibi başlatıldığının öğrenildiğini, müvekkili şirket tarafından .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı, 23/09/2020 tarihli ihtarnamesi keşide edildiğini, ... ödenmesi gereken ancak ödenmeyen borçlardan kaynaklı olarak protokole konu taşınmazın devrinin gerçekleşemediği, bundan doğan zararların tazmin hakkının saklı kalması kaydıyla, icra dosyaları ve bunlarla sınırlı olmamak üzere ... tüm borçlarını faizleri ile birlikte 5 gün içerisinde ödenmesi aksi halde her türlü dava masrafı ve vekalet ücreti davalı şirkete ait olmak üzere yasal yollara müracaat edileceğinin davalı şirkete bildirildiğini, ancak tüm bu hususlar davalı şirketin bilgisi dahilinde olmasına ve tarafların yapılan tüm yazılı ve sözlü uyarılara rağmen davalı şirket tarafından ... ödenmesi gereken borçların ödenmediğini ve müvekkili şirketin protokole konu taşınmazın devrini yapamamakla karşı karşıya kaldığını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından protokole konu taşınmazın devrinin gerçekleştirilebilmesi için davalı şirket nam ve hesabına ... 2.267.842,07 TL borç ödendiğini, müvekkili şirket tarafından ... ödenmek zorunda kalınan 2.267.842,07 TL'nin protokole uygun şekilde 3 gün içerisinde taraflarına ödenmesi talebiyle .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 18/12/2020 tarihli ihtarnamesi keşide edilmişse de davalı şirket tarafından ihtarnameye cevap verilmediğini ve ödemenin de yapılmadığını, protokole konu taşınmazın devrinin gerçekleştirilebilmesi için davalı şirket yükümlülüğünde olan ve protokolün 5.3, 6.2 ve 6.4 maddelerinde belirtilen ödemelerin ... yapılmaması sebebiyle tüm bu ödemelerin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, bu nedenlerle işbu davanın ikame edildiğini belirterek dava konusu çekler bakımından müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; Davacı tarafından, müvekkili şirketin borçlu olduğu iddia edilen icra takiplerinin tarafları arasında, müvekkili şirketin yer olmadığını, davacı her ne kadar müvekkili şirketin söz konusu icra takiplerinde borçlu sıfatına haiz olduğunu iddia etmekte ise de, işbu iddianın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirketin ..., .... İcra Müdürlüğünün ... Esas, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas, ....İcra Müdürlüğünün ... Esas, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaları ile borcunun bulunduğunu iddia ettiğini, davacı tarafından müvekkili şirketin icra dosyaları ile ... borcu olduğunu iddia edilmişse de davacı tarafından belirtilen icra takip dosyalarının kimisinde alacaklısı ile borçlusunun ...Müdürlüğü ya da müvekkili şirket olmadığını, yalnızca ... Esas sayılı icra dosyasının taraflarının tutmadığını, diğer dosyalarının taraflarının davacının iddiaları ile eşleşmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin olduğu iddia edilen borç bakiyelerini kabul etmediklerini, davacı tarafından ... ödenmesi gerektiği iddia edilen borcun üst hakkının devrini engeller nitelikte olmadığını, ... tarafından protokol kapsamındaki devir işlemlerinin yapılabilmesi için müvekkili şirket nam ve hesabına ... borç ödemesi yapmak zorunda kalınmış olduğunun asılsız olduğunu, ...Müdürlüğü tarafından başlatılan takibin üst hakkının devrini engellemesinin mümkün olmadığını, davacı ...devrinin yapılamaması nedeni olarak icra takiplerini neden göstermesinin hukuki olarak dayanaksız olduğunu, taraflar arasında imzalanan üst hakkı devir sözleşmesi kapsamında üst hakkının devredilememesine ilişkin davaya konu borçlar kapsamında bir hüküm bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davacı şirket ile davalı şirket arasında 02/08/2019 tarihinde, üzerinde turizm yatırım belgeli 336 yatak kapasiteli 3 yıldızlı otel tesisi yer alan ... ada, ... parsel 25.189,80 m2 yüz ölçümlü taşınmaz ile, ... ada, 6 parsel, 6.106,32 m2 yüz ölçümlü taşınmazların devriyle ilgili protokol imzalandığı, bu protokolün 1.maddesine göre davacı şirketin alıcı, davalı şirketin satıcı olduğu, protokolün 6.2.maddesinde; "İşbu protokolün imzalandığı tarihe kadar olan taşınmazlara ve kesin tahsis koşullarına ve irtifak hakkı sözleşmesine ilişkin her ne nam altında olursa olsun mali yükümlülüklerinden satıcı bu tarihten sonraki mali yükümlülüklerinden ise alıcı sorumludur." 6.4.maddesinde; "taraflardan herhangi biri iş bu protokolü 6.1. ve 6.2.maddesinde belirlenen düzenlemelere göre kendi üzerine düşmeyen bir ödemeyi yapmak zorunda kalırsa yazılı talep tarihinden itibaren 3 iş günü içerisinde bu tutarı diğer tarafa defaten ödeyecektir." hükümlerinin yer aldığı ve davacı şirket tarafından davalı şirkete bu protokol kapsamında 30.000.000-TL değerinde 90 adet çek düzenlenerek verildiği anlaşılmıştır.

Davacı davalının protokolden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediği ve bu nedenle protokol kapsamında devir işlemlerinin yapılabilmesi için davalı nam ve hesabına icra dosyaları nedeniyle ... ödeme yapıldığını belirterek dava konusu 11 adet çekten dolayı borçlu olmadığını tespitini talep ettiği, ... yazılan müzekkereye verilen cevap, icra dosyaları ve banka dekontuna göre davacı tarafından davalının borcu için 2.267.842,07-TL ödemede bulunulduğu, davacı şirket tarafından davalıya gönderilen .... Noterliğinin 23/09/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile protokolde belirtilen taşınmazların devrinin davalının ... olan borcu nedeniyle gerçekleşmediğini, ... olan tüm borçların ödenmesi gerektiği hususunun ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 24/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, .... Noterliğinin 18/12/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ... borçların ödenmesi gerektiğine ilişkin ihtarname gönderilmiş ise de bundan sonuç alınamadığı ve borcun ödenmediği, bu nedenle protokole konu işlemlerin gerçekleştirilmesi için protokolün 6.2. ve 6.4.maddeleri dikkate alınarak davalının borcu için ... 2.267.842,07-TL ödeme yapıldığı belirtilerek bu meblağın ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 22/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki 02/08/2019 tarihli protokol, çek çıkış bordrosu, icra dosyaları, banka ödeme dekontu, ...Müdürlüğü cevabi yazısı, ihtarnameler, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki protokolün 6.2 ve 6.4.maddeleri kapsamında davalının ... borcunun ödenmesinin davacı tarafından davalıya ihtar edildiği, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine protokolde belirlenen devir işlemlerinin gerçekleşmesi için davacı tarafından davalının borcu için 2.267.842,07-TL ödemede bulunulduğu, davacının bu ödeme nedeniyle davalıdan bu miktar alacağı bulunduğu, davacının davalıya verdiği 30 adet çekten dava dilekçesinde belirtilen toplam 2.200.000-TL değerinde 11 adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, davacı tarafından davalının borcu için yapılan ödeme miktarı göz önüne alındığında dava konusu toplam 2.200.000-TL değerindeki 11 adet çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak " gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Taraflar arasındaki anlaşmaya binaen, müvekkilinin mülkiyetinde bulunan 25.189,80 m2 yüz ölçümlü taşınmazın davacıya satılacağını, mülkiyeti Hazinede olan ancak müvekkili lehine üst hakkı tesis edilen 6.106,32 m2 yüz ölçümlü taşınmaz için müvekkilinin üzerinde bulunan üst hakkının ise davacıya devredileceğini, işbu satış ve devir işlemlerinin müvekkili tarafından yapılması karşılığında da davalının protokol uyarınca belirlenmiş olan bedelin; bir kısmını nakdi, bir kısmını ise müvekkiline verdiği kambiyo senedi karşılığında ödeyeceğini, davacının, müvekkilinin söz konusu edilen dosyalara taraf olup olmadığı ve akabinde tarafsa dahi hakikaten borçlu olup olmadığı önemsenmeksizin ödeme yaparak, protokol uyarınca müvekkiline ödenmesi gereken çek bedellerini mahsup etmek istediğini, davacı tarafından, müvekkilinin borçlu olduğu iddia edilen icra takiplerinin tarafları arasında müvekkili şirketin yer almadığını, davacı tarafından belirtilen icra takip dosyalarının kimisinde alacaklısı ile borçlusunun, ne ...Müdürlüğü ne de müvekkili şirket olduğunu, ...Müdürlüğü tarafından başlatılan takibin üst hakkının devrini engellemesinin mümkün olmadığını, davaya konu iddia edilen borç sözleşmenin ifasını olumsuz etkileyecek veyahut engelleyecek bir borç niteliğinde olmadığını, kararın gerekçesiz olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı taraf, davalı şirketin ... ödemesi gereken ancak ödenmediği için protokole konu taşınmazın devri için davalı şirket nam ve hesabına ... 2.267.842.07 TL ödeme yaptığını, davaya konu çeklerden dolayı borçlu olmadığını ileri sürmektedir.Davalı ise; borçlu olduğu ileri sürülen icra dosyalarının tarafları ile müvekkili şirketin ticari ünvanı ile ....... Müdürlüğünün ünvanının dahi eşleşmediğini savunmaktadır.

Davacı şirket ile davalı şirket arasında 02/08/2019 tarihinde, üzerinde turizm yatırım belgeli 336 yatak kapasiteli 3 yıldızlı otel tesisi yer alan ... ada, ... parsel 25.189,80 m2 yüz ölçümlü taşınmaz ile, ... ada, ... parsel, 6.106,32 m2 yüz ölçümlü taşınmazların devriyle ilgili protokol imzalandığı, bu protokolün 1.maddesine göre davacı şirketin alıcı, davalı şirketin satıcı olduğu, protokolün 6.2.maddesinde; "İşbu protokolün imzalandığı tarihe kadar olan taşınmazlara ve kesin tahsis koşullarına ve irtifak hakkı sözleşmesine ilişkin her ne nam altında olursa olsun mali yükümlülüklerinden satıcı bu tarihten sonraki mali yükümlülüklerinden ise alıcı sorumludur." 6.4.maddesinde; "taraflardan herhangi biri iş bu protokolü 6.1. ve 6.2.maddesinde belirlenen düzenlemelere göre kendi üzerine düşmeyen bir ödemeyi yapmak zorunda kalırsa yazılı talep tarihinden itibaren 3 iş günü içerisinde bu tutarı diğer tarafa defaten ödeyecektir." ,protokolün 5.3 maddesinde ise; 2019 yılına ait üst hakkı/irtifak hakkı bedelinin satıcı tarafından ödeneceğine dair hükümlerinin yer aldığı ve davacı şirket tarafından davalı şirkete bu protokol kapsamında 30.000.000-TL değerinde 90 adet çek düzenlenerek verildiği anlaşılmaktadır.

Çek, hukuki mahiyeti itibariyle bir ödeme aracıdır.

Poliçenin bir kredi vasıtası olmasına karşı çek, nakit para yerine ödeme amacıyla kullanılır. Çekin şartlarından da anlaşıldığı üzere kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı olan alacaklıdadır. Ancak bu kuralın bazı istisnaları bulunmaktadır. örneğin; somut olayda olduğu üzere menfi tespit davasında davaya konu kambiyo senedinin bedelsizliğini ileri süren davacı olan borçlu bu iddiasını ispat ile mükelleftir. Somut olayda, davacı davalı şirketin ... ödemesi gereken ancak ödenmediği için protokole konu taşınmazın devri için davalı şirket nam ve hesabına ... 2.267.842.07 TL ödeme yaptığını, çeklerin sebepsiz kaldığını iddia etmiştir.Hukuki ilişkiden mücerret olan çekteki imza da inkar edilmemiştir. Ödeme vasıtası olarak düzenlenen çeklerin avans olarak verilmesine rağmen davalının ...Müdürlüğü'ne ödeme yapmaması nedeniyle protokole konu taşınmaz devri için davalı nam ve hesabına ödeme yaptığını iddia etmiştir.

Bu durumda, ispat yükü yer değiştirmiş ve ispat külfeti davacıya geçmiştir. Kambiyo senedi hukuken geçerli olduğundan eldeki menfi tespit davasında davacının çeklerin bedelsizliğini usul hükümleri gereğince yazılı delille ispatlaması gerekmektedir. Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/78 Talimat sayılı dosyasında davalının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda; davacı ve davalı arasında yapılan protokol gereği devri yapılan arsa ve otel için davalı tarafından KDV dahil 77.366.386.12 TL fatura düzenlendiği, davacının bu fatura bedelini banka kanalıyla 35.564.734 TL ödediğini, 41.801.652.12 TL lik çek verdiği ve davalıya söz konusu satış için borcu kalmadığı, davalı adına yaptığı ... 2.267.842.07 TL ödeme için davalıdan talep ettiğini, bu bedeli davalıdan alamadığı için davalıda bulunan davacının ciro ettiği 11 adet çek için borçlu olmadığının tespitini istediği, 19.10.2020 tarihinde 2.267.842,07 TL ... A.ş borcuna istinaden ... Turizm tarafın yapıldığını, ... Müdürlüğünün Mahkemeye sunduğu cevabı yazının teyit ettiğini, dava konusu 11 adet çekin davalı tarafın firma sahiplerinde olduğu, ... yapılan 19.10.2020 tarihli 2.267.842,07 TL lik ödeme ile ilgili bir kayıt tespit edilemediği belirtilmiştir.

Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/28 Talimat sayılı dosyasında bilirkişi raporunda; davacı ile davalı arasında 02/08/2019 tarihinde 211 ada, 7 parsel 25.189,80 m2 yüz ölçümlü taşınmaz ve 211 ada, 6 parsel, 6.106,32 m2 yüz ölçümlü taşınmazların devriyle ilgili protokol imzalandığı, bu protokolün 5.3.maddesine göre davalının ..... Kaymakamlığı ... ödemesi gereken 2019 yılına ait üst hakkı/irtifak hakkı bedellerini ödemediği ve bununla ilgili ... İcra Müdürlüğünde Takipler başlatıldığı, ödenmeyen bu tutarların davacı tarafından ödendiği, davacının resmi defterlerine göre davalı tarafından düzenlenen faturaların 70.809,912,72-TL olduğu, davacının davalıya yaptığı ödemenin 76.971.141-TL olduğu, davacının davalı adına yaptığı ödemelerin 4.869.003,31-TL olduğu, buna göre davacının resmi kayıtlarına göre davacının davalıdan alacağının 2020 yılı sonu ve dava tarihi itibariyle 11.030.231,59 TL olduğunu belirtmiştir.

Kambiyo senetlerine ilişkin menfi tespit davalarında, dava konusu senedin bedelsiz olduğu iddiasının ispatı genel ispat kurallarına ilişkin olan TMK'nın 6. maddesi ile HMK'nın 190. maddesi gereğince, davacıya aittir. Zira borçlu olunan bir senede ilişkin açılan menfi tespit davasında senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispatı sonucu verilecek olan karar ile sorumluluk ortadan kalkacaktır. Bu tür bir karar ile lehine hak kazanan, dava konusu senet borçlusu olduğundan anılan senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispat yükü de yine senet borçlusu üzerindedir.

Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu, bu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/ kesin delille ispatlayabilir. Zira bir kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacaktır.

Taraflar arasındaki protokolün 6.2 ve 6.4.maddeleri kapsamında davalının ... borcunun ödenmesinin davacı tarafından davalıya ihtar edildiği, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine protokolde belirlenen devir işlemlerinin gerçekleşmesi için davacı tarafından davalının borcu için 2.267.842,07-TL ödemede bulunulduğu, davacının bu ödeme nedeniyle davalıdan bu miktar alacağı bulunduğu, davacının davalıya verdiği 30 adet çekten dava dilekçesinde belirtilen toplam 2.200.000-TL değerinde 11 adet çekten dolayı borçlu olmadığı iddiası geçerli delillerle ispat edilmiş olduğundan, mahkemenin buna ilişkin gerekçesinde ve kararında hukuka aykırılık görülmemiş, kararın da gerekçesiz olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.

Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 112.711,50 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,

3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 08.09.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2306, K. 2026/1772, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2306-e-2026-1772-k-27f96e222f89