İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/761 E. 2026/549 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/761
- Karar No
- 2026/549
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/761 Esas - 2026/549 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/761 KARAR NO : 2026/549
....
DAVA :İtirazın İptali / Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı DAVA TARİHİ : 09/10/2025 KARAR TARİHİ : 02/07/2026 KARAR Y.TARİHİ : 21/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan "itirazın iptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile .... arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, söz konusu kredi sözleşmesine davalı tarafın müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, borçluların kredi koşullarına uymaması, borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle borçlulara .... yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarname ile şirketin borçlarının kat edildiğini, söz konusu ihtarnamenin borçlu firma ile müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefiller tarafından da tebellüğ alınmış ise de ödeme yapılmadığını, muaccel hale gelen banka alacağının tahsili amacıyla 12/08/2025 tarihinde ....sayılı dosyası ile borçlu/davalı aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız takibe başlandığını, itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin tüm ferileri ile birlikte devamına takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %97,50 temerrüt faizi ve temerrüt faizinin BSMV'si ve alacağın tüm ferileri ile birlikte tahsiline, davalının %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûmiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Tensip zaptı ve dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına karşın; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış ve duruşmalara iştirak edilmemiş olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. i. Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu..... arasında 13.07.2023 tarihli ve 10.000.000,00 TL limitli Kredi Çerçeve Sözleşmesi (genel kredi sözleşmesi) ile teminat sözleşmesi akdedildiği, ii. Davalı ...'in anılan sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı ve kefalet beyanının altındaki imzanın kendisine ait olduğu (davalı isticvap için davet edilmiş olmasına karşın duruşmalara katılmamış ve imzaya itiraz etmemiştir), iii. Sözleşme kapsamında dava dışı asıl borçlu şirkete taksitli ticari krediler, borçlu cari hesap kredileri, ticari kredili mevduat hesabı ve çek taahhüt (gayrinakdi) kredisi kullandırıldığı, B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4.i. Takip konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, ii. Kefaletin sözleşme ve yasa koşullarına uygun olarak (kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin türü yönünden) geçerli biçimde kurulup kurulmadığı, iii. Kefaletin gayrinakdi krediler yönünden de kapsam dâhilinde olup olmadığı, özellikle çek yükümlülük bedellerinin deposunun kefilden istenip istenemeyeceği, iv. Muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, her bir borçlu yönünden hangi tarihte gerçekleştiği, v. Talep edilen akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme, kanun ve bankacılık düzenlemelerine uygun olup olmadığı, değilse uygulanması gereken oran, vi. Talep edilen asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV ve masrafların Kanun ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı, takip tarihi itibariyle alacağın miktarı noktalarında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. .... sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının Türkiye Halkbankası, borçluların....olduğu, 4.823.191,20 TL Asıl Alacak, 2.591.795,90 TL İşlemiş Temerrüt faizi, 129.589,80 TL BSMV, 5.475,67 TL Masraf olmak üzere toplam 7.550.052,57 TL alacağın tahsili amacıyla 12.08.2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine davalı borçlu tarafından borcun tamamına, faize, vekalet ücretine, ferilerine ve ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı görülmüştür. 6. .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde, davacı banka tarafından, dava dışı asıl borçlu ....ve müşterek borçlu müteselsil kefil ...'e kefil olarak keşide edilen ihtarnamede özetle; kredi sözleşmesinden doğan ve 29.11.2024 tarihinde kat edilerek muaccel hale gelen 4.500.645,93 TL nakit, 602.550,00 TL gayrinakit borcun, ihtarnamenin taraflarına tebliğinden itibaren 1 gün içinde nakit borcun ödenmesi/çek yükümlülük riskinden kaynaklı/temiant mektubundan kaynaklı gayrinakdi riskin depo edilmesi aksi halde tahsili için yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği görülmüştür. 7. Dava konusu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'nin incelenmesinde; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu.... arasında, 13.07.2023 tarihli 10.000.000,00 TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, davalı ...'in söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile kefalet türüne "müteselsil", kefalet tutarına "10.000.000,00 TL" ve kefalet tarihini "13.07.2023" yazarak müteselsil kefalet verdiği görülmüştür. 8. Mahkememizce dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında, 13.07.2023 tarihli 10.000.000,00 TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, davalının söz konusu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, ekstrelerde söz konusu krediler için ihtarnamede ödeme için verilen süre zarfında herhangi bir ödeme tespit edilemediği, 06.02.2025 kat tarihi itibariyle davacı bankanın, dava dışı asıl borçlu ve davalı müteselsil kefilden olan alacağını talep etme hakkının doğduğunun değerlendirildiği, yapılan tespitler kapsamında davacı bankanın takip tarihinde talep edebileceği alacak kalemlerinin 4.775.772,27 TL asıl alacak, 2.428.012,61 TL işlemiş temerrüt faizi, 121.400,63 TL BSMV, 5.475,67 TL masraf olmak üzere toplam 7.330.661,18 TL olduğu bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 9. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 10. Genel ve özel dava şartları somut uyuşmazlık bakımından değerlendirilmiş, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, takipte icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olduğu ve diğer dava şartı noksanlıklarının da bulunmadığı değerlendirilerek esasın incelenmesine geçilmiştir. 11. Davalı borçlunun borç tutarına, faiz tutarına, faiz oranına yönelik itirazları ile kefaletin geçerliliği aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir. 12. Öncelikle genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan davalı borçlunun kefaletin geçerliliği yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmiştir. 13. Takibe konu edilen bir adet 13.07.2023 tarihli 10.000.000,00 TL limitli Kredi Çerçeve Sözleşmesi ile eki mahiyetindeki Kefalet Sözleşmesi ve Çek Taahhüt Kredisi Taahhütnamesi bulunmakta olup, 13.07.2023 tarihli Kredi Çerçeve Sözleşmesinin davalı ... tarafından kefil sıfatı ile imzalanmış olduğu; 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun kefaletle ilgili 581, 583, 584, 586 vd. kanun hükümleri ve sözleşme düzenlemeleri gereğince, davalı tarafından verilen kefaletin; kefalet limitinin "10.000.000,00 TL", kefalet tarihinin "13.07.2023" ve kefaletin "müteselsil" olduğu hususlarının kabul edilerek kefilin el yazısı ile yazılmak sureti ile imza tarihindeki TBK m. 583 hükmünde aranan şekil koşullarını taşıdığı anlaşıldığından kefaletin geçerli olduğu değerlendirilmiştir. Kefil olan davalının gerçek kişi olması karşısında TBK m. 584 hükmünde öngörülen eş rızası koşulu bakımından ise; celbedilen ticaret sicil kayıtlarından davalının dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı/yöneticisi olduğu, bu itibarla TBK m. 584'e 6455 sayılı Kanun'un 77. maddesi ile eklenen fıkra uyarınca eş muvafakatinin alınmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki davalı, Mahkememizce sözleşmedeki imzanın kendisine ait olup olmadığı konusunda ihtarlı isticvap davetiyesi ile çağrılmasına rağmen geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmediğinden, HMK m. 171/1 hükmü uyarınca isticvap konusu vakıayı ikrar etmiş sayılmıştır. 14. Temerrüt tarihlerinin belirlenmesine ilişkin olarak; 6098 sayılı TBK m. 117 hükmünde; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." şeklinde düzenleme yapıldığı, bu kapsamda davacı banka tarafından, dava dışı kredi borçlusu .... ile davalı müşterek borçlu-müteselsil kefil ...'e müteselsil olarak keşide edilen .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin, dava dışı asıl borçlu şirkete elektronik tebligat yolu ile gönderildiği ve UETS adresinde 05.12.2024 tarihinde okunduğu, davalı kefile ise aynı tarihte (05.12.2024) elden teslim edildiği, ihtarda ödeme için verilen 1 günlük sürenin 06.12.2024 Cuma günü sona erdiği ve ara günlerin hafta sonu tatiline rastlaması nedeniyle her iki borçlunun da 09.12.2024 Pazartesi günü temerrüde düştükleri hesaplanmıştır. Kat ihtarnamesi kredi borçlusu ile kefile aynı tarihte tebliğ edildiğinden, tebliğ tarihi her iki borçlu yönünden de aynı sonucu doğurmuştur. Bununla birlikte davacı bankaca temerrüt tarihi olarak 12.12.2024 tarihinin esas alındığı, bu tarihin borçlu lehine olduğu ve HMK m. 26 hükmünde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi gereğince hesaplamanın 12.12.2024 temerrüt tarihi üzerinden yapıldığı anlaşılmakla, bilirkişi tarafından yapılan bu değerlendirme yerinde bulunmuştur. 15. Uygulanacak faiz oranlarının belirlenmesine ilişkin olarak; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi'nde "Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemlerinde ... uygulanacak azami faiz oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankası'na devredebilir." denildiği, 22.11.2006 tarih,.... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı'nda (m. 3) konuya ilişkin düzenlemelerin TCMB'nca yayımlanacak tebliğlerle yapılacağı, TCMB’nın bu konudaki tebliğine göre bankaların mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit etmelerinin hükme bağlandığı, buna göre, davacı bankanın talep ettiği akdi ve temerrüt faiz oranının, sözleşme maddeleri gözetilerek denetlenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 16. Bu kapsamda, taraflar arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmesi'nin; "Kredi Faizi" başlıklı maddesi altında akdi faiz oranının; "Müşteri ile ayrıca mutabakata varılmamış ise faiz, TCMB'ye bildirilen faiz oranlarını geçmemek kaydıyla, Banka'nın fiili kullandırım/işlem tarihinde aynı tür krediler ve hesaplar için cari olan en yüksek faiz oranı üzerinden Bankaca belirlenecek; Banka, kredi kullandırımına ait kredi ve faiz tutarlarını, BSMV, KKDF ve sair resim ve harçları ile birlikte müşterinin cari hesabına borç yazabilecektir." "Müşterinin Borçlar Tamamen Ödeninceye Kadar Yükümlülükleri ve Temerrüt Hükümleri" başlıklı maddesi altında ise temerrüt faiz oranının; "Müşteri, anapara, dönem faizleri, komisyon, masraf vb ödemelerde gecikme olması, adına açılmış cari hesap veya hesapların kesilmesi, taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerin herhangi birinin ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi, vadeli kredilerin vadelerinin gelmesi, temerrüde düşmesi, sözleşmenin feshi veya her ne suretle olursa olsun borçlarının sözleşme kapsamında muaccel kılınması halinde, alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye .... Bankasına bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranı uygulanacağını kabul ve taahhüt eder. Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için Banka tarafından TC Merkez Bankasına bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %50 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder." şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmüştür. Aynı sözleşmenin eki mahiyetindeki Çek Taahhüt Kredisi Taahhütnamesi'nin 6. maddesinde ise "Bankanın ödeme yapması hâlinde Bankanın, Müşterinin ödeme yapacağı tarihe kadar geçecek süre için ödeme tarihinde Bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %50 fazlası olarak belirlenen oranda temerrüt faizini, bu faizin gider vergisini ve fon payı ile birlikte ödeyeceğini kabul ve beyan eder." düzenlemesinin bulunduğu tespit edilmiştir. 17. Temerrüt faiz oranına ilişkin taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmede yukarıda yer verilen yönde hüküm bulunmakta ise de, Yargıtay uygulamasında bankaların .... Bankası'na bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmektedir (.... Karar). Bu durumda bankanın sözleşme hükmü uyarınca temerrüt tarihinde müşterilerine fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranına göre temerrüt faizinin belirlenmesi gerekmektedir. 18. Bu hâlde bankaca sözleşme hükmü uyarınca temerrüt tarihinde kullandırılan kredi ile aynı türdeki kredilere fiilen uyguladığı akdi faiz tutarlarını kişisel verilerin korunmasına yönelik Kanuni düzenlemelere de uygun biçimde yine delillerin ibrazına yönelik HMK hükümleri uyarınca süresi içerisinde ibraz etmiş olması hâlinde nazara alınarak akdi ve temerrüt faizi hesaplamasının ibraz edilen söz konusu oranlara göre yapılabilecektir. Somut olayda davacı banka tarafından, temerrüt tarihine yakın bir tarihte (19.01.2025) bir ticari müşteriye kullandırılan LR001154 numaralı işletme kredisine % 67,20 oranında akdi faiz uygulandığını gösteren emsal ekstre ibraz edilmiş olup, bu suretle bankaca ....'ye bildirilen % 65 oranının salt tavan bildirimi niteliğinde kalmayıp fiilen de uygulandığı belgelendirilmiştir. 19. Buna göre taraflar arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmesi tahtında kullandırılan taksitli ticari kredilerin ve borçlu cari hesap kredilerinin akdi faiz oranlarının içinde en yüksek olanın %65 olduğu, en yüksek akdi faiz oranı olan %65'in %50 fazlası alınarak bulunan %65 x 1,50 = %97,50 oranından temerrüt faizi uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Aynı değerlendirme nakde dönüşen gayrinakdi kredi niteliğindeki çek garanti tutarı için de geçerlidir; nitekim Çek Taahhüt Kredisi Taahhütnamesi'nin 6. maddesi de banka kaynağından ödenen çek yükümlülük bedellerine ödeme tarihinden itibaren aynı esasa göre belirlenecek temerrüt faizi uygulanacağını düzenlemektedir. 20. Davacı bankanın diğer alacak talebi olan ticari kredili mevduat hesabı (KMH) borcu bakımından ise, 5464 Sayılı Kanun'un 26. maddesi ".... azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkilidir ve belirlediği bu oranları 3 ayda bir açıklar" hükmü uyarınca, Kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları Resmî Gazete'de yayımlanan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ'lerde açıklanan esaslar çerçevesinde belirlenmektedir. Buna göre; bankalar, T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenen kredi kartı azami faiz oranlarının üzerinde faiz oranı uygulayamayacaktır. KMH faiz oranları ise .... tarafından 25.05.2013 tarih ve 28657 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı:2006/1)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı:2013/8)" ile TCMB'nin yayımladığı Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğe tabi hâle getirilmiştir. Buna göre 12.08.2025 takip tarihi itibariyle ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacaklara uygulanabilecek azami akdi faiz oranının yıllık % 57,00, azami gecikme (temerrüt) faiz oranının ise yıllık % 60,60 olduğu; davacı bankaca bu alacak kalemi için de talep edilen % 97,50 oranının anılan azami oranın üzerinde bulunduğu tespit edilmekle, bu kalem yönünden hesaplamanın TCMB tarafından açıklanan azami oranlar üzerinden yapılması gerekmiştir. Davacı vekilinin, tüm alacak kalemlerine % 97,50 oranının uygulanması gerektiği yönündeki itirazı, 5464 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile getirilen emredici azami oran sınırlaması karşısında yerinde görülmemiştir. 21. Takip tarihi itibariyle nakdi alacağın belirlenmesine ilişkin olarak; ddavacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında, 13.07.2023 tarihli 10.000.000,00 TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, davalının söz konusu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, ekstrelerde söz konusu krediler için ihtarnamede ödeme için verilen süre zarfında herhangi bir ödeme tespit edilemediği, borcun ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiği ve hesapların kat edildiği, borçlular tarafından ihtarnamede belirtilen süre içerisinde tahakkuk eden borçların ödenmemesi nedeniyle icra takibine başlanıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresi içerisinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı, kat tarihi itibariyle davacı bankanın, dava dışı asıl borçlu şirket ile TBK m. 586 ile taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, davalı müteselsil kefilden olan alacağını talep etme hakkının doğduğu kanaatine varılmıştır. 22. Bu açıklamalar kapsamında davalının talep edilen kredi tutarlarından sorumluluğu değerlendirildiğinde, Nakit Alacaklar Yönünden; 23. Mahkememizce davacı banka alacağının belirlenmesi kapsamında bankacı bilirkişiden rapor tanzim edilmiş olup; yapılan tespitler sonucunda, davacı bankanın davalı müteselsil kefil ...'ten olan nakit alacağı, 4.775.772,27 TL asıl alacak .... numaralı Borçlu Cari Hesap Kredileri ve banka yükümlülüğü ödenen çek yaprak bedelleri 4.146.018,65 TL + .... numaralı Ticari Kredili Mevduat Hesabı 629.753,62 TL), 2.428.012,61 TL işlemiş faiz (Taksitli Krediler, BCH ve çek yaprak bedelleri 2.162.011,70 TL + Ticari KMH 266.000,91 TL), 121.400,63 TL BSMV (Taksitli Krediler, BCH ve çek yaprak bedelleri 108.100,58 TL + Ticari KMH 13.300,05 TL) ve 5.475,67 TL masraf olmak üzere toplam 7.330.661,18 TL olarak hesaplanmıştır. Takip talebinde ise 4.823.191,20 TL asıl alacak, 2.591.795,90 TL işlemiş temerrüt faizi, 129.589,80 TL BSMV ve 5.475,67 TL masraf olmak üzere toplam 7.550.052,57 TL talep edilmiş olduğundan, aradaki farkın fazlaya ilişkin talep olarak reddi gerekmiştir. 24. Masraf talebi yönünden; taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 4.3. "Yargılama Giderlerinin Müşteri Tarafından Ödenmesi" başlıklı maddesindeki "Gerek kredi kullanımından gerekse her ne nitelikte olursa olsun, diğer her türlü hesaplar, senetler ve taahhütlerden dolayı, müşterinin bankaya borçlu bulunduğu tutarların tahsili hususunda banka, müşteri aleyhinde dava açmak veya icra takibine başvurmak suretiyle alacağını müşteriden tahsil etmek zorunda kalırsa, müşteri tüm yargılama giderlerinin yanı sıra cezaevleri harcını da ödemeyi kabul ve taahhüt eder." düzenlemesi ile Kefalet Sözleşmesi'nin 17. maddesindeki düzenleme karşısında, noter makbuzu ile belgelendirilen ve kısmi tahsilat sonrası bakiye olarak talep edilen 5.475,67 TL ihtar gönderim bedelinin davalı kefilden talep edilebileceği değerlendirilmiştir. 25. Gayri Nakdi Alacak Yönünden; 26. Mülga 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ve 5941 sayılı Çek Kanunu m. 3/3 ve 6273 sayılı Kanun m. 2 ile değişik ile bankalara keşideciye vermiş oldukları çek defterlerine ait karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için hamile belirli bir miktar ödeme yapmasını öngörmüştür. Her yıl Ocak ayında Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından belirlenen ve Resmi Gazete’de yayımlanan bu tutarı, muhatap banka gerekli koşulların varlığı halinde, kısmen ya da tamamen karşılıksız yazılan her bir çek yaprağı için hamile ödemekle yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmündedir. 27. Hesap sahibi ile banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan işlemin 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca dönülemeyecek bir gayrinakdî kredi sözleşmesi hükmünde bulunduğu, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden söz edilemeyeceği ve belirsiz alacak için kefalet sözleşmesi kurulamayacağı, bu nedenle çek depo bedelinden hesap sahibinin sorumluluğunun bulunduğu, ancak kredi sözleşmesini imzalayan müteselsil kefilin risk altındaki çek yaprakları nedeniyle bankanın Çek Kanunu uyarınca ödemesi gereken asgari miktarlarla ilgili olarak depo talebinden sorumlu olabilmesi için kredi sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm bulunmasının zorunlu olduğu benimsenmiştir (....). 28. Taraflar arasında imzalanan Çek Taahhüt Kredisi Taahhütnamesi'nin; "Kefalet Sözleşmesi" başlıklı bölümünün 10. maddesi ; ""kefaletinin/kefaletlerinin devam ettiği süre içinde müşteriye kullandırılan çek karnesinin her yaprağı için 5941 sayılı Kanun gereğince Banka'nın ödemekle yükümlü olduğu miktarın, gerek görüldüğünde müşteri hesabında bloke edileceğini, Banka'nın ödemekle yükümlü olduğu miktarın ....'ce yükseltilmesi durumunda hesapta bulundurulacak para miktarını da bu miktara yükselteceğini, bu hususta Kredi Sözleşmesi'nin maddelerinin haklarında da aynen uygulanacağını kabul eder ve bu maddelerde yer alan hususları aynen taahhüt ederler." şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür. 29. Yapılan değerlendirmede, dava dışı asıl borçludan boş çek yaprakları için depo talebi isteminde bulunulabileceğinin sözleşme maddesinde açık olarak düzenlendiği, davacı bankanın 17 adet çek yaprağı için toplam 174.490,00 TL gayrinakdi risk tutarının dava dışı asıl borçlu şirketten ve davalı kefilden takip tarihi itibariyle depo talebinde bulunulabileceği kanaatine varılmıştır. 30. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne, .... Esas takip sayılı dosyasına davalının vaki itirazlarının kısmen iptaline, fazlaya yönelik taleplerinin reddine, 17 adet çek yaprağı için toplam 174.490,00.-TL çek sorumluluk bedelinin depo talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1. Davanın KISMEN KABULÜNE, 2. .... Esas takip sayılı dosyasına davalının vaki itirazlarının kısmen İPTALİ ile, A- Nakit Alacaklar Yönünden; 3. Davalı yönünden takibin 4.775.772,27.-TL asıl alacak, 2.428.012,61.-TL işlemiş faiz, 121.400,63.-TL BSMV ve 5.475,67.-TL masraf olmak üzere toplam 7.330.661,18.-TL tutarları üzerinden devamına, 4. Taksitli Ticari Krediler, Borçlu Cari Hesap ve Ödenen Çek Yaprak bedellerinden oluşan 4.146.018,65.-TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 97,50 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin %5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine, 5. Ticari KMH (Kredili Mevduat Hesabı) yönünden 629.753,62.-TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %60,60 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin %5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine, 6. Fazlaya yönelik taleplerinin REDDİNE, 7. Hüküm altına alınan nakdi tutarlar toplamı olan 7.330.661,18.-TL alacağın %20'si oranında hesaplanan 1.466.132,23.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, B- Gayri Nakdi Alacak Yönünden; 8. 17 adet çek yaprağı için toplam 174.490,00.-TL çek sorumluluk bedelinin depo talebinin KABULÜNE, 9. Takibin 174.490,00.-TL tutarında davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesine imkan verecek şekilde devamına, 10. Fazlaya dair çek sorumluluk bedelinin depo talebinin REDDİNE Nakit Alacaklar Yönünden; 11. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 500.757,47.-TL harçtan peşin ve derkenarla alınan 128.936,03.-TL harcın mahsubu ile bakiye 371.821,44.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 12. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 862.452,89.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Gayri Nakdi Alacak Yönünden; 13. Gayri nakdi kredi alacağı yönünden 732,00.-TL maktu karar harcının davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 14. Kabul edilen gayrinakit alacak için; davacı yargılamada vekil ile temsil olunduğundan davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 13/2 gereği hesaplanan maktu 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 15. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, derkenar harcı, vekalet harcı toplamı 129.638,93.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine 16. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 700,00.-TL, bilirkişi ücreti olarak 8.000,00 -TL yapılan toplam 8.700,00.-TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 8.447,19.-TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 17. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin red/kabul oranına göre 133,67.-TL'sinin davacıdan, 4.466,33.-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
18. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .....ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2026
.....
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"