Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/861 E. 2026/1479 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/861
Karar No
2026/1479
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2023/861

KARAR NO:2026/1479

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:27/01/2023

NUMARASI :2021/635 Esas - 2023/74 Karar

DAVA:Alacak (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:27/09/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/09/2026

Davanın reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin 30/09/2020 tarihinde davalıdan ürün takibi ve mağazacılıkta üretimi takip için 47.200-TL bedelle ... adlı yazılımı satın aldığını, davalının 01/09/2020 tarihli teklif belgesinde 88 saat uyarlama ve eğitim verileceği belirtilmesine rağmen 60 saat eğitim verildiğini, davalının eğitimden sonra Ekim ayının sonlarına doğru yazılımı yüklediğini, davalının edimini tam olarak yerine getirmediğini ve malın ayıplı olduğunu, birçok sorunla karşılaşıldığını, yazılımda el terminalleri için ara entegrasyon programı olmadığından bağlantı sorunu yaşandığını, el terminal ekranının çok küçük ve sade olmasının beklenen faydayı azalttığını, merkez ve şube arasında gerekli entegrasyonun sağlanamadığını, raporlama sisteminin karışık olduğunu, sorunların iletilmesine rağmen davalının çözüm üretmediğini, sistemin yavaş çalıştığını, alınan personel programının eğitiminin verilmediğini, yazılımda iki veri tabanı olmasından dolayı manuel entegrenin çok zor olduğunu, müvekkilinin yazılımdan temel beklentisi olan üretim ve satışın ana ayağı barkod sisteminin oluşturulmadığını, ürünler ve malzemelerin uluslararası düzeyde kodlama önerilerinin bulunmadığını, sorunların defalarca davalıya bildirilmesine rağmen davalının bir şey yapmadığını,hizmet ayıplı olduğundan müşteri memnuniyetsizlikleriyle karşılaşıldığını, bu hususlar teklife ve sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğinden sözleşmeden dönüldüğünü ileri sürerek, 47.200-TL satış bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili, müvekkilinin ... muhasebe programının bayisi olduğunu, davalıya 01/09/2020 tarihinde ... teklifi sunulduğunu, lisans sözleşmesi teklifinin 7. maddesine göre teklifin herhangi bir donanım ürünü ve hizmetini içermediğinden, program dışındaki donanım ürün ve hizmetlerinin davacıın sorumluluğunda olduğunu, iddia edilen el terminali sorunlarının ve sistemin yavaş çalıştığı iddiasının programla ilgisinin bulunmadığını, davacının donanımsal sorunlarının olduğunu, davacının iddiasının aksine 88 saat eğitim aşılarak toplamda 112 saatlik eğitim verildiğini, tacir olan davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunmayıp, 5 ay süresince eğitim aldıktan ve ürünü 9 aya yakın süre kullandıktan sonra aradan geçen uzunca sürenin sonunda ayıp iddiasında bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, bilirkişi heyeti raporuna göre, davaya konu paket yazılımın davacıya özel üretilmediği, modüllerin çalışır durumda olduğu, el terminalinin küçük olmasının yazılımla bağlantılı olmadığı, fiyat teklifi içeriğinde hizmetin herhangi bir donanım ürünü ve hizmeti içermediğinin belirtildiği, internet altyapısından kaynaklanan kopmalar nedeniyle entegrasyonun sağlanamadığının tanık beyanlarıyla da belirlendiği, yazılım ekranlarının karışıklığı hususunun ise subjektif değerlendirme olduğu, yazılımın gerekli tanımlamaları yaptığı, bilgisayar mühendisi bilirkişinin aynı zamanda yazılım uzmanı olduğundan davacının yeni bilirkişi incelemesi talebinin kabul edilmediği; yazılımın ayıplı olmadığı, internet bağlantısı kaynaklı sorun olduğu, davalının donanımdan sorumlu olmadığı, davacının internet hız bağlantısını arttırmadığı ve davalının davacıya eğitim verdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, yazılımın teklifi ve kullanıcı kılavuzunda ürünün satılacağı müşterilere internet hızı, cloud vs. hususunda bir uyarı veya bildirimin bulunmadığını, yazılımın satın alınması öncesinde bu bildirimler ve incelemeler yapılması gerekirken müvekkilinin bilgisi olmadığını, donanım entegrasyonunun sağlanmadığını, müvekkil bilse idi almayacağı ürünleri,kendisine satıldıktan ve asla sorun çıkmayacağı taahhütleri eşliğinde işe başlanırken,''sizin internetinizde problem var'' şeklinde oldu bittiye getirmenin hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının kurulum öncesinde araştırma yaparak TBK'nın 471 ve 472. maddeleri uyarınca müvekkiline bilgi verme zorunluluğu bulunduğunu, aydınlatma yükümlülüğünün niteliği itibariyle bir yan yükümlülük olduğunu; müvekkilinin yazılımı satın alma sürecindeki görüşmelerde yazılımının teknik donanım açısından kendileri için uygun olup olmadığını davalıya sorduğunu, yazılımın her şart ve durum için kullanılabileceği, yazılımın uyarlanmasının sorumluluğunun kendilerinde olduğu ve herhangi bir sorun yaşanmayacağı cevabını aldığını, fakat gelinen aşamada davalının tam aksi tutum sergileyerek yaşanan süreci inkar ettiğini, hizmetin gereği gibi ifa edilemediği ve bu yazılımın davacı tarafından istenildiği gibi kullanılamadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE:Dava, davacının davalıdan satın aldığı paket yazılımı kullanamadığından bahisle sözleşmeden dönme sebebiyle ürün bedelinin iadesi istemine ilişkindir.Somut olayda davacı şirket, 30/09/2020 tarihinde davalıdan 47.200-TL bedel ile davaya konu ... isimli paket yazılımı, ürün takibi ve mağazacılıkta üretimi takip etmek için satın aldığını, anlaşmaya göre 88 saat eğitim verilmesi gerekirken 60 saat eğitim verildiğini, programda el terminalleri için ara entegrasyon programı olmadığından bağlantı sorunu yaşandığını, el terminali ekranının çok küçük ve sade olması, kullanılan yazılım programında müvekkilinin beklediği faydayı azalttığını, programla davacının beklentisi olan merkez ve şube arasındaki gerekli entegrasyonun sağlanamadığını,yazılımın raporlama sisteminin karışık olduğunu, satışın ana ayağı olan barkod sisteminin oluşturulamadığını ve davalının iletilmesine rağmen sorunları çözemediğinden verilen ayıplı hizmet nedeniyle sözleşmeden dönüldüğünü belirterek, ödenen bedelin iadesini istemiştir.Yargılama aşamasında bilgisayar mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyet raporunda, dosyaya sunulmuş belgelerden davacıya 112 saat eğitim ve teknik destek verildiği, eğitimlerin bir kısmının uzaktan yapıldığı, davaya konu yazılımın bir paket yazılım olup davacıya özgü hazırlanmadığı, davacının merkezinde yapılmış incelemede, yazılımın kurulu olduğu, teklif formundaki modüllerin çalıştığı, terminal üzerinden sunucu bilgisayara uzak bağlantı yapıldıktan sonra yazılımın kullanılması suretiyle el terminalinin kullanıldığı, yazılımın sunucu-istemci mimarisiyle çalıştığı, programa kaydedilen verilerin davacının merkezindeki sunucuda tutulduğu, bu nedenle programı kullanabilmek için diğer cihazlardan sunucu üzerinde bağlantı sağlanması gerektiği, bu bağlantının davacının ...'deki mağazasından gerçekleştirilebilmesi için de, yeterli bir internet alt yapısının bulunmasının zorunlu olduğu, internet bağlantısındaki kopmalar nedeniyle mağaza ve merkez arasında entegrasyon kurulamamasının programın eksikliğinden kaynaklanmadığı; yazılımın menü ve ekran tasarımının yeknesak olduğu ve farklılık arz etmediğinden, ekranın karışık olmasının subjektif bir nitelendirme olduğu; davacının iddia ettiği yazılım üzerinde iki veritabanı olmasından dolayı manuel entegrenin üretim ve satış ekranlarındaki tanımlamalara ilişkin olduğunun belirtildiği, ancak inceleme sırasında gerekli tanımlamaların yapılabildiğinin görüldüğü ve programda bir ayıbın tespit edilemediği görüşü bildirilmiştir. Davacı tanıkları, ... mağazasındaki internet alt yapısı yetersizliğinden dolayı kopmalar olduğundan fabrika ile mağaza arasındaki entegrasyonun sağlanamadığını, eğitimlerin uzaktan verildiğini ve programdan istenen faydanın sağlamadığını; davalı tanıkları ise, programla ilgili eğitim ve desteğin davacıya verildiğini, davacının programı kullanmamaya karar verdiğini ve programla ilgili yazılı bir talep iletmediklerini, davacının ilettiği sorunların genelde internet kaynaklı olduğunu, cihaz kaynaklı sorunların da iletildiğini, çözüm önerilerinin sunulduğunu ve programda sorun bulunmadığını beyan etmişlerdir.Eldeki davada, davacı davalıdan satın aldığı paket yazılım programı ayıplı olduğundan kullanılamadığını ve beklenen faydanın sağlanamadığını iddia etmektedir. Fakat yargılama aşamasında davacının işyerinde program üzerinde yapılmış incelemede, programda ayıbın bulunmadığı, davacının ayıp iddiasını dayandırdığı hususların programdan kaynaklanmadığı, özellikle fabrika ve ... mağazası arasında program üzerinden bağlantı kurulamaması sorunun ...'deki internet altyapısının yetersizliğinden kaynaklandığı tarafların da kabulündedir. Davalının sattığı programdan kaynaklanmayan bu husus, davalının sorumluluğuna yol açmamaktadır.Bundan dolayı davalının bilgilendirme yükümlülüğünün ihlali saptanamamış olup, davacının istinaf dilekçesinde dayandığı TBK'nın 471 ve 472. maddeleri eser sözleşmesine ilişkin bulunduğundan, somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Yine davalının bulut (cloud) üzerinden çalışma çözüm önerisinin de davacı tarafından kabul edilmemiştir.Cevap dilekçesi ekinde sunulmuş e-posta ve whatsapp yazışmaları ile sunulan destek formlarından, davalının yazılımın kurulmasıyla ilgili her hafta yapılmış ve yapılacak işlere ilişkin davacıya düzenli bilgilendirme yaptığı, gerekli eğitimlerinin verildiği tespit edilmiştir. Davacının yazılımı satın aldığı ve kurulumlarının yapıldığı dönem Covid-19 tedbirlerinin uygulandığı döneme isabet ettiğinden, eğitimlerin bir kısmının uzaktan verilmesi zorunluluktan kaynaklanmıştır. Buna ek olarak el terminallerinin çok küçük ve sade olması olması iddiası ise, hem subjektif hem de taraflar arasındaki sözleşmeye donanımın dahil olmaması sebebiyle yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle,, davaya konu yazılımda ayıp ve davacının ileri sürdüğü sebeblerin davalının sorumluluğunda bulunmadığı, davacının sözleşmeden dönmesinin haklı olmadığından bedel iadesi isteyemeyeceği anlaşılmış olup, davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş,istinaf nedenleri yerined görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin yatırılan 806,06-TL harçtan alınması gereken 732-TL istinaf karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 74,06-TL harcın istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/861, K. 2026/1479, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-861-e-2026-1479-k-d2dba0fe87be