Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2335 E. 2026/1773 K. – Müdürlük Görevinden
Konu: Müdürlük Görevinden Azil
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2335
- Karar No
- 2026/1773
- Karar Tarihi
- Konu
- Müdürlük Görevinden Azil
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2335
KARAR NO: 2026/1773
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/06/2022
NUMARASI: 2019/371 2022/485
DAVANIN KONUSU: Müdürlük görevinden azil
Taraflar arasındaki müdürlük görevinden azil davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı-karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Asıl davada davacı karşı davada davalı vekili, dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ve davalının, ....Şti'nin müşterek imza yetkileri olan müdürleri olduğunu, her iki müdür de müştereken imza atmadan şirketin yönetilemediğini, bu iki müdürün aynı zamanda %50 'şer paya sahip olan kurucu ortakları olduğunu, davalının da müdürü olduğu söz konusu... .......Şti, .... gece eğlence mekanlarından bir tanesini kurduktan kısa bir süre sonra ticari işletmelerini başarılı sayılabilecek cirolara ulaştırdığını, ......sanatçılarının konserlerinin yapıldığını, içerisinde şık restoran ve otel barındıran bir işletmeler topluluğunun...........Şti tarafından ...../İstanbul'da işletildiğini, ..... özellikle gençlerin çok iyi tanıdığı ve sevdiği gece klübü/restoran/konser hizmetlerinin ....olan "..." kullanılarak ".... ..." markasıyla... ....Şti tarafından bir işletme çalıştırıldığını, müvekkilinin ...... bu işletmelerin açılması için milyonlarca TL ve büyük emek harcadığını, müvekkilinin ....... esas merkez olan ... işletmesinin sahibi olduğunu, aynı zamanda müvekkili ... ...marka tescil sayılı ... markasının da sahibi olduğunu, ... ... işletmesine ve... .... Şti'ne yapılan bu büyük yatırımın davalı...'in tutum ve davranışları sonucunda tamamen yok olduğunu, müvekkilinin %50 pay sahibi olduğu... .... Şti'ni milyonlarca TL'lik zarara uğrattığını, şirketin, davalı yüzünden borçlarını ödeyemez hale geldiğini, davalı müdür...'in tüm işletmelerin kapanmasına yol açtığını, davalı müdür ..., babasının işletmeye karşı yaptığı hukuka aykırı müdahalelerine engel olmadığını, şirket lehine hiçbir olumlu irade göstermediğini, aksine babasına eşlik ettiğini, ayrıca davalı müdürün şirketin kazandığı paraları şirket hesabına yatırmadığını, davalı müdürün halen şirketin paralarını şahsi hesabında tutarak şirkete ihanet etmeye devam ettiğini, şirketin kazandığı paraları şirket hesabına yatırmaması, şirketin paralarını şahsi hesabında tutması sebebiyle davalı müdür hakkında İstanbul CBS'nın 2019/102612 Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı daha da ileri giderek şirketin ayağa kalkması için hiçbir eylemde bulunmadığını, şirketin sona erdirilmesini talep ettiğini, bu süreçte piyasaya borçları biriken... .... Şti'nin tekrar faaliyete geçmesinin, borçlarının ödemesinin, böyle bir şahsın müdür olarak kalmasının mümkün olmadığını, tüm Türkiye'yi sarsan ve günlerce medyada en önde gelen haber olan "........" veya "....... "......" dayağı" olarak bilinen "skandal olayın" davalının müdürlüğünü yaptığı şirkette ve davalının .......babasının yanında durduğu sırada gerçekleştiğini, çalışanları "ölümle tehdit edilirken" davalı müdürün en azından sözle dahi bir müdahale etmemesinin ve çalışanları hiçbir şeklide korumamasıyla başlayan sorumsuz tavırlarının şirketi bitirdiğini, günlerce haberlerde olay üzerinde durulduğunu, ..... haberinin televizyonlardan tüm ülke halkının bilgisine sunulduğunu, yine sosyal medyada aynı şekilde bir toplumsal infial gerçekleştiğini ve toplumda büyük bir tepki yarattığını, davalı müdürün babası hakkında, mağdurlardan birisi olan .......e yaklaşmama ve onu aşağılamama kararı verildiğini, akabinde kelepçelenerek gözaltına alındığını ve hakkında cezai yargılama süreci başladığını, davalı müdürün, babasının şirket çalışanlarına karşı uyguladığı acımasız ve insan onuruna aykırı şekilde uygulanan şiddete karşı müdür olarak ciddi biçimde karşı çıkmak yerine, bu yaralama eylemine eşlik ettiğini, saldırıya engel olabilecek hiçbir davranış sergilemediğini, "Özen ve Bağlılık Yükümünü" ağır biçimde ihlal eden diğer usulsüz davranışlarının yanında, davalının salt bu davranışının dahi, şirket yöneticisi olarak hukuki sorumluluğunu ve azil için haklı bir sebebi doğurduğunu, dava tarihi itibariyle dahi davalı ..., müdürü olduğu şirketin son haftalarda kazandığı paraları şirket hesaplarına yatırmadığını, şirketin gelirlerini şahsında tutarak müdürlük görevine ihanet kabul edilebilecek davranışlarda bulunmaya devam ettiğini, şirketin "..." yazılımında da kayıtlı olan gelirlerini... ....Şti hesabına derhal yatırmasının gerektiği daha önceden davalıya ihtar edilmesine rağmen bu paraların yatırılmadığını, şirketin ticari defterlerinin bugün itibariyle dahi davalı Müdür...'in elinde olduğunu, şirkete verdiği sayısız zarar sonucunda şirketi kapatıp kaçmaya çalışan müdür...'in elinde halen ticari defterlerin bulunmasının büyük tehlike olduğunu, tarafların, ... ... Şirketi'nin müşterek imza yetkisine sahip olması doyasıyla şirketin çeklerinin şirket hesabından ödenmediğini, müvekkilinin çek ödemelerini kendi hesabından yapmak zorunda kaldığını, davalı müdürün babasının sahibi olduğu ...A.Ş'nin şirketin iç işlerine karıştığını, davalı ve babasının şirketi ...A.Ş "Denetleme" adı altında müvekkilinden habersiz işlemlere giriştiğini, şirkete yetkisiz bir müdahale yapıldığını, kendilerinde bulunan... ........Şti'ne ait ticari defterleri 3. bir firmaya açtıklarını, bu "denetleme" iddiasının tam bir garabet olduğunu, denetim şirketi ile anlaşma konusunda müvekkiline soru sorulmadığını, imzasının alınmadığını, denetim firmasına denetim için ödeme yapanın, ...... babanın sahibi ve yönetim kurulu başkanı olduğu ...A.Ş olduğunu, ..........Şti'nin işletmesinin üzerinde bulunduğu tüm gayrimenkullerin ve tüm ruhsatların sahibinin ...Ticaret A.Ş olduğunu, ...A.Ş ruhsat sahibi olduğu için ... A.Ş gibi şirketlerden gelecek 25 Milyon TL'lik sponsorluk bedelinin yaklaşık 3 Milyon TL'lik kısmını nakit tahsil ettiğini, bu bedelin, ... ... .... Şti'ne ödenmesi gecikmiş bir bedel olduğunu, halen de şirkete ödenmediğini, .... Şti'nin en az 3 milyon TL alacağının olduğunu belirterek davalı müdür...'in müdürlük görevinden azledilmesine, müvekkilinin münferiden yetkili müdür olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı karşı davada davacı vekili, dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı/karşı davalı arasında kurulan ortaklık ilişkisinde işletmenin bütün hesaplarının tutulması, işletme için yapılan harcamalar ve elde edilen gelirlerin kontrolünün ve personel görevlendirmelerinin yalnızca davacı/karşı davalı tarafından yapılmış olduğunu, davacı/karşı davalının, müvekkilinin iyiniyetini kullanmak suretiyle işletme ile ilgili işlemlerde müvekkiline sormaksızın ve müvekkilini bilgilendirmeksizin tek başına karar almak suretiyle ortaklığın zararına faaliyetlerde bulunduğunu, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi işletmenin zarara uğramasının müvekkilinin tutum ve davranışlarından değil, bilakis davacı/karşı davalının işletmeyi özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı bir şekilde idaresinden kaynaklandığını, müvekkilinin ortaklığın hesabına gelen paralara herhangi bir müdahalesinin söz konusu olmadığını, ortaklığın hesabına gelen bir paranın ortaklığın diğer imza yetkilisi olan davacı/karşı davalının imzası olmaksızın müvekkilinin hesabına aktarılmasının gerçeklerle bağdaşmadığı gibi, davacı/karşı davalının rızası olmaksızın böyle bir faaliyetin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinin birçok kısmında müvekkilinin babası... ile davacı/karşı davalının şirketi olan ... .... .... Şti.’nin çalışanı olan ve aynı zamanda davacı/karşı davalının menajerliğini de yapan ... isimli kişi ile arasında yaşananların, işletme ve ortaklıkla bir ilgisinin bulunmadığını, işletmeyle ilgili olmayan bu yaşananların işletme içerisinde cereyan etmiş gibi davacı/karşı davalı tarafça yansıtılmasının doğru ve ahlaki olmadığı gibi ... isimli kişinin sigorta kayıtlarının istenilmesi halinde bu durumun daha da aydınlığa kavuşacağını, müvekkilinin babası olan...’in işletmenin mal sahibi olduğunu, bu kişi ile ... arasında yaşananlarla ilgili müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, işletmenin çalışanı olmayan bu kişinin twitter hesabından yapmış olduğu 30.05.2019 tarihli “Yaşadığım olayın ... ile hiçbir alakası yoktur. Olayı yaşamama sebep olan ...alanının mal sahibidir” şeklindeki açıklamasından da görüleceği üzere yaşananların işletmeyle ve müvekkiliyle herhangi bir ilgisinin olmadığının, olayın tarafı olan ...tarafından da kamuoyuna açıklanmasına rağmen, davacı/karşı davalı tarafın yaşananları işletmeye ve müvekkiline mal etmek istemesinin, işletmenin davacı/karşı davalı tarafından kötü yönetimine ve beceriksizliğine bir kılıf uydurmaktan başka bir şey olmadığını, ortaklığın ticari defter ve kayıtlarının müvekkilinde bulunmadığını, müvekkilinin uhdesinde tutmadığını, defterleri tutmakla yükümlü olan mali müşavirde bulunduğunu, müvekkilinin ortaklığın ticari defter ve kayıtlarını babası... veya üçüncü bir kişinin incelemesine açmadığını, zaten fiili olarak davacı/karşı davalı idaresi ve kontrolünde bulunan işletmenin defter ve kayıtlarının davacı/karşı davalıya inceletmeme gibi bir durumun söz konusu olamayacağını, ortaklığın zarara uğramasından dolayı, müvekkilinin hem şirket müdürü hem de ortak olmaktan kaynaklı olarak, işletmede yapılan harcamaların miktarını öğrenebilmek ve işletme faaliyetleri çerçevesinde herhangi bir usulsüzlüğün gerçekleşip gerçekleşmediğini öğrenebilmek amacıyla bağımsız bir denetim şirketine başvurduğunu ve bu denetim şirketi tarafından yapılan inceleme sonucu şirketin harcamalarına yönelik bir rapor düzenlendiğini,müvekkilinin bağımsız bir denetim kuruluşuna başvurmasının hem şirket müdürü olmasından hem de ortak olmadan kaynaklı Türk Ticaret Kanunun’da yer alan bilgi alma hakkı kapsamında yapılan bir başvuru olduğunu, davacı/karşı davalının işletmenin faaliyetleri ile müvekkiline bilgi vermemesi ve işletmenin her geçen gün zarar etmekte olması sebebiyle müvekkili şirket müdürü olmasının, aynı zamanda ortaklıkta bulunan hakkına dayanarak ve bu hakkını koruyabilmek adına böyle bir işlem gerçekleştirdiğini, yapılan bu başvurudan dolayı müvekkilinin herhangi bir kusuru veya kötüniyeti bulunmadığını, ayrıca dava dilekçesinde ... A.Ş. gibi şirketlerden gelecek ve tahsil edildiği öne sürülen bedellerle ilgili dava dilekçesinde de belirtildiği gibi bu sponsorluk anlaşmalarının bu şirketlerle ruhsat sahibi olan dava dışı ...A.Ş. ile gerçekleştirildiğini, yapılan bu sözleşmelerin dava dışı ...A.Ş.’den istenilmesi halinde ilgili ortaklığın ve ortaklıktaki hakkından kaynaklı olarak müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığının görüleceğini, kaldı ki dava dışı şirkete ödenen bu bedellerle ilgili eğer ortaklığın bir hakkı olduğunu eğer davacı/karşı davalı taraf düşünüyorsa, bunu basiretli bir tacir olarak dava dışı şirkete karşı açacağı bir alacak davası ile ileri sürmesi gerektiğini, müvekkili ile ilgisi bulunmayan sözleşmeler ve ödenen bedellerden dolayı müvekkilini şirket müdürlüğünün azlinin talep edilmesinin kötüniyetli bir yaklaşımdan başka bir şey olmadığını, davacı/karşı davalı tarafça müvekkili hakkında açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı/karşı davalının da aynı zamanda şirket müdürü olmasından kaynaklı özen ve bağlılık yükümüne aykırı faaliyetlerinden dolayı, işletmenin zarara uğramış olduğunu ve davacı/karşı davalının işletmeyi kötü idaresinden kaynaklı olarak ortaklığın zarara uğramış olması sebebiyle, davacı/karşı davalının şirket müdürlüğü görevinden azlini ve ortaklığın uğramış olduğu zararların ortaklık adına davacı/karşı davalıdan tahsilini talep ettiklerini, 2019 yılı 20 Şubat Çarşamba gecesi işletmenin mekan girişinde kadın bir müşteri ile işletmenin giriş kapısında bulunan kadın güvenlik görevlisi arasında yaşanan tartışma sonrası, kadın güvenlik görevlisi tarafından kadın müşterinin darp edildiğini, olayı ayırmak isteyen diğer güvenlik görevlileri tarafından da kadın müşteriye kontrolsüz güç kullanmak suretiyle kadın müşterinin yaralanmasına sebebiyet verildiğini, davacı/karşı davalı tarafından işe alınan ve işletmenin değil davacı/karşı davalının personelleri olan, işletmenin güvenliğini sağlamak için istihdam edilen bu kişiler hakkında işletme tarafından bir basın açıklaması yapılmak suretiyle, güvenliği sağlamakla yükümlü olan bu güvenlik görevlileri hakkında idari soruşturma başlatıldığını, bir güvenlik görevlisinin bu olay sebebiyle işine son verildiğini, meydana gelen olayın adli mercilere intikal ettiğini, meydana gelen bu yaralanma olayının tüm medya ve sosyal medya hesaplarında duyulması üzerine işletmenin ciddi bir prestij kaybına uğradığını, davacı/karşı davalı taraf müvekkilinin ortaklığa koymuş olduğu sermayeyi tek başına almış olduğu kararlarla işletmeyi zarara uğratmış olduğunu, davacı/karşı davalının tek taraflı kararı ve imzasıyla ortaklığın borçlandırıldığı birçok sözleşme ve borç ilişkisinin mevcut olduğunu, bu sözleşme örneklerinden bir tanesini mahkemeye ibraz etmiş olduklarını, davacı/karşı davalının, müvekkilinin ortaklık faaliyetlerindeki imza ve temsil yetkisinin görmezden gelinerek müvekkilinin ortağı olduğu işletmenin içinin boşaltıldığını, davacı/karşı davalının, müvekkilinin bilgisi haricinde ve tek taraflı iradesi ile yapmış olduğu işlemlerden dolayı işletmenin ciddi zararlara mağruz kaldığını, işletme bünyesinde davacı/karşı davalı tarafından yapılan birçok tek taraflı borçlandırıcı işlemin mevcut olduğunu, işletmenin zararının tespiti için müvekkili tarafından bağımsız bir denetim şirketine başvurulduğunu, ... isimli firma tarafından düzenlenen 30.04.2019 tarihli raporda; işletmede sahne alacak sanatçılarla ilgili yapılan harcama tutarlarının tespitinin yapılmış olduğunu, toplamda 2.559.065,50 TL sanatçı ödemesinin yapılmış olduğunu, yapılan bu ödemelerde tanınmış sanatçılara yapılan ödemelerin banka kanalıyla ya da elden yapılmış olmasına rağmen, tanınmamış sanatçı ödemelerinin ise önemli oranda elden yapıldığının tespit edildiğini, yine düzenlenen bu raporda sanatçılara yapılan 1.786.767,33 TL miktarındaki ödemenin ödeme belgesinin bulunmadığının tespit edildiğini, sanatçılara yapılan ödemelerin toplamının %69,60’ına tekabül eden 1.781.014,20 TL’lik kısmının davacı/karşı davalı menajeri olan ... ve kasalardan yapılan ödemelere ilişkin olduğunun ortaya çıktığını, ...’a davacı tarafından teslim edilen bu paralarla ilgili sanatçılardan herhangi bir fatura alınmadığını, teslim edilen bu paraların sanatçılara ödenip ödenmediğinin veya ne miktarda ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir evrak mevcut bulunmadığını, bu sebeplerle; işletmenin davacı/karşı davalı ile beraber ... tarafından zarara uğratılmış olduğunu, yapılan bu usulsüz işlemlerden kaynaklı olarak işletmenin vergi cezası ile karşı karşıya kalma durumunun söz konusu olduğunu, ayrıca bu faaliyetlerin suça konu eylemler olması sebebiyle davacı ve ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmanın devam ettiğini, davacı/karşı davalı tarafça işletme ve müvekkili ile ilgisi olmayan müvekkilinin babası ve ... arasında yaşanan olayı bahane edilmek suretiyle ...hesabından 30.05.2019 tarihli açıklama ile “…olayın gerçekleştiği gece markamızı ...projesinin içerisinden çekmiş bulunmaktayız…” şeklinde kamuoyuna duyuru yapıldığını, davacı/karşı davalı tarafça yapılan bu davranışla ortaklığın aleyhine ve zararına olacak bir şekilde hareket edildiğini, davacı/karşı davalının bu davranışı ile işletme faaliyet gösteremez hale bırakılmış olduğunu, davacının bu hareketinin sırf bu davranışının bile şirket müdürlüğü görevinden azli için haklı sebep olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacı/karşı davalı işletmeye ve müvekkilinin ailesine yönelik zarar verici faaliyetleri de hız kesmeden devam ettiğini, delil olarak ibraz etmiş oldukları İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı icra dosyasında alacaklısı .... .... Şti. borçlusunun ise davacının sahibi olduğu ... .... .... Şti. olan ve bu şirket tarafından düzenlendiğinden bahisle icraya konulan 3.500.000,00 TL bonodan kaynaklı icra takibinde haksız bir şekilde işletmeye haksız ve hukuka aykırı bir şekilde haciz işlemi gerçekleştirildiğini, .... İcra Müdürlüğü’nün ...Talimat numaralı dosyasında işletmede gerçekleştirilen haciz işleminde icra memuru tarafından İİK 99 yönünden karar verilmiş olmasına rağmen, alacaklı vekili tarafından aynı adreste haciz yapılması yönünde yeniden müracaat edilmiş olduğunu, alacaklı tarafın bu kötüniyetli ve ısrarcı talebi üzerine ise icra müdürlüğünce hukuka uygun bir şekilde red kararı verildiğini, bahse konu icra dosyası her ne kadar görünüşte dava dışı iki şirket arasında gerçekleşen ve ticari bir borç ilişkisi içerisinde cereyan eden bir işlemler silsilesi gibi görünmüş olsa da, gerçekleştirilen haciz işlemleri sebebiyle işletmeye ve müvekkiline zarar verme gibi bir maksatla hareket edilmiş olduğunu, işletmenin ve müvekkilinin ailesinin icra tehdidi altında bırakılmış olduğunu ve yapılan bu işlemlerin suç teşkil eden organize bir faaliyet içerisinde olduğunu icra dosyası incelendiğinde; alacaklı şirketin vekilinin Av. ..., borçlu şirket ve bu şirketin sahibi olan davacının vekilinin ise Av. ...olduğunu, delil olarak ibraz etmiş oldukları haber içeriklerinden de görüleceği üzere her iki avukat yakın zamanda evlenmiş, karı koca avukatlar olduğunu, planlı ve organize bir şekilde düzenlenmiş ve sahteliği söz konusu olan bu bonodan kaynaklı icra takibinde her iki avukatın Avukatlık Kanunu’na aykırı bir şekilde ve avukatlık mesleği ile bağdaşmayacak faaliyetlerde bulunduklarını, aralarında (görünürde) menfaat çatışması bulunan iki tarafın avukatlıklarını karı koca avukatların yapmasının açıkça suç teşkil etmekte olduğundan bu hususta müvekkili adına yapmış oldukları şikayete istinaden soruşturmanın halen devam ettiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı bir şekilde açılan asıl davanın reddine, davacı/karşı davalı aleyhine açmış oldukları davada davacının şirket müdürlüğünden azline, davacının ortaklık yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, davacının ortaklığa vermiş olduğu zararlarla ilgili şimdilik 20.000 TL zararın ortaklık adına davacı/karşı davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " Asıl dava ... tarafından...'e karşı açılmış olup, davanın konusu TTK 630/2 Maddesi uyarınca şirket yöneticisinin yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkindir. Karşı dava... tarafından ...'e karşı açılmış olup, karşı davanın konusundan birincisi TTK 630/2 Maddesi uyarınca şirket yöneticisinin yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkindir, karşı davada diğer talep ...'in şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla TTK 553 . Maddesi kapsamında açılan şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Karşı davacı... 20.000 TL'lik tazminatın ...'den tahsili ile tazminatın ortaklığa yani........... Şti'ne ödenmesine istemektedir.
Karşı davada dava konusu yapılan ...'in şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla tazminat istemine ilişkin değerlendirme yapıldığında TTK 553. Maddesine göre şirket müdürünün kusuruyla şirkete zarara uğrattığının dava açan tarafından ispatlanması gerekmektedir. Mülga TTK'da bu tür davalarda hakkında dava açılan yönetici kusurlu olmadığını ispat etmesi gerekirken yeni TTK'da kusuru ispat yükü yer değiştirilerek davayı açan ve iddia eden tarafa ispat yükü yüklenmiştir. Karşı davalı tarafından gösterilen tüm deliller toplanmış, şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve alınan rapor dosyaya bırakılmıştır.
Karşı dava dilekçesinde zarara dayanak olarak gösterilen eylemler sanatçılara toplamda 2.559.065,50 TL ödenmesine rağmen bu harcamaları 1.786.767,33 TL miktarı ile ilgili kısmın belgesinin bulunmadığı, söz konusu sanatçıların menajerleri para ödenmesi hususunun ... tarafından yapıldığı bildirilmiş olup, yukarıda da özetlendiği üzere dava konusu............ Şti iki ortaklı olup, ortakları ... ve...'dir .yine şirketin temli yetkisi incelendiğinde, iki ortağın da müştereken yetkili oldukları görülmektedir. ...'e ait........... Şti'nin sigortalı çalışanı olan ...'ın........... Şti'de de çalıştığı, bu duruma...'in de müştereken yetkili olmasına rağmen karşı çıkmadığı, sanatçılara ödenmek üzere... ve Babası tarafından da elden ...'a para verildiği, ...'a elden para verilmesi nedeniyle yine müşterek yetkili...'in bu husustaki denetim yetkisini de kullanmadığı anlaşılmakla...'in de kusurunun bulunduğu görülmektedir. Karşı davacı taraf ...'in şirketi kusuruyla zarara uğrattığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı gibi kaldı ki kendisinin de müştereken yetkili olmasına rağmen iddia ettiği olaylara karşı çıkmadığı ve kendisinin onayıyla da yapılması nedeniyle karşı davadaki tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Asıl dava ve karşı davadaki taleplerden biri de şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. TTK 630.maddesine göre "her ortak haklı sebeplerin varlığında yöneticileri yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Yöneticinin özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur" denilmektedir.
........... Şti iki ortaklı olup, ortakları ... ve...'dir. Şirketin yetkisi ise müştereken olmak kaydı ile bu iki ortağa aittir. Taraflara ait dava dilekçesi ve cevap dilekçeleri birlikte değerlendirildiğinde ... kendine ait olan ... markasını koyarak söz konusu şirket bünyesinde işletime açıldığı, ............. Şti'nin faaliyet gösterdiği gayrimenkulün ise diğer ortak ...'in babası olan...'e ait ........A.Ş'nin mülkiyetinde olduğu, ........... ŞTi'nin söz konusu gayrimenkule .......A.Ş'den kiraladığı anlaşılmaktadır. ...'in ortağı ve yetkilisi olan dava dışı...........Şti'nin sigortalı çalışanı olan ...'ın, ........... Şti'de çalıştırıldığı, iddiaya göre de sanatçılara ve menajerlere ödeme yapılması için ...'a bir miktar para verildiği, davalı taraf iddiasına göre ...'ın yapmış olduğu ödemelerle ilgili makbuz vs almadığı iddia edilmektedir.
Davalı-karşı davacı...'in babası olan...'in , ...'a ... atması üzerine taraflar arasındaki uyuşmazlığın şiddetli bir şekilde ortaya çıktığı ve devam ettiği, ...'ın ...... hesabından yaşanan olayların ... ile ilgilisinin olmadığı, malsahibi...'ın malsahibinden kaynaklı olduğunun bildirildiği, davacı ...'in sahibi olduğu ...'in ....... hesabından ise ...../05/2019 tarihinde yapılan açıklamada söz konusu yaşanan olay nedeniyle ... ekibi olarak mekandan markanın çekildiğini ve alandan ayrıldıklarını bildirdiği, davacı vekilinin dilekçelerinde, ............ Şti'nin en önemli unsurunun ... markası olduğu, bu markanın tanınırlığından dolayı........... Şti'nin müşteri potansiyeli kazandığı ileri sürülmüş olup, ........... Şti'nin temsilcisi olmayan...'in yine........... Şti'nin çalışanı olmayıp , ............ Şti'nin çalışanı olan ...'a karşı girişmiş olduğu darp olayı nedeniyle, ... hakkında bu darp nedeniyle başlatılan savcılık soruşturması ve akabinde açılan Asliye Ceza Mahkemesine ait dosya olmasına rağmen , söz konusu dosyaların neticelenmesi beklenilmeden , davacının............. Şti'nin en önemli unsuru olduğunu belirttiği ... markasını işletmeden çekerek ayrıldıklarını kamuoyuna duyurması nedeniyle bu aşamadan itibaren şirketin işleyişinin sekteye uğradığı hatta taraf beyanlarına göre bir nevi kapanmaya gittiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında darp olayından sonra çok sayıda çeşitli hususlarda soruşturma dosyaları açılmış olup, davalı taraf iddiasına göre, davacı ...'in ... Şirketi ile kendine ait... arasında muvazaalı alacak borç ilişkisi yarattığı ve takip başlattığı iddia etmiş olup bu takip neticesinde............ Ştide fiili hacizler yapıldığı, icra dosyasından gönderilen ödeme emrine yetkinin müşterek kullanılmasına rağmen sadece...'in itiraz ettiği, diğer müşterek yetkili temsilci olan ...'in itiraza onay vermediği, alacaklı... ile ...'in sahibi olduğu borçlu............. ŞTi'nin avukatlarının nizalı bir durum olmasına rağmen karı koca oldukları bu hususta da avukatlar hakkında soruşturma yürütüldüğü, darp olayını gerçekleştiren tarafın şirket yetkililerinden... olmayıp...'in babası... olması nedeniyle, babasının giriştiği darp eyleminin sorumluluğunun...'e yüklenemeyeceği, darp olayıyla ilgili olarak, ... tarafından savcılığa şikayet edilmesi üzerine... hakkında Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı, ...'in müdürlükten azli için yeterli neden olmadığı, ...'in müdürlükten azli istemi değerlendirildiği ise , olayın akabinde işletmenin en önemli unsurlarından olduğunu iddia ettiği ... markasının işletmeden çekerek işletmeden ayrıldıklarını belirtmesi, basına yaptığı açıklamalarda markasını çekerek işletmeden ayrıldığını kamuoyuna duyurması ayrıca ... ........ Şti tarafından ...'in yetkilisi ve ortağı olduğu........... ŞTi hakkında başlatılan icra takibi neticesinde , ........... Şti'de haciz yapıldığı, alacaklı ... .......... Şti ile borçlu............ Şti'nin vekillerinin (aynı icra dosyasında ) karı koca oldukları, bu durumun şikayete konu olduğu, ........... Şti hakkında yapılan icra takiplerinde yetkinin müşterek olmasına rağmen sadece... tarafından itiraz edilmesi mahkemece müşterek diğer yetkilinin imzanın tamamlanması hususunda ara kararı alınmasına rağmen bu eksikliğin giderilmediği ve onayın verilmediği gibi hususlar değerlendirildiğinde davacının ...'in müdürlük görevinden azli için gerekli ve yeterli neden bulunduğu kanaatine varılarak asıl davanın reddine, karşı dava yönünden ise karşı davacının tazminat isteminin reddine, karşı davacını diğer talebinin kabulü ile ...'in müdürlük görevinden azline"
gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davada davacının tazminat talebinin reddine, karşı davacının diğer talebinin kabulü ile, davacı - karşı davalı ...'in İstanbul Tİcaret Sicil Müdürlüğünün 145436-5 sicil numarası ile kayıtlı... ... Limited Şirketi'ndeki müdürlük görevinden azline, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı-karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl davada davacı-karşı davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Müvekkilinin eğlence sektöründe önemli ve tanınmış kişilerden olup ... markasının da sahibi plduğunu, müvekkilinin, yeni bir ticari yatırım yapmak amacı ile Beşiktaş'ta arsa sahibi olan... ile görüştüğünü ve akabinde eğlence/otel/restoran/konser alanı barındıran bir işletme zinciri olan bir şirket kurulması ve işletilmesi konusunda anlaştığını, bu anlaşma sonucu... ... Şirketinin doğduğunu, şirket kurulurken ticari açıdan söz sahibi olanın müvekkili ... ve... olduğunu, şirketin alacağı kararlarda ve yapacağı faaliyetlerde gayri resmi muhatabın... olması ile birlikte resmi belgelerde adının gözükmesini istemediğinden, söz konusu şirketin kuruluş belgelerinde isminin gizlendiğini, üzerinde hiçbir mal varlığı bulunmayan oğlu ... şirketin kurucu ortağı ve müdürü olduğunu, ... ise fiili yönetici gibi davranmaya çalıştığını, resmi bir sıfatı olmayan ancak fiilen yöneticilik yapmak isteyen ... işletmelerdeki herkesin kendisine itaat etmesini istediğini ve zaman içerisinde kendisini her çalışanın adeta sahibi gibi görmeye başladığını, şirketin çalışanlarını hiç acımadan dövdüğünü, davalı ... ise TTK'nın kendisine yüklediği özen ve bağlılık yükümüne tamamen aykırı bir şekilde şirketin faaliyetlerine devam etmesi için çaba göstermediğini ve babasının hukuka aykırı davranışlarına destek olduğunu, Ayrıca, ...'in yönetim kurulu başkanı olduğu dava dışı ...A.Ş. de, şirket yetkilisi olmanın yüklediği sorumlulukları adeta göz ardı ettiğini, ihtarname ile davet edildiği müdürler toplantısına dahi katılım sağlamadığını, ... ...Şirketi'nin işlettiği çok değerli işletmelerin, kapatılmış bulunduğunu, bilirkişi raporundaki çelişkiler giderilmeden eksik ve özensiz inceleme ile davanın reddine karar verildiğini, mahkemece tebliğ edilen gerekçeli kararda "...'ın......... Şti.'de çalıştığı bu duruma...'in de müştereken yetkili olmasına rağmen karşı çıkmadığı, ... ...'in denetim yetkisini de kullanmadığı anlaşılmakla...'in de kusurunun bulunduğu görünmektedir...nedeniyle karşı davadaki tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmektedir." şeklinde karşı dava olan davalı tarafından tazminat talebine ilişkin hüküm kurulduğunu, davalı/karşı davacı...'in kusuru tespit edildiği gerekçesiyle tazminat talebi reddedilirken, ...'in müdürlük görevinden azli taleplerinin reddedilmesinin nasıl mümkün olduğunun anlamlandırılamadığını, alacaklı ..... .... Şti vekili ile borçlu......... Şti. vekillerinin karı koca oldukları ileri sürülerek gerekçeli kararın hüküm kısmında bu hususa yer verildiğini, bu hususun İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel soruşturma bürosuna ait .....B.M. nolu dosyada sonuca bağlandığını, "soruşturma izni verilmemesinin uygun olacağı" şeklinde karar verildiğini, darp olayının faili konumunda olan ... yerel mahkemece görülen duruşmalarda diğer şirket çalışanlarının tanık beyanlarında belirttikleri üzere de fiilen şirket yönetiminde yer aldığını, ..., şirketin iç huzurunu bozan babasına herhangi bir müdahalede bulunmadığının tanık anlatımı ile de sabit olduğunu, olaya ait görüntülerde, davalının orada olduğunun ve babasına müdahale etmediğinin de açıkça görüldüğünü, bilirkişice, savcılık dosyasını dahi incelemeden karşı yanın ifadelerine itibar edildiğini, savcılık dosyası sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olup kararın kesinleştiğini, sponsorluk sözleşmeleri yönünden şirkete ait gelirlerin ...A.Ş. uhdesinde tutulduğunu, bu noktada ...A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtlarında yapılacak inceleme ile bu durumun açıkça ortaya konulacağı bildirilmiş olunmasına karşın raporda inceleme ve belgeler başlığı altında incelemesi yapılan donelerde ...A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtlarının yer almadığı ve davaya konu şirketin tarafı bulunduğu icra dosyalarına yer verilmeyerek bu hususta bir tespit yapılmadığı açık olup yapılan incelemenin eksik olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Asıl dava, TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca, şirket yöneticisinin yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; şirket ticari defterlerindeki verilere göre ... - ORTAK... hesabını 2019 yılı dönem sonu bakiyesi 868.835,66TL olarak görülmekle birlikte fiktif olabileceği değerlendirilen bazı hesap hareketlerinden sarfı nazar edilerek davalı-karşı davacı ... şirketten alacağının 401.746,39TL olabileceği, davacı - karşı davalının ticari defter kayıtlarına girdiği halde fiktif olabileceği değerlendirilen, (örneğin; ....06.2019 Tarih ve ... Nolu yevmiye kaydı incelendiğinde ortaklar cari hesabına ... hesabına sanki 278.020,85.TL borç para alınmış gibi ve karşı hesabında ise satılan malın maliyeti hesabına 278.020,85TL eklenmek suretiyle yapılan dayanak belgesi olmayan kayıt) tutarların çıkarılması sonucu, davacı - karşı davalının şirket kayıtlarında gören kayden borç/alacaklı görünmemesine rağmen şirkete 156.733,01TL borçlu olabileceği, söz konusu tutara davacı - karşı davalının 250.000,00TL sermaye borcunun eklenmesi sonucunda davacı - karşı davalının 406.733,01TL şirkete borçlu olabileceği, kasa hesabı genel olarak incelendiğinde ilk olarak Kasa hesabının günlük bakiyelerin ticari hayatının olağan gerekleri ve şirket faaliyetlerine uygun olmayacak şekilde yüksek bakiyelerle devrettiği, bu durumun temel sebebinin şirket kasasından yapılan kayıt dışı gider ve ödemeler olabileceği, davalı karşı davacı ... müşteki olduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikayet kapsamında alınan 01.11.2019 tarihli raporda da tespit olunduğu üzere, dosyaya sunulu bilgi ve belgelere göre davacı - karşı davalının yetkilisi olduğu ... ....Şti’nin çalışanı ...’a Konser ve etkinliklerde sahne alan muhtelif sanatçı ve müzik gruplarına ödenmesi gereken tutarların ...’a elden ve nakden teslim edildiği ve bu bedellerin ödenip ödenmediği ve ödeme makbuzlarının şirkete getirilmediği, şirket defterine kaydedilmeyen tutarlar olduğu, ... şirketinin faaliyet gösterdiği alandaki bilcümle içki restoran ve işyeri ruhsatlarının da dava dışı ...adına olduğu, dava dışı şirketin ve davalı ... alkollü içki satışından haksız bir menfaat ettiği yönünde kanaat edinilemediği, ... şirketinin alkollü içki alımlarının önemli bir kısmını da hem davalının yöneticisi olduğu ... şirketinden hem de ...AŞ.'nden yaptığı, dava konusu... şirketinin ticari defterlerindeki verilere göre, dava dışı ...ile ... arasında işyeri kirası, alkollü içki satışı kapsamında ticari ilişki olduğu dava tarihi itibariyle kaydi olarak 1.592.040,854TL dava dışı ...AŞ nin... şirketinden alacaklı olduğu, ..., ...ve ... arasında miktarlı taahhütlü satış sözleşmesi olduğu, sözleşme kapsamında ... adına ürün satış ve tesliminin... bölge bayisi olan ...tarafından yapılacağı, ... şirketinin promosyon ve sponsorluk bedellerini ...şirketine ciro primi faturası keserek bedelsiz olarak bir kısım malzeme (bardak, masa vb.) almak suretiyle tahsil ettiği, ... şirketinin ticari defter verilerine göre, ... AŞ. ile ... arasındaki ticari ilişki kapsamında ...haksız kazanç elde ettiği yönünde kanaat oluşturulabilecek bir veriye ulaşılamadığı, aksine ... AŞ. nin... Şirketini mali ve finansal açıdan desteklediği sonucuna varılmıştır.
TTK nın 630. Maddesinde; ana sözleşme ile atanan, genel kurul tarafından seçilen, ortaklık sıfatını haiz olan olmayan her türlü müdürün, hiçbir ayrıma tabi tutulmaksızın, genel kurul tarafından görevden alınabileceği düzenlenmiştir. TTK nın 630(2) maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığında şirket müdürünün azli davası açabilme hakkı diğer ortaklara tanınmıştır.
Ortağın anılan olağanüstü yetkisini kullanabilmesi, müdürün görevlerine müdahale edilmesini gerektiren bir haklı sebebin varlığına bağlıdır.
Maddenin 3. fıkrasında haklı sebep örneği olarak müdürün özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır birşekilde ihlal etmesi, şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi sayılmıştır. Bu bakımdan haklı sebep, müdürün görevini sürdürmesinin dürüstlük kuralı gereği şirketten beklenememesine yol açan sebeptir. Madde de sınırlı olarak sayılan örneklerden de anlaşıldığı üzere bu sebep müdürün şahsında gerçekleşmesi gerekir. Davacı şirket müdürünün ilgisizliğini, görevlerini yerine getirmemesini haklı sebep olarak ileri sürse de bu sebepler somutlaştırılmamıştır.Mahkemece ticari defterler incelenerek usulsüz işlemler tesbit edilmeye çalışılmış, alınan bilirkişi raporunda usulsüz bir işlem tesbit edilmediği belirtilmiştir.
Davada incelenmesi gereken müdürün şahsında gerçekleşmesi gereken haklı sebepler olduğundan davacının müdürün şahsında gerçekleşmeyen olaylara ilişkin istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; müdürün şahsında gerçekleşen haklı sebep somutlaştırılıp kanıtlanamadığından davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı- karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Asıl davada davacı-karşı davada davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, asıl ve karşı dava yönünden bakiye 1.302,60 TL istinaf karar harcının davacı- karşı davalıdan tahsiline,
3-Davacı- karşı davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 08.10.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar