Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1753 E. 2026/1757 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1753
Karar No
2026/1757
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1753

KARAR NO : 2026/1757

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 31/07/2026

NUMARASI : 2026/2306 Esas (Derdest)

DAVA: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının alacağının tahsilini teminen davalıya ait menkul ve gayrimenkuller ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının öncelikle teminatsız aksi halde teminatlı olarak ihtiyaten haczine, davacı şirkete davalı tarafından satılan taşınmazın; sözleşme ve teknik şartnameye uygun şekilde teslim edilmemesi, mevcut haliyle ayıplı ve eksik ifa kapsamında olması nedenleriyle davacı şirketin uğramış olduğu tüm zararlar için; eksik ve ayıplı işlerin giderilme bedeli için şimdilik 100.000-TL ve vaat edilip yerine getirilmeyen işler kapsamında uğranılan değer kaybı için şimdilik 700.000,00-TL olmak üzere toplamda 800.000-TL'nin ihtarnamenin (06.05.2026 tarihinde Beşiktaş 27. Noterliği kanalıyla keşide edilen ... yevmiye numaralı ihtarname) tebliğ edildiği 07.05.2026 tarihi itibariyle reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...İİK'nın 258. maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olayın incelenmesinde; Dava dilekçesi eki belgelerin incelenmesinden tarafların sözleşme gereği hak ve yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin, alacağın miktarının yargılamayı gerektirdiği bu aşamada yaklaşık ispatın gerçekleşmediği değerlendirilmekle talebin reddine," karar verilmiştir.

Bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kendi edimini tam ve eksiksiz biçimde yerine getirdiğini, sözleşmenin hukuki niteliği ne şekilde nitelendirilirse nitelendirilsin, davacı tarafından satış bedelinin eksiksiz ödenmiş olmasının, davalı tarafın ise bağımsız bölümü ve projeyi sözleşmeye, teknik şartnameye ve vaat edilen niteliklere uygun şekilde teslim etmemiş olmasının, alacağın temelini oluşturan sözleşmeye aykırılığı ortaya koyduğunu, davalının edimlerini yerine getirmediğinin değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporuyla belirlendiğini, değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporunun yaklaşık ispat koşulunu karşıladığını, ihtiyati haciz bakımından kesin ispatın değil, kanaat oluşturacak delil aranması gerektiğini, belediye mülkiyetindeki alan ve ecrimisil riskinin alacağın ağırlığını artırdığını, alacağın miktarının yargılamayı gerektirmesinin ihtiyati haciz talebinin reddi için yeterli olmadığını, ihtiyati haciz talebinin reddinin davacının mülkiyet hakkını zedelediğini beyanla, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, davalı İlk Yapı İnşaat Ticaret Anonim Şirketine ait menkul ve gayrimenkuller ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların, dava konusu alacağı karşılayacak miktarla sınırlı olmak üzere, öncelikle teminatsız; aksi kanaate varılması hâlinde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :

Dava, davalının davacıya sattığı taşınmazın ayıplı olduğu ve ifanın eksik olması nedenlerine dayılı olarak; ayıplı işlerin giderlime bedeli ve yerine getirilmeyen işler nedeniyle uğranılan değer kaybı alacağına ilişkin derdest davada ihtiyati haciz istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmiş, davacı istinaf isteminde bulunmuştur.

İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır.

İhtiyati haczin hukuki niteliği gerek doktrin, gerekse uygulamada tartışma konusu olup Yargıtay içtihatlarında ihtiyati haczin geçici bir haciz, dava veya icra takiplerine takaddüm eden emniyet tedbiri olduğu, bir icra takip işlemi olmadığı belirtilmekte, doktrinde ise muhafaza ve emniyet tedbiri, ihtiyati tedbirin özel bir nevi, koruma tedbiri, teminat tedbiri olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamalara göre ihtiyati haciz olağan haciz yolları dışında bir haciz yoludur.

İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu İİK 258(1) maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur.

Nitekim yasanın 260 (3) maddesinde de ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır.

Somut olayda; ihtiyati haiz isteyen alacağının yaklaşık olarak ispatlandığından bahisle ihtiyati haciz talep etmiş ise de; davacını tüm iddialarının ihtilaflı tespite muhtaç olduğu, gerek muaccel bir alacak bulunup bulunmadığı gerek iddia edilen alacağın miktarının bu aşamada belirleme imkanı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle varlığı ve muacceliyeti ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Buna göre ibraz edilen deliller ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata elverişli değildir. Yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1753, K. 2026/1757, T. 31.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1753-e-2026-1757-k-d2ccb5eaaad5