İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/717 E. 2026/503 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/717
Karar No
2026/503
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/717 Esas KARAR NO : 2026/503

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 22/09/2025 KARAR TARİHİ : 17/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ... Şirketi ("Müvekkil Banka") ile davalı ... Şirketi ("Davalı Şirket") arasında 13.03.2023 tarihinde 6.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi ("GKS") imzalandığını, davalı ...'ın işbu sözleşmeyi 6.000.000,00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, GKS kapsamında Davalı Şirket'e kullandırılan gayrinakdi krediler çerçevesinde ... Sigorta A.Ş. lehine ...numaralı 1.500.000,00 TL tutarında kesin teminat mektubu tanzim edildiğini, işbu teminat mektubunun 02.07.2025 tarihinde tazmin edilerek nakde döndüğünü, davalı tarafından 03.07.2025 tarihinde 500.000,00 TL kısmi ödeme yapılmış olmasına rağmen bakiye alacağın karşılanmadığını, bu nedenle ... 20. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ilgili kredi hesabının kat edildiğinin davalılara bildirildiğini, nakde dönen alacak ile hesap kat ihtarnamesi masraflarının tahsili amacıyla ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 21.07.2025 tarihinde ilamsız icra takibine geçildiğini, davalıların takibe borcun tamamına, faize ve ferilerine yönelik olarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazda bulunduklarını, dava şartı olan arabuluculuk müzakerelerinin de olumsuz sonuçlandığını ileri sürerek; ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; hesap kat ihtarnamesine karşı ... 27. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile süresinde itiraz edildiğini, davacının ihtarnameye itiraz edilmediği yönündeki beyanının gerçeği yansıtmadığını; davalı ...'ın kefaletinin, sözleşme tarihinde evli olmasına rağmen TBK m. 584 uyarınca aranan eş rızası alınmaksızın kurulduğunu, davacının dayandığı TBK m. 584/3 istisnasının şirket yöneticisince verilen kefaletin "olağan iş" sınırları içinde kalması gerektiğini, somut olayda ise sınırsız ve belirsiz kapsamlı bir kefaletin söz konusu olduğunu; ayrıca kefaletin TBK m. 583'teki emredici şekil şartlarını da taşımadığını; Genel Kredi Sözleşmesi'nin, özellikle temerrüt faizine ilişkin 2.7.1 maddesinin, TBK m. 20 vd. uyarınca genel işlem koşulu (GİK) denetimine tabi olduğunu ve içerik denetimi sonucunda yazılmamış sayılması gerektiğini; davacı bankanın TCMB'ye 01.08.2025 ve 18.12.2024 tarihlerinde bildirdiği azami yıllık faiz oranının %90 olmasına karşın dava ve takipte %135 oranında temerrüt faizi talep etmesinin TMK m. 2'deki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu; hesap kat ihtarnamesinin düzenlenme tarihi (02.07.2025) ile tebliğ tarihi (07.07.2025) arasındaki dönem için temerrüt faizi hesaplanamayacağını; 03.07.2025 tarihli 500.000,00 TL'lik kısmi ödemenin mahsup şeklinin belirsiz olduğunu; davacının alacağının likit olmadığından İİK m. 67/2 uyarınca icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine, kefalet sözleşmesinin TBK m. 583 ve 584 uyarınca geçersizliğinin tespitine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı asıl borçlu ve kefiller aleyhine alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibaret olduğu anlaşıldı. DELİLLER: ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Anılan takip dosyası incelendiğinde; davacı banka tarafından davalılar aleyhine dayanak alacağın tahsili için 21.07.2025 tarihinde ilamsız icra takibine geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine davalıların süresinde borca, faize ve ferilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri, davanın İİK'nın 67. maddesindeki bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 13.03.2023 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, ... 20. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile tebliğ şerhleri, teminat mektubu ve tazmin evrakları, hesap ekstreleri ile arabuluculuk son tutanağının davacı tarafından dosyaya sunulduğu görülmüştür. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler bulunduğundan dosya bankacı bilirkişi ...'a tevdi edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 01/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı banka ile davalı asıl borçlu ... A.Ş. arasında 13.03.2023 tarihinde 6.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı kefil ...'ın işbu sözleşmeyi aynı miktar ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığından doğan borçtan 6.000.000,00 TL kefalet limiti kapsamında sorumlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden asıl borçluya gayrinakdi krediler kullandırıldığı; ... Sigorta A.Ş. lehine tanzim edilen 1.500.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun 02.07.2025 tarihinde tazmin edildiği, 03.07.2025 tarihinde davalı tarafından 500.000,00 TL tahsilat sağlandığı ve bakiye 1.000.000,00 TL asıl alacağın tespit edildiği; hesap kat ihtarnamesinin davalılara sözleşmede yazılı adrese gönderilerek 09.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede tanınan bir günlük sürenin sonunda davalıların 11.07.2025 tarihinde temerrüde düştüğü; taraflar arasındaki sözleşmenin 2.7.1 maddesinde öngörülen ve bankanın TCMB'ye bildirdiği en yüksek cari kredi faizinin %50 fazlası şeklindeki temerrüt faizi hükmü karşısında, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı uyarınca TCMB'ye bildirilen tavan oranın değil fiilen uygulanan akdi faiz oranının esas alınması gerektiği, davacı bankanın %135 oranındaki talebine dayanak fiilen uygulanan akdi faiz oranını ispatlayan bir belge sunmadığı, alacağın teminat mektubu kredisinden kaynaklanması nedeniyle bizatihi bir akdi faiz borcu doğurmadığı gözetildiğinde, TCMB tarafından deklare edilen %44,25 oranındaki avans faizinin %50 fazlası olan %66,38 oranının temerrüt faizi olarak esas alınması gerektiği; bu veriler ışığında davacı bankanın davalılardan takip tarihi itibarıyla 1.000.000,00 TL asıl alacak, 30.115,97 TL işlemiş faiz olmak üzere nakdi alacak yönünden, ayrıca 3.682,89 TL ihtarname masrafı ve bu masrafa işleyen %24 oranında (yasal faiz) 46,65 TL faiz olmak üzere toplam 1.035.353,64 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği; davacının %135 oranındaki temerrüt faizine dayanak fiilen uygulanan en yüksek faiz oranını ispatlaması ve mahkemece bu oranın benimsenmesi halinde ise toplam alacağın 1.068.044,37 TL olarak hesaplanabileceği bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı bankanın, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan gayrinakdi kredinin nakde dönmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan .. Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 1) Kefalet sözleşmesinin geçerliliği yönünden: Davalı ...'ın, 13.03.2023 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ni 6.000.000,00 TL azami miktar ve müteselsil kefil sıfatıyla, TBK m. 583'te öngörülen yazılı şekil ve el yazısı şartlarına uygun olarak imzaladığı, sözleşmede kefalet tarihi, azami miktar ve müteselsil kefil sıfatının açıkça yer aldığı bilirkişi incelemesi ve dosya kapsamındaki belgelerle sabittir. Sözleşmede kefalet iradesinin bizzat davalı ...'ın el yazısıyla ortaya konulduğu görülmekle davalı vekilinin şekil eksikliğine dayalı geçersizlik itirazı yerinde bulunmamıştır. Davalı ..'ın kefalet tarihinde davalı asıl borçlu şirketin münferiden temsile yetkili yasal temsilcisi/yöneticisi olduğu ticaret sicili kayıtları ile sabit olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesine 6455 sayılı Kanun'un 77. maddesiyle eklenen fıkra uyarınca, ticaret şirketinin ortağı ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmamaktadır. Davalı vekilinin, bu istisnanın yalnızca şirketin "olağan işleri" ile sınırlı tutulması gerektiği yönündeki savunması, kanun metninde böyle bir sınırlamaya yer verilmemiş olması ve GKS'nin davalı asıl borçlu şirketin ticari faaliyetinin finansmanı amacıyla, şirket yetkilisi sıfatıyla imzalanmış olması karşısında yerinde görülmemiş; kefalet sözleşmesinin TBK m. 584 uyarınca eş rızası yokluğu nedeniyle geçersiz olduğu yönündeki itiraz reddedilmiştir. 2) Kefilin sorumluluğunun kapsamı yönünden: TBK'nın 589. maddesi uyarınca müteselsil kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar asıl borç ile borçlunun temerrüdünün yasal sonuçlarından sorumludur. Somut olayda hesaplanan toplam alacak (1.035.353,64 TL), kefalet limiti olan 6.000.000,00 TL'nin oldukça altında kaldığından, davalı kefil Ali Baran'ın kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın borcun tamamından davalı asıl borçlu ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. 3) Hesap kat ihtarnamesinin geçerliliği yönünden: Davalılar, 02.07.2025 tarihli hesap kat ihtarnamesinde 2.500.000,00 TL tutarında bir alacaktan söz edilmesine karşın icra takibinin 1.000.000,00 TL asıl alacak üzerinden başlatılmış olmasının, ihtarnamenin dayanaksız ve geçersiz olduğunu gösterdiğini ileri sürmüştür. Ancak ihtarname, davalı asıl borçlunun banka ile olan kredi ilişkisinden doğabilecek nakdi ve gayrinakdi tüm risklerin azami kapsamda muacceliyete konu edildiği bir bildirim niteliğinde olup, dava konusu icra takibi bu azami kapsamın yalnızca bir kısmını, somut olarak nakde dönen ve kısmi ödeme sonrası bakiyesi kalan 1.500.000,00 TL bedelli teminat mektubundan doğan alacağı (500.000,00 TL'lik tahsilat düşüldükten sonra kalan 1.000.000,00 TL bakiyeyi) kapsamaktadır. Takip talebinin ihtarnamede bildirilen azami tutarın altında kalması, davalılar aleyhine değil lehine bir durum olup, ihtarnamenin geçersizliğine veya borcun muaccel hale gelmediğine karine teşkil etmez. Davalı ...'ın hesap kat ihtarnamesine karşı ... 27. Noterliği aracılığıyla süresinde itiraz etmiş olması da, davacının ihtarnamenin İİK m. 68/b uyarınca kesinleştiği yönündeki beyanını etkisiz kılmakla birlikte, alacağın varlığı ve miktarının banka kayıtları ile bilirkişi incelemesi sonucunda ayrıca ve bağımsız olarak ispatlanmış olması karşısında, işbu itirazın sonuca etkili olmadığı kanaatine varılmıştır. 4) Temerrüt tarihinin tespiti yönünden: Hesap kat ihtarnamesinin davalılara sözleşmede yazılı adrese 07.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede tanınan bir günlük ödeme süresinin sonunda davalıların 09.07.2025 tarihinde temerrüde düştüğü mahkememizce tespit edilmiş olup, davalı vekilinin ihtarnamenin düzenlenme tarihi (02.07.2025) ile tebliğ tarihi (09.07.2025) arasındaki döneme temerrüt faizi yürütülemeyeceği yönündeki itirazı, zaten bilirkişi hesaplamasında bu döneme temerrüt faizi işletilmemiş olması nedeniyle yerinde görülmemiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda ihtarnamenin 09/07/2025 tarihinde tebliğ edildiği, temerrütün 11/07/2025 tarihinde gerçekleştiği yönünde görüş bildirilerek bu yönde hesaplama yapılmış ise de davacı tarafça rapora karşı beyan ve itiraz sunulmadığından usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek rapordaki hesaplamaya itibar edilmiştir 5) Temerrüt faizi oranı yönünden: Taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi'nin "Temerrüt Faizi" başlıklı 2.7.1 maddesinde, müşterinin temerrüdün doğduğu tarihten fiili ödemeye kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde bankanın TC Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu kısa, orta veya uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanının %50 fazlası oranında temerrüt faizi ödemeyi kabul ettiği düzenlenmiştir. Davacı banka bu hükme dayanarak %135 oranında temerrüt faizi talep etmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.05.2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, TCMB'ye bildirilen tavan/tabela niteliğindeki oran değil, kullandırılan krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranı esas alınarak sözleşme hükmünün tatbik edilmesi gerekmektedir. Nitekim mahkememizce de emsal alınan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 22.06.2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında da, "Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 4.2 maddesinde temerrütün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için banka tarafından TCMB'ye bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirlenen oranda temerrüt faizi uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Yerleşik yargı kararları uyarınca, temerrüt faizinin hesaplanmasında esas alınması gereken akdi faiz oranı temerrüt tarihinde bankanın fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz oranıdır. Anılan oranın tespiti için davacı banka genel müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta ise, banka fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz oranını bildirmemiştir. Bu durumda, temerrüt faiz oranına ilişkin dayanak belgeleri sunmak sureti ile ispatlama yükü kendisinde olan bankanın Dairemiz ihtarına rağmen fiilen uygulanan faiz oranlarını bildirmemesi nedeniyle 3095 sayılı Yasaya göre temerrüt faiz oranının avans faiz oranını geçemeyeceği gözetilerek temerrüt faiz miktarının hesaplanması gerekir." şeklinde açıklandığı üzere temerrüt faizinin üst sınırının avans faizi olarak tespiti suretiyle hesaplama yapılmıştır. Somut olayda da alacağın 1.500.000,00 TL bedelli teminat mektubunun tazmininden kaynaklanması, davacı bankanın %135 oranındaki talebine dayanak fiilen uygulanan akdi faiz oranını gösterir herhangi bir belge dosyaya sunmamış olması karşısında, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararında benimsenen ilkeyle uyumlu olarak, bilirkişi tarafından TCMB'nin deklare ettiği %44,25 oranındaki avans faizi esas alınarak sözleşmenin 2.7.1 maddesindeki %50 fazlası uygulanması suretiyle bulunan %66,38 oranının temerrüt faizi olarak esas alınmasının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin, davacı bankanın TCMB'ye bildirdiği %90 azami oranın da aşıldığı ve bu nedenle GİK/TMK m. 2 denetimi gerektiği yönündeki itirazı, mahkememizce %66,38 oranının esas alınmış olması karşısında -bu oran davacının TCMB'ye bildirdiği azami oranın da altında kaldığından- karşılanmış olup, sözleşme hükmünün tümüyle "yazılmamış sayılması" sonucuna varılmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Aynı gerekçelerle, ihtarname masrafı kaleminden doğan 3.682,89 TL'lik kısma ise, akdi bir kredi ilişkisinden değil masraf alacağından kaynaklanması nedeniyle yasal faiz niteliğindeki %24 oranının uygulanması uygun bulunmuştur. 6) Kısmi ödemenin mahsubu yönünden: Davalı tarafından 03.07.2025 tarihinde yapılan 500.000,00 TL'lik ödemenin, 1.500.000,00 TL bedelli teminat mektubu tazmin bedelinden mahsup edilerek bakiye 1.000.000,00 TL asıl alacağın tespit edildiği bilirkişi raporuyla açık ve denetlenebilir şekilde ortaya konulmuş olup, davalı vekilinin bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir. 7) Alacağın likit niteliği ve icra inkar tazminatı yönünden: Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ve nakde dönen gayrinakdi kredi bedeline ilişkin alacağın tahsiline yöneliktir. Alacağın miktarının tespitinin bilirkişi incelemesini gerektirmiş olması, tek başına alacağın likit olmadığı anlamına gelmemekte olup, genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi ve banka ticari defter kayıtlarına dayanan ve bilirkişi incelemesiyle somut olarak hesaplanabilen alacak likit kabul edilmiştir. Bu itibarla, hükmedilen 1.035.353,64 TL nakdi alacağın %20'si oranında İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir. 8) Davalıların kötü niyet tazminatı talebi yönünden: Davalılar, davacı bankanın hesap kat ihtarnamesine yapılan itirazı gizleyerek ve TCMB'ye bildirdiği oranların üzerinde fahiş faiz talep ederek kötü niyetli davrandığını ileri sürerek kendi lehlerine tazminat talep etmişlerdir. Ne var ki davacının alacağının esasının ve büyük kısmının (asıl alacak ve ihtarname masrafının tamamı, faizin ise büyük bölümü) yargılama sonucunda haklı bulunduğu, davacının yalnızca talep ettiği faiz oranının bir kısmı yönünden haksız çıktığı görülmekle, davacının takip ve dava açmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davalıların ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı takip sayılı dosyasında davalıların yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 1.000.000,00 TL asıl alacak, 30.115,97 TL işlemiş faiz, 3.682,89 TL masraf, 1.508,13 TL BSMV, 46,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.035.353,64 TL üzerinden devamına, Asıl alacağın 1.000.000,00 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren %66,38 oranında ve değişen oranlarda(avans faizinin %50 fazlası) ve faizin %5 BSMV uygulanmasına, Asıl alacağın 3.682,89 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren %24 oranında ve değişen oranlarda (yasal faiz) temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 207.070,72 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 70.725,01 TL nispi karar harcının, peşin alınan 18.420,95 TL harcın mahsubu ile geri kalan 52.304,06 TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 161.303,05 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 43.313,91 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 19.123,85TL (615,40 TL BHV, 87,50TL VSH, 18.420,95 TL peşin harç) harcın davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, 7- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 10.687,50 TL (687,50 TL tebliğler ve posta, 10.000,00TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 10.258,34 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 8-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 184,71 TL'sının davacıdan, 4.415,29 TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren kabul edilen kısım yönünden 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak, reddedilen kısım yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/717, K. 2026/503, T. 17.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-717-e-2026-503-k-825cac7a5b5e