Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/242 E. 2026/1091 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/242
Karar No
2026/1091
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/242 - 2026/1091 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/242 KARAR NO : 2026/1091 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2022 NUMARASI : 2021/173 E. - 2022/259 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/09/2022 Tarih ve 2021/173 Esas - 2022/259 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2019/57197 sayılı "..." ibareli marka başvurusu yaptığını, davalı Şirketin "...", "... ..." ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiği halde YİDK nezdinde yapılan incelemede 9. sınıf "Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri.'' malları bakımından kısmen kabul edildiğini, bu kararın hatalı olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili markasında tanınmış "..." markasının altında "... ..." ibaresinin ... zemin üzerine beyaz harflerle tasarlandığını, davalı markasında ise turkuaz renginde dairelerle kare şekli verilmiş bir figürün altına ... ince puntolu "..." ve daha kalın "..." ibarelerinin yer aldığını, iki marka arasında daha ilk bakışta dikkat çeken gerek renk, gerek kullanılan harflerin karakteristik özelliklerinden kaynaklanan tasarımsal farklılıkların, markaların karıştırılmasına olanak vermeyeceğini, "..." ibresi ortak olsa da bu ibarenin Türkçe karşılığının “...” olduğunu, “...” kelimesinin bir renk olması sebebiyle yoğun kullanılan bir ibare olduğu düşünüldüğünde markada ayırt edici unsur olarak bulunmadığını, müvekkili markalarının esas unsurunun “...” olduğunu, müvekkiline ait marka ile davalıya ait marka arasında ... ibaresinin ortak bulunmasına rağmen bir bütün olarak ele alındıklarında işitsel, görsel ve kavramsal anlamda hiçbir benzerlik olmadığını, tarafların faaliyet alanlarının da farklı olduğunu, davalı yanın Türkiye’de kullanımının bulunmadığını, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanması gerektiğini, “...” ibaresinin zayıf ayırt edici karakterli bir kelime olduğunu, bu ibareyi içerir şekilde onlarca markanın Kurum kayıtlarında var bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-1752 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Kurum vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında başvuru kapsamından çıkarılan emtia yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka kapsamında reddine karar verilen 09. sınıftaki “manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri.'' malları yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliğinin mevcut olmadığı, redde konu sair mallar bakımından ise her ne kadar taraf markalarının kapsamları benzer ise de taraf markalarını oluşturan işaretlerin bütüne ilişkin nihai algıları itibariyle birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliklerinin bulunmadığı, markalardaki ortak unsur olan "..." ibaresinin genel renk isimlerinden biri olması nedeniyle ayırt edici vasfı zayıf bir kavram olduğu, bu halde salt anılan ibarenin ortak kullanımının tüketici nezdinde bir anlam ifade etmeyeceği, dolayısıyla dava konusu markadaki "..." ve redde gerekçe markadaki "..." ek unsurlarının tüketici nezdinde daha ön planda kalır algı yaratacağı, işaretlerin birbirlerinin devamı veya serisi olarak algılanmayacakları ve dolayısıyla işaretler arasında bir bağlantı kurulmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2021-M-1752 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, taraf markalarına konu işaretlerin benzerlik düzeyi ile kapsamlarındaki malların benzerlik düzeyi birlikte değerlendirildiğinde söz konusu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "... ..." ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin, Türkçe'de ... anlamına geldiği ve bir renk adı olan bu ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, söz konusu ibarenin ortaklığının markaların karıştırılmasına yol açmayacağı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı kurum tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 651,30-TL harcın davalı Kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı Kurum tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 21/05/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/242, K. 2026/1091, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-242-e-2026-1091-k-65b6d09cfbb5