Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1793 E. 2026/1793 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1793
- Karar No
- 2026/1793
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1793
KARAR NO : 2026/1793
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/08/2026
NUMARASI : 2026/1894 Esas(Ara Karar)
TALEP: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle, İhtiyati haciz talep eden davacı Şirket ile karşı taraf arasında her iki tarafın da ticari işletmelerini ilgilendiren hususlarda yapmış oldukları ticari faaliyet kapsamında, ihtiyati haciz talep eden davacı şirket tarafından davaya yapılan muhtelif kozmetik ürünleri satışı nedeniyle borç ilişkisi mevcut olduğunu, bu satışlara ilişkin, 28.12.2023 düzenleme tarihli ... seri numaralı 15.563,80 bedelli ve 60 gün vadeli fatura ile 14.12.2023 düzenleme tarihli ... seri numaralı 49.456,57 bedelli 60 gün vadeli fatura tanzim edildiğini, işbu faturalardan kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul 8. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasıyla fatura alacaklarına ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek faiz talepli icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı tarafın itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu, borçlunun itirazının iptalini, takibin devamını, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesi ve borçlunun mallarını kaçırma kastının olması sebebiyle borçlunun malları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; dava konusu alacağının semeresiz kalmaması için davalı yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz mallarının ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haciz konulmasını talep etmiş ise de; davacı taraf faturaya dayanmış olmakla, alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirmesi ve yaklaşık ispat şartlarının bu aşamada sağlanmaması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine..," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın tahsili amacıyla İstanbul 8. İcra Dairesi üzerinden taraflarınca icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafından herhangi bir somut ve hukuki gerekçe ortaya konulmaksızın takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, mahkeme tarafından ihtiyati haciz aşamasında aranması gereken yaklaşık ispat ölçüsü, adeta esasa ilişkin yargılamada aranacak kesin ispat ölçüsüne dönüştürüldüğünü ve dosyada mevcut ve birbirini destekleyen delillerin birlikte değerlendirilmediğini, ihtiyati haciz bakımından aranan yaklaşık ispat şartının somut olayda gerçekleştiğini, ihtiyati haciz talep eden davacının alacağı ticari satımdan kaynaklanan bir para alacağı olduğunu ve dava ile takip tarihi itibarıyla vadesi geçtiğini ve muaccel hale geldiğini, alacağın herhangi bir rehinle temin edildiğine ilişkin dosyada bir iddia veya delil bulunmadığı gibi borcun da bugüne kadar ödenmediğini, dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde alacağın varlığı konusunda yeterli kanaatin oluştuğunu, ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yalnızca tek taraflı olarak düzenlenmiş bir faturaya dayanılmadığını, davalının bir kısım fatura bedelini ödemiş olmasına rağmen bakiye borcu ödememesi ve sonrasında icra takibinin tamamına itiraz etmesi, ihtiyati haciz talep eden davacının alacağına ilişkin iddialarını destekleyen bir vakıa niteliğinde olduğunu, dava ve takip konusu faturaların davalı tarafından kanuni sekiz günlük süre içerisinde itiraz edilmemiş olması da dosya kapsamında değerlendirilmesi gereken önemli bir husus olduğunu, dava konusu faturaların irsaliyeli olması ve fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edilmiş bulunması da alacağın varlığını destekleyen önemli delillerden olduğunu, ihtiyati haciz talep eden davacının alacağının herhangi bir güvence olmaksızın dava sonucuna kadar bekletilmesi, ihtiyati haciz kurumunun koruma amacını zayıflattığını, beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir
GEREKÇE : Talep, derdest fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş,bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Alacaklı borçlusuna karşı takip yapmadan önce ihtiyati haciz talebinde bulanabileceği gibi borçluya genel haciz yolu ile takip yaptıktan sonra takip kesinleşmeden önce aynı alacak için ihtiyati haciz talebinde bulanabilir. (Prof.Dr Baki Kuru İcra İflas Hukuk El Kitabi 2013-sayfa 1074)
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır.İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2.maddesindeki şartların bulunması gerekir.
İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir.
Salt fatura yada e-fatura düzenlenmesi ve elektronik ortama muhatabına iletilen e- faturada irsaliye yerine geçer ibaresinin bulunması fatura içeriği malın teslim edildiğinin ispatı için yeterli olmayıp, alacağın varlığının başka delillerle alacaklı tarafından kanıtlanması gerekir.
Somut olayda İhtiyati haciz talep eden tarafından sunulan e- faturalar,cari hesap dökümü sunulmuş ise de yargılamanın geldiği aşama ve ihtiyati haczin değerlendirildiği tarih itibarı ile dosya kapsamına göre davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığından mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.02/10/2026