İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/543 E. 2026/489 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/543
Karar No
2026/489
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/543 KARAR NO : 2026/489

.... DAVA : Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 10.05.1999

.... DAVA : Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 18.01.2013 KARAR TARİHİ : 18/06/2026 KARAR Y.TARİHİ : 13/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan "Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali" asıl ve birleşen davalarının yapılan açık yargılamaları neticesinde, aşağıda belirtildiği yönde karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1.Asıl davada davacılar vekili dilekçesinde, davacıların davalı kooperatifin üyesi olduklarını, davalı kooperatifin .... sicil numarasında kayıtlı olduğunu, 10.05.1997 tarihinde yapılan Genel Kurulda ..., ... ve ...’ın yönetim kurulu üyesi olduklarını, ...’ın başkan olarak seçildiğini, .... esasında görülen davada, başvuruda bulunan .... .... ... ve ...’ın, talepleri sonucunda, Genel Kurulu Toplantıya çağırmak üzere izin verildiğini, bu şahısların mahkemeyi yanıltmak suretiyle aslında 57 olan üye sayısını, 33 olarak gösterdiklerini, mahkemeden aldıkları yetkiyle 25.06.1998 tarihinde Genel Kurul için üyelere çağrı kağıdı gönderildiğini ve ilan yapıldığını, davacıların bildirilen saatte Olağan Üstü Genel Kurulun yapılacağı yere gittiklerinde, bu şahısların gelmediğini, Genel Kurul yapılmadan dağıldıklarını, bu konuda tutanak düzenlendiğini, 26.06.1998 tarihinde .... dosyaya bakıldığında, Olağan Üstü Genel Kurlun bahsedilen adreste yapılmış olarak gösterildiğini, 33 üye varmış gibi gösterilerek, 9 kişinin imzasıyla Genel Kurulun yapılmış olarak gösterildiğini, yetki belgesinin alındığını, bu hususun gerçek olmadığını, eski yönetim kurulu üyelerinin adreslerinin belirli olduğunu, ... açılan davadan eski yönetim kurulunun bilgisi olmadığını, kooperatifin 57 üyesi olmasına rağmen 33 üye varmış gibi gösterilerek, mahkemenin yanıltıldığını ve 9 üyenin oy kullandığını, kooperatifin gerçek yönetim kurulunun, 28.06.1998 tarihinde Olağan Kurul Toplantısı yaptığını, usulsüz olarak, 25.06.1998 tarihinde yapılan Genel Kurul Sonucunda oluşturulan yeni yönetim kurulunun diğer üyeleri üyelikten çıkarmaya başladıklarını ve çok sayıda üye kaydı yaptıklarını, kooperatife ait ... dönümlük arsanın çok kıymetli olduğunu ve bu şahıslar tarafından ele geçirilmek istenildiğini belirterek, .... ... ve ...’ın, .... aldıkları izin sonucunda usulsüz olarak yapılan Genel Kurulun iptaline, 25.06.1998 tarihinde usulsüz olarak yapılan Genel Kurulda yönetim kurulu üyeliklerine seçilen ...., kooperatifi bağlayıcı ve zarar verici bir işlem tesis etmemeleri için ihtiyati tedbire ve 25.06.1998 tarihinde yapılan usulsüz Genel Kurul Toplantısından sonra bütün işlemlerin yok hükmünde olduğunun tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Davalarda; 2. Birleşen.... sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde, asıl davada bahsedilen sebeplerden dolayı Yasaya ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak yapılan davalı kooperatifin 25.06.1998 tarihli genel kurulunun iptaline, bu tarihten sonra yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğunun tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 3. Birleşen .... sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde, asıl davada bahsedilen sebeplerden dolayı Yasaya ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak yapılan davalı kooperatifin 25.06.1998 tarihli genel kurulunun iptaline, bu tarihten sonra yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğunun tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 4. Birleşen ... sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde, asıl davada bahsedilen sebeplerden dolayı Yasaya ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak yapılan davalı kooperatifin 25.06.1998 tarihli genel kurulunun iptaline, bu tarihten sonra yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğunun tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 5. Birleşen.... sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde, Kooperatifler Kanunu, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak alınan 17 sayılı ve 17.02.1999 tarihli yetkisiz yönetim kurulu tarafından alınan, kooperatifin üyeliğinden ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6. Birleşen ....sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı kooperatifin 16.08.1998 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların, yasaya aykırı olduğunu, yetkisiz yönetim kurulu tarafından üye olarak gösterilen şahısların katılımı ile yapıldığını, alınan kararların yok hükmünde olduğunu belirterek, genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 7. Birleşen .... sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde, asıl davada bahsedilen sebeplerden dolayı Yasaya ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak yapılan davalı kooperatifin 25.06.1998 tarihli genel kurulunun iptaline, bu tarihten sonra yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğunun tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 8. Birleşen.... sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde, kooperatifin arsasını ele geçirmek isteyen kötüniyetli şahısların 25/06/1998 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısını yapmış gösterdikleri, aradan bir hafta dahi geçmeden 01/07/1998 tarihinde kooperatifin kendileri dışındaki ortaklarının hepsini ihraç ettikleri, hayali olarak kendi adamlarını ortak kaydettikleri, hayali ortaklarla devamlı genel kurul toplantıları yaparak kooperatifin gerçek ortaklarıyla ilişkilerini kesmeye çalıştıkları, yaptıkları bütün genel kurul toplantılarına özellikle hükümet komiserinin gelmemesini sağladıkları, bir yıl içinde yaptıkları üç genel kurul toplantısının hiçbirisine hükümet komiseri gelmediği, böylece gerçek ortakları toplantılara almayarak istedikleri doğrultuda 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'na, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı hareket ederek istedikleri şekilde kararlar aldıkları, davacıların kooperatif ortaklığından ihraçlarına ait yönetim kurulu kararları .... tarafından iptal edildiği hâlde davacıların 30/06/2000 tarihli olağan genel kurul toplantısına alınmadıkları, 30/06/2000 tarihli olağan genel kurul toplantısında kooperatif arsasının 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'na, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak üçüncü şahıslara devrine karar verildiğini belirterek; 30/06/2000 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 9. Birleşen .... sayılı dosyasında davacılar vekili dilekçesinde, davacıların davalı kooperatifin ortağı oldukları, davacılardan bir bölümünün 28/06/2003 tarihli toplantıya katılarak muhalefet şerhlerini toplantı tutanağına kaydettirmek suretiyle tespit ettirdikleri, daha önce de davalı kooperatifin hukuka aykırı karar ve işlemlerinin iptali için davalar açıldığı ve bunların büyük bir bölümünün ....Esas sayılı dosyasında birleştirildiği, bu dosyalardaki davaların 26/06/2003 tarihinde yapılan duruşmada kabulüne karar verildiği, bu kararla ayrıca 25/06/1998 tarihinde yapılan genel kurulun ve sonra alınan tüm kararların iptaline karar verildiği, bu kararın henüz kesinleşmediği, iptali istenilen dava konusu toplantıda ortakların Mahkeme kararının duruşma tutanağını ibraz ettikleri ancak bu konuda herhangi bir görüşme yapılmadığı gibi ortaklara söz hakkı da verilmediği, değişik konular hakkında görüşlerini belirtmelerine karşın belirttikleri görüş ve düşüncelerinin tutanağa geçmesine engel olunduğu, çok az rakamlarla kooperatif ortaklığına yeni ortaklar kaydedilerek diğer ortakların zarar etmesine neden olundukları, çok değerli olan kooperatif dairelerinin değerinin çok altında rakamlarla satılarak kooperatif ve ortaklarının zarara uğratılması girişimlerinin başlatıldığını belirterek; 28/06/2003 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının ve bu kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 10. Birleşen .... sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde,davacıların davalı kooperatifin ortağı olduğu, kooperatif arsasını ele geçirmek isteyen 7 ortağın diğer ortakların haberi olmadan ....yetki alarak olağanüstü genel kurul toplantısını yapılmadığı hâlde yapılmış gibi gösterdikleri ve kendileri dışında kalan diğer ortakları ihraç ederek hayali ortak kaydettikleri, bu genel kurulda alınan kararların iptali için açılan davaların .... Esas sayılı dosyasında birleştirildiği, davacıların kooperatif ortaklığından ihraçlarına ait kooperatif yönetim kurulunun kararları .... tarafından iptal edildiği hâlde 27/06/1999 tarihli genel kurul toplantısına davacıların alınmadıkları, 62 kişilik bir kooperatifin yönetimini ele geçiren 7 kişinin hayali olarak kaydettikleri şahıslarla 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'na, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı hareket ettiklerini belirterek; 27/06/1999 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının ve bu genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 11. Birleşen .... sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde, kooperatifin arsasını ele geçirmek isteyen kötüniyetli şahısların 25/06/1998 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısını yapmış gösterdikleri, aradan bir hafta dahi geçmeden 01/07/1998 tarihinde kooperatifin kendileri dışındaki ortaklarının hepsini ihraç ettikleri, hayali olarak kendi adamlarını ortak kaydettikleri, kaçak olarak arsanın üzerine yaptıkları daireleri .... Sayılı Kooperatifler Kanunu'nu hiçe sayarak garantör belgeleri ile üçüncü şahıslara sattıkları, davacıların kooperatif ortaklığından ihraçlarına ait yönetim kurulu kararları .... tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının ve bu genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 12. Birleşen .... sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların davalı kooperatif üyesi olduklarını, 25.06.1998 tarihinde yapılan genel kurulda alınan kararların Yasaya aykırı olduğunu, kooperatifin zararına olduğunu belirterek, genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar Tarafından Yargılama Sırasında Sunulan Beyan Dilekçeleri 13. Davacılar vekili Av. ... tarafından sunulan beyan dilekçelerinde özetle; önceki yargılamalarda alınan 22/07/2002, 22/05/2006 ve 25/12/2008 tarihli bilirkişi raporlarının tamamında 25/06/1998 tarihli genel kurulun yapılmadığı ve toplantı nisabının sağlanmadığı yönünde görüş bildirildiği, davalı kooperatif vekilinin ".... iki ayrı imza kullanmıştır" şeklindeki beyanının esasen sahte imzanın ikrarı niteliğinde olduğu, kooperatif arsasının ve üzerine yapılan daire ile villaların garantörlük sözleşmeleriyle üçüncü kişilere satıldığı, kooperatifin tasfiyeye sokulmasının işlenen suçların örtbas edilmesi amacını taşıdığı belirtilerek; davaların kabulü ile müteahhit firmalar ve yetkililerinin yurt içi ve yurt dışındaki tüm malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasının talep edildiği anlaşılmıştır. 14. Davacılar ..., ... ve arkadaşları vekili Av. ... tarafından sunulan beyan ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde özetle; 25/06/1998 tarihli toplantı için Bakanlığa usulüne uygun bildirim yapıldığına ve temsilci ücretinin yatırıldığına dair belge bulunmadığı, Bakanlık temsilcisi olmaksızın yapılan toplantının yok hükmünde olduğu ve tutanağının resmî belge niteliği taşımadığı, kooperatifin ortak sayısının 57 ilâ 61 arasında olduğu ve dörtte bir nisabın en az 15 ortak olması gerektiği, 33 ortak kabul edilse dahi sahte imzalar düşüldüğünde nisabın sağlanamayacağı, ihraç kararlarının 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16 ve 27. maddelerine aykırı olarak hayali borçlar isnat edilmek suretiyle ve usulüne uygun ihtarname keşide edilmeden alındığı, usulsüz tebliğin sonucunun hak düşürücü sürenin başlamaması olduğu belirtilerek; bilirkişi raporuna itirazların kabulü ile dosyanın .... Şubesine gönderilerek yeni bir rapor alınmasının, genel kurulun yoklukla malul olduğunun tespiti ve iptali ile tüm ihraç kararlarının ve müteakip genel kurul kararlarının geçersizliğinin ve müvekkillerinin kooperatif ortaklıklarının devam ettiğinin tespitinin talep edildiği anlaşılmıştır. Asli Müdahale Talepleri 15. Asli müdahale talep edenler ... ve ... vekili tarafından sunulan 15/11/2024 tarihli dilekçede özetle; müvekkillerinin davalı kooperatifin kurucu ortağı oldukları, 16/08/1998 tarihli genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde ...'nın 11., ...'nın 17. sırada yer aldığı, müvekkillerinin uzun süren hastalıkları ve ailevi sebeplerle kooperatif işleriyle ilgilenemedikleri, kendilerine hiçbir tebligat ve ilan yapılmadan 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul yapılmış gibi gösterilerek düzmece belgelerle yetki alındığı, yeni yönetimin ihtarsız biçimde ortakları ve bu arada müvekkillerini de ihraç ettiği belirtilerek; müvekkillerinin davacılar yanında davaya asli müdahil olarak kabulüne, davalı kooperatifin 25/06/1998 tarihli genel kurul kararının iptaline ve bu tarihten sonra yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğuna karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. 16. Asli müdahale talep edenler ... ve ...vekili tarafından sunulan 23/09/2025 tarihli dilekçede özetle; ...'ün kooperatifin kurucu ortaklarından olduğu ve tapu tahsis belgesi sahibi bulunduğu, 1998 yılında yurt dışında bulunduğu bir dönemde kendisine usulüne uygun bildirim yapılmadan toplantılar yapıldığı ve aleyhine kararlar alındığı, hazirun cetvelindeki imzanın kendisine ait olduğu yönündeki karşı taraf beyanının kabul anlamına gelmediği; ...'ın ise 16/08/1998 ve 25/06/1998 tarihli hazirun cetvellerinde 16. sırada yer aldığı, ortaklığının önceki yargılamalarda alınan bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu, sağlık sorunları nedeniyle kooperatiften uzak kaldığı, verdiği vekâletnamenin tarihinde tahrif edilmiş bir evrak üzerinden düzenlendiğinin önceki bilirkişi raporunda tespit edildiği belirtilerek; müvekkillerinin davacılar yanında davaya asli müdahil olarak kabulüne, davalı kooperatifin 25/06/1998 tarihli genel kurul kararının iptaline ve bu tarihten sonra yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğuna karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. Mahkememizce İstenilen Açıklama ve Bu Kapsamda Sunulan Beyanlar 17. Mahkememizce yürütülen yargılamanın ilerleyen sürecinde; asli müdahil olarak davaya katılma talebinde bulunan kişilerin, "asli müdahilin davanın tarafı olduğu ve taraflardan bağımsız hareket edebileceği, feri müdahilin ise taraflardan birinin yanında davaya katılabileceği, bu itibarla asli müdahale talep eden vekilinin hangi hususa ilişkin talepte bulunduğunun açıklanması gerektiği" tespit edilmiş olması nedeniyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca asli müdahale talep edenler vekillerinden açıklama yapılması istenilmiş; Mahkememizin 22/01/2026 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı ile asli müdahale talep eden ..., ...ve ... vekillerine, birleşen davalardan hangi davaya yönelik asli müdahale talebinde bulunduklarına yönelik açıklama yapmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş; Mahkememizin 30/04/2026 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı ile de anılan kesin süre yinelenerek "bu süre içerisinde beyanda bulunulmaması hâlinde ya da yalnızca... Esas sayılı davaya müdahalede bulunduk yönünde beyanda bulunulması hâlinde usulüne uygun bir asli müdahale talebi bulunmadığı anlaşılmakla reddine karar verileceği" hususu, hazır bulunan ... ve ...vekiline duruşmada ihtar edilmiş; ... ve ... vekiline ise duruşma zaptının tebliği suretiyle 08/05/2026 tarihinde ihtar edilmiştir. 18. Verilen kesin süre üzerine asli müdahale talep edenler ... ve ... vekili tarafından sunulan 08/05/2026 tarihli beyan dilekçesinde; "Birleşen ... numaralı dosyaya müdahil olmak istemekteyiz" denilmek suretiyle asli müdahale talebinin yöneltildiği dava somutlaştırılmıştır. Buna karşın asli müdahale talep edenler ... ve ...vekili tarafından, verilen kesin süre içerisinde birleşen davalardan hangisine yönelik olarak asli müdahale talebinde bulunulduğuna ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı anlaşılmıştır. II-SAVUNMALAR 19. Davalı kooperatif vekili asıl dava ile birleşen... Mahkemesinin kararı uyarınca olağanüstü genel kurulun yapıldığı, bu kararda resmî ortak sayısının 33 olarak belirlendiği, 9 kişiyle toplanılarak gündemin görüşüldüğü, toplantının hiç yapılmadığı iddiasının doğru olmadığı, belirtilen yerde ve saatte toplantının yapıldığı, yeni yönetim kurulunun ana sözleşme uyarınca ihraç işlemleri yaptığı, bir kısım işlemlerin düzeltildiği, davacıların iddialarının haksız, yersiz ve hukukî dayanaktan yoksun olduğunu, .... yasalara uygun olarak yetki alıp kooperatifin olağanüstü genel kurulunu toplayan üyelerin, davacıların iddia ettiği gibi kötü niyetli olmadığını, aksine yönetimi elinde bulunduran, hayali üye yazarak yasalara aykırı davranan, kooperatif üyelerinin çıkarlarını korumayan eski yönetim kurulu üyelerinin kişisel çıkar elde etmelerini engellemek ve diğer üyelerin çıkarlarını korumak için hareket ettiklerini, olağanüstü genel kurulun yeterli sayı ile toplanmadığı iddiasının doğru olmadığını, zira genel kurulun toplanması yetkisini veren .... gelen kooperatif dosyasında resmi üye sayısı otuz üç olarak belirlendiğinden ve buna göre toplantı yeter sayısı dokuz olduğundan, olağanüstü genel kurulun dokuz kişi ile toplanarak gündemi görüştüğünü, toplantının hiç yapılmadığı ve genel kurul tutanağının hayali olarak düzenlendiği iddiasının doğru olmadığını, toplantı için .... temsilci istendiğini, ancak temsilci verilmeyeceğinin bildirilmesi üzerine belirtilen yerde ve saatte toplantının yapıldığını, toplantı günü davacıların toplantı yerine hiç gelmediklerini, olağanüstü genel kurulda karar alınmadan yeni üye kaydı yapıldığı iddiasının da haklı olmadığını, zira yönetime yeni seçilen üyelerin daha önceki genel kurullarda alınan karara göre yeni üye kaydı yaparak bazı ortakların üyeliklerini görüşüp karar verdiklerini, olağanüstü genel kurulun toplanmasından yaklaşık iki ay sonra davacıların da katıldığı 16.08.1998 tarihli olağan genel kurul toplantısında tüm üyelerden arsa payı olarak 500’er milyon TL ve her ay 100’er milyon TL ödenti alınmasının kararlaştırılmasına rağmen davacıların üyelik vecibelerini yerine getirmediğini, bazı üyelerin ve davacıların gerekli ihtarnameler çekilmeden sona erdirilen üyeliklerinin olağan genel kurulda düzeltilerek genel kurula iştiraklerinin sağlandığını, .... E. sayılı kesinleşen kararına dayanarak 25.06.1998 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulun tamamen yasaya uygun olduğunu ve iptalini gerektirecek bir durum olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 20. Davalı kooperatif vekili birleşen ....E. sayılı davaya cevap dilekçesinde; davacıların taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacıların her birinin 02.12.1998 tarihi itibariyle kooperatife borçları olduğunu, borçların ödenmesi için usulüne uygun ihtarnameler gönderilip tebliğ edilmesine rağmen davacıların kendilerine verilen süre içinde yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle Kooperatifler Kanunu, ana sözleşme ve genel kurul kararları uyarınca üyeliklerinin düşürüldüğünü, yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 21. Davalı kooperatif vekili birleşen .... E. sayılı davaya cevap dilekçesinde; asıl davada sunduğu cevap dilekçesindeki nedenleri tekrarlayarak ve 16.08.1998 tarihli genel kurulda alınan kararların tamamının yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 22. Davalı kooperatif vekili birleşen .... E. sayılı dosyada usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen, davaya cevap vermemiş ve yargılamaya katılmamıştır. 23. Davalı kooperatif vekili birleşen .... E. sayılı davaya cevap dilekçesinde; 17.02.1999 ve 02.03.1999 tarihli yönetim kurulu kararı ile üyelikleri düşürülen ve aktif dava ehliyetleri bulunmayan davacıların genel kurul kararının iptalini talep edemeyeceklerini, 30.06.2000 tarihli genel kurul dahil her genel kurulun kanuna ve ana sözleşmeye uygun olarak toplanıp kararlar aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 24. Davalı kooperatif vekili birleşen .... E. sayılı davaya cevap dilekçesinde; 28.06.2003 tarihli genel kurulun toplantı ve karar nisabına, yasaya ve ana sözleşmeye uygun yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 25. Davalı kooperatif vekili birleşen ....E. sayılı davaya cevap dilekçesinde; daha önce yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacıların üyeliklerinin düşürüldüğünü ve dava açma haklarının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 26. Davalı kooperatif vekili birleşen ... E. sayılı davaya cevap dilekçesinde; yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacıların haklı olarak 17.02.1999 tarihli yönetim kurulu kararı ile üyeliklerinin düşürüldüğünü, aktif dava ehliyetleri bulunmadığından genel kurul kararının iptalini talep edemeyeceklerini, 29.06.2001 tarihli genel kurulda kanuna ve ana sözleşmeye uygun kararlar alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 27. Birleşen ... E. sayılı davasında davalı kooperatife dava dilekçesi tebliğ edilmemiş ise de; davalı vekili yargılama sırasında alınan beyanlarında davanın reddini savunmuştur. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 28. Asıl ve birleşen davalarda taraflarca ileri sürülen vakıalar ile dosya kapsamındaki belgeler birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında aşağıdaki hususlarda uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır: i. .... Karar sayılı kararı ile davalı kooperatifin genel kurulunu olağanüstü toplantıya çağırmaları konusunda kooperatif ortaklarından .... ... ve ...'a izin verildiği, ii. Anılan izne dayanılarak 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ilişkin çağrı yapıldığı, iii. 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde 33 ortağın adının yazılı olduğu ve cetvelin 7 ortak yönünden asaleten, 2 ortak yönünden vekâleten olmak üzere toplam 9 ortak yönünden imzalanmış olduğu, iv. Anılan hazirun cetvelinde ..., ... ve ... adına imza bulunduğu, B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 29. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; i. Davacıların 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca iptal davası açabilecek kişilerden olup olmadıkları, başka bir anlatımla aktif dava ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı, ii. 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde ..., ... ve ...'a atfen atılı bulunan imzaların bu kişilerin eli ürünü olup olmadığı, iii. Anılan imzaların bu kişilere ait olmaması hâlinde 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında toplantı nisabının oluşup oluşmadığı ve bu genel kurulun ve bu genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olup olmadığı, iv. 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurulun yoklukla malul olması hâlinde, bu genel kurulda seçilen yönetim kurulunun yapmış olduğu tüm iş ve işlemler ile müteakip genel kurulların da yok hükmünde olup olmadığı, v. ,,,,arihli genel kurul toplantılarında alınan kararlar yönünden 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde öngörülen iptal koşullarının bulunup bulunmadığı, vi. Yönetim kurulunun 17/02/1999 tarih ve 17 sayılı kararı ile 27/06/1999 tarihli genel kurulun 3. maddesinde ve 16/08/1998 tarihli genel kurulun 5. maddesinde alınan ihraca ilişkin kararların 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesine, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olarak alınıp alınmadığı noktalarında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 30. Ticaret sicili kayıtları; .... kayıtlarının incelenmesinde; davalı ....sicil numarası ile kayıtlı olduğu, kooperatif merkezinin .... ili olduğu görülmüştür. .... Gazetesinin 23/10/1996 tarih ve 4151 sayılı nüshasında, kooperatifin 11/10/1996 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına dayalı yönetim kurulu değişikliğinin 21/10/1996 tarihinde tescil edildiği ilan edilmiştir. 31. Kuruluşa ve ortaklık yapısına ilişkin belgeler; (i) 10/12/1991 tarihli ".... incelenmesinde; .... ve ... olmak üzere 15 ortağın adı, ortak sıra numarası, adresi ve imzasının yer aldığı, tüm ortakların adreslerinin .... olarak gösterildiği görülmüştür. (ii) Aynı tarihli "Kuruluş Genel Kurul Toplantısı Hazirun Cetveli"nin iki nüshasının incelenmesinde; anılan 15 ortağın tamamının imzasının bulunduğu, hükümet temsilcileri .... imzalarının yer aldığı görülmüştür. (iii) 26/07/1992 tarihli genel kurul toplantısına ait hazirun listesinin incelenmesinde; 15 ortağın adının yazılı olduğu, divan başkanlığına ... imzalarının bulunduğu görülmüştür. (iv) 1994 yılı olağan genel kurul toplantısına ait çağrı teslim listesi ile 26/06/1995 tarihli hazirun cetvelinin incelenmesinde; 8 ortağın imzasının bulunduğu, bunlar arasında ... ve ...'in de yer aldığı görülmüştür. (v) 11/10/1996 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinin incelenmesinde; 8 ortağın adının basılı olduğu, ancak imza sütunlarının büyük ölçüde boş bırakıldığı, asaleten ve vekâleten katılan ortak sayılarının doldurulmadığı, Bakanlık temsilcisi ile divan heyeti imza yerlerinin boş olduğu görülmüştür. 32. Genel kurulu toplantıya çağrı iznine ilişkin karar; ... Karar sayılı kararı ile davalı kooperatifin genel kurulunu 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca olağanüstü toplantıya çağırmaları konusunda kooperatif ortaklarından ... ... ve ...'a izin verildiği; anılan kararda kooperatifin resmî ortak sayısının 33 olarak belirlendiği hususları; 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının başlığından ve metninden, aynı tarihli hazirun cetvelinin başlığından, tarafların beyanlarından ve önceki yargılamalarda verilen kararlardan anlaşılmıştır. Anılan çağrı iznine dayanak yapılan ... tarihli mahzen listesi uyarınca imha edilmiş olduğu bildirilmiştir. 33. 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına çağrıya ilişkin belgeler; Toplantı tutanağının incelenmesinde; ortaklara gündemi içeren davet mektuplarının 22/05/1998 tarihinde ....Noterliğinden gönderildiği, ayrıca 26/05/1998 tarihinde Hergün Gazetesinde genel kurul toplantı yeri, tarihi, saati ve gündeminin ilan edildiği belirtilmiştir. Toplantı gündeminin ise ... imzalarını taşıyan belge ile "1) Açılış ve başkanlık divanının teşekkülü, 2) Üyelik devralanların kooperatif ortaklığına kabullerinin görüşülmesi ve kabul edilmesi, 3) Eski yönetim ve denetim kurulları hakkında görüşme açılması ve bunlar hakkında karar alınması, 4) Kooperatif arsası üzerinde yapılacak konutlarla ilgili yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile ilgili görüşme açılması, 5) Yönetim kuruluna üç asıl üç yedek üye seçimi, 6) Denetim kuruluna iki asıl iki yedek üye seçimi, 7) Dilek ve temenniler, 8) Kapanış" şeklinde belirlendiği görülmüştür. 34. Bakanlık temsilcisi görevlendirilmesine ilişkin belgeler: (i) .... adresinde yapılan genel kurul toplantısına istenen saatte Bakanlık Temsilcisi görevlendirilememiştir." denilmiştir. (ii) Aynı Müdürlüğün 25/06/1998 tarih ve 18663 sayılı yazısında ise; kooperatif tarafından 22/05/1998 tarih ve 3239 sayılı makbuz ile yatırılan 2.350.000,00.-TL'nin, Bakanlık temsilcisi görevlendirilemediğinden iadesi talep edilmiştir. 35. 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı:.... adresinde yapılmak üzere toplanıldığı, S.... temsilcisinin saat 10:30'a kadar beklendiği ve gelmemesi üzerine toplantıya başlandığı; ortaklar listesinde kayıtlı 33 ortaktan 7 ortağın asaleten, 2 ortağın vekâleten katılımı ile toplam 9 ortağın toplantıda hazır bulunduğu ve böylece olağanüstü toplantı için gerekli dörtte bir çoğunluğun mevcut olduğunun anlaşıldığı; gündem maddelerinin ise şu şekilde görüşülüp karara bağlandığı görülmüştür: i. Madde 1: Açılışın, Mahkemenin yetki verdiği ortaklardan ....'nin, katip üyeliklere ... ve ....'ın oybirliği ile seçildiği, ii. Madde 2: Ortaklık devralanların kooperatif ortaklığına kabulleri görüşülerek, ...'ın ....e ortaklık devirlerinin yapılmış olduğunun sunulan belgelerden anlaşıldığı ve adı geçen kişilerin ortaklığa kabulleri ile gündemin takip eden maddelerinde ortaklık haklarını kullanmalarına oybirliği ile karar verildiği, iii. Madde 3: Eski yönetim ve denetim kurullarının görevlerini kötüye kullandıkları, haklarında adli ve idari mercilere başvuru yapılarak gerekli yasal işlemlerin yapılmasına ve yeni yönetim kurulunun bu işle görevlendirilmesine karar verildiği, iv. Madde 4:... ile yapılan kat karşılığı ve satış vaadi inşaat sözleşmesi uyarınca kooperatife düşen yükümlülüklerin yerine getirilerek inşaatlara başlanması için şirket yetkilileri ile uyum içerisinde çalışılmasına, arsa üzerindeki gecekonduların boşaltılması için yönetim kurulunun gerekli işlemleri başlatmasına ve yer teslimi yapmasına oybirliği ile karar verildiği, v. Madde 5: Yönetim kurulu asıl üyeliklerine..., .... yedek üyeliklerine ..., ...., yedek üyeliklerine ... ve ...'ın oybirliği ile seçildiği, vii. Madde 7: Dilek ve temennilerin dinlendiği, viii. Madde 8: Genel kurulda alınan kararlara bir itirazın olmadığı görüldüğünden toplantının divan başkanı tarafından saat 11:20'de kapatıldığı. Tutanağın divan başkanı....ile üyeler ... ve ... tarafından imzalandığı, Bakanlık temsilcisi imza yerinin boş bırakıldığı görülmüştür. 36. 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ait hazirun cetveli: Başlığında .... ve Karar No: 1998/440 sayı ile 1998 Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı" ibaresi bulunan hazirun cetvelinin incelenmesinde; cetvelde 33 ortağın adının ve adresinin yazılı olduğu; bunların sırasıyla 1- .... ve ... adına asaleten; ...adına ... tarafından ve .... adına eşi ... tarafından vekâleten imza atıldığı, böylece cetvelin 7 ortak yönünden asaleten, 2 ortak yönünden vekâleten olmak üzere toplam 9 ortak yönünden imzalanmış bulunduğu görülmüştür. Dosyada ayrıca, ortak .... tarafından düzenlenen ve "Ortağı olduğum ...'nin 25 Haziran 1998 Perşembe günü saat 10.00'da yapılacak olan Olağanüstü Genel Kurulunda beni temsil etmek ve alınacak kararlarda adıma oy kullanmak üzere ...'ı vekil tayin ettim." ibaresini taşıyan vekâletnamenin bulunduğu görülmüştür. 37. Davalı kooperatifin 27.06.1999 tarihli 1998 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde; ortaklar listesine kayıtlı 54 ortaktan 25 ortağın asaleten, 18 ortağın vekaleten katılımı ile toplam 43 ortağın toplantıda hazır bulunduğu, gündem maddelerinin incelenmesinde; 1. Maddesinde, genel kurul toplantısının 11:30'da Başkan ... tarafından açıldığı, genel kurul toplantısı başkanlığına ....'in 37 kabul, 5 red, 1 çekimser oy olmak üzere oyçokluğu ile seçildiği; 3. Maddesinde, hiçbir ödemede bulunmayan 22 kişiden ..., ..., ...., ..., ..., ...'nın üyeliklerinin açılan davaların sonuçlanmasına kadar devamına 37 kabul, 5 red, 1 çekimser oyla kabul edildiği; 4. Maddesinde, Denetim Kurulu Raporunun Tuğrul Gençer tarafından okunduğu, 7 kabul, 5 red, 1 çekimser oyla kabul edildiği, ....tarafından okunduğu, 7 kabul, 5 red, 1 çekimser oyla kabul edildiği; 5. Maddesinde, 1998 yılı ve gelir gider farkı hesaplarının incelenmesinin genel kurula üye .... tarafından sunulduğu, gerekli inceleme yapıldıktan sonra oylamaya sunulduğu, 7 kabul, 5 red, 1 çekimser oyla kabul edildiği; 6. Maddesinde, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin ibrasının ayrı aylı oylamaya sunulduğu, 7 kabul, 5 red, 1 çekimser oyla kabul edildiği; 7. Maddesinde, yönetim kurulu başkanına yol vesair masraflarını karşılamak üzeri aylık 100.000.000 TL brüt olarak verilmesine, yönetim kurulu diğer üyeleri ile denetim kurulu üyelerine üret ödenmemesine 7 kabul, 5 red, 1 çekimser oyla kabul edildiği; 8. Maddesinde, üye aidatlarının aynen 100.000.000 TL olarak devam etmesine, aidatlarını geciktiren üyelere aylık %10 gecikme ceza uygulanmasına 7 kabul, 5 red, 1 çekimser oyla kabul edildiği; 9. Maddesinde, yönetim kuruluna asıl .... 7 kabul, 5 red, 1 çekimser oyla kabul edildiği: 11. Maddesinde, tümüyle biran önce evlerin tamamlanarak kendilerine teslim edilmesini temenni ettikleri görülmüştür. 38. Davalı kooperatif yönetim Kurulunun 17.02.1999 tarih ve 17 sayılı ihraç kararının incelenmesinde, noter vasıtası ile çekilen iki ihtara rağmen bekleme süreleri içinde kooperatife olan borçları ile ilgili hiçbir ödemede bulunmadıklarının banka hesaplarının tetkiki ile tespit edilen ..., ..., ..., ...., 1163 sayılı yasanın 16 ve 27. Maddeleri ile anasözleşmesinin 14 ve diğer ilgili maddeleri gereği, üyelikten çıkarılmalarına, bu çıkarma kararının 10 gün içinde kendilerine noter vasıtası ile ihbar edilmesine oybirliği ile karar verildiği görülmüştür. 39. .... 05/09/2024 tarihli raporunda; ..., ... ve ... adına atfen atılı bulunan imzalar ile bu kişilerin mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; imzaların genel şekli ve işleklik derecesi, imzaların başlangıç hareketinin yapılışı, imzalardaki dikey çıkış hareketlerinin yapılışı, imzalardaki el kaldırma hareketlerinin yapılışı, imzaların bitim hareketinin yapılışı, imzaların meyil ve istikamet pozisyonu, kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden benzerlikler görüldüğü, inceleme konusu belgeler üzerinde atılı bulunan söz konusu imzaların ..., ... ve ... eli ürünü olduğu bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 40. Asıl ve birleşen davalarda dava; davalı kooperatifin 25.06.1998 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının ve bu genel kurulu takiben yapılan 16.08.1998, 27.06.1999, 03.12.1999, 30.06.2000 tarihli Genel Kurul toplantılarının iptali ile sonradan alınan tüm kararların yoklukla malül olduğunun tespitine ve ihraç kararlarının iptali istemine ilişkindir. 41. Uyuşmazlığın esasının çözülmesinden önce eldeki davanın yargılama safahatının açıklanmasında yarar görülmektedir. 42. Mahkememiz ..... sayılı birinci kararı ile; "...uyuşmazlığın 25.06.1998 tarihli olağanüstü genel kurulun yasaya uygun olarak yapılıp yapılmadığı konusunda olduğu, dosyadaki belgelerden, tanık anlatımlarından ve bilirkişi raporundan iptali istenilen olağanüstü genel kurulun belirtilen gün ve saatte ilan edilen yerde yapılmadığı, üyelerden ....ın toplantıya katılmadığı hâlde katılmış gibi gösterilerek dokuz kişi ile genel kurulun yapılmış gösterildiğini ve yönetim kurulunun belirlendiğinin anlaşıldığı, genel kurulun yasaya uygun olarak yapılmadığı, asıl davada işlemden kaldırma kararı verildikten sonra süresi içinde dava yenilenmediğinden HUMK’nın 409. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleşen davaların kabulüne, davalı kooperatifin 25.06.1998 tarihli genel kurul toplantısı ile buna bağlı olarak yapılan genel kurul toplantılarının iptaline, sonradan alınan tüm kararların yok hükmünde sayılmasına..." karar verilmiştir. 43. Mahkememizin yukarıda belirtilen 26.06.2003 tarihli ve .... K. sayılı birinci kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekili temyiz isteminde bulunmuştur. ....sayılı bozma kararı ile; “…Mahkemece, 22.07.2002 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen görüş doğrultusunda, dinlenen tanık anlatımlarına nazaran 25.06.1998 tarihli genel kurul toplantısının belirtilen gün ve saatte ilan edilen yerde yapılmadığı, üyelerden Mehmet Can'ın toplantı yapılmadığı hâlde katılmış gibi gösterildiği, toplantı nisabının oluşmadığı gerekçeleriyle açılan davaların kabulüne karar verilmiş ise de, yargılama esnasında alınan 03.07.2000 tarihli bilirkişi raporunda ortak sayısı 33 olarak kabul edilerek 16.08.1998 tarihli genel kurulda alınan ihraç kararları dışında, anılan genel kurulların iptaline yol açacak bir usulsüzlüğe rastlanmamış, ancak yerinde olarak 25.06.1998 tarihli genel kurul hazurun listesinde ismine rastlanamayan ve fakat 28.06.1998 tarihli genel kurul hazurun cetvelinde adları yazılı kişilerin ortaklıklarının kanıtlanması durumunda durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Öncelikle, mahkemece anılan ve somut olaya ışık tutmaya çalışan her iki bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmediği gibi, birkaç ortak ve tanık sıfatıyla bir takım kişilerin bir araya gelerek tuttukları, resmi hiçbir niteliği bulunmayan tutanağa ve bir kısım tanık anlatımlarına dayanarak ki, bu tanıklardan ortak sıfatı taşıdığı anlaşılan .... daha sonra mahkemeye dilekçe vererek bu beyanlarından dönmüşlerdir hazurun cetvelinin gerçeği yansıtmadığı sonucuna ulaşılması da yanlış olmuştur. Somut olayda, öncelikle kooperatife ortak olan kişi sayısının belirlenmesi, bu hususta varsa özellikle davacıların kanıtlarının değerlendirilmesi, bundan sonra dosyada mevcut olan ancak, yargılama esnasında hiç incelenmediği anlaşılan, 25.06.1998 tarihli genel kurul toplantısına vekaleten katıldığı görülen ....'ın kimseye vekalet vermediği gibi, genel kurul toplantısında da katılmadığı yolundaki dilekçesinin de değerlendirilmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, .... isimli şahsın bilahare rücu ettiği ifadesine üstünlük tanınarak hazurun cetvelinin aksinin kanıtlandığını kabul etmek yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. 44. Bozma üzerine Mahkememizce yapılan ikinci yargılama neticesinde 15.06.2006 tarihli ve ....., sayılı ikinci kararı ile; "...bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; alınan bilirkişi raporuna göre iptali istenilen 25.06.1998 tarihli genel kurul sırasında kooperatifin otuz üç üyesinden dokuz ortağının toplantıya katılarak karar aldığı ve toplantı karar yeter sayısının oluştuğu, davacılar karşı görüşlerini tutanağa geçirmediklerinden ve dava açma şartları oluşmadığından iptal istemlerinin reddinin gerektiği, birleşen .... E. sayılı dosyasında 16.08.1998 tarihli genel kurulda ..., ..., ..., ... ve ...’ın ortaklıktan ihraç kararının onaylanması ve yönetim kuruluna yetki verilmesine dair kararın yasaya aykırı olduğundan iptalinin gerektiği, sonraki genel kurulların ise usulüne uygun olarak yapıldığından bu konudaki istemlerin reddinin gerektiği, bozma kararı uyarınca inceleme yapıldığından davacı vekilinin yukarıda isimleri geçen şahıslar dışındaki kimselerin de genel kurula katılmadıkları iddiaları ile ....ın mahkemeyi yanıltmaya yönelik ifadelerinin inandırıcı bulunmadığı ve incelemeye değer görülmediği gerekçesiyle asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleşen .... E. sayılı dava hariç diğer birleşen davaların reddine, birleşen ....E. Sayılı davada davacı ... tarafından açılan davanın reddine, diğer davacıların davasının kısmen kabulüne, 16.08.1998 tarihli genel kurulda gündemin 5. maddesinde ihraç kararlarının onaylanması ve bu işlemler için yönetim kuruluna yetki verilmesine dair kararın iptaline, diğer istemlerin reddine..." karar verilmiştir. 45. Mahkememizin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz incelemesi neticesinde ....sayılı ikinci bozma ilamı ile; “ ... Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, asıl davada verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar davacılarca temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olmasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak, davalı kooperatifin 25.06.1998 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısından önce, hazirun cetvelinde adı yazılı ..., ....’ın (doğrusu ..., ... ve ...’in) ortaklık paylarının (doğrusu paylarını) devrettikleri ve toplantı gündeminin 2.maddesi ile pay devirlerinin görüşülüp kabul edildiği anlaşılmaktadır. Genel kurul toplantısının yapılmasından önce payların devri durumunda devreden ortakların ortaklık sıfatlarının kalmayacağı gibi, kooperatif açısından hisse devirlerinin kabulü durumunda da genel kurul toplantısının devamı sırasında ortaya çıkan bu durum nedeniyle toplantı ve karar nisabının da ortadan kalktığı sabittir. Buna rağmen toplantıya devam edilerek kararlar alınması mümkün değildir. Kaldı ki, pay devreden ortaklardan ...’ın divana seçilmesinde yasa ve anasözleşmeye aykırılık yok ise de, aynı kişinin gündemin 6.maddesi görüşmeleri sonucunda denetim kurulu yedek üyeliğine seçilmesi Kooperatifler Kanunu’nun 55. maddesine aykırıdır. Öte yandan, kooperatif genel kurulunun hazirun cetvelinde adı yazılı ortaklardan ...’ın 07.06.2002 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı’nda verdiği ifade, ...’ün ceza mahkemesindeki beyanı ve hazirun cetvelindeki imza ile diğer belgelerdeki imzaları arasındaki farklılık, ...’in ceza mahkemesindeki beyanına rağmen hazirun cetvelinde asaleten imza atmış görülmesi hususları da mahkemece değerlendirilmemiştir. O halde, mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler ve değerlendirme dışı tutulan hususlar birlikte gözetilip sonucuna göre karar vermek gerekir iken yazılı gerekçeyle hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiş..." gerekçesiyle karar Bünyamin Koçak dışındaki diğer davacılar yararına bozulmuştur. 46. Ancak yukarıda belirtilen ikinci bozma kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekilince karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine, ....sayılı karar düzeltme incelemesi neticesinde; “Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici nedenlere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir. Dava ve birleşen davalar kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucu, davanın kısmen kabulüne bir kısım davacıların üyelikten çıkarılmasına dair genel kurul kararlarının iptali istemi dışındaki istemlerin reddine karar verilmiştir. Dairemizce bu hüküm, davaya konu 25.06.1998 tarihli genel kurulda katılan 3 üyenin pay devirlerinin kabulüne karar verilmesi nedeniyle toplantı nisabının oluşmadığı, üyeliğini devrederek ayrılan Kenan Kaçak’ın kooperatif üyesi olmamasına rağmen denetim kurulu yedek üyeliğine seçilmesinin Kooperatifler Kanunu’nun 55 nci maddesine aykırı olduğu ve bahsi geçen genel kurul hazirun cetvelinde adı yazılı ..., ... ve ...’in genel kurula katılıp katılmadıkları yolunda çelişkili beyanları, hazirun cetvelindeki imza ile diğer belgelerdeki imzalar arasındaki farklılık değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Dairemizin bozma ilamındaki son gerekçesi yerinde ise de, genel kurulca üyeliğini devreden üç kişinin yerine devralan üç kişinin genel kurula katılıp üyelik haklarını kullanmasına karar verilip toplantıya devam edilerek, daha sonra bunlardan ikisinin yönetim kurulu üyeliğine seçilmiş olması ve Kooperatifler Kanunu’nun 65/2-son cümlesine göre denetçiler ve yedekleri kooperatif ortaklarından olmasının şart olmadığını öngörmesi ve bozma ilamında belirtilen 55. maddesinin yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin olması nedeniyle diğer iki bozma gerekçesi yerinde olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz bozma gerekçelerinden yukarıda açıklananların çıkarılarak hükmün bunlar dışında kalan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçeleri ile açıklanan nedenle mahkememiz hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. 47. Mahkememizce ikinci bozma kararı üzerine yapılan yargılamada 02.04.2009 tarihli ve ... sayılı üçüncü kararı ile; bozma kararına uyulması sonucu "...üç kişilik bilirkişi kurulundan alınan 25.12.2008 tarihli raporun dosya içeriğine, Yargıtay kararlarına uygun ve denetlenebilir olduğu, 25.06.1998 tarihli hazirun cetvelini yedi ortağın asaleten iki ortağın vekâleten imzaladığı, iptali istenilen genel kurul toplantısının yapıldığı 25.06.1998 tarihi itibariyle kooperatifin otuz üç üyesinin bulunduğu, toplantı nisabının oluşması için asgari dokuz üyenin asaleten veya vekâleten toplantıya katılmasının zorunlu olduğu, bozma kararına göre hazirun cetvelinde adı ve imzası bulunan ...’ın, ...’ün ve ...’in beyanlarının incelendiği ve bu üç üyenin toplantıya katılmadıkları hâlde katılmış gibi gösterildiği, toplantı asgari nisabının oluşmadığı anlaşıldığından 25.06.1998 tarihli genel kurulun ve bu kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla kooperatifin gerçek borcu yansıtmayan ihtarlara dayanarak davacı üyelerin ihracına karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu; davacı ...’ın genel kurul toplantısına katıldığı hâlde oylama sırasında ret oyu vererek muhalefet şerhini tutanağa yazdırmadığından dava açma hakkının bulunmadığı; davacılar ..., ..., ..., ... ve ...’na yapılan çağrılar usulsüz olduğundan dava açma haklarının bulunduğu, ancak kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak alındığı kanıtlanamadığından davalarının reddinin gerektiği, davacılar.... ve ...’ın toplantıya katılmadıkları için dava açma hakları bulunmadığından davalarının reddinin gerektiği gerekçesiyle asıl davada daha önce verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına; birleşen ... sayılı davada davacı ... tarafından açılan davanın reddine, diğer davacıların davasının kısmen kabulüne, 16.08.1998 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısı gündeminin 5. maddesinin iptaline ilişkin karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer maddeler yönünden açılan davanın reddine; birleşen .... sayılı davaların reddine" karar verilmiştir. 48. Mahkememizin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş, ... sayılı üçüncü (3.) bozma ilamı ile; ... Mahkemece, kısa kararda asıl dava dosyasıyla birleştirilen .... sayılı dava dosyasıyla ilgili bir karar verilmediği halde, gerekçeli kararda birleşen .... sayılı dava dosyasının reddine karar verilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. .... yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsemiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. HUMK'nun 382.maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın da bu kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. ... Karar sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni olacağının içtihat edilmiş bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş; bozmadan sonra, hakimin önceki kısa karar ile bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir. Taraf vekillerinin asıl ve birleşen diğer davalara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dairemizin ... sayılı bozma ilamında da vurgulandığı üzere davanın çözüm noktası ..., ... ve ...'ın 25.06.2008 (doğrusu 25.06.1998) tarihli genel kurul toplantısına katılıp, katılmadıkları ve böylece anılan genel kurulda toplantı nisabının oluşup, oluşmadığının belirlenmesinde yatmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, adı geçenlerin hazirun cetvelinde imzalarının olması karşısında, imza incelemesi yapılmak suretiyle 25.06.2008 (doğrusu 25.06.1998) tarihli genel kurula katılıp, katılmadıklarının belirlenmesi gerekirken noksan incelemeyle ve söz konusu şahısların çelişkili ifadeleri ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kabule göre de; mahkemece 25.06.2008 (doğrusu 25.06.1998) tarihli genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunun tespiti karşısında, bu genel kurulca atanan yönetim kurulunun yapmış olduğu tüm iş ve işlemlerle birlikte müteakip genel kurulların da yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken kararın kendi içerisinde çelişki yaratacak şekilde 25.06.1998 tarihli genel kurulun yok hükmünde olduğunun belirlenmesine karşın, müteakip genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali kabil olarak değerlendirilmesi de yanlış olmuştur…” gerekçesi ile mahkememiz kararı bozulmuştur. 49. Bozma üzerine Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 12.11.2013 tarihli ve .... E., ... sayılı dördüncü kararı ile; "...uyulan bozma kararı doğrultusunda, genel kurul hazirun cetvelinde imzaları bulunan ..., ... ve ...'ın imza örneklerinin alınarak karşılaştırma yapılacak imzaların bulunduğu belgelerin toplandığı ve bu kişilerin dava konusu genel kurula katılıp katılmadıklarının belirlenmesi için hazirun cetvelindeki imzaların kendilerine ait olup olmadığı konusunda ... rapor alındığı, .... 03.06.2013 tarihli raporunda, inceleme konusu hazirun cetvelinde ..., ... ve ...'a atfen atılı imzaların bu şahısların eli ürünü olduğunun bildirildiği, davacılar vekilinin ....raporuna itirazlarının raporu düzenleyen kişilerin uzmanlığı dikkate alınarak ve uyulan bozma kararında açıkça bu şahısların çelişkili ifadeleri ile yetinilerek hüküm tesisisin doğru görülmediğinin belirtilmiş olmasına göre yerinde görülmediği, bu durumda dava konusu 25.06.1998 tarihli genel kurulda toplantı nisabının oluştuğu ve bu kurulun atadığı yönetim kurulunun yaptığı tüm iş ve işlemlerle birlikte müteakip genel kurulların da yok hükmünde olması koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen ... sayılı davada davanın kısmen kabulüne, 27.06.1999 tarihli genel kurul gündeminin 3. maddesinde alınan ihraç kararlarının iptaline, gündemin diğer maddelerindeki kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak alındığının kanıtlanamadığı, 25.06.1998 tarihli genel kurul toplantısının geçerli olduğu ve müteakip genel kurulda alınan kararların iptali koşullarının da bulunmadığından bahisle bu talebin de reddine, birleşen.... sayılı davada davacı ...'nin adının hazirun cetvelinde olmadığı ve aleyhine verilen bir karar bulunmadığı, bu nedenle dava açma hakkı da olmadığından davasının reddine, diğer davacılar tarafından 16.08.1998 tarihli genel kurulun 5. maddesinde alınan kararın iptaline ilişkin davada önceden verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer maddelerinde alınan kararlara ilişkin davanın reddine, 25.06.1998 tarihli genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların iptali talep edilen birleşen ....E. sayılı davanın da yukarıda açıklanan nedenlerle reddine..." karar verilmiştir. 50. Mahkememizin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş, .... sayılı kararı ile dördüncü (4.) bozma ilamında; ... Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince;.... sayılı ilamı ile, davanın çözüm noktasının 25.06.1998 tarihli genel kurul toplantısının hazirun cetvelinde isimleri bulunan kooperatif ortakları, ..., ....'a atfen atılmış imzaların bu kişilere ait olup olmadığı, imzaların bu kişilere ait olmaması halinde toplantı nisabının sağlanıp sağlanmadığının saptanacağı belirtilmiş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında düzenlenen .... raporuna göre, imzaların anılan ortaklara ait olduğu gerekçesiyle genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davalar reddedilmiştir. ... raporu incelendiğinde, raporun adli fen ve adli tıp uzmanlarından oluşan heyetçe düzenlendiği, incelemeye esas belgelerin birçoğunun ise fotokopi olduğu anlaşılmış, inceleme sonucunda hazirun cetvelindeki imzaların anılan ortaklara ait olduğu belirtilmiştir. Düzenlenen bu rapora asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri itiraz etmişlerdir. Mahkemece .... sayılı bozma ilamına uyulduğuna göre, yapılması gereken iş; hazirun cetvelinde isimleri olan ..., ... mukayeseye esas olabilecek imzalarının (genel kurul toplantısı tarihi olan 25.06.1998 tarihine en yakın tarihli olanlarının temini de amaçlanarak), il ve ilçe seçim kurulları, bankalar ve diğer resmi kurumlardan temin edilmesi, dosyada bulunan bu kişilerin attığı imzalar ile birlikte .... rapor alınması, bu rapora da itiraz edilmesi halinde imza incelemesi konusunda (grafoloji ve belge sahteciliği) uzman olan, aynı zamanda .... öğretim üyesi olarak çalışan kişilerden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermektir. Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmiştir…” gerekçesi ile mahkememiz kararı bozulmuştur. 51. Mahkememizce yukarıda yer verilen bozma ilamı üzerine 31.01.2018 tarihli ve .... sayılı kararı ile; "...toplanan deliller, imza incelemesine esas olarak dosyaya sunulan belgeler, uyulmasına karar verilen bozma kararı doğrultusunda yapılan imza incelemesi ve .... adli belge inceleme şubesinden alınan 03.06.2013 tarihli rapor ve tüm dosya içeriğine göre, .... Dairesinin 03.06.2013 tarihli raporunun bilimsel ve teknik verilere uygun olduğu, dosya kapsamı ve imza incelemesine esas belgeler üzerinde gerekli inceleme yapılarak kanaat bildirildiği, dava tarihi ve aradan geçen süre nazara alındığında yeniden belge temini ve imza incelemesi yapılmasının sonuca etkili olamayacağı, dosyaya sunulan imza incelemesine ilişkin en son .... raporunun hükme dayanak alınmasında herhangi bir eksiklik ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine..." karar verilmiştir. 52. Mahkememiz direnme kararı süresi içinde asıl davanın davacıları ..., ... ve ... mirasçıları vekili, birleşen .... sayılı davada davacı asıl ... ve vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiştir. 53. ...., sayılı kararında özetle; "...Hükme esas alınan raporu düzenleyen adli fen ve adli tıp uzmanları imza incelemesi konusunda yeterli uzmanlığa sahip olmadığı gibi, inceleme konusu mukayese belgelerin büyük çoğunluğu fotokopi olup, fotokopi belgeler üzerinde imza incelemesi yapılması mümkün olmadığı hâlde raporu hazırlayan bilirkişilerce fotokopi olan belgelerde yapılan incelemenin hangi teknik yöntemler kullanılarak nasıl yapıldığı da dayanaklarıyla birlikte tam olarak ve tereddüde mahal vermeyecek biçimde belirlenip denetime elverişli şekilde ortaya konulmamıştır. Ayrıca asıl ve birleşen davalarda davacı olan kooperatif üyelerinin vekilleri tarafından rapora karşı sunulan itirazları da karşılanarak değerlendirilmemiştir. O hâlde ... alınan 03.06.2013 tarihli raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece; taraflar arasında oluşan ihtilâfın çözüm noktası olan 25.06.1998 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde isimleri bulunan ..., ... ve ....'ın olağanüstü genel kurulun toplantı tarihi 25.06.1998 tarihine en yakın tarihli olanlarının temini de amaçlanarak mukayeseye esas olabilecek imzalarının il ve ilçe seçim kurulları, bankalar ve diğer resmî kurumlardan temin edilmesi, temin edildiği takdirde celp edilen tüm belgelerin dosyada bulunan bu kişilerin attığı imzalarla (istiktap tutanakları) birlikte, şayet karşılaştırmaya esas olabilecek belgeler temin edilemez ise dosya muhteviyatındaki tüm bilgi ve belgelerin mevcut hâliyle .... gönderilerek grafoloji ve belge sahteciliği konusunda uzman olan yeni bir bilirkişi heyetinden yeterli teknik donanıma sahip laboratuvar ortamında, optik aletler ve gerekli teknik cihazlar kullanılarak, inceleme konusu hazirun cetveli ile mukayeseye esas belgelerdeki imzaların tersim biçimi, seyir, işlerlik derecesi, istif, eğim, hız, doğrultu ve kalem baskı derecesi gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırıldığı denetime elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz rapora dayanarak önceki kararda direnilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır..."şeklinde bildirilerek mahkememiz direnme kararı bozulmuştur. 54. "Bozmaya uyma veya direnme" başlıklı HMK'nın 373. maddesinin 7. fıkrası "Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur." hükmünü içermekte olup Mahkememizce Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bozma gerekleri doğrultusunda yargılama yapılması gerekmiştir. 55. Yargılamanın geçirdiği safahate ilişkin yukarıda yer verilen açıklamalar neticesinde somut olayın değerlendirmesine geçilmeden önce de 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereğince organlarından olan Genel Kurul tarafından alınan kararların hükümsüzlüğüne ilişkin düzenlemelere değinmekte yarar bulunmaktadır. 56. Öncelikle Kooperatifler Kanununda genel kurul tarafından alınmış olan kararların yokluğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte kooperatif kararlarında da yokluk söz konusu olabilecektir. Kooperatif işlem ve kararlarında yokluğu, kooperatif organlarının, işlem yapma hukuki gücüne sahip olmamaları veya işleme ilişkin yasal bir faaliyet söz konusu değilken, yasal faaliyet mevcutmuş gibi işlem yapmaya kalkışmaları nedeniyle, işlemin hukuken varlık kazanmaması şeklinde tanımlanabilir. 57. Buna karşın kooperatifin organlarının, hukuki işlem yapma gücüne sahip olmalarına veya işlemle ilgili yasal faaliyete karşın, hukuka aykırı işlem yapmaları mümkündür. Bu durumda, kooperatifin işleminde yokluğun gerçekleşebilmesi olanağı yoktur. Belirtilen durumda ancak işlemin hukuka aykırılığı söz konusudur. Kooperatifin işleminin hukuka aykırı olabilmesi, işlemin hukuki varlığına bağlıdır. Dolayısıyla, işlemin hukuka aykırılığı, işlemin yokluğundan bu yönüyle ayrılmaktadır. 58. Kooperatif işleminin hukuka aykırılığı, işlemin ana unsurlarında olabileceği gibi, ikincil unsurlarında da olabilir. Hukuka aykırılık, işleme uygulanacak normun niteliğine göre de farklı olabilir. Emredici normdaki aykırılık, sonuçları itibariyle, diğer aykırılıklardan ağır olacaktır. Kesin hükümsüzlükte, işlemin ana unsurlarında ve emredici norma aykırılıkta, mutlak butlan söz konusudur. 59. Kooperatif işleminde mutlak butlan (kesin hükümsüzlük), işlemin, başta Kooperatifler Kanunu, Ticaret Kanunu ile ilgili kanunların emredici hükümlerine aykırı bulunmasıdır (TBK m. 27). Bu nedenle, kooperatifin işlemi, hukuki varlık kazanmamıştır, yaygın ifadeyle ölü doğmuştur. Mutlak butlanla geçersiz kooperatif işlemi, hukuki sonuç doğurmayacaktır. Genel kurala göre, işlemdeki mutlak butlanın, mahkemece tespiti gerekir. 60. Diğer yandan, kooperatif işlemindeki hukuka aykırılık, işlemin ana unsurlarında değil, ikincil unsurlarında ise, kanunun emredici hükümlerine aykırılık söz konusu olmayacaktır. Genel kurala göre, kooperatif işleminin ikincil unsurlarına aykırılık, nispi butlandır ve işlemin iptali nedenidir. Bu nedenle, nispi butlanla sakat kooperatif işleminin, mahkeme kararıyla iptali gerekir. İşlem, mahkeme kararıyla iptal edilmedikçe, hukuken geçerli bir işlem gibi, hukuki sonuçlarıyla uygulanacaktır (... 61. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. maddesi, "Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4 ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." hükmünü; aynı Kanun'un 51/1. maddesi ise "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıda bir fazlasına itibar olunur" hükmünü; anasözleşmenin 33. maddesinin 1. fıkrası, "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuları görüşebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortaklardan genel kurula katılma hakkına sahip olanların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması gerekir. İlk toplantıda nisap temin edilmediği takdirde ikinci toplantıda nisap aranmaz." hükmünü; 2. fıkrada ise "Genel kurulda kararlar, ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınır" hükmünü içermektedir. 62. Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, TBK'nın 27. maddesi hükümüne göre mutlak butlanla batıldır. Yok hükmünde olan kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Sonradan icazetle dahi geçerli hale gelmezler. Yokluk halinde, hukuki işlem bir veya daha fazla unsurunun yokluğu nedeniyle şeklen dahi olsa mevcudiyet (varlık) kazanamamaktadır. Hukuken yok olan bir işleme hiçbir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün değildir. İptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında, yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. Genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa bu durum, kararın mutlak butlan ile malûl sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir. 63. Nitekim 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesinde genel kurul kararlarının iptali şartlarına ilişkin düzenleme yapılmış olup sözkonusu madde uyarınca, yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptali talep edilebilecektir. Yine sözkonusu hükümde iptal davası açabilecek kişiler sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan hükme göre iptal davası açabilecek kişiler; "1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını yahut da gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden ortaklar, 2. Yönetim kurulu, 3. Kararların yerine getirilmesi yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri" şeklinde düzenlenmiştir. 64. Görüldüğü üzere iptal davasını açabilecek olanlar; ortaklar, organ olarak yönetim kurulu ve kararların yerine getirilmesi şahsi sorumluluklarını gerektirdiği takdirde yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerdir. Toplantıya katılan ortağın iptal davası açabilmesi için karara muhalif kalmış ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmiş olması gerekir. Bununla beraber muhalefet şerhinin toplantı tutanağında bulunması dışında, toplantı tutanağına ekli bir belge ile toplantı başkanlığına sunulabileceği ve toplantı tutanağında bu hususa yer verilebileceği de kabul edilmektedir. 65. Genel kurul toplantısında asaleten yahut vekâleten hazır bulunan ortağın, iptalini istediği genel kurul kararının alınması anında yapılan oylamada alınacak karara olumsuz oy vermesi gerekir. Olumsuz oydan maksat alınan karar aleyhine oy verme olup, iptali istenen genel kurul kararına olumlu oy verip kararın alınmasına destek olan ortak, anılan kararın iptalini talep edemez. Bu koşul ile amaçlanan husus, ortağın çelişkili davranışlarının önüne geçmek olup; bu hüküm ile genel kurul kararlarının iptali hususunda çelişkili davranış yasağı benimsenmiştir. 66. Muhalefet şerhi, ortağın açacağı iptal davası için bir külfet niteliğinde olup, ortak muhalefet şerhi şartını yerine getirmezse iptal davası açma hakkını kaybeder. Bu çerçevede, iptali istenen karara karşı ortağın muhalefetinin tutanağa geçirilmesi, genel kurul kararının iptali davası açısından önemli bir koşul olup, muhalefetin, görüşülen öneriye değil, alınan karara karşı ve karar alındıktan sonra yapılması gerekmektedir; karar öncesinde peşinen muhalefet etmek, anılan hüküm anlamında geçerli bir muhalefet olarak nitelendirilemez. 67. Buna karşın ortak toplantıya katılmamışsa, ancak toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia etmek suretiyle iptal davası açabilir ve bu hâllerin varlığını ispatla yükümlüdür.

68. Aynı madde hükmü uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla, toplantıda bulunan ortaklar red oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabilir. 69. Bununla birlikte batıl olan genel kurul kararları kooperatif ortakları ve üçüncü kişiler için hiçbir hak ve borç doğurmaz. Bu gibi kararların iptali 1 aylık hak düşürücü süreye tabi olmayıp her zaman istenebilir. Genel kurul kararlarının mutlak butlanla sakat olduğunu iddia eden ortakların genel kurul toplantılarında hazır bulunması ve itirazını tutanağa yazdırması da şart olmayıp genel kurul toplantılarına katılmayan ortakların bile böyle bir iddia ile dava açmaları mümkün bulunmaktadır. 70. Anılan Yasa'nın 46/3. madde hükmüne göre, gündemde olmayan konular, kooperatife ortak olanların en az 1/10'unun gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunması ve genel kurula katılanların yarıdan bir fazlasının kabulü ile gündeme alınabilir. 71. Yapılan açıklamalar neticesinde uyuşmazlık konusu ele alındığında; asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatifin dava konusu edilen Genel Kurul ve Yönetim Kurulu kararların yokluğunun tespiti istemine ilişkin olarak aşağıdaki şekilde değerlendirme yapılması gerekmiştir. 72. Yukarıda yer verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozma ilamı ile asıl ve birleşen davaların çözüm noktası yalnızca ..., ... ve ...'a atfen atılı imzaların bu kişilere ait olup olmadığı ve buna bağlı olarak toplantı nisabının oluşup oluşmadığı hususuna hasredilmiş olup, uyuşmazlığın bunun dışında kalan yönleri Yargıtay denetiminden geçerek bozma kapsamı dışında kalmış ve kesinleşmiştir. Bu kapsamda davalı kooperatifin dava konusu edilen 25.06.1998 tarihli genel kurul tarihinde 33 üyeden oluştuğunun kabulü ile bu maddi kabule göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. 73. Bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi bakımından; ..., ... ve ...’ın 25/06/1998 tarihine en yakın tarihli mukayeseye elverişli fiziki imzalarının temini amacıyla ... gibi çok sayıda resmî kurum ve kuruluşa müzekkereler yazılmış; anılan kurumlardan gelen fiziki imzalı belge asılları ile dosyada bulunan istiktap tutanakları ve diğer mukayese belgeleri birlikte ... gönderilerek, laboratuvar ortamında ve optik aletler kullanılmak suretiyle inceleme yaptırılmış ve 03/09/2024 tarih ve .... sayılı Kriminal Uzmanlık Raporu alınmıştır. Bu itibarla bozma ilamının gereğinin eksiksiz olarak yerine getirildiği değerlendirilmiştir. 74. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde, genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı takip eden günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Mahkemeye başvurulmak suretiyle iptal davası açılabileceği düzenlemesi yapılmıştır. Anılan süre hak düşürücü nitelikte olup Mahkememizce re'sen dikkate alınması gerekmektedir. 75. Bu kapsamda yapılan denetimde; 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurula ilişkin olarak asıl davanın 17/07/1998, birleşen.... Esas sayılı davasının 16/12/1999 tarihinde; 30/06/2000 tarihli olağan genel kurula ilişkin birleşen .... Esas sayılı davasının 07/07/2000 tarihinde; 29/06/2001 tarihli olağan genel kurula ilişkin birleşen .... Esas sayılı davasının 18/07/2001 tarihinde ve 28/06/2003 tarihli olağan genel kurula ilişkin birleşen ... Esas sayılı davasının 25/07/2003 tarihinde açıldığı; bu davaların tamamının 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde öngörülen bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. 76. Buna karşın, birleşen ... Esas sayılı davasının konusunu 25/06/1998 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali istemi oluşturmakta olup, anılan dava 18/01/2013 tarihinde açılmıştır. Genel kurul tarihi ile dava tarihi arasında on dört yılı aşkın bir süre bulunduğu görülmekle, bu dava bakımından 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde öngörülen bir aylık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla anılan birleşen davada iptal istemi hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle dinlenemeyecek olup; buna karşın yokluk ve butlan iddiaları süreye tabi olmadığından, bu yöndeki istemlerin esası aşağıda ayrıca incelenmiştir. 77. Öncelikle yargılama sürecinde taraflarca ilk derece Mahkemesi kararının temyiz edilmemesi veya temyiz incelemesi neticesinde bozma kapsamında değerlendirilmeyen hususlar yönünden kesinleşmiş olduğundan bu hususta kesinleştiği gerekçede açıklanılması ile yetinilecek olup bunun dışında infazda tereddüt oluşmaması bakımından hükümde yer verilecektir. 78. Bu bakımdan asıl davanın ilk derece mahkemesince ilk kararında açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine davacılarca sözkonusu karara karşı temyiz isteminde bulunulmamış olduğu anlaşılması karşısında asıl davanın açılmamış sayılmasına yönündeki karar kesinleşmiştir. 79. 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının değerlendirilmesi; Asıl ve birleşen davaların tamamının çözümü, 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının hukuken varlık kazanıp kazanmadığı noktasında düğümlenmektedir. Zira anılan genel kurulun yoklukla malul olduğunun kabulü hâlinde, bu genel kurulda seçilen yönetim kurulunun yapmış olduğu tüm iş ve işlemler ile müteakip genel kurullar da yok hükmünde olacak; buna karşın anılan genel kurulun geçerli olduğunun kabulü hâlinde, müteakip genel kurul kararları yönünden ayrı ayrı iptal koşullarının bulunup bulunmadığı incelenecektir. Nitekim ... Karar sayılı bozma ilamında da “davanın çözüm noktasının ..., ... ve ...’ın 25/06/1998 tarihli Genel Kurul Toplantısına katılıp katılmadıkları ve böylece anılan genel kurulda toplantı nisabının oluşup oluşmadığının belirlenmesinde yattığı” açıkça vurgulanmıştır. 80. Çağrı usulü yönünden yapılan değerlendirmede; dosyaya kazandırılan 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağından, ortaklara gündemi içeren davet mektuplarının 22/05/1998 tarihinde .... Noterliğinden gönderildiği ve toplantı yeri, tarihi, saati ile gündeminin 26/05/1998 tarihinde Hergün Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. Toplantı tarihi olan 25/06/1998 ile davet mektuplarının gönderildiği 22/05/1998 tarihi arasında otuz dört gün, ilan tarihi olan 26/05/1998 ile toplantı tarihi arasında ise otuz gün bulunduğu görülmekle; çağrının, ....Karar sayılı kararı ile yetkilendirilen ortaklarca ve yasal süresi içerisinde yapıldığı, bu itibarla çağrı usulü bakımından genel kurulu yoklukla malul kılacak bir aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. 81. Bakanlık temsilcisinin toplantıda hazır bulunmaması yönünden yapılan değerlendirmede; davacılar vekili tarafından, anılan toplantı için Bakanlığa usulüne uygun bir bildirimde bulunulduğuna ve temsilci ücretinin yatırıldığına dair belge bulunmadığı, Bakanlık temsilcisi olmaksızın yapılan toplantının yok hükmünde olduğu ileri sürülmüş ise de; dosyaya kazandırılan ....adresinde yapılan genel kurul toplantısına istenen saatte Bakanlık Temsilcisi görevlendirilememiştir.” denildiği; aynı Müdürlüğün 25/06/1998 tarih ve 18663 sayılı yazısında ise kooperatif tarafından 22/05/1998 tarih ve 3239 sayılı makbuz ile 2.350.000,00.-TL yatırıldığı ve temsilci görevlendirilemediğinden bu tutarın iadesinin talep edildiği açıkça belirtilmiştir. 82. Anılan iki resmî yazı birlikte değerlendirildiğinde; toplantı için idareye usulüne uygun ve süresi içinde başvurulduğu, temsilci ücretinin yatırıldığı, buna karşın idarece temsilci görevlendirilemediği sabittir. Bu durumda, genel kurul toplantısında Bakanlık temsilcisinin hazır bulunmaması, kooperatife veya toplantıyı yapan ortaklara yüklenebilecek bir aykırılıktan değil, doğrudan idarenin görevlendirme yapamamış olmasından kaynaklanmıştır. Usulüne uygun olarak başvurulduğu hâlde temsilci görevlendirilmemesi hâlinde genel kurulun toplanabileceğinin kabulü gerekmekte olup; aksinin kabulü, ortakların iradesi ve kusuru dışındaki bir idari eksiklik nedeniyle kooperatif genel kurulunun süresiz biçimde toplanamaması gibi bir sonuç doğurur ki, bunun hukuken korunması mümkün değildir. Bu itibarla Bakanlık temsilcisinin toplantıda hazır bulunmamış olmasının, 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurulu yoklukla malul kılmayacağı kanaatine varılmıştır. Nitekim aynı hususun 27/06/1999 tarihli olağan genel kurul toplantısı bakımından da geçerli olduğu, anılan toplantı tutanağında da Bakanlık temsilcisinin beklenip gelmediğinin belirtildiği görülmüştür. 83. Toplantının fiilen yapılıp yapılmadığı ve toplantı nisabı yönünden yapılan değerlendirmede; dosya kapsamında bulunan ve başlığında “....Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı” ibaresi yer alan hazirun cetvelinin incelenmesinde; cetvelde 33 ortağın adının yazılı olduğu, 7 ortak tarafından asaleten, 2 ortak tarafından vekâleten olmak üzere toplam 9 ortak yönünden imza atıldığı; asaleten imza atan ortaklar arasında ..., ... ve ...’ın da bulunduğu görülmüştür. Toplantı tutanağında da, ortaklar listesinde kayıtlı 33 ortaktan 7 ortağın asaleten, 2 ortağın vekâleten katılımı ile toplam 9 ortağın toplantıda hazır bulunduğu ve olağanüstü toplantı için gerekli dörtte bir çoğunluğun mevcut olduğu belirtilmiştir. 84. Önceki yargılamalarda ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen tespitlerde de kabul edildiği üzere, anılan genel kurul toplantısında toplantı nisabının oluşabilmesi için asgari 9 ortağın asaleten veya vekâleten toplantıya katılması zorunludur. Bu durumda, hazirun cetvelinde adı ve imzası bulunan 9 ortaktan birinin dahi toplantıya katılmadığının kabulü hâlinde toplantı nisabı oluşmayacak ve genel kurul kararı, kurucu unsurlarından yoksun kalarak yok hükmünde sayılacaktır. 85. Davacılar vekilleri tarafından, kooperatifin gerçek ortak sayısının 57 ilâ 61 arasında olduğu ve dörtte bir nisabın en az 15 ortak olarak hesaplanması gerektiği ileri sürülmüş ise de; ortak sayısının 33 olduğu hususu, .... Karar sayılı çağrı iznine ilişkin kararında belirlenmiş; bu belirlemeye dayalı toplantı nisabı tartışması Mahkememizin önceki kararlarında ele alınmış ve Yargıtay denetiminden geçerek bozma kapsamı dışında kalmıştır. Kaldı ki 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu uyarınca genel kurula katılmaya yetkili ortakların tespitinde ortaklar kayıt defteri esas alınmakta olup; davacılar tarafından, dava konusu toplantı tarihi itibariyle ortaklar kayıt defterinde kayıtlı bulunan ve hazirun cetveline yazılmayan ortakların kimler olduğu tek tek gösterilmek suretiyle bu iddia somutlaştırılmış ve ispat edilmiş değildir. Bu itibarla anılan iddia yerinde görülmemiştir. 86. Bu çerçevede, hazirun cetvelinde ..., ... ve ...’a atfen atılı bulunan imzaların bu kişilerin eli ürünü olup olmadığının denetime elverişli biçimde saptanması gerekmektedir. Nitekim .... Karar sayılı bozma ilamı da, bu saptamanın hangi yöntemle yapılacağını ayrıntılı biçimde göstermiştir. 87. Mahkememizce bozma ilamına uyulmuş ve bozma ilamının gerekleri şu şekilde yerine getirilmiştir: (i) Adı geçen üç kişinin 25/06/1998 tarihine en yakın tarihli mukayeseye elverişli ıslak/fiziki imzalarının temini amacıyla çok sayıda resmî kurum ve kuruluşa müzekkereler yazılmıştır. (ii) Anılan müzekkerelere verilen cevaplar sonucunda; ... yönünden .... 05/01/1999 tarih ve 25 yevmiye numaralı resmî senetteki ıslak/fiziki imza örneği ile ... tarafından 23/03/1999 tarihli tesis talep formu ve tahakkuk fişindeki ıslak imza örnekleri, .... tarafından ise 29/06/1998 tarihli sigortalı işe giriş bildirgesi gönderilmiş; ... yönünden...tarafından 22/01/1996 tarihli askerlik borçlanma dilekçesi ve 28/11/1988 tarihli sigortalı işe giriş bildirgesi,.... tarafından 05/01/1998 tarihli beyan kâğıdı ile 16/08/1993 tarihli sigortalı tekrar işe giriş bildirgesi ve 24/07/1996 tarihli askerlik borçlanma formu gönderilmiştir. (iii) Temin edilen bu belgeler, dosyada mevcut 10/12/2010 ve 16/12/2010 tarihli istiktap tutanakları ile diğer mukayese belgeleri birlikte .... gönderilmiş; anılan kurumda, grafoloji ve belge sahteciliği konusunda uzman bilirkişiler tarafından, laboratuvar ortamında ve optik aletler kullanılmak suretiyle inceleme yaptırılarak 03/09/2024 tarih ve .... sayılı Kriminal Uzmanlık Raporu alınmıştır. 88. Anılan raporda; incelemeye konu 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ait hazirun cetvellerinde ..., ... ve ... adlarına atılı bulunan imzalar ile aynı kişilere ait mukayese imzalar arasında; tersim tarzı, istikamet, kaligrafik ve şekilsel özellikleri ile karakteristik el hareketleri yönünden uygunluk ve benzerlikler tespit edildiğinden, söz konusu imzaların adı geçen kişilerin eli ürünü olduğu bildirilmiştir. 89. Böylece, 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde ..., ... ve ...’a atfen atılı bulunan imzaların bu kişilerin eli ürünü olduğu, dolayısıyla anılan ortakların toplantıya katıldıkları ve toplantı nisabının oluştuğu sabit olmuştur. 90. Bu kapsamda; 25/06/1998 tarihli genel kurul toplantısının fiilen yapıldığı ve kanuni nisaplara uygun yeterli irade beyanlarının açıklanarak kararların vücut bulduğu anlaşılmakla, genel kurul kararının kurucu unsurlarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı; bu itibarla anılan genel kurulun ve bu genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. 91. Butlan yönünden yapılan değerlendirmede ise; hukuk güvenliği açısından geçersizlik hâllerinin uygulamasında çok titiz ve dikkatli davranılması gerektiği nazara alınarak, davacı tarafın genel kurul kararlarının batıl olduğu yönündeki iddiasının somut vakıalara dayandırılmaksızın genel ve soyut iddialar biçiminde ileri sürüldüğü; alınan kararların ortakların vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, bilgi alma, inceleme ve denetim haklarını kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, kooperatifin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı nitelikte kararlar olmadığı anlaşılmakla, butlan hâlinin de gerçekleşmediği değerlendirilmiştir. 92. İptal yönünden yapılan değerlendirmede ise; 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının, .... Karar sayılı kararı ile verilen izne dayanılarak ve yetkili kişilerce yapılan çağrı üzerine gerçekleştirildiği; toplantı ve karar nisaplarına uyulduğu; bu genel kurulda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunun ispat edilemediği gibi, sözkonusu genel kurulda alınan kararlara karşı oy kullanılmamış ve tutanağa karşı oy şerh edilmemiş olduğu anlaşılmakla, iptal koşullarının da bulunmadığı kanaatine varılmıştır. 93. Bu itibarla; asıl dava ile birleşen .... Esas sayılı dosyalarında ileri sürülen, 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların yokluğunun tespiti ile iptaline yönelik istemlerin yerinde olmadığı; aynı şekilde asli müdahiller ... ve ... tarafından birleşen .... Esas sayılı dosyasında ileri sürülen aynı yöndeki istemlerin de yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Asli müdahillerin, 16/08/1998 tarihli genel kurul kararlarına yönelik olarak ileri sürebilecekleri iptal istemi bakımından ise; asli müdahale talebinin 15/11/2024 tarihinde ileri sürüldüğü ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesinde öngörülen bir aylık hak düşürücü sürenin çoktan dolmuş olduğu anlaşılmakla, bu yöndeki istemin de dinlenemeyeceği kanaatine varılmıştır. 94. 25/06/1998 tarihli genel kurulu takip eden genel kurul toplantılarının değerlendirilmesi; Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, 25/06/1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında toplantı nisabının oluştuğu ve anılan genel kurulun hukuken geçerli olduğu sabit olmakla, bu genel kurulca seçilen yönetim kurulunun yapmış olduğu tüm iş ve işlemler ile müteakip genel kurulların yok hükmünde olma koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu edilen müteakip genel kurul kararları yönünden yalnızca iptal koşullarının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir. 95. Davacılar tarafından, müteakip genel kurul toplantılarına yönelik olarak 25.06.1998 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan kararların yokluğu nedeni ile müteakip genel kurullarda alınan kararlarında yok hükmünde olduğu yönündeki geçersizlik dışında toplantılara alınmadıkları ve çağrıların usulüne uygun yapılmadığı ileri sürülmüş ise de; dosyaya sunulan genel kurul toplantı tutanaklarının incelenmesinde, 16/08/1998 tarihli toplantı için çağrının 20/07/1998 tarih ve 4580 sayılı .... ile ilan edildiği ve 71 ortağa gündemi içeren davet mektuplarının 16/07/1998 tarihinde taahhütlü posta ile gönderildiği; 27/06/1999 tarihli toplantı için davet mektuplarının 26/05/1999 tarihinde iadeli taahhütlü posta ile gönderildiği; 03/12/1999 tarihli toplantı için çağrının 10 ortağa gündemi içeren davet mektuplarının 01/11/1999 tarihinde taahhütlü mektupla gönderildiği, 44 ortağa ise 01/11/1999 tarihinde elden tebliğ edildiği; 30/06/2000 tarihli toplantı için çağrı mektuplarının 30/05/2000 tarihinde 12 ortağa taahhütlü mektupla gönderildiği, 42 ortağa ise elden imza karşılığı tebliğ edildiği; 29/06/2001 tarihli toplantı için çağrı mektuplarının 22/05/2001 tarihinde 6 ortağa taahhütlü olarak gönderildiği ve 47 ortağa 23/05/2001 tarihinde imza karşılığında tebliğ edildiği; 28/06/2003 tarihli toplantı için ise çağrı mektuplarının 27/05/2003 tarihinde 7 ortağa taahhütlü olarak gönderildiği ve 46 ortağa 27/05/2003 tarihinde imza karşılığında tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla anılan toplantılar bakımından çağrı usulüne ilişkin bir aykırılık bulunduğu ispat edilememiştir. 96. Öte yandan, usulsüz çağrı iptal davası açma hakkı verse de tek başına toplantının iptaline neden olmayıp, kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı kararların iptalini isteme hakkı vermektedir. Bu nedenle, ileri sürülen usulî aykırılıkların genel kurul kararlarının alınmasında etkili olduğunun ayrıca ortaya konulması gerekmektedir. Dava konusu uyuşmazlıkta, dosyaya sunulan toplantı tutanaklarındaki oy dağılımları dikkate alındığında, davacıların toplantılara katılmış olmaları hâlinde dahi alınan kararların değişmeyeceği anlaşılmakla; ileri sürülen usulî aykırılıkların kararların alınmasında etkili olduğu ispat edilememiştir. 97. Yine davacılar tarafından, davalı kooperatife gerçekte ortak olmayan kişilerin hayali olarak ortak kaydedildiği ve genel kurullara bu kişilerin katıldığı ileri sürülmüş ise de; bu iddiayı somut olarak ortaya koyan, ortaklar kayıt defteri ile hazirun cetvellerinin karşılaştırılmasına dayalı herhangi bir delil sunulmadığı, ortaklık sıfatı çekişmeli olan kişilerin kimler olduğunun tek tek gösterilmediği anlaşılmakla, bu iddia ispat edilememiştir. 98. Davacılar tarafından, 27/06/1999 tarihli olağan genel kurul toplantısında da Bakanlık temsilcisinin hazır bulunmadığı ileri sürülmüş ise de; yukarıda açıklanan gerekçeler bu toplantı bakımından da geçerli olup, ayrıca anılan toplantıda alınan kararlardan gündemin 3. maddesinde alınan ihraç kararları aşağıda ayrıca değerlendirilmiştir. 99. Bu kapsamda; 16/08/1998 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan gündemin 5. maddesinde alınan karar dışında kalan kararların, 03/12/1999 ve 30/06/2000 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların, 29/06/2001 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların ve 28/06/2003 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların; kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak alındığı ispat edilemediğinden iptal koşullarının bulunmadığı; ayrıca bu kararlar yönünden yokluk ve butlan hâllerinin de gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır. Bu itibarla birleşen .... Esas sayılı davalarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 100. Ortaklıktan ihraca ilişkin kararların değerlendirilmesinde ise; 1163 sayılı Kanun'un “Ortaklıktan Çıkarılma Esasları ve İtiraz” başlıklı 16. maddesi; “Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir. (....) Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.” düzenlemesini içermektedir. 101. Yine, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun "Ortakların ödev ve sorumlulukları" başlığı altında "I –Süre ve ortaklığın yok olması:" başlıklı 27. maddesi "Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez" hükmünü içermektedir. Bu hüküm gereğince ortağa bildirilen borç miktarının kişisel ve gerçek borç miktarını yansıtması gerekmekte olup aksi halde ortak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16. ve 27. maddesi hükümlerine uygun şekilde temerrüde düşürülmüş olmayacaktır. 102. Görüldüğü gibi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16 ve 27 ile davalı kooperatif anasözleşmesinin 14/2. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, ilk ihtarnamenin ödemesi 30 gün geciktirilmiş borcu içerip içermediği, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. 103. Buna göre ortaklıktan çıkarma işleminin geçerli olabilmesi için, çıkarma sebebinin ana sözleşmede açıkça gösterilmiş olması, çıkarmaya dayanak yapılan parasal yükümlülüğün gerçek ve muaccel olması, usulüne uygun bir ihtarın keşide edilmiş ve tebliğ edilmiş bulunması ve çıkarma kararının gerekçeli olarak alınması zorunludur. 104. Dava konusu uyuşmazlıkta; davalı kooperatif yönetim kurulunun 17/02/1999 tarih ve 17 sayılı kararı ile davacıların kooperatif ortaklığından ihraçlarına karar verildiği; yine 27/06/1999 tarihli olağan genel kurul toplantısının gündeminin 3. maddesinde, hiçbir ödemede bulunmadığı belirtilen 22 ortağın ortaklık vecibelerini yerine getirmediklerinden bahisle kesin ihraçlarına karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, ihraca dayanak yapılan ve kooperatifin gerçek borcunu yansıtmayan ihtarlara dayanılarak davacı ortakların kooperatiften ihracına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Nitekim anılan ihraç kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğu Mahkememizin 02/04/2009, 12/11/2013 ve 31/01/2018 tarihli kararlarında da tespit edilmiş; anılan ihraç kararlarının iptaline ilişkin hükümler, .... Karar sayılı ilamının 1 numaralı bendi ile “asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir” denilmek suretiyle yerinde bulunmuş; davalı kooperatif vekilinin karar düzeltme istemi ....Karar sayılı ilamı ile de davalı kooperatif vekilinin temyiz istemi hukuki yarar yokluğundan reddedilmiştir. Bu itibarla anılan hükümler davalı kooperatif yönünden bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiştir. 105. Bu kapsamda; birleşen .... Esas sayılı davasının kabulü ile davalı kooperatif yönetim kurulunun 17/02/1999 tarih ve 17 sayılı ihraç kararının iptaline; birleşen .... Esas sayılı davasının kısmen kabulü ile 27/06/1999 tarihli genel kurulun 3. maddesinde alınan ihraç kararlarının iptaline, anılan genel kurulun diğer maddelerinde alınan kararların ise kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak alındığı ispat edilemediğinden bu maddelere yönelik istemlerin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 106. Birleşen .... Esas sayılı dosyasında dava konusu edilen 16/08/1998 tarihli olağan genel kurul toplantısının gündeminin 5. maddesi ise; 02/07/1998 tarih ve 5 numaralı yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verilen 22 ortağa ilişkin ihraç kararlarının onaylanması ve söz konusu ihraç işlemlerinin ikmali hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkindir. Anılan madde, yukarıda açıklanan gerekçelerle usul ve yasaya aykırı bulunan ihraç işlemlerinin onaylanmasını konu aldığından, bu maddede alınan kararın da iptali gerekmiştir. Nitekim Mahkememizin 26/06/2003 tarihli kararı ile anılan maddenin iptaline karar verilmiş ve bu hüküm, az yukarıda açıklandığı üzere davalı kooperatif yönünden kesinleşmiştir. Mahkememizin önceki kararlarında, anılan hüküm kesinleştiğinden bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; kesinleşen bu sonucun hüküm fıkrasında açıkça gösterilmemesinin kararın infazı aşamasında tereddüde yol açacağı değerlendirilmekle, infazda tereddüdün önlenmesi bakımından 16/08/1998 tarihli genel kurulun 5. maddesinde alınan kararın iptali yönünde açıkça hüküm kurulması gerekmiştir. Anılan birleşen davada, genel kurulun diğer maddelerinde alınan kararlara yönelik istemler ise yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde görülmemiştir. 107. Asli müdahale taleplerinin değerlendirilmesinde; HMK'nin 65. maddesinde; “Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.” düzenlemesi; aynı Kanun’un 66. maddesinde ise “Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir.” düzenlemesi bulunmaktadır. 108. Anılan hükümler uyarınca asli müdahil davanın tarafı olup taraflardan bağımsız hareket edebilirken, fer’î müdahil taraflardan birinin yanında davaya katılabilmektedir. Mahkememizde asıl ve birleşen olmak üzere toplam on iki dava görülmekte olduğundan, asli müdahale talebinde bulunan kişilerin, taleplerini hangi dava yönünden ileri sürdüklerini açıkça belirtmeleri; başka bir anlatımla asli müdahale davasının, birleştirilerek görülen davalardan hangisine yöneltildiğini somutlaştırmaları zorunludur. Aksi hâlde asli müdahale davasının konusunun, taraflarının ve talep sonucunun belirlenmesi mümkün olmayacaktır. 109. Bu nedenle Mahkememizin 22/01/2026 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı ile asli müdahale talep eden ..., ...ve ... vekillerine, birleşen davalardan hangisine yönelik asli müdahale talebinde bulundukları hususunda açıklama yapmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, Mahkememizin 30/04/2026 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı ile de anılan kesin süre yinelenerek, “bu süre içerisinde beyanda bulunulmaması hâlinde ya da yalnızca ...esas sayılı davaya müdahalede bulunduk yönünde beyanda bulunulması hâlinde usulüne uygun bir asli müdahale talebi bulunmadığı anlaşılmakla reddine karar verileceği” hususu, hazır bulunan ... ve ...vekiline duruşmada, ... ve ... vekiline ise duruşma zaptının 08/05/2026 tarihinde tebliği suretiyle ihtar edilmiştir. 110. Verilen kesin süre üzerine; asli müdahale talep edenler ... ve ... vekili tarafından sunulan 08/05/2026 tarihli beyan dilekçesi ile asli müdahale taleplerinin birleşen .... Esas sayılı dosyasına yöneltildiği açıklanmış olmakla, adı geçenlerin bu birleşen dosya bakımından asli müdahil sıfatını kazandıkları kabul edilmiştir. Buna karşın asli müdahale talep edenler .... vekili tarafından, verilen kesin süre içerisinde birleşen davalardan hangisine yönelik asli müdahale talebinde bulunulduğu hususunda herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Nitekim adı geçenlerin 23/09/2025 tarihli asli müdahale dilekçesinde, birbirinden farklı birleşen dosyalarda davacı sıfatını haiz olan ..., ..., ... ve ... ile “aynı yönde talepli diğer davacılar” yanında müdahale talep edildiğinin belirtilmesi de, talebin hangi davaya yöneltildiğini belirsiz kılmaktadır. Bu itibarla adı geçenler yönünden usulüne uygun bir asli müdahale talebi bulunmadığı anlaşılmakla, asli müdahale taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 111. Asli müdahillik taleplerinin kabulüne karar verilen ... ve ... yönünden ise ....Esas sayılı dosyasına ilişkin yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında değerlendirme yapılmış ve asli müdahale davalarının reddine karar verilmiştir. 112. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, uyulan ....tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına çağrının yetkili kişilerce ve süresinde yapıldığı, toplantı için idareye usulüne uygun başvurulduğu hâlde Bakanlık temsilcisinin idarece görevlendirilememiş olmasının anılan genel kurulu yoklukla malul kılmayacağı, hazirun cetvelinde ...., ... ve ...’a atfen atılı bulunan imzaların bu kişilerin eli ürünü olduğu, dolayısıyla anılan genel kurulda toplantı nisabının oluştuğu, bu genel kurulun ve bu genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olmadığı, bu genel kurulca seçilen yönetim kurulunun yapmış olduğu iş ve işlemler ile müteakip genel kurulların da yok hükmünde olma koşullarının gerçekleşmediği, buna karşın davacı ortakların kooperatiften ihracına ilişkin kararların usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, asıl davada davanın açılmamış sayılmasına ve asli müdahale taleplerinin reddine; birleşen ....Esas sayılı davaların kısmen kabulüne; birleşen diğer davaların ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. VI-HÜKÜM A. ASIL DAVA 1.Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA 2. Asli Müdahale talebinde bulunan ...ve ...’ün asli müdahale taleplerinin REDDİNE, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7,80.-TL harcın peşin ve tamamlama harcı ile alınan 15,60.-TL harçtan düşümü akabinde fazla alınan 7,80.-TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde yatırana iadesine, 4. Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, 6. Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 200,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, B. BİRLEŞEN DAVA (.... Esas) 1.Davanın REDDİNE 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin ve tamamlama harcı ile alınan 15,60.-TL harcın düşümü akabinde bakiye 716,40.-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3. Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, 5. Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, C. BİRLEŞEN DAVA (.... Esas) 1.Davanın REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin ve tamamlama harcı ile alınan 15,60.-TL harcın düşümü akabinde bakiye 716,40.-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3. Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, 5. Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, D. BİRLEŞEN DAVA (.... Esas) 1.Davanın REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin ve tamamlama harcı ile alınan 15,60.-TL harcın düşümü akabinde bakiye 716,40.-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3. Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, 5. Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, E. BİRLEŞEN DAVA (.... Esas) 1.Davanın KABULÜNE, 2. Yönetim Kurulunun 17.02.1999 tarih ve 17 sayılı ihraç kararının İPTALİNE 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 24,30.-TL harçtan peşin ve tamamlama harcı ile alınan 15,60.-TL harcın düşümü akabinde bakiye 8,70.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4. Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, 6. Davacılar kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 575,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 7. Davacılarca yatırılan 15,60.-TL peşin ve tamamlama harcının davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, F. BİRLEŞEN DAVA (.... Esas) 1. Asli Müdahiller ... ve ... yönünden davalarının REDDİNE, 2. Davacı ... yönünden davanın REDDİNE 3. Diğer Davacıların davasının KISMEN KABULÜNE 16.08.1998 tarihli Genel Kurul 5. numaralı maddesinde alınan ihraç kararlarının onaylanması ve bu işlemler için Yönetim Kuruluna yetki verilmesine dair kararın İPTALİNE, 4. Fazlaya dair istemlerin REDDİNE, 5. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 24,30.-TL harçtan peşin ve tamamlama harcı ile alınan 15,60.-TL harcın düşümü akabinde bakiye 8,70.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6. Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, 8. Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 575,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya ödenmesine, 9. Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 575,00.-TL vekalet ücretinin davacı ... dışında kalan davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, 10. Davacılar kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 575,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ... dışında kalan davacılara ödenmesine, 11. Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin Asli Müdahiller ... ve ...'dan tahsili ile davalıya ödenmesine, 12. Davacılarca yatırılan 15,60.-TL peşin ve tamamlama harcının davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, G. BİRLEŞEN DAVA (.... Esas) 1.Davanın REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin ve tamamlama harcı ile alınan 15,60.-TL harcın düşümü akabinde bakiye 716,40.-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3. Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, 5. Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, H. BİRLEŞEN DAVA (...) 1.Davanın REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin ve tamamlama harcı ile alınan 15,60.-TL harcın düşümü akabinde bakiye 716,40.-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3. Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, 5. Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, I. BİRLEŞEN DAVA (.... Esas) 1.Davanın REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin ve tamamlama harcı ile alınan 15,60.-TL harcın düşümü akabinde bakiye 716,4‬0.-TL harcın davacılardan tahsili ile hanizeye gelir kaydına, 3. Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, 5. Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, İ. BİRLEŞEN DAVA (.... Esas) 1.Davanın KISMEN KABULÜNE, 2. Kooperatifin 27/06/1999 tarihli genel kurulun 3. maddesinde alınan İHRAÇ KARARLARININ DAVACILAR YÖNÜNDEN İPTALİNE, 3. Diğer maddelere yönelik istemlerin REDDİNE, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 24,30.-TL harçtan peşin ve tamamlama harcı ile alınan 15,60.-TL harcın düşümü akabinde bakiye 8,70.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5. Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, 7. Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 1.320,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, 8. Davacılar kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 1.320,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendini vekille temsil ettiren davacılara ödenmesine, 9. Davacılarca yatırılan 15,60.-TL peşin ve tamamlama harcının davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, J. BİRLEŞEN DAVA (.... Esas) 1.Davanın REDDİNE 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin ve tamamlama harcı ile alınan 15,60.-TL harcın düşümü akabinde bakiye 716,40.-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3. Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, 5. Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,

K. BİRLEŞEN DAVA (.... Esas) 1.Davanın REDDİNE 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin ve tamamlama harcı ile alınan 24,30.-TL harcın düşümü akabinde bakiye 707,70.-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3. Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, 5. Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, ASIL VE BİRLEŞEN DOSYALARDA YARGILAMA GİDERLERİ 1.Davacılar tarafından asıl ve birleşen dosyalarda yapılan 1.859,96.-TL yargılama giderinin kabul edilen ve reddedilen dosyalar yönünden yapılan hesaplamaya göre tespit edilen 819,75.-TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 2. Davalı tarafından asıl ve birleşen dosyalarda yapılan 1.859,96.-TL yargılama giderinin kabul edilen ve reddedilen dosyalar yönünden yapılan hesaplamaya göre tespit edilen 1.394,97.-TL'nin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, Dair, Asıl ve birleşen davalarda davacı olarak bulunan davacılar ve arkadaşları vekili Av. ..., Davacı ..., Davacılar ..., ... ve ... vekili Av. ..., Davacılar ..., ..., ... ve arkadaşları vekili Av. ..., davalı vekili, Asli Müdahale talep eden ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda yapılan inceleme sonucunda 15 günlük süre içerisinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/06/2026

Başkan ... E-İmza Üye ... E-İmza Üye ... E-İmza Katip ... E-İmza

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/543, K. 2026/489, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-543-e-2026-489-k-07878624bd66