Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/408 E. 2026/1522 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/408
- Karar No
- 2026/1522
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/408 KARAR NO : 2026/1522
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2023 NUMARASI : 2022/264 E. 2023/828 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 30.03.2022 KARAR TARİHİ : 06.10.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 06.10.2026
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.10.2023 tarih 2022/264 E. 2023/828 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... arasında akdedilen gayrimenkul ipoteği teminatlı 101.000,00 TL'lik kredi sözleşmesini, taşınmazın miras yoluyla maliklerinden davacı ve dava dışı....'un kefil olarak imzaladıklarını, ancak diğer malik ...in eşi ....'in muvafakati olmadığı için kredi talebinin reddedildiğini, sözleşmenin bu nedenle hükümsüz kaldığını, ancak davalı bankanın hükümsüz kalan sözleşmeyi iptal etmediğini ve taraflara iade etmediğini, davalı bankanın dava dışı ....'e 03.01.2017 tarihinde ticari kredi kullandırdığını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından 28.12.2017 tarihinde İzmir 12. İcra Müd. 2017/16809 E. sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, ticari kredide davacının kefaleti olmamasına rağmen, daha önce akdedilen ancak şartları oluşmadığı için reddedilen krediye ilişkin düzenlenen ve hükümsüz kalan sözleşmedeki kefalet kullanılarak, dava dışı borçlu .... ile birlikte önceki hükümsüz kalan sözleşmeyi 2015 yılında imzalayan .... ve davacının kefil olduklarından bahisle haklarında icra takibi başlatıldığını, davacının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, icra takip dosyasının yetkili Çeşme İcra Müdürlüğünün 2019/698 E. sayılı dosyasında devam ettiğini, bu dosyadan gönderilen ödeme emrine de itiraz ettiklerini, ancak iş yerine usulsuz olarak yapılan tebligatın süresinin geçmiş olduğu gerekçesiyle itirazın reddedildiğini, alacağın diğer davalı şirkete temlik edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ....A.Ş vekili, dava dışı .... ile temlik eden banka arasında imzalanan 17.11.2014 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden temlik eden banka tarafından dava dışı...'e kredi kullandırıldığını, davacının bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, yapılan uyarılara rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlulara ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davacının borcun varlığını açıkça kabul ettiğini, davayı açmakta hiçbir hukuki yararının bulunmadığını, kredi borcunun tamamen ödenmiş olmasının kredi sözleşmesini sona erdirmeyeceği gibi bu ödemeden sonra borçluya yeni bir kredi kullandırılmasının da yeni bir borç ilişkisi niteliğinde olmadığını, ticari kredilerin cari hesap niteliği taşıyan süresiz ve canlı nitelikli krediler olduğunu, 17.11.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin hükümsüz kaldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....A.Ş. vekili, alacağın davalı şirkete temlik edildiğini, alacak veya hakka bağlı olan dava hakkının da birlikte devredilmiş olduğunu, müvekkili bankanın taraf sıfatının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; İzmir 12. İcra Dairesinin 2017/16809 E. sayılı dosyasında (Çeşme İcra Dairesinin 2019/698 E.) davalı banka tarafından davacı ...., dava dışı .... ve dava dışı ... aleyhine asıl alacak ve ferileri toplamı 22.220,66 TL alacak için icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği; davalı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen ancak yürürlüğe konulamayan 15.05.2014 düzenleme tarihli 100.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde davacı ve dava dışı ....’in müteselsil kefil sıfatı ile imzasının bulunmadığı; davalı banka ile dava dışı.... arasında 17.11.2014 düzenleme tarihli 101.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeyi davacı ve dava dışı ....'un 101.000,00 TL kefalet limitli olarak müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, davacının dava dışı asıl borçlu ....’in eşi olması nedeniyle eş muvafakati alınmasına gerek olmadığı, sözleşmeye istinaden dava dışı asıl borçluya 19.11.2014 tarihinde 35.000,00 TL taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredinin kalan 21.000,00 TL anapara tutarının 03.01.2017 tarihinde 36 ayda ödenmek üzere düşük faiz oranı ile yeniden ödeme planına bağlandığı, kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine kredi hesabı kat edilerek ihtarname keşide edildiği, ihtar sonrası davacı ve dava dışı asıl borçlu aleyhine Çeşme İcra Dairesinin 2019/698 E. sayılı dosyasından takibe başlandığı, 28.12.2017 takip tarihi itibariyle 19.149,11 TL asıl alacak, 949,83 TL kat öncesi işlemiş faiz, 1.051,68 TL işlemiş faiz, 52,58 TL faizin %5 gider vergisi ve 180,09 TL masraf olmak üzere davacının toplam 21.383,29 TL borçlu olduğu gerekçesiyle, davalı ... A.Ş'ye yönelik açılan davanın husumet bakımından reddine; davalı ... A.Ş'ye yönelik açılan davanın kısmen kabulü ile; Çeşme İcra Dairesinin 2019/698 E. sayılı dosyasında asıl alacak 19.149,11 TL, 949,83 TL kat öncesi işlemiş faiz, 1.051,68 TL işlemiş faiz, 52,58 TL BSMV, 180,09 TL masraf olmak üzere toplam 21.383,29 TL'ye tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren asıl alacağa uygulanacak yıllık %30,96 ve BSMV'si uygulanmak suretiyle borçlunun bu şekilde borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı .... A.Ş. vekili, dava müvekkili şirket lehine sonuçlanmasına rağmen, müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava değerinin 22.220,66 TL olduğunu, davacının müvekkili şirkete 21.383,29 TL tutarında borçlu olduğunun tespit edildiğini, ancak mahkemece davanın 21.383,29 TL'lik kısmı müvekkili şirket aleyhine sonuçlanmış gibi yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ile vekalet ücretini müvekkili şirket aleyhine hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredi nedeniyle müteselsil kefil hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı tarafça, davacının kefil olarak yer aldığı kredi sözleşmesinin, taşınmazın diğer malikinin eş muvafakatinin sağlanmaması nedeniyle hükümsüz kaldığını, ancak banka tarafından dava dışı asıl borçluya hükümsüz kalan sözleşmedeki kefalet kullanılarak ticari kredi kullandırdığı, kredi borcunun zamanında ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı iddia olunarak, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiş; ilk derece mahkemesince davalı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen ancak yürürlüğe konulamayan 15.05.2014 düzenleme tarihli genel kredi sözleşmesinden sonra davalı banka ile asıl borçlu arasında 17.11.2014 tarihli yeni bir genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve davacının bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, bu sözleşmeye istinaden dava dışı asıl borçluya 19.11.2014 tarihinde 35.000,00 TL taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine kredi hesabı kat edilerek ihtarname keşide edildiği, ihtar sonrası davacı ve dava dışı asıl borçlu aleyhine icra takibine takibe başlandığı, takip tarihi itibariyle davacının toplam 21.383,29 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davacının icra takibi nedeniyle 21.383,29 TL borçlu olduğunun tespitine, bakiye kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Ne var ki, ilk derece mahkemesince kabul edilen miktar 837,31 TL olmasına rağmen bu tutarın hükümde gösterilmemesi, davacı yararına davacının borçlu olduğu tespit edilen 21.383,29 TL üzerinden vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Bu durumda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.10.2023 tarih 2022/264 Esas 2023/828 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davalı ....A.Ş'ye yönelik açılan davanın husumet bakımından REDDİNE, Davalı .... A.Ş'ye yönelik açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının Çeşme İcra Dairesinin 2019/698 E. sayılı dosyasında 19.149,11 TL asıl alacak, 949,83 TL kat öncesi işlemiş faiz, 1.051,68 TL işlemiş faiz, 52,58 TL BSMV, 180,09 TL masraf olmak üzere toplam 21.383,29 TL yönünden asıl alacağa uygulanacak yıllık %30,96 ve BSMV'si uygulanmak suretiyle borçlu olduğunun tespitine, bakiye 837,31 TL'lik kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine, Kötü niyet şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat taleplerinin reddine, Alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 379,48-TL harcın mahsubuyla bakiye 352,52-TL harcın davalı.... A.Ş'den alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafça yatırılan 379,48-TL peşin harcın davalı .... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından iş bu davada sarf edilen 2.863,50 TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranına göre 107,95 TL'sinin davalı ... A.Ş'den alınarak, davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md göre takdir ve tayin edilen 837,31 TL vekalet ücretinin davalı ...A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine Davalı ...A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm gününde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine, Davalı ... A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm gününde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md uyarınca belirlenen 21.383,29 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı.. . .. A.Ş'ye verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 1.600,00 TL'nin 1.539,68 TL'sinin davacıdan, 60,32 TL'sinin davalı .... A.Ş'den 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline, Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen iadesine, 3-Davalı .. A.Ş. tarafından ödenen istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/10/2026