İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/433 E. 2025/325 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/433
- Karar No
- 2025/325
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/433 Esas - 2025/325 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/433 Esas KARAR NO : 2025/325
HAKİM : .... KATİP : ...
DAVACI : ... .... VEKİLİ : Av....
DAVALI : ... .... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/06/2025 KARAR TARİHİ : 22/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalıya Geçiş Kontrol Sistemi yazılım ve donanım işi yaptığını, ilgili iş kapsamında da ... numaralı ve 19.07.2022 tarihli KDV dahil toplam 3540 Euro bedelli fatura düzenlediğini, faturaya davalının itiraz etmediğini, 21.09.2022 tarihinde 30.000 TL'nin "Güvenlik Turnike Sistemi" açıklaması ile, ilgili faturaya istinaden ödendiğini, Ancak işbu faturadan bakiye 1.903,73 Euro borcun ödenmediğini, bu sebeple davalıya 21.06.2023 tarih ve .... Sayılı yazı gönderildiğini ve yazının 22.06.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenle ... 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/84727 E. sayılı dosyasından asıl alacak ve ferileri için faturaya dayalı icra takibi yapıldığını, ödeme emrini 24.07.2023 tarihinde tebliğ alan davalının haksız ve mesnetsiz olarak borca 31.07.2023 tarihinde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, beyanla itirazın iptali ile takibin asıl alacak, takipten önce ve sonra, işlemiş ve işleyecek faizi ve tüm ferileriyle birlikte aynen devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine iddia ve talep edilen hiçbir hususu kabul anlamına gelmemekle zamanaşımı defi ile hak düşürücü süre itirazı sunduklarını, ayırca Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasında Dair Karar m. 1 uyarınca her halükarda davacının, iddia ettiği alacağını, müvekkili şirketten Euro para cinsi üzerinden talep ve dava etmesinin hiçbir şekilde mümkün olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği hususların haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin icra takibi öncesi temerrüde düşürülmediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan posta alındısı belgesinde, müvekkili şirket çalışanı ya da yetkisinin imzası bulunmadığını beyanla davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -Ticari defter ve kayıtlar -Fatura, -Takip Dosyası, -Bilirkişi Raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; faturaya dayalı başlatılan (ilamsız) icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya konu ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/84727 Esas(Eski ... 22. İcra D. 2023/18774 E.) sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı şirket, takip borçlusunun davalı şirket olduğu, takibin1.903,73 Euro asıl alacak, 60,45 Euro işlemiş faiz olmakla toplam 1.964,18 Euro üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip usulünce başlatıldığı, alacak kalemlerinin takip tarihindeki TL karşılıklarının ayrıca gösterilerek, fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin davalıya 24/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilinin 31/07/20247 tarihli dilekçesiyle, ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu eldeki davanın da süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Takip talebinde borcun sebebi olarak "..... nolu 19/07/2022 tarihli 3450 Euro tutarlı" faturaya dayanıldığı görülmüştür. Dosyamız kapsamında tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 26/03/2025 Tarihli bilirkişi raporunda özetle: "...Davacı ... ... ... Anonim Şirketi tarafından davalı hesabına 19.07.2022 tarihli ... fatura ile 3.540,-EURO karşılığı 62.687,38 TL.lık borç kaydı yapıldığı , 21.09.2022 tarihinde 30.000,-TL.lık havalenin hesaba alacak kaydedildiği ve döviz üzerinden hesabını 18,334338 TL. Kuru üzerinden 1.636,27 EURO olarak hesaplanarak düşüldüğü ve 2022 yıl sonunun 1.903,73 EURO olarak, Türk Lirası olarak ta 32.687,38 TL. olduğu,23.05.2023 tarihli .... fatura karşılığı 16,52 USD karşılığı 353,49 TL.lık borç kaydı yapıldığı, ancak 16,52 USD olduğu halde yabancı para hesabında EURO olarak hesaplandığı, toplam borcun 1.920,25 EURO olarak kaydedildiği ve inceleme tarihi itibariyle 1.920,25 EURO, Türk Lirası olarak ta 33.040,87 TL. davalıdan alacaklı olduğunun hesapta kayıtlı olduğu, ... ... Anonim Şirketi'nin kayıtlarında 19.07.2022 tarihli ve 108 nolu ... faturası 3.540,-EURO karşılığı 62.687,38 TL.nin alacak kaydedildiği,2023 ve 2024 yılında hesapta herhangi bir hareket olmadığı ve inceleme tarihi itibariyle hesap kalanının 62.687,38 TL. olarak davacı şirkete borçlu olduğu, ancak 21.09.2022 tarihli ve 30.000, TL.lık tahsilat-havalenin davalı taraf kayıtlarında yer almadığı, ancak davacı kayıtlarında yer aldığı ve dekont dikkate alındığında ödemenin yapıldığının değerlendirildiği ve 32.687,38 TL.lık borç bakiyesinin olması gerektiği, İnceleme tarihi itibariyle 1.920,25 EURO, Türk Lirası olarak ta 33.040,87 TL. davalıdan alacaklı olduğunun davacı hesabında kayıtlı olmasına rağmen davalının borç tutarının takip talebinde 1.903,73 EURO asıl alacak olduğu ve bu rakamın esas olması gerektiği, Yurtdışında üretilen yazılım haricindeki menkul mal ürünlerine ( Bilgisayar, Yazıcı, Tüketim Malzemeleri, Çevre Birimleri, Donanım, vb.) ait faturaların dövizli olarak düzenlenmesinde bir sakınca bulunmamakla birlikte ödeme sırasında o günkü döviz kuruna göre TL ye çevrilerek ödenmesi gerektiği, Davalı tarafça mal ve hizmet faturasına TTK m.21.2 hükmü gereği sekiz gün içerisinde fatura içerikleri hakkında bir itirazda bulunduğu ile ilgili bir tespit tutanağı ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, Davacı tarafından 1.903,73 EURO asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacının davalıdan talep edebileceği tutarın da kayıtlardan 1.903,73 EURO asıl alacak. olduğunun değerlendirildiği, Davacı tarafından uygulanan faiz oranına ve temerrüt tarihine ilişkin bir yöntem ve bilginin dosyaya sunulması halinde değerlendirme yapılabileceği," hususları belirtilmiştir. Eldeki dava faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, itirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan ve davaya konu icra takibi faturaya dayalı başlatıldığından incelemenin takip konusu fatura kapsamında yapılması gerekir.(Yargıtay 19. HD. 2015/18199E., 2016/7679K.) Fatura içeriği malların veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfeti satıcıya aittir. Fatura düzenlenmesi, tek başına akdi ilişkiyi ve alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmaz.( Y. 19 HD. 2016/7819E., 2017/2738K., Y. 19HD. 2014/12574E., 2014/16692K.) Diğer yandan taraflar tacir olup, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan eldeki dava ticari dava niteliğindedir. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi gereğince Mahkeme'ce ticari defterlerin resen (kendiliğinden) ibrazına karar verilebileceği açıkça düzenlenmiştir. Yine 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi 2. ve 3. Fıkraları çerçevesinde; diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde, usulüne uygun tutulmuş defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği düzenlenmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin/malın bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. (Aynı yönde açıklamalar için bkz. Y. 23 HD. 2015/4576 E., 2016/621 K., 10.02.2016 T.) Anlatılanlar ışığında somut olay ele alındığında; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dosyadaki tüm deliller doğrultusunda, davacı tarafından tanzim edilen takip konusu faturaya davalı tarafından TTK'nın 21/2. Maddesi kapsamında itiraz edildiğine dair bir kayda rastlanılmadığı, faturanın her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu öte yandan HMK'nın 222. maddesi uyarınca usulüne uygun tutulan taraf defterlerinin birbirini doğruladığı/örtüştüğü kalemlerin tarafları bağlayacağı hususları hep birlikte gözetildiğinde davacı lehine olan karinenin çürütülemediği ve davacının alacağının varlığını ispatladığı kanaat edilmiştir. (bkz. Y. 19. HD. 2018/1358E., 2020/878 K., 08/06/2020 T; Y. 23 HD. 2015/1418 E., 2015/8313 K., 21/12/2015 T.) Diğer taraftan davalı ayrıca Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasında Dair Karar m. 1 uyarınca alacağın döviz(euro) para cinsi üzerinden talep edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürmüş ise de; faturaya konu mal/hizmetin turnike geçiş kontrol sistemi kurulması işine dair yazılım ve donanım ürünlerinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Fatura tarihi bakımından 19/04/2022 tarihli 31814 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ(Tebliğ No: 2008-32/34) 'de değişiklik yapılmasına dair tebliğ ile yapılan değişiklik sonucunda, tebliğin 8. Maddesi kapsamında; Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; ... ... kapsamında yurt dışında üretilen yazılımlara ilişkin satış sözleşmeleri ile yurt dışında üretilen donanım ve yazılımlara ilişkin lisans ve hizmet sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür. Ancak sözleşme konusu ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi zorunludur. Dolayısıyla faturaların dövizli olarak düzenlenmesinde bir sakınca bulunmamakla birlikte ödeme sırasında o günün döviz kuruna göre TL'ye çevrilerek ödenmesi gerekmektedir. Nitekim Davacı tarafından icra takibinde bedelin fiili ödeme günündeki TL karşılığı talep edildiğinden, davalı yanın bu yöndeki savunması yerinde görülmemiştir. Yapılan açıklamalar kapsamında davaya konu takibe dayanak fatura tutarı bakımından davacı yanın kendi kayıtlarında yer alan kısmi ödeme tutarı düşüldükten sonra bakiye 1.903,73 Euro alacak için davacının alacağın varlığını ispatladığı kanaat edilerek bu tutardaki asıl alacak üzerinden takibin devamına dair karar verilmesi gerekmiştir. İşlemiş faiz talebi bakımından ise; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmayıp sözlü olarak ödeme günü kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı bilinmediği gibi faturanın/fatura içeriği malların teslim tarihi belirsiz olduğundan 6102 Sayılı TTK'nın 1530/4. Maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmış, TBK'nın 117. ve TTK'nın 18/3. Maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede ise davalının takipten önce usulünce temerrüde düşürüldüğü ispat edilmediğinden işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından temerrüt olgusunun ispatı bakımından, dava dilekçesi ekinde alma haber kartı sureti sunulmuş ise de sunulan haber kartının teslim alan bölümünde, davalıya atfen bir imza bulunmadığı, bu bölümde yer alan isim ve imzanın dağıtıcı isim ve imzasıyla aynı olduğu, aşamalarda davalı tarafından da imzanın kabul görmediği nazara alınarak davalının usulünce temerrüde düşürüldüğü kabul edilmemiştir. Yine alacağın likit olduğu gözetilerek icra inkar tazminatına da hükmedilmiş, istikrar kazanan yüksek mahkeme kararları uyarınca takip konusu yabancı paranın Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının takip tarihindeki döviz kuruna(29,5842) göre Türk Lirası karşılığı üzerinden icra inkar tazminatı hesaplanmıştır. (Bkz. Y. 3 HD. 2021/2600 E., 2022/1376 K; Y. 12 HD. 2019/14477 E., 2020/6312 K.) Diğer yandan davacının takipte kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından reddedilen kısım yönünden kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/84727 Esas(Eski ... 22. İcra D. 2023/18774 E.) sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 1.903,73 Euro asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ödeme emrinde belirtilen şekilde faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Kabul edilen alacağın (1.903,73 Euro'nun), takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden ve %20'si oranında hesaplanan 11.264,07 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken toplam 3.847,24-TL karar ve ilam harcından, peşin ödenen 895,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.952,02-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 1.788,36-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 895,22-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.322,82TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 85,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.085,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.928,50-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.600-TL'nin davanın kabul oranına göre 3.489,21-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 110,79-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına, 9-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekillerinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025
Katip ... (E-imzalıdır)
Hakim .... (E-imzalıdır)