Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/826 E. 2026/806 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/826
- Karar No
- 2026/806
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/826 - Karar No:2026/806 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/826 KARAR NO : 2026/806
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/04/2024 NUMARASI : 2022/1067 E-2024/306 K
DAVACI : ... -... VEKİLİ : Av. ... - E-TEBLİGAT
DAVALI : VEKİLİ : Av. ... - E-TEBLİGAT
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 02/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/07/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; Eskişehir 7.İcra Dairesi'nin 2022/7357 E sayılı dosyasında müvekkilinin alacakları sebebi ile başlatmış oldukları genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi borçlu tarafın süresi içerisinde yapmış olduğu itiraz ile durduğunu, davalının açılan icra takibinde müvekkili aracılığı ile takibe, borca, işlemiş faize ve tüm ferilerine itirazda bulunduğunu, takibe konu fatura alacağının davalı şirketin müvekkili ... tarafından tamir gören arabasından kaynaklı olduğunu, davalı/borçlu şirkete ait olan ... plakalı aracın fazla yakıt yakma ve çekiş sorunu yaşaması üzerine davalı şirket sahibi ...'un aracı 02.08.2022 tarihinde, iş emrinde yazdığı gibi 216.500 Km'de müvekkilinin sahibi bulunduğu ... Servise teslim ettiğini, yapılan incelemeler ve ...arıza tesbit sonuçlarına göre motorun EGR sisteminde kaçak tespit edildiğini ve EGR'nin ön kısmına kadar conta monte edilerek denendiğinde durumun düzeldiği düşünülerek araç sahibine teslim edildiğini, araç sahibinin aracı beğenmeyerek aracı tekrar müvekkiline getirdiğini, müvekkilinin, aracın beğenilmemesi sebebi ile aracı tekrar incelemeye aldığını, 4 gün boyunca aracın müvekkili ve çalışanları tarafından incelendiğini ve arızasının arandığını, neticesinde araç enjektöründe arıza tespit edildiğini, davalı/borçlunun bilgisi ve onayı dahilinde enjektörler çıkma olarak alındığını ve memelerinin de orjinali ile değiştirilerek bahsi geçen araca takıldığını, aracın test edilip, yapılan tamirat işi ve parça ücretleri bedeli olarak 8.000,00 TL alındıktan sonra 08/08/2022 tarihinde 216.538 Km'de müşteriye teslim edildiğini, araç sahibinin aracı aldıktan sonra müvekkilini "KRAL" ilan ettiğini, yapılan işten fazlası ile memnun kaldığını, çok sefer dile getirdiğini, araç sahibi davalının aynı gün (08/08/2022 tarihinde) akşam saatlerinde müvekkilini tekrar aradığını ve motorda ses başladığını söylediğini, bahsi geçen aracın ticari bir araç olup davalı/borçlu firmada birçok şoför tarafından kullanıldığını, müvekkilinin bu sebeple de araç sahibini kibar kullanması konusunda aracı teslim ederken de uyardığını, ancak araç sahibinin davalı şirket sahibi ve şoförleri 08/08/2022 tarihinde arayıp müvekkiline ses geldiğini söylediklerini, müvekkilinin faturaya konu aracı çekici gönderip aldırmak istese de davalı tarafından teklifi reddedildiğini, çekiciye para vermek istenmediğini, aracın aynı gün 08/08/2022 tarihinde çekici ile değil, davalı firmanın şoförlerinden biri tarafından sürülerek getirildiğini, aracın müvekkiline yine 08/08/2022 tarihinde teslim edildiğinde 216.800 Km yol aldığı tespit edildiğini, davalı firma sahibi ya da şoförleri tarafından bahsi geçen aracın bir kaç saat içinde 262 km yol katettiğini, bahsi geçen sürede Km'si bu denli yüksek bir ticari aracın bu kadar yol almasının ve "nasıl olsa tamirattan yeni çıktı!!!" düşüncesi ile zorlanmasının arızaya sebebiyet verdiğinin aşikar olduğunu, yukarıda sayılan sebep ve hususların dışında müvekkilinin telefonda davalıyı "ses geliyorsa bırak hemen ben çekici gönderip aldırayım aracı" demek sureti ile uyarmasına rağmen davalının aracı sürerek getirdiğini ve bu süre zarfında motorda daha önce olmayan büyük arızalara sebebiyet verdiğini, aracın motorunun ses çıkardıktan sonra kullanılmasının, sesin artarak devam etmesinin, müvekkilinin uyarılarına rağmen aracın müvekkilinin servisine kadar sürülerek getirilmesinin, davalının kusur ve kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, davalının nasıl olsa siz tamir edeceksiniz, sizin kusurunuzdan dolayı ses geliyor diyerek aracı çekici ile getirmediğini şahsen kendisinin ifade ettiğini, aracın motorunda ciddi arızalar oluşmasına sebebiyet verdiğini, aracın tekrar motorda ses var şikayeti ile müvekkilinin sevisine gelmesinin akabinde müvekkili ve ustalar tarafından yapılan incelemenin doğrultusunda motorun sökülmesine karar verilip araç sahibinin konuşmak için servise davet edildiğini, davalı firmanın sahibi müvekkilinin servisine müvekkilinin esnaf komşusu... ile birlikte geldiğini yapılan konuşma doğrultusunda davalı firmanın sahibi "Abi ben bu aracı kullanacağım masraftan kaçınmayalım ne gerekiyorsa yap" demek sureti ile tamirat için onay verdiğini, davalının müvekkiline masraftan kaçınmamasını söyleyerek aracını tamire bırakması müvekkilinin kusurunun olmadığını bilmesinden, müvekkilinin yaptığı işe güvenmesinden kaynaklı olduğunu, davalının iradi rızası ve onayı ile aracını tekrar tamir etmesi için müvekkiline bırakmasının, hatta masrafın azami seviyede çıkacağını bilerek bırakmasının, araçta oluşan arızaya müvekkilinin sebebiyet vermediğinin davalı açısından ikrarının açık kanıtı olduğunu, davalı tarafından verilen onayın ardından müvekkilinin tamirat için gerekli parçaları değiştirdiğini, aracı revize ederek tamir işlemini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin, davalı firmanın sahibini çağırdığını, teslim etmek istediğini söylediğini, davalı firma sahibinin aracı 10 gün test etmek ve tamirat ücretini test süresinin sonunda ödemek istediğini söylediğini, müvekkilinin kabul etmediğini kendisinin taktığı parçaları bildiğini, bu parçaların kendisinin garantisi altında olduğunu, taktığı malın arkasında durduğunu ifade etmesine rağmen araç davalı şirket sahibi tarafından alınmadığını ve ücret ödenmediğini, davalı firmanın sahibinin tamiratı yapılan ve revize edilen arabasının tamirat sonrası testini müvekkilinin ... isimli ustası ile yaptığını, aracın tamirat sonrası testinde davalı firmanın sahibi Kanlıpınar rampasını çıkarken gaza yüklenerek 6. Viteste 120 Km/h süratte aracın çekmediğini söylediğini, kızdığını ve araçtan indiğini, bahse mevzu aracın zaten müvekkilinin servisine gelmeden önce bir çok usta tarafından bir çok tamirat gördüğünü, davalının, zaten bu tamiratlardan memnun kalmadığı için müvekkilini son çare olarak değerlendirip tercih ettiğini, 02/08/2022 tarihinde davalı firmanın sahibinin müvekkilinin servisine ilk geldiğinde 20220001055 kabul numarası ile tamirat işlemine başlandığını kabul evrakının üzerinde aracı servise getiren kişininde imzası olduğunu bahsi geçen evrakta aracın rampayı ancak 4. viteste çıkabildiği yazılı olduğunu, servise getiren kişinin bu durumu ikrar ettiğini ve altına imza attığını, ancak müvekkilinin tamiratı ve revize işlemlerinden sonra aracın Kanlıpınar rampasını 6. Vites ve 120 Km/h hız ile çıkmasının yeterli olmadığının iddia edilmesinin dürüstlük ilkesi ile bağdaşmadığını, kaldı ki bahse konu aracın ticari bir araç olduğunu, aracın hızlanmasının binek otomobillere göre daha yavaş olamasının doğal olduğunu, müvekkili ...'ın sanayi sitesi çevresinde itibarı ve kıdemi yüksek bir usta olduğunu, tespit davası ile dükkanına keşfe gelinmesi ve yaptığı işçiliğin hatalı olmasının iddia edilmesinden büyük üzüntü duyduğunu, davalı firmanın sahibi tamirat ücretini ödememesine rağmen her sabah aracın başına gelerek kontrol ettiğini, müvekkili ve çalışanlarını rahatsız ettiğini, aracı müvekkili ve çalışanlarının bozduğunu iddia ettiğini, davalının, müvekkilini zarara uğrattığının aşikar olduğunu, müvekkilinin araçta değiştirdiği parçaların fiyatları takibe konu faturanın üstünde yazdığını, ancak bahsi geçen, değişen parçaların artık faturada yazılı fiyatlardan almak mümkün olmadığını, müvekkilinin takip dosyasında işleyen faize rağmen ülkemizdeki yüksek enflasyon sebebi ile zarar ettiğini, takip konusu alacağın, likit fatura alacağı olduğunu, bu durumda likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceğinin Yargıtay Kararlarıyla da sabit olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14.06.2006 tarihli 2006/19-347 E. sayılı ve 2006/377 K. sayılı ilamında “alacak, başta bilinebilir (likit) nitelikte olduğundan, davacı yararına icra ve inkar tazminatına da hükmedilir.” şeklinde hüküm tesis ettiğini, dolayısıyla davalı yanın likit alacağa karşı yaptığı haksız itiraz nedeniyle İİK m.67/2 gereğince davalı aleyhine takip konusu miktar üzerinden %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı borçlunun borcu olmasına ve bunu bilmelerine rağmen kötü niyetli şekilde itiraz etmeleri neticesinde takibin durduğunu belirterek, alacağın fazlasına ilişkin hak ve istemleri saklı kalmak üzere, itirazın iptaline ve takibin devamına, itiraz alacağı geciktirmeye yönelik olduğundan ve borçlular kötüniyetle hareket ettiğinden alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; ... plakalı aracın, müvekkili şirket yetkilisi tarafından 02.08.2022 Tarihinde, 216.500 Km'de davacıya teslim edildiğini, davacı tarafından yapılan incelemede motorun EGR sisteminde kaçak tespit edildiği ve EGR'nin ön kısmına kadar conta monte edilerek denendiğinde durumun düzeldiği düşünülerek aracı müvekkiline geri teslim ettiklerini, müvekkilinin aracı beğenmeyerek aracı tekrar davacıya götürdüğünü, 4 gün boyunca araçta arıza aradıklarını ve neticede araçta enjektör arızası tespit ettiklerini, müvekkilinin bilgisi ve onayı dahilinde (!) çıkma enjektör taktıklarını ve memeleri orjinali ile değiştirdiklerini, yapılan tamirat ve parça ücretleri bedeli olarak 8.000,00 TL'yi müvekkilinden aldıktan sonra 08/08/2022 tarihinde 216.538 Km'de aracın müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin aynı gün (08/08/2022 tarihinde) akşam saatlerinde davacıyı tekrar aradığını ve motorda ses başladığını söylediğini, aracın ticari bir araç olması nedeniyle aracın kibar kullanması konusunda araç teslim edilirken müvekkilinin uyarıldığını, davalının aracı çekici gönderip aldırmak istediğini fakat müvekkilinin çekiciye para vermek istemediğini, araç aynı gün 08/08/2022 tarihinde çekici ile değil, müvekkili şirketin şoförlerinden biri tarafından sürülerek getirildiğini, araç müvekkiline yine 08/08/2022 tarihinde teslim edildiğinde 216.800 Km yol aldığı tespit ettiklerini aracın bir kaç saat içinde 262 km yol yaptığını, bir kaç saat içinde 262 km yol yapılmasının arızaya sebebiyet verdiğini beyan ettiğini, aracın motorda ses şikayeti ile davacıya teslim edilmesinin akabinde davacı tarafından yapılan inceleme sonucunda motorun sökülmesine karar verildiğini, müvekkili tarafından verilen onayın ardından araç motorunun revize edilerek motor parçalarının değiştirildiğini, müvekkilinin aracı test etmeden aracı almak ve parayı ödemek istemediğini davacıya söylediğini, davacının müvekkilinin aracı test etme isteğini kabul etmediğini bu nedenle aracın müvekkili tarafından teslim alınmadığını ve ücretinin ödenmediğini, davacının sanayi sitesi çevresinde itibarı ve kıdemi yüksek bir usta olduğunu tespit davası ile dükkanına keşfe gelinmesi ve yaptığı işçiliğin hatalı olmasının iddia edilmesinden büyük üzüntü duyulduğunu iddia ve beyan ettiğini, genel olarak, aracın tamir edildiğini, son tamirattan önce aracın davacıya teslim edildiği km ve aracın müvekkilinin hatasından arızalandığı yönündeki davacı beyanlarının gerçek dışı haklı çıkma gayreti ile ortaya atılmış asılsız beyanlar olduğunu, davaya konu aracın Sulh Hukuk Mahkemesi kanalıyla davacının elinden aldıktan sonra yapılan tespitlerden ve bu dosyadaki bilirkişi raporundan dava dilekçesinde hiç bahsedilmediğini, müvekkili şirketin Eskişehir'de uzun yılardan bu yana faaliyet gösteren köklü bir şirket olduğunu, faaliyet alanının kamyon ve diğer araçların alım satım işi olması hasabiyle, bir araçta arızanın neden kaynaklanabileceği tamir edilen aracın çekişinin nasıl olacağı aracın gerçekte tamir görüp görmediği konusunda şirket sahibi son derece tecrübe sahibi olduğunu, maalesef ki davacının art niyetli ve beceriksiz işlemleri neticesinde müvekkilinin aracında daha önce mevcut olmayan arızalar meydana geldiğini, aracın motorunun hasar gördüğünü, davacının art niyetli işlemleri nedeniyle araç motorunun hasar görmesinin akabinde araç davacıya teslim edildiğini, davacının motoru komple elden geçirdiğini ve revize ettiğini motoru komple tamir ettiğini söylemesine rağmen aracın motoru tamir edilmediğini, davacının müvekkiline araç motorunu revize ettiğini iddia ederek en son teslim etmek istediği sırada müvekkilinin davacıya itibar etmediğini aracı test ederek almak istediğini, davacının buna izin vermeyince Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/115 D.İŞ sayılı dosyası ile araç üzerinde tespit yaptırıldığını, aracın usulünce tamir edilmediğinin Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/115 D.İŞ Sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporunda açığa çıktığını, bu dosyadan hazırlanan bilirkişi raporunda; Araç egzozundan siyah duman atıldığı, araç motorunda yağ kaçakları olduğu, motor havalandırmasında üfleme olduğu, katalizörde kaynak olduğu, motor yağ filtresinde çok miktarda demir talaşına rastlandığı, aracın fazla yakıt yaktığı ve yüksek hızlarda çekişten düştüğü, araç motorundan bariz bir yağ kokusunun geldiği tespit edildiğini, davacının dava dilekçesinde motoru revize ettiğini iddia etmişse de tespit dosyasından aldırılan bilirkişi raporu, yapıldığı iddia edilen motor revize işleminin usulünce yapılmadığını, araç motorundaki arızanın devam ettiğini açıkça gösterdiğini, davacının her ne kadar dava dilekçesinde uzun uzun motor revizesi işleminden önceki hatalı işlemlerini bir savunma psikolojisi içinde detaylıca anlatmış ise de davanın konusu davacının yaptığını iddia ettiği motorun revize işleminden kaynaklı alacak iddiası olduğunu, zaten davacıya araç ilk teslim edildiğinde aracın motorundan kaynaklı bir arızası mevcut değilken davacının aracın EGR sisteminin içini boşaltmış olması nedeniyle (Bilirkişi Katalizöterdeki kaynak işlemini tespit ettiğini, araca uyguladığı çip işleminin müvekkilinin onayı ve bilgisi olmadan çıkma enjektör montajı nedeniyle araç motor arızası verdiğini) (Araca çıkma enjektör takıldığının dava dilekçesinde beyan edildiğini, dava dilekçesini okuyana kadar müvekkilinin çıkma enjektör takıldığından haberdar olmadığını) izah ettikleri üzere motorun davacı tarafından revize edilmesi işlemi söz konusu olmadığını, revize edilmiş bir araçta bilirkişinin tespit ettiğinin; çekiş problemi, egzozdan siyah duman atılması, yağ kaçakları, motor havalandırmasında üfleme motor yağ filtresinde demir talaşı, fazla yakıt yakma sorunlarının olmaması gerektiğini, yapılan işlemlerden sonra aracın motor yağı ve yağ filtresinin davacı tarafından değiştirilmiş olduğu dikkate alındığında, motor yağ filtresinde çok miktarda demir talaşına rastlanmış olmasının araçtaki revize işleminin usulünce yapılmamış olduğunun ve araçta aşınmanın mevcut olduğunun en büyük göstergesi olduğunu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacının iddia ettiğinin aksine aracın EGR sistemine conta uygulaması mevcut olmayıp aracın egzoz siteminin içi boşaltıldığını, daha önce araç katalizöründe kaynak mevcut değilken davacı tarafın aracın Dizel Partikül Filtresi, EGR ve katalizör iç sistemini söktüğünü ve tekrar araca takmadığını, bu saydıklarının araç parçalarının aracın üzerinde halihazırda mevcut olmadığını, bu parçaların piyasada yüksek bedellerle satıldığını, davacının aracı tamir etmek bir yana aracın önemli parçalarını araçtan çıkarttığını, müvekkili şirketin halihazırda aracı kullanamamakta olduğunu, davacının yaptığı hatalı işlemler nedeniyle motorun şu anda sandık motor tabir edilen yeni bir motorla değiştirilme aşamasında olduğunu, davacının çıkma taktığı enjektörün de arızalı olduğunu, bunlarla birlikte tamirat sürecinin safahatı da davacının iddia ettiği şekilde olmadığını davacının iddia ettiğinin aksine araç davacıdan teslim alınıp en son davacıya motor arızası nedeniyle teslim edilmesi arasında 30-40 km den fazla kullanılmadığını, davacı tarafın müvekkilinin imzası olmadan tek taraflı tanzim ettiği servis fişlerine itibar edilemeyeceğini, müvekkilinin aracı 08.08.2022 tarihinde davacıdan teslim almasının hemen akabinde Eskişehir Çarşı merkezine geldiğini ve burada aracı bir süre kullandıktan sonra iş yerine dönmek üzere yola çıktığını, yolda aracın motoruyla ilgili sıkıntı olduğunu anlamasının akabinde aracı davacıya teslim ettiğini, davacının iddia ettiğinin aksine aracın arızasının öğrenilmesinden sonra uzun bir km yapmasının söz konusu olmadığını, davacının aracı çekiciyle getirtelim şeklinde bir beyanının da mevcut olmadığını, davacının işini iyi yapmaması nedeniyle aracın motor arızası yaptığını, davaya konu aracın fazla yakıt yakma ve çekiş sorunu yaşaması üzerine müvekkili şirket sahibi ... tarafından 02.08.2022 Tarihinde davacıya teslim edildiğini, müvekkilinin, aracı teslim ettikten 3 gün sonra aracı aldığında araçta fazla yakıt yakma ve çekiş sorununun devam ettiğini gördüğünü ve ertesi gün 06.08.2022 tarihinde aracı tekrar davacıya bıraktığını, müvekkilinin 08.08.2022 aracı tekrar almaya gittiğinde davacı tarafın aracı tamir ettiğini araca çip taktığını enjektörleri tamir ettiğini söyleyerek aracı teslim ettiğini, davacının dava dilekçesindeki iddialarının aksine müvekkilinin davacıdan çıkma enjektör talep etmesinin söz konusu olmadığını, davacı tarafın müvekkilinin aracına müvekkilinin talep ya da onayı olmadan çıkma enjektör taktığını ve haklı çıkmak ve mahkemeyi yanıltmak amacıyla bu enjektörün müvekkilinin talebiyle çıkma olarak takıldığını beyan ettiğini, bu işlemden sonra müvekkilinin 08.08.2022 tarihinde davalıya toplam 8.000 TL ödediğini, müvekkilinin aracı aynı gün bir süre kullandıktan sonra yine aynı arızanın devam ettiğini ve ayrıca motorda bir ses olduğunu fark ederek davacıyı arayarak bu durumu bildirdiğini, davacı tarafın aracı tekrar servise getirmesi halinde aracı tamir edeceğini müvekkiline söylemesi üzerine müvekkilinin aracı aynı gün (08.08.2022 tarihinde) davacıya teslim etmesinin akabinde davacı tarafın müvekkilini arayarak aracın motorunda büyük arıza olduğunu müvekkiline söylediğini, aracı bıraktıktan yaklaşık 10-12 gün kadar sonra davacı tarafın müvekkilini arayarak motoru indirerek aracı tamir ettiğini aracın motorunu komple rektifiye ettiğini, araçta Krank milini değiştirdiğini komple motor yaptığını ve 40.800 TL daha ödemesi halinde aracı teslim alabileceğini, müvekkiline söylediğini, müvekkilinin aracı karşı tarafa ilk teslim ettiği tarihte araçta doğrudan motorla ilgili bir sorun yokken davalı taraf yaptığı hatalı çip koyma motorun eksoz, dizel partikül filtresi ve egr sisteminin içini boşaltma, çıkma enjektör kullanma vs hatalı işlemlerle aracın motorunun arızalanmasına (yatak sarmasına) neden olduğunu, müvekkilinin araçta meydana gelen yatak sarma arızasının daha önce aracı servisten aldığı gün meydana geldiğini, bu defa karşı tarafa para ödemek istemediğini, ayrıca aracı gerçekten tamir edilip edilmediğini görerek ve ancak test ettikten sonra teslim almak istediğini davalıya bildirmesine rağmen davalının, para ödenmeden aracı teslim edemeyeceğini müvekkiline bildirdiğini, davalı tarafın aracı tamir etmeden üstelik kendisi tarafından yapılan hatalı işlemlerle araçta önceki arızasından daha farklı ve büyük arıza meydana getirmesine rağmen müvekkilinden para talep ettiğini ve aracı müvekkiline teslim etmekten imtina ettiğini, ayrıca, müvekkilince talep edilmesine rağmen karşı taraf müvekkiline o tarihte yapılan işlemlere yönelik bir servis fişi yada faturada vermediğini bunun akabinde Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/115 D.İş Sayılı dosyasından keşif ve tespit yapılarak araç davacının dükkanından çıkartılarak bilirkişi incelemesi yapıldığını, aracın en son tamir edildiği iddiasının olduğu zamana ilişkin yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda araçta arızanın devam ettiği ve aracın katalizörüne müdahale edildiğinin tespit edildiğini, ayrıca aracın Dizel Partikül Filtresi, EGR ve katalizör içi sisteminin sökülmüş olmasının ve tamir yapılmamasına rağmen müvekkilinden alınan 8.000,00 TL'nin iadesi nedeniyle davacı hakkında taraflarınca icra takibi başlatıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin dava dilekçesinde, ... plakalı aracın fazla yakıt yakma ve çekiş sorunu yaşaması üzerine davalı şirket sahibi ...'un aracı davacının sahibi bulunduğu ... Servise teslim ettiği, yapılan incelemelere göre motorun EGR sisteminde kaçak tespit edilmiş ve EGR'nin ön kısmına kadar conta monte edilerek denendiğinde durumun düzeldiği düşünülerek araç sahibine teslim edildiği, araç sahibinin aracı tekrar davacıya getirdiği, araç enjektöründe arıza tespit edildiği, davalının bilgisi ve onayı dahilinde enjektörlerin çıkma olarak alındığı ve memeleri de orjinali ile değiştirilerek araca takıldığı, aracın test edildiği, yapılan tamirat işi ve parça ücretleri bedeli olarak 8.000,00 TL alındıktan sonra 08/08/2022 tarihinde aracın davalıya teslim edildiği, araçtan ses gelmesi üzerine aracın tekrar getirildiği, davacının tamirat için gerekli parçaları değiştirdiği, aracı revize ederek tamir işlemini gerçekleştirdiği, ancak davalının tamirat ücretini ödemediğini iddia ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde, davaya konu aracın fazla yakıt yakma ve çekiş sorunu yaşaması üzerine davalı şirket sahibi ... tarafından 02.08.2022 tarihinde davacıya teslim edildiği, davalının aracı teslim aldığında araçta fazla yakıt yakma ve çekiş sorununun devam ettiğini gördüğü ve ertesi gün aracı tekrar davacıya bıraktığı, 08.08.2022 davacı tarafın aracı tamir ettiğini araca çip taktığını enjektörleri tamir ettiğini söyleyerek aracı teslim ettiği, davacının iddialarının aksine davalının, davacıdan çıkma enjektör talep etmesinin söz konusu olmadığı, bu işlemden sonra davalının 08.08.2022 tarihinde davalıya toplam 8.000 TL ödeme yaptığı, davalının yine aynı arızanın devam ettiğini ve ayrıca motorda bir ses olduğunu fark ederek davacıyı aradığı, davacının aracı tekrar servise getirmesi halinde aracı tamir edeceğini söylemesi üzerine davalın aracı aynı gün davacıya teslim ettiği, davacının aracın motorunda büyük arıza olduğunu söylediği, aracı bıraktıktan yaklaşık 10-12 gün kadar sonra davacının davalıyı arayarak motoru indirerek aracı tamir ettiğini aracın motorunu komple rektifiye ettiğini araçta Krank milini değiştirdiğini komple motor yaptığını ve 40.800 TL daha ödemesi halinde aracı teslim alabileceğini söylediği, davalının karşı tarafa para ödemek istemediğini ayrıca aracın tamir edilip edilmediğini görerek ve ancak test ettikten sonra teslim almak istediğini davacıya bildirdiği, davacının da para ödenmeden aracı teslim edemeyeceğini davalıya bildirdiği, bunun üzerine Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/115 D.İŞ Sayılı dosyasından keşif ve tespit yapılarak aracın davacının dükkanından çıkartılarak bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişi incelemesi sonucunda araçta arızanın devam ettiği ve aracın katalizörüne müdahale edildiği tespit edildiği belirterek davanın reddini talep ettiği, 26/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu aracın, ... plakalı, 2017 model, tipinde, ...marka, Şase No: , beyaz renkli, dizel yakıtlı, kapalı kasa kamyonet otomobil olduğu, davacı tarafından bu araca, 02.08.2022 tarihinde, 08.08.2022 tarihinde onarımı ve daha sonra da davacı tarafından motor revizyon işlemleri yapıldığı, dava konusu ... plakalı araçtan çıkarılan motor bloğu açılarak incelenmesi neticesinde yapılan rektefiye-motor yenileme işleminde, takılmaması gereken pistonların takıldığı, silindir kapağının ve silindir kapak oturma yüzeyinin tekniğine uygun yapılmadığı, hatalı yapılan bu işlemlerden dolayı, yapılan rektifiye-motor yenileme işlemlerinin ayıplı olduğu, ayıp görülmediği için gizli ayıplı olduğunu bildirildiği görülmekle davanın ispatlanamaması sebebiyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacı müvekkilinin, ...adlı özel servisin sahibi olduğun, davaya konu davalıya ait, ... plaka sayılı ...marka aracın, 02.08.2022 tarihinde davalı şirkete ait olan ... Plaka sayılı aracın, yakıt yakma ve çekiş problemi sebebi ile müvekkiline ait olan, ...Özel servisine aracı getirdiğini, müvekkilinin iş yerinin özel servis olmasından kaynaklı kendisine tamir için getirilen, araç sahipleri ile görüşüldüğünü, araç ile ilgili şikayetleri, aracın tamir geçmişini, aracın kaç km olduğu, şase numarası, araç sahibin istekleri, gibi tüm konuları kayıt altına aldığı "araç kabul kartı" adında form hazırlandığını, bu form içerisinde, ilk sayfasında aracın bilgileri, 2.sayfasında ise aracın sahibi tarafından anlatılan tamir geçmişi gibi konuların kayıt altına alındığını, 02.08.2022 tarihinde, davacı araç sahibinin ıslak imzasının bulunduğu araç kabul kartı formunda, bizzat kendisi tarafından "..." isimli şirketten, emanet enjektör alındığı ve takıldığı ancak arızanın devam ettiği şeklinde beyanda bulunduğu davalının arabasından kaynaklı şikayetleri dinleyen müvekkilinin öncelikle davacının da bilgisi dahilinde 4 adet çıkma enjektör ve buna bağlı olarak 4 adet orjinal memeyi davacının aracına taktığını, bu işlemde davalıdan kullanılan "4 adet enjektör ve 4 adet meme" denilen malzeme parası olarak 6.000,00 TL, yapılan işin işçilik ücreti olarak 2.000,00 TL ücret aldığını, araç sahibinin aracı getirdiğinde, enjektörlerin emanet olarak takıldığını hatta hangi firmadan emanet alınıp takıldığını dahi söylediğini, davacı ile yapılan konuşmaların araç kabul kartında kayıt altına alındığını, müvekkilinin yapılan bu işlemle ilgili şirket sahibi ...'a Whatsapp mesajlaşma programından mesaj atarak yaptığı işlemleri anlatıp toplamda 8.000,00 TL ödeme yapmasını istediğini, davalı şirket sahibinin de pazarlık yaparak ücrette anlaştıklarını, neticeten davalının müvekkiline 7.500,00 TL ücret tutarını banka havalesi yaparak ödediğini, müvekkilinin, aracı davalı şirket sahibine 06.02.2022 tarihinde teslim ettiğini, aracın teslim edildiği 06.02.2022 tarihinde davalı şirket sahibinin, müvekkilinin tekrar arayarak, problemin devam ettiğini söylediğini bunun üzerine müvekkilinin aracın motor blokunda bir problem olma ihtimalini kendisine söylediğini, müvekkilinin, motorla ilgili başta çok masraf çıkmasın düşüncesi ile araca sadece eksik olan enjektörleri taktığını, motorla ilgili hiçbir tamir işleminde bulunmadığını, bu hususu da davalı şirket sahibine bildirdiğini, bu telefon konuşmasında müvekkilinin; davalı şirket sahibine, nerede olduğunu sorduğunu, davalı şirket sahibinin ise cevaben Eskişehir'den çıktığını, Ankara yolunda olduğunu belirttiğini, müvekkilinin motor blok kısmında bir arıza olma ihtimaline binaen davalı şirket sahibine aracı kendisine kesinlikle çekici ile getirmesini söylediğini, hatta çekici ile kendisinin de aracı bulunduğu bölgeden alabileceğini söylediğini ancak davalının; çevresinde çekici hizmeti veren kişilerin olduğunu ve kendisinin halledeceğini söyleyerek telefonu kapattığını, ancak; 10.08.2022 tarihinde davalı şirket sahibinin ... adındaki şoförünün, aracı müvekkilinin dükkanının önüne kadar sürerek getirdiğini, müvekkilinin ... adında şoföre, aracı nasıl getirdiğini sorması üzerine, kendisinin Ankara istikametine giden çevre yolu üzerinden alarak getirdiğini beyan ettiğini, müvekkilinin, teslim edilen araçta yaptığı incelemeler neticesinde davalı şirket sahibine yine Whatsapp mesajlaşma programından: "... keşke aracı çekiciyle getirseydin motorda çok arıza var gibi gözüküyor" şeklinde durumun ciddiyetini anlatan bir mesaj gönderdiğini, Müvekkilinin, motorun sökülüp bakılmasına karar verdiğini, davalı şirket sahibini iş yerine davet ettiğini, davalının, müvekkilinin iş yerine müvekkilininde tanıdığı... ile beraber geldiğini, davalı tarafın, müvekkiline; aracı şahsen kullandığını ve çok lazım olduğunu ne yapılması gerekiyor ise eksiksiz yapılmasını istediğini, bu konuşamaya tanık olan ...n yerel mahkeme tarafından tanık olarak dinlenmesi hususunda ki taleplerine rağmen taleplerinin reddedildiğini, davalı ile müvekkilinin aracın tamir edilmesi hususunda anlaşmalarının akabinde motor bloğunun söküldüğünü ve motorun yolda gelirken "yatak sardığının" tespiti yapıldığını, arızanın giderilmesi için yapılan işlemler sonrasında aşağıda görülen masrafların müvekkili tarafından fatura edilerek davalı şirket sahibine iletildiğini, 25.400,00 TL malzeme masrafı, 10.000,00 TL Servis işçilik ücreti, 2.340,00 TL KDV 3.000,00 TL Rektifiye ücreti toplam=40.740,00 TL olduğunu, davalı şirket sahibinin yukarıda oluşan alacak kalemlerinden herhangi birini ödemeyeceğini müvekkiline bildirdiğini ve akabinde Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/115 D.İş sayılı dosyasında tespit davası ikame ettiğini, davalı tarafça aracın tespiti istenilen değişik iş dava dilekçesi ile dile getirilen beyan ve iddiaları ise kısaca şunlar olduğunu "Müvekkile tamir etmesi için davalı tarafından getirilen aracın, 08.08.2022 tarihinde tamiri yapılarak teslim edildiği, müvekkilin davalı şirket sahibine araca çip taktığını ve enjektörleri tamir ettiğini söylediğini, müvekkilin aracın motor yağını değiştirdiğini, krank milini değiştirdiğini, araçta olan arızanın özellikle araca uygun olmayan çip takılma işleminden kaynaklı olduğunu, müvekkilin araca yapılan tamir ve araca kullanılan malzemelerden kaynaklı masraf hakkında kendilerini bilgilendirmediğini, aracın motorunda tamir işleminden önce hiçbir problemin olmadığı" şeklinde olduğunu bu beyan ve iddialar neticesinde 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/115 D.iş sayılı dosyasından 25.09.2022 tarihinde bahse konu araç incelenerek rapor hazırlandığını ,Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinden yapılan Tespit Raporun da; "Dava konusu araçta hali hazırda arızanın devam ettiği; Aracın Motor kısmı dışarıdan incelendiğinde tamirat ve parça değişim işlemlerinin yapıldığı , silindir kapağı ve kartelin söküldüğü yağ soğutucusu ve contalarının yeni olarak takıldığı Aracın orjinal de olması gerektiğinin dışında hiçbir çip takılmadığı, yapılan işlemlerin faturada belirtilen 30 parça değiştirme ve işçilik değerlerinin piyasa şartlarında ki değerleri ile aynı olduğu yapılan işlemlerin faturası ile kıyaslanmış ve bu kanaate varılmıştır." şeklinde tespit yapıldığını, iş bu dava dosyasında davalı sıfatı ile yer alan şirketin Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/115 D.İş sayılı dosyasında ve itirazın iptali maksadı ile taraflarınca ikame edilen Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1067 Esas sayılı dosyasında ileri sürdüğü iddia ve beyanların doğru olmadığının tespiti yine dosya içinde tanzim edilen bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, yukarıda dosya numaraları taraflarınca belirtilen dosyaların yargılanması sürerken bilirkişilerce tanzim edilen raporların dışında taraflarınca da tespit edilen bir kaç husus yerel mahkemeye bildirildiğini, ancak yerel mahkeme karar verirken bu hususları dikkate almadığını, eksik inceleme sonucu hatalı karar verdiğini, davalı şirketin sahibinin, müvekkiline tamir etmesi için aracı ilk getirdiği gün olan 02.08.2022 tarihindeki ıslak imzasının bulunduğu araç kayıt kabul forumunu sayın mahkemenize ibraz ettiklerini, taraflarınca bahis edilen 02/08/2022 tarihli araç kabul formunda:"partikül filitresi iptal olmuş, turbo sökülüp istanbula gitmiş tamir olmuş wetgate değişmiş eskişehir de tekrar turbocuya götürülmüş tekrar wetgate arızalı denilmiş tekrar değişmiş ...şirketinden emanet enjektör alınmış takılmış yine arıza devam etmiş emiş çekiş beyinleri değiştirilmiş bu parçaların orjinal olması gerektiği... " yazıldığını ve davalı şirket sahibi tarafından imza altına alındığını ,"araçta çekiş gücünün zayıf olduğu şehir içinde bir problemin olmadığı ama uzun yola çıkınca turbosuz araba gibi gittgiği araç rampata çıkarken direk 4.vitese düştüğü " şikayetleri bildirildiğini, davalı tarafın, enjektörlerin çıkma takıldığını bilirkişi raporundan öğrendiğini iddia etmiş olsa da yukarıda belirtilen hatta emanet enjektörlerin...isimli şirketten emanet olarak alındığını ve çalışmadığını belirtilen ve bu beyanın altında bizzat şirket sahibinin ıslak imzasının bulunduğunun bariz olduğunu, bu hususa rağmen davacı tarafın asılsız ve gerçeği yansıtmayan iddialarda bulunduğunu, davalının, Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/115 D.İş sayılı dosyasında ikame etmiş olduğu tespit davasındaki raporu sunduklarını davalı şirket sahibinin yapılan tüm görüşmelerde, ödeme yapmayacağını söylediğini, aracın halen devam eden şikayetleriyle de ilgili, hiçbir şekilde müvekkili ile bir iletişime geçmediğini, müvekkilinin, davacı taraftan araçta şikayet devam ediyor ise tekrardan kontrollerinin yapılması ya da işçilik ücretleri haricinde araca takılmış olan tespit dosyasında da sabit olan malzeme ücretlerinin ödenmesini talep ettiğini, malzeme ücretlerini ödemek istemiyorlarsa bu sefer araca takmış oldukları malzemelerin kendisine iadesini talep ettiğini, zira, müvekkiliinin aracı davacı şirket sahibine teslim ettiğinde aracın eksik olan klima gazı, klima yağı gibi aracın küçük tüm eksiklerini de tamamlayıp o şekilde teslim ettiğini ancak davacı taraf arıza devam ediyor bahane ve iddiası ile müvekkilinin araca takmış olduğu parça ve malzemeleri; araç için harcanan mesai ve emekleri yok saydığını, nitekim yerel mahkemede eksik inceleme ve yapılan fahiş hatalar neticesinde dava dosyasında usul ve kanuna aykırı hatalı şekilde karar verildiğini, davacının, Eskişehir 3. sulh hukuk mahkemesinde ikame ettiği tespit davası sonrasında taraflarınca müvekkilinin alacağı için Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2022/7357 Esas sayılı dosyasından icra takibine başlanıldığını ,davacı tarafın, icra takibine itiraz ettiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, davacı sıfatı ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1067 E. Sayılı dava dosyasında itirazın iptali talepli ikame edilen davada sayın mahkemenin 26.05.2023 tarihinde aracın davalının elinde bulunması sebebi ile aracın motorunun yerinde iincelenmesi yönünde karar verdiğini, bu sebeple biilirkişi heyeti görevlendirildiğini ve yerinde incelenmesi kararı gereğince davalının... 'deki adresine keşif için gidildiğini ancak davacı taraf aracı hazır etmediğini hazır edilmeyen davaya konu araç için hazırlanan keşif tutanağında; dava konusu ... plaka sayılı aracın keşif mahallinde bulunmadığı, 26.03.2022 tarihinde hazır edilmediği için inceleme yapılamadığını, her ne kadar heyet tarafından davacı tarafa 30 +30 günlük iki kere süre verildiyse de araç hazır edilmediği için gerekli incelemeler yapılmadığını ,davalı tarafın , aracı müvekkiline teslim ettiği 24.08.2022 tarihinden itibaren 9 ay boyunca hiçbir şekilde para ödemediği gibi yerel mahkeme tarafından davalının iş yerine keşif işlemine çıkılmasına rağmen aracı hazır etmediğini devamında da 2 ay boyunca aracı bilirkişilere inceleme yapabilmesi maksadı ile tedarik etmediğinin izah edildiği üzere davalı tarafça aracın keşif mahallinde hazır edilmemesi ve mahkemece verilen sürede bilirkişi incelenmesine hazır edilememesi; aracın üzerinde takılı olması gereken motor bloğunun sökülerek bir depoda araçtan ayrı şekilde atıl vaziyette bulunması hususlarının tamamının,hatalı tamir edildiği iddia edilen motorun araçtan motorun sökülmesi, keşif işleminde motor her ne kadar hazır edilse de mahkemenin talimatlarına rağmen motorun ait olduğu aracın hazır edilmemesi devamında aradan geçen süreye rağmen davalı tarafın hata ve eksikliklerinden kaynaklı olarak rapor tanzim edilmemesi sebeplerinin tamamı bir araya geldiğinde davalı tarafın tamir işlemi görmüş motor üzerinde oynama yapabilme ihtimalini akıllara getirdiğini, yukarıda taraflarınca ifade edilen ihtimal dışında dahi davacı tarafça hem tespit talebini havi değişik iş dosyası hem de itirazın iptali dosyasında taraf iddialarından hiç birinin ispatı da yapılamadığını söylem ve iddiada kaldığını, davalının dürüstlük kuralına uygun şekilde hareket ederek yargılama faaliyetinin icrasına katıldığının kabulünün mümkün olmadığını, ancak yerel mahkemenin, davacı sıfatı ile yargılama faaliyetinin işlemesine hiçbir şekilde gecikmeye mahal vermeden katılan taraflarını davalının, dava konusu aracı öncelikle keşif mahallinde daha sonra da bilirkişiler huzurunda hazır etmemesi sebebi ile üstelik taraflarınca talep edilmeyen bilirkişi raporuna ilişkin tahsil edilmesi gereken delil avansından sorumlu tutması söz konusu olduğunu ,yerel mahkemenin 15/06/2023 tarihli 1. Celsesinde 2. numaralı ara kararında:"2-Davacı vekiline 3000 TL ek gider avansı yatırması için iki haftalık süre verilmesine" karar verdiğini, yerel mahkemenin verdiği karar ile taraflarını sorumlu olmadıkları yargılama giderlerinden sorumlu tuttuğunu, bu usule aykırı ara karar sebebi ile yerel mahkemeye taraflarının masraf yatırmayı reddettiğini, usule aykırı şekilde taraflarına gider avansı adı altında yüklenilen haksız delil avansının yatırılmayacağını da içerir ara karardan rucu taleplerini havi dilekçe sunulduğunu, dilekçelerinin yerel mahkemeye ibraz tarihi 19/06/2023 olup bu tarihten sonra yerel mahkemece ara kararından rücu edip etmediğini bildirir herhangi bir ara karar kurulmadığını iş bu dilekçeye en yakın 23/11/2023 tarihli 2 numaralı celsede de taraflarınca önceki celse de haksız şekilde üzerlerine yükletilen gider avansı yatırılmamasına rağmen yerel mahkeme dava dosyasını bilirkişiye tevdi ettiğini, kaldı ki bilirkişi raporunun yeniden tanzim edilmesi için taraflarına yükletin 3.000,00 TL'lik gider avansı yerel mahkemenin belirlediği süre içinde taraflarınca yatırılmamış olup talep dilekçelerinde yer alan talepleri doğrultusunda davalı tarafa da yükletilerek tahsil edilmediğini, şu halde mahkemece yeni bir bilirkişi raporu tanzim edilebilmesi amacı ile yatırılması istenen 3.000,00 TL'lik gider avansı herhangi bir tarafça yatırılmamasına rağmen tekrar bilirkişi raporu tanzim edildiğini, bu raporun eksik inceleme içermesi hususuna ilaveten davalı tarafın iddialarının tanzim edilen bilirkişi raporları ile çürütülmesi, davalının, yargılama boyunca süreci geciktirecek kötü niyetli hareketleri, sözde gizli ayıp dışında müvekkilinin diğer harcamaları da atlanmak sureti ile hatalı karar verdiğini, müvekkilinin aracı teslim ettikten 16 ay sonra 26.12.2023 tarihinde tanzim edilen bilirkişi raporu ile sözde müvekkili tarafından yapılan ayıplı işlem tespit edildiğini, dava tarihi itibari ile tanzim edilen son rapor arasında anıldığı üzere 16 aylık bir zaman dilimi mevcut olduğunu, bu sürede dava konusu edilen motorun davalının elinde olup daha önceden takılı olduğu aracın hala üstündeyken dahi birden çok kez kullanıldığının davalı beyanlarından anlaşılmakla beraber usulüne uygun olup olmadığını, denetlenmeyen şekilde yine davalı tarafından sökülerek atıl vaziyette bir depoda saklandığı iddia edildiğini, bu hususlar göz önüne alındığında ispat ve tespit açısından gelinen noktada belirleyiciliği ve tespit özellikleri kalamayan hesaplama yapılan hususlar açısından eksik şekilde tanzim edilmiş raporun hükme esas teşkil edilmesinin taraflarınca kabulünü mümkün olmadığını, taraflarınca ayıplı işlemin varlığını kabul anlamını taşımamakla beraber ayıplı tamir işlemlerinde yapılan ayıplı işlemin faturadan düşürülerek bilirkişiler tarafından hesaplama yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalıya ait aracın fazla yakıt yakma ve çekiş sorunu nedeniyle davacı yükleniciye teslim edildiği, davacı tarafça gerekli bakım ve tamirat işlemleri yapıldığı, yapılan işlemlere ilişkin takibe konu 24.08.2022 tarihli 33 kalem işçilik ve parçadan oluşan faturadan kaynaklı iş bedelinin ödenmediği iddiasına dayalı itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıya aracın tamirat için 02.08.2022 tarihinde bırakıldığı, davacıdan aracı teslim ettikten 3 gün sonra aracı aldığında aracın fazla yakıt yakma ve çekiş sorununun devam ettiğini ve ertesi gün olan 06/08/2022 tarihinde tekrar bıraktığını ,08.08.2022 tarihinde yapıldığının beyan ederek teslim ettiklerini, davacının iddia ettiği gibi çıkma enjektör talep etmediklerini ,davacının kendisinin onayı olmadan enjektör taktığını ve bu işlemden sonra davacıya 8.000,00 TL ödediğini, aracın teslim alındıktan sonra arızasının tekrar devam ettiğinin fark edildiğini aynı gün tekrar davacıya bırakıldığını, davacının aracın teslim edildiği 10-12 gün sonra arayarak motoru indirerek aracı tamir ettiğini , motoru komple rektefiye ettiği kırank milini değiştirdiğini komple motor yaptığını beyan ederek 40.800,00 TL para istediğini, ancak davacının daha önceki tamir işlemlerini hatalı yapması nedeniyle aracın motorunun arızalandığını ve zararın artmasına neden olduğunu, bu nedenle test ederek teslim alacağını beyan ettiğinde davacının kabul etmemesi üzerine bu nedenle de kendilerine ücreti ödemediklerini, davacı tarafça aracın teslim edilmemesi nedeniyle Eskişehir 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/115 D.iş sayılı dosyasıyla araç üzerinde tespit yaptırdıklarını, tespit raporu ile yapılan işlemlerdeki ayıplara yönelik bir kısım tespitlerin yapıldığını, davacının motor revize işlerini usulünce yapmadığını, arızanın devam ettiğinin belirlendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemesince yargılama aşamasında alınan 26.12.2022 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak sözleşmeye konu araçtan motor bloğu açılarak yapılan incelemede yapılan rektefiye motor yenileme işleminde takılmaması gereken pistonların takıldığı, silindir kapağı ve silindir kapak oturma yüzeyinin tekniğine uygun yapılmadığı, hatalı yapılan bu işlemlerden dolayı yapılan motor rektifiye-yenileme işleminin ayıplı olduğu ve bu ayıbın gizli ayıp olduğu belirtilerek davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine dair hüküm kurulmuştur. Eser sözleşmelerinde ayıplı imalât halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 474/I. maddesi uyarınca açık ayıplarda iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, gizli ayıplarda 477/son maddesi uyarınca ortaya çıkması üzerine gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunmak zorundadır. İş sahibi gözden geçirmeyi ve ihbarda bulunmayı ihmal etmişse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Eser, iş sahibine ayıplı olarak teslim edilmiş, iş sahibi de muayene ve ihbar külfetini yerine getirmiş ise yüklenicinin ayıba karşı tekeffül borcu nedeni ile iş sahibinin kullanacağı seçimlik haklar ise sözkonusu kanunun 475. maddesinde sayılmıştır . TBK'nın 475. maddesine göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir. Eser sözleşmesinde yüklenici işi sözleşmeye (somut olayda alacağa davaya dayanak yaptığı faturadaki kalemler) ilişkin faturadaki kalemlerin fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp teslim etme yükümlülüğündedir. İş sahibi tarafından yapılan işlerin eksik ve ayıplı olduğu iddia edilmiş, Mahkemesince yapılan işlerde eksik ve ayıp bulunup bulunmadığı, ayıbın bulunduğunun belirlenmesi durumunda açık veya gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, bu nitelikte ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı ve iddia edilen ayıbın yapılan işler ve sözleşme kapsamında kabule icbar edilemeyecek nitelikte olup olmadığının denetlenmesi gerekir. Mahkemesince yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporunda faturada talep edilen iş kalemleri sözleşme kapsamı amaçlanan sonuç dikkate alınarak davacının yaptığını kanıtladığı işlemler yönünden tüm işlerin kabul edilebilecek nitelikte olup olmadığı veya ayıp söz konusu ise talep edilen iş bedelinden mahsubu gerekip gerekmediği hususuna ilişkin hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemesince yapılması gereken iş ; davacının yaptığını iddia ettiği ve faturaya konu ettiği iş ve işlemler ile Mahkemesince tespit edilen hatalı işlemler kapsamında davacının alacağına dayanak yaptığı kalemlere yönelik işlemlerin kabul edilmeyecek nitelikte ayıplı olup olmadığı veya bu nitelikte değilse ayıp nedeniyle bedelden indirim gerekip gerekmediği yönünde denetlenebilir nitelikte ek rapor alınarak kabul edilemeyecek nitelikte ise şimdiki gibi davanın reddine, bu nitelikte olmayıp ayıplı nitelikte olduğunun kabulü halinde de ayıp miktarının indirim yapılarak bedelin belirlenmesi suretiyle sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına ,kaldırma sebeplerine göre diğer İstinaf nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına , davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/04/2024 tarih ve 2022/1067 E - 2024/306 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 02.07.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır