Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1794 E. 2026/1801 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1794
- Karar No
- 2026/1801
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1794
KARAR NO : 2026/1801
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARARTARİHİ: 17/09/2026
NUMARASI : 2026/1443 Esas (Derdest)
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/10/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava konusu alacağın rehinle teminat altına alınmadığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı dikkate alınarak, tapu ve trafik kaydındaki mallarının UYAP üzerinden tespit edilmesine ve davalı mallarına alacak miktarına yeter kısmı üzerine işbu dava kesinleşme tarihine kadar teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "...davacının tacir araştırması yönünden düzenlenen müzekkereye henüz yanıt verilmediği, ihtiyati haciz talebi yönünden yalnızca faturalara ve muavin defterine dayanıldığı, alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, somut olayda İİK 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati hacze ilişkin yasal şartların ve yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı sonucuna varılarak davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine," karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten faturaya dayalı alacakları bulunduğunu, alacak vadesinin geldiğini ancak ödenmediğini, davalı şirketin kötü niyetli olup, parayı ödememek için itiraz etmiş ve bugün için mallarını tasfiye etmeye devam ettiğini, davalı tarafın haksız ve zaman kazanma amaçlı yapılan itirazı nedeniyle, davacı alacaklarına kavuşamamış ve büyük zarar görmüş ve her geçen gün zararının katlanarak arttığını, dosyaya sundukları faturalar, Cari hesap listesi, whatsappa mesajları, Ticaret Sicil kaydı bütün halinde değerlendirildiğinde, İİK m. 257 kapsamında alacağın varlığını ve vadesininin yaklaşık olarak kanıtlandığını, borçlunun malvarlığını elden çıkarma eğiliminin de açıkça ortada olduğunu, açıklanan nedenlerle mahkemenin ihtiyati haciz talebimizin reddine ilişkin kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Talep, derdest fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Alacaklı borçlusuna karşı takip yapmadan önce ihtiyati haciz talebinde bulanabileceği gibi borçluya genel haciz yolu ile takip yaptıktan sonra takip kesinleşmeden önce aynı alacak için ihtiyati haciz talebinde bulnabilir. (Prof.Dr Baki Kuru İcra İflas Hukuk El Kitabi 2013-sayfa 1074)
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır.İtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2.maddesindeki şartların bulunması gerekir.
İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir.
Salt fatura yada e-fatura düzenlenmesi ve elektronik ortama muhatıbına iletilen e- faturada irsaliye yerine geçer ibaresinin bulunması fatura içeriği malın teslim edildiğinin ispatı için yeterli olmayıp, alacağın varlığının başka delillerle alacaklı tarafından kanıtlanması gerekir.
Somut olayda İhtiyati haciz isteyen davacı fatura ve sevk irsaliyelerini dosya sunmuş ve mahkemece davacı ve davalı B/S ve B/A formaları dosyaya celp edilmiştir. Davaya konu alacak dönemine ilişkin davacı B/S formunda davalıya mal satış beyanında bulunduğu davalının da B/A formunda davacıdan mal alış beyanında bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki bu delillere göre davacının haklılığı yönünden yaklaşık ispatın şartlarının gerçekleştiği ve İİK'nın 257. Maddesindeki ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunun kabulü gerekmiştir.
Bu durumda ihtiyati haczin koşulları oluştuğundan mahkemenin ihtiyati haciz talebini kabul etmesi gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda ihtiyatı haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)b-2 uyarınca ihtiyati haczin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, bununla birlikte dosyada yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından, İİK. 259/1. maddesi uyarınca teminat mukabilinde ihtiyati haciz talebinin takibe konu asıl alacak miktarı yönünden kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/09/2026 tarihli 2026/1443 Esas sayılı ihtiyati haczin reddine ilişkin ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;
2- 171.500,00 TL alacak yönünden alacağın % 15 'ine tekabül eden 25.725,00 TL teminat (nakit veya kesin-süresiz banka teminat mektubu) karşılığında İİK.'nin 257/1 maddesi gereğince borçlu davalı yönünden kabulü ile menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İHTİYATEN HACZİNE,
3-İİK'nın 259. maddesi uyarınca teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden vekiline verilmesine,
4-İİK'nın 261. maddesi uyarınca ihtiyati haczin verildiği tarihten itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağının İHTARINA,
5-Teminata ilişkin ara kararın yerine getirilmesi ve kanuni süresi içerisinde kararın uygulanmasının talep edilmesi halinde kararın davaya konu icra dosyası üzerinden infaz edilmesine,
6-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;
a-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,
b-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte, yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/10/2026