Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2443 E. 2026/2468 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2443
Karar No
2026/2468
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2443 - 2026/2468 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2443 KARAR NO : 2026/2468

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :06/06/2024 NUMARASI :2017/652 Esas, 2024/642 Karar

DAVACILAR : 1- ... VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : İHBAR OLUNANLAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 06/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/10/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/06/2024 tarih ve 2017/652 Esas, 2024/642 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ın 01/01/2014 tarihinde ... ili ... Bulvarını takiben ... Kavşağı istikametine doğru yol kenarında yolu süpürerek çalıştığı esnada 2.19 promil alkollü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu 02/01/2014 tarihinde tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiğini, ... CBS'nin 2014/1259 iddianamesi ile şüpheli hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/44 esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, davalı sigorta şirketine zararın karşılanması için başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkillerine 74.636,00 TL ödeme yapıldığını ancak bu ödemenin eksik olduğunu belirterek eşini kaybeden ... için şimdilik 2.000,00 TL, ...'a velayetten velisi ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 01/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olay nedeniyle dava öncesi ek tazminat sebebiyle müvekkili kuruma başvuru yapılmadığını, davacılara gerekli ödemelerin yapıldığını, yapılan hesaplamalara karşı tarafın itirazı olmadan ödemeyi kabul ettiğini, yapılan ödemenin eksik veya yetersiz olduğuna ilişkin herhangi bir başvuru olmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve mahkememiz yetkisine itiraz edildiğini, davanın kazaya karıştığı belirtilen araç sürücüsü ve işletenine ihbar edilmesini, kazanın somut deliller ile ispat edilmesi halinde araca atfedilen kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kaza sebebiyle ödenmesi gereken miktarın varsa kusur oranı gözetilerek uzman bilirkişiler tarafından hesaplanması gerektiğini belirterek müvekkili kuruma ek tazminat için başvuru yapılmadığından davanın reddine, araç sürücüsü ... ile işleteni ...'a davanın ihbarına, her türlü yargılama giderinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 1-Davanın Kısmen Kabulü ile; Davacı ... için 177,193,74 TL tazminatın 14/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı ... için 6.873,79 TL tazminatın 14/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı ... ve ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava öncesi ödeme ile zararın karşılandığını, ek tazminat talebiyle kuruma başvuru yapılmadığını, davanın araç sürücüsü ve işletenine ihbarının gerektiğini, ek tazminata ilişkin başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın reddedilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarına karşı haklı itirazlarının inceleme dışı bırakıldığını, kusur raporunun ATK tarafından düzenlenmediğini, yapılan ödeme nedeniyle hesap raporunda güncelleme yapılmadığını, SGK tarafından rücu edilen tutarın teminat limitinden mahsup edilmediğini, hükmedilen tazminata yürütülecek faizin başlangıcının hatalı olarak belirlendiğini belirterek davanın müvekkili lehine kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (destekten yoksun kalma tazminatı) istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davalı vekilinin başvuru dava şartına yönelik istinafının incelenmesinde: Davalı vekili her ne kadar davacı tarafından ek dava yönünden usulüne uygun başvuru yapılmadığını ileri sürmüş ise de, eldeki dosyaya baktığımızda davacı vekili tarafından davanın açılmasından önce davalı sigorta şirketine 04/06/2017 tarihinde başvuru yapıldığı, davalı tarafından 04.09.2015 tarihli ilk başvuru üzerine 29.06.2017 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Kusur raporuna yönelik istinafın incelenmesinde: Mahkemece alınan Prof. Dr. ... imzalı 18/03/2018 tarihli raporda; meydana gelen kazanın oluşumunda ... plakalı otomobilin 2,19 promil alkollü sürücüsü ...'ın asli kusurlu ve kusur oranının %75 olduğu, yaya olan ...'ın ise tali kusurlu olup kusur oranının %25 olduğu belirtmiştir. Rapor .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/44 Esas sayılı dosyasında alınan 27.12.2016 tarihli ATK raporu ve ceza mahkemesinin kabulü ile de uyumlu olup mahkemece bu rapora itibar edilmesi yerindedir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı haklı bulunmamıştır. Hesap raporuna yönelik istinafın incelenmesinde: Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Davalı vekili ödeme ile davacıların hakkının kalmadığını ileri sürmüş olup Güvence Hesabına ait hasar dosya evrakının incelenmesinde; dava öncesi 04.09.2015 tarihli müracaat üzerine, ... için 64.854,00 TL, ... için, 6.776,00 TL, ... için 1.898,00 TL, ... için 1.108,00 TL olmak üzere 29.06.2017 tarihinde toplam 74.636,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Dairemizce davalı vekilinin itirazları ve özellikle önceki akterya raporunda müteveffanın ölümü sırasında sağ olan babasının payının ayrılmaması nedeniyle yeniden alınan 26.08.2026 tarihli aktüerya raporunda; "Davalı tarafça ödeme aşamasında müteveffanın anne ve babası hesaplamaya ve destek paylaştırmasına dahil edilmediğinden davacıların tazminat tutarları yüksek çıkmış ve yüksek tutarda ödeme yapılmıştır. Destek ...'ın 01.01.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle vefatı neticesinde; -İşletenin %75 Kusur oranı üzerinden, -SGK' nın davalıdan rücu edeceği PSD tutarının tenzili neticesinde, -Davalı kurum ödemesinin güncellenmeksizin tenzili neticesinde, Mahkeme kararına esas alınan 31.03.2024 rapor tarihli ücret verileri esas alınarak; garame hesabı neticesinde Bakiye Destekten Yoksun Kalma Tazminatının; Davacı eş ... yönünden 130.108,87 TL olduğu, Davacı çocuk ... yönünden davalının ödeme tarihinde zararın giderilmiş olduğu, Davacı çocuk ... yönünden mahkeme karar tarihinde davalı ödemesi ve SGK PSD tutarlı ödemesi neticesinde zararın giderilmiş olduğu, Davacı çocuk ... yönünden mahkeme karar tarihinde davalı ödemesi ve SGK PSD tutarlı ödemesi neticesinde zararın giderilmiş olduğu" bildirilmiştir. Bilirkişi raporu denetime açık ve usul ve yasaya uygun olup dairemizce itibar edilmiştir. Davalı vekili davacı eşin evlenme ihtimalinin dikkate alınmadığını ve müteveffanın ölüm tarihinde sağ olan babasının payının ayrılmadığını ileri sürmüşse de; davacı eş, ...'ın AYİM tablosuna göre hesap tarihindeki (57) yaşına göre yeniden evlenme ihtimali %0 olduğundan tenzilat gerçekleştirilmemiş olması yerindedir. Davalı vekilinin aktüerya raporuna yönelik istinafı kısmen yerinde olup hüküm buna göre düzeltilecektir. Faiz başlangıç tarihine yönelik yapılan istinaf incelemesinde: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14.maddesi gereğince ihdas edilen Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 15.maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Güvence Hesabının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüde düşeceği belirtilmiştir. Dava konusu olayda, Güvence Hesabına 04.06.2017 tarihinde başvuru yapıldığından temerrüt tarihinin 04.06.2017 tarihi olduğu, bu nedenle bu tarihten faize hükmedilmesi gerektiği halde 14.06.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı ise de bu tarihin davalı lehine olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/06/2024 tarih ve 2017/652 Esas, 2024/642 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın Kısmen Kabulü ile; -Davacı ... için 130.108,87 TL tazminatın, 14/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, -Davacılar ..., ... ve ... yönünden açılan davanın REDDİNE, 4-a-)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.887,74-TL karar harcından, peşin yatırılan 31,40-TL ve 630,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 661,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.226,34-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 06.06.2024 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine, d-)Davacı ... tarafından yatırılan toplam 661,40-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 4.325,68-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları göz önünde bulundurularak 3.024,76-TL'nin davalıdan alınarak davacı ...'a ödenmesine, geri kalan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Kabul edilen miktar üzerinden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 7-Reddedilen miktar üzerinden davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin tüm davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı tarafa ödenmesine, 8-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,

İstinaf giderleri açısından; 9-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı tarafa iadesine, 11-Davalı tarafından istinaf aşamasında aldırılan aktüerya bilirkişi rapor ücreti olan 7.500,00-TL ve 40,00-TL tebligat ücreti olmak üzere toplam 7.540,00-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları göz önünde bulundurularak 5.272,40-TL'nin davacılardan alınarak davalı tarafa ödenmesine, geri kalan masrafın davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Davalı tarafından yapılan 450,00-TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davacılardan alınarak davalı tarafa ödenmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.06.10.2026

Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/2443, K. 2026/2468, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2443-e-2026-2468-k-e1a90c513c09