Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/30 E. 2026/812 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/30
Karar No
2026/812
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2026/30 - Karar No:2026/812

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/30 KARAR NO : 2026/812

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2025 NUMARASI : 2024/190 E-2025/564 K

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tespit ve ücretsiz onarım (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 03/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Müvekkilinin fabrika binasında, üretim faaliyetlerinde kullanılmak üzere, davalı tarafından temin edilecek Manuel Bakır-Nikel-Krom Tesisinin kurulması ve faal hale getirilmesi yönünde 26.7.2021 tarihli Tesis Satış Sözleşmesi aktedildiğini, sözleşmenin 2.ve 4.maddesine göre, satıcı davalı, Revizyon-4 21070/21 nolu teklifine dair Manuel Bakır Nikel Krom Tesisini imal etmek ve fabrikaya kurulumunu sağlayarak, çalışır hale getirmek ve tesis kapsamında çalışacak personelleri eğitmek edimlerini yüklendiğini, tesisin kurulmasını takiben, teslim anında olmayan ve sonradan ortaya çıkan bir ayıbın varlığı meydana gelmiş, nitekim Ankara 41. Noterliğinin 16.12.2022 tarihli ve 23504 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle, tesisin çalışması aşamasında kaplama bölümünde dozajlama ünitesinde kendi kendine aktif olarak çalışma gibi bir sorunun bulunduğu, akım değerlerinin banyolarda kendiliğinden yükseldiği, sorunlu olan banyoda gün boyunca sistemin kendi kendine çalıştığı gibi sorunların onarılması yönünde davalıya bildirim ve talepte bulunulmuş olduğunu, ancak davalı tarafça gerekli onarım işlemleri yapılmadığından, tesisin teslimi anında bulunmayan, sonradan ortaya çıkan ve muhtemelen tesisin kurulması aşamasında teknik olarak yapılan bir hata sonucu ortaya çıktığı düşünülen gizli ayıbın giderimi yönündeki taleplerine yanıtsız kalınması üzerine, taraflar arasında dava şartı arabuluculuk süreci başlatıldığını ve ancak bugüne kadar ücretsiz olarak onarım sağlanmadığından eldeki davanın açılmasının zaruri hale geldiğini, yüklenicinin meydana getirdiği eserde, sözleşmeye ve fenne aykırılıkların bulunduğu, bu ayıpların ise ilk teslim anında müvekkiline bildirilmeyen, niteliği gereği gizli olan, tesisin kullanımıyla daha sonra ortaya çıkan, tasarım ya da teknik projelendirme aşamaları ve/veya tesisin kurulumu aşamalarında yüklenicinin kusuruna dayalı olarak ortaya çıkan nitelikte olduğu açık olup bu haliyle davalının yasal olarak giderim yükümlülüğü bulunduğunu, davalıya yapılan yazılı bildirim ve akabinde yürütülen arabuluculuk sürecine rağmen, bugüne kadar giderimin ve onarım yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması nedeniyle, dava konusu tesis alanında keşif yapılmak suretiyle, bilirkişi marifetiyle gizli ayıpların ve sairlerin tespitini talep ettiklerini, diğer yandan eser sözleşmesinin tarafı olan müvekkilin seçimlik haklarından olan, tesisteki ayıpların ücretsiz olarak onarımının davalı yanca yapılmasına dair karar verilmesini talep ettiklerini belirterek fabrika içerisinde davalı tarafça kurulan tesisteki ayıpların tespitiyle, ayıpların ücretsiz olarak onarılarak sözleşmeye uygun şekilde müvekkili şirkete teslimine karar verilmesini talep etmiş, dava dilekçesinde dava değeri şimdilik 10.000,00 TL olarak gösterilmiştir. Davalı vekili: Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla işbu dava zamanaşımına uğradıktan sonra açılmış olup davacıya tesis 01.11.2021 tarihinde teslim edildiğini, dava 2 yıllık süre geçtikten sonra açıldığından zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkili tarafından sözleşmenin edimlerinin yerine getirildiğini, ancak davacının yapılan işin ücretini aylarca ödemeyerek müvekkilini mağdur ettiğini, tesisin tam çalışır vaziyette 01.11.2021 tarihinde davacıya teslim edildiğini, aradan 1yıl 1 ay geçtikten sonra Ankara 41.Noterliğinin 16.12.2022 tarihli ve 23504 yevmiye nolu ihtarnamede sorunun giderilmesinin istendiğini, müvekkili tarafından kurulan tesiste davacı taraf ihtarname çekilmeden önce müvekkil şirketin çalışanlarından olan...’ın 28.11.2022 tarihinde tesise gitmiş, araştırma yapmış kendi imalatlarından kaynaklı bir arızanın olmadığını tespit etmiş olduğunu, davacı şirket çalışanı ile yapılan yazışmada sızdırmanın olmadığının anlaşıldığını, tesisin otomasyon işlerini yapan ...Firması ile müvekkil şirket birlikte bu konuda araştırma yapmışlar, banyoya malların asılmadan redresörün devreye girmeyeceğini, redresörün de devreye girmemesi sebebiyle dozajlamanın yapılmayacağı kanaatine vardıklarını, yaşanan sorunun imalattan kaynaklanmadığı, imalat ve teslimden 1yıl 1 ay sonra ortaya çıkan bu sorunun kullanım kaynaklı olduğunun davacıya bildirildiğini zira işin doğası gereği banyoya mal asılmadan kendiliğinden dozajlama yapılmasının bilimsel olarak mümkün olmadığını, kaldı ki; davacı şirkete, 2023 yılı içerisinde mal satışının devam ettiğini, müvekkil şirket kullanım hatasından kaynaklı arıza olmasına rağmen iyi niyetli olarak redresörü değiştirdiğini, davacı şirketin, müvekkiline Aralık 2022 tarihinde ayıp ihbarında bulunduktan sonra dava açmayı bekleterek 21.11.2023 tarihinde 2 yıllık dava zamanaşımı geçtikten sonra davayı açtığını, müvekkilinin sözleşme gereği edimini tamamlamış, tesis çalışır vaziyette davacıya teslim etmiş olup teslimden 1 yıl 1 ay gibi bir süre geçtikten sonra bilimsel olarak yaşanması mümkün olmayan, kullanım hatasından kaynaklı bir arızadan dolayı sorumlu tutulmasını kabul etmediklerini, davacının tesisin otomasyonunu yapan ...Firması ile görüşmüş, bu firma tarafından 28.11.2023 tarihinde arızanın giderimi ve trafo bedeli olarak toplam 34.773,51 TL teklifte bulunulmuş olduğunu, davacının kendisine yapılan teklifi dikkate almayıp kabul etmeyerek haksız ve dayanaksız olarak davayı açtığını belirterek davanın zamanaşımı ve esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince:Davanın, davacı ile davalı arasında imzalanan 26/07/2021 tarihli "Manuel Bakır-Nikel-Krom Tesisinin kurulması ve faal hale getirilmesi" işine ilişkin sözleşme kapsamında; tesiste ortaya çıkan ve davacının davalıya keşide ettiği, Ankara 41. Noterliğinin 16/12/2022 tarihli, 23504 yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirimde bulunduğu "otomasyon sisteminde" meydana gelen arızanın ücretsiz onarılması istemine ilişkin olduğu, taraflarca sunulan deliller toplanarak dosya üzerinde bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yaptırıldığı, bilirkişi heyetinin 08/04/2025 tarihli kök ve 21/07/2025 tarihli ek raporunu dosyaya sunduğu, bilirkişi raporunda, davalının üstlendiği işin; "Revizyon-4 21070/21 nolu teklife konu olan Manuel Bakır Nikel Krom Tesisi" imalat ve kurulumu ve çalıştırılarak teslim edilmesini kapsadığı, davalının üstlendiği işi sözleşme hükümlerine uygun ve süresinde yerine getirdiği, sözleşme konusu malda meydana gelen arızanın "ayıp" olarak değerlendirilemeyeceği; arızanın kullanıma bağlı olarak zaman içerisinde oluşan bir arıza olduğu, davacı tarafın garanti süresi içerisinde davalıya arıza bildiriminde bulunduğu, söz konusu arıza taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesine göre garanti süresi içerisinde meydana gelmiş olduğundan davalının garanti kapsamında giderim yükümlülüğü bulunduğu; dava konusu cihazın meydana gelen hasarının onarım bedelinin, KDV dahil dava tarihi itibari ile 46.446,42 TL olarak hesaplandığının anlaşıldığı, tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın çözümünde mahkemenin görevli olduğu, ayıba ilişkin hükümlerin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219 vd. maddelerinde düzenlendiği, TBK md 219 da " Satıcının, alıcıya her hangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması nedeniyle , bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olacağı", TBK md 222 de "ayrıca üstlenilmedikçe alıcının satış sözleşmesi sırasında bildiği ayıplardan satıcının sorumlu olmayacağı", md 222 de " ağır kusur hali" ne ilişkin düzenlemelere yer verilmiş ve TBK md 227 de ise "malın ayıplı olması halinde, alıcının seçimlik haklarının olacağı, buna göre, sözleşmeden dönme, satış bedelinden indirim isteme, ücretsiz onarım veya ayıpsız bir benzeri ile değiştirme talebinde bulunabileceği" hükmüne yer verildiği, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun tüketicinin ayıp nedeniyle sahip olduğu seçimlik haklara ilişkin ve zamanaşımı süresini öngören 12. hükmünün ise “..ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz..” şeklinde olduğu, dosyaya sunulan 21/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalının üstlendiği işin; "Revizyon-4 21070/21 nolu teklife konu olan Manuel Bakır Nikel Krom Tesisi" imalat ve kurulumu ve çalıştırılarak teslim edilmesini kapsadığı, davalının üstlendiği işi sözleşme hükümlerine uygun ve süresinde yerine getirdiği, sözleşme konusu malda meydana gelen arızanın "ayıp" olarak değerlendirilemeyeceği; arızanın kullanıma bağlı olarak zaman içerisinde oluşan bir arıza olduğu; davacı tarafın garanti süresi içerisinde davalıya arıza bildiriminde bulunduğu söz konusu arıza taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesine göre garanti süresi içerisinde meydana gelmiş olduğundan davalının garanti kapsamında giderim yükümlülüğü bulunduğu; dava konusu cihazın meydana gelen hasarının onarım bedeli, KDV dahil dava tarihi itibari ile 46.446,42 TL olarak hesaplandığı"nın rapor ve mütalaa edildiği, yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde, davanın, arıza nedeniyle garanti hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, davaya konu tesisin otomasyon sisteminde meydana gelen arızada davacının kusurunun bulunmadığı, arızanın garanti süresi içerisinde meydana geldiği ve taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesine göre garanti süresi içerisinde meydana gelmiş olduğundan davalının garanti kapsamında giderim yükümlülüğü bulunduğu, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, denetime açık, hüküm vermeye yeterli ve elverişli olduğu kabul edildiğinden hükme esas alındığı, davacının TBK 227.maddesi çerçevesinde ayıplı malın onarımı talebinde bulunduğu, davacı tarafın onarım talebinin yerine getirilmesi bakımından davalıya yükümlülük yüklendiği, dava konusu "Revizyon-4 21070/21 nolu teklife konu olan Manuel Bakır Nikel Krom Tesisi" 26/07/2021 tarihli, imalat ve kurulumu ve çalıştırılarak teslim edilmesi sözleşmesine konu tesiste ortaya çıkan ve davacının davalıya keşide ettiği, Ankara 41. Noterliğinin 16/12/2022 tarihli, 23504 yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirimde bulunduğu "otomasyon sisteminde" meydana gelen arızanın davalı tarafça ücretsiz onarılmasına, dair davanın kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davalının üstlendiği; "Revizyon-4 21070/21 nolu teklife konu olan Manuel Bakır Nikel Krom Tesisi" 26/07/2021 tarihli, imalat ve kurulumu ve çalıştırılarak teslim edilmesi sözleşmesine konu tesiste ortaya çıkan ve davacının davalıya keşide ettiği, Ankara 41. Noterliğinin 16/12/2022 tarihli, 23504 yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirimde bulunduğu "otomasyon sisteminde" meydana gelen arızanın davalı tarafça ücretsiz onarılmasına karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda , dava konusu arızanın tesisin faaliyete geçtiği zamanda bulunmadığı, kullanım neticesinde zamanla meydana geldiği, ayıplı mal olarak değerlendirilemeyeceği, otomasyon sisteminin ve arızalı parçaların garanti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin değerlendirildiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen ve kullanım kaynaklı arızanın otomasyon sisteminde oluştuğu, bu sistemi yapan şirketin dava dışı ...firması olduğu, hatta dava açılmadan önce arızanın giderilmesi için fiyat teklifinde bulunduğu defaeten beyan edilmesine rağmen kusuru ve dahili olmayan müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin delillerinin iyice tetkik edilmediğini gösterdiğini, sözleşmenin "Garanti Şartları" başlıklı 8.maddesi hükmünden de anlaşılacağı üzere davacı şirkete yapılan Manuel Bakır Nikel Krom Tesisinin tanklarındaki sızdırmazlık garanti süresi 10 yıl olup, bilirkişi raporunda arızanın otomasyon kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, madde metninden de anlaşılacağı üzere; Kendi imalatı olamayan ürünlerin ise üretici garanti şartları geçerli olacaktır ki bu da 12 aydan az olamayacaktır. şeklinde ifadenin yer aldığını, taraflarca bunun aksinin başka bir sözleşme ile kararlaştırılmadığını, yani müvekkilin imal etmediği otomasyona ilişkin ürünlerin garanti süresi 1 yıl olup bu süre teslim tarihinden ihtar tarihine kadarlık sürenin de fazlasıyla dolduğunu, bununla birlikte, yapılan tesis davacı şirkete en geç kendilerinin sunduğu faturalara göre 01.11.2021 tarihinde teslim edildiğini, anılan sözleşmedeki, müvekkilinin ürettiği ürünler açısından 2 yıl olup kendi imalatı olamayan ürünler için 1 yıllık yıllık garanti süreleri teslim tarihinden başladığından, 21.11.2023 tarihindeki arabuluculuk başvurusuna kadar ki sürede dolduğunu, yani garanti süresi dolduktan açılan davanın reddi gerektiğini, bu hususun gözetilmeyerek tesis edilen kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemenin gerekçesinde yer alan ve hükmün 1.maddesinde açıkça belirtildiği üzere; "otomasyon sisteminde" meydana gelen arızanın davalı tarafça ücretsiz onarılması ile müvekkilini sorumlu tutarak karar tesis ettiğini, mahkeme her ne kadar gerekçesini 21.07.2025 tarihli bilirkişi raporuna dayandırmış ise de bu raporun ek rapor olup önceki raporda yani 08.04.2025 tarihli rapordaki tespit edilen onarım bedelinin miktar olarak belirlenmesinin yer aldığını, 08.04.2025 tarihli kök raporda; hem ticari defterler, hem teknik konular hem de hukuki değerlendirmeler yapıldığını, davanın reddine ilişkin açıklama ve tespitler bu raporda yer almasına ve mahkemeye sundukları 18.04.2025 tarihli rapora itiraz dilekçelerinde üzerinde durulmasına rağmen belirtilenlerin göz ardı edilerek hatalı karar verildiğini, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 08.04.2025 tarihli raporunun teknik değerlendirme kısmında, taraflar arasında imza altına sözleşme ile "Revizyon-4 21070/21 nolu teklife konu olan Manuel Bakır Nikel Krom Tesisi" imalat ve kurulumu ve çalıştırılarak teslim edilmesi konusunda anlaşma sağlandığı, tesisin sözleşme bedelinin 123.500,00 Euro + KDV olarak belirlendiği, sözleşmeye konu teklif özellikleri belirlenen tesisin, projesine göre uygun şekilde imal edildiği, kurulumunun yapıldığı, gerekli personel eğitimlerinin yapıldığı, sözleşme kapsamında herhangi bir cezai müeyyide hususu gerçekleşmeden sözleşme yükümlülüklerini tarafların yerine getirilerek kurulumun tamamlanarak tesisin faaliyete geçtiğinin anlaşıldığını, 29.07.2021 tarihinde ilk ödemenin yapıldığı, 01.11.2021 tarihinde davacıya imalatlarla ilgili son faturaların düzenlendiği, son ödemenin vadesinin 20.01.2022 tarihi olduğunun görüldüğü, taraflar arasında sözleşme kapsamında imalat, kurulum ve çalışma konularında herhangi bir sorun kayıt altına alınmadan tesisin işletmeye alındığının değerlendirildiği, sözleşme kapsamında yapılan tesisin çalışması esnasında; kaplama bölümündeki banyo ünitesinin içerisinde herhangi bir kaplama yapılacak ürün bulunmamasına rağmen sistemin kendi kendine dozajlama ünitesini aktif hale getirerek çalıştırmaya başladığı, akım değerlerinin banyo ünitesinde kendiliğinden yükseldiği, dozajlamanın hatalı sistem yüzünden devam ettiğinin anlaşıldığını, dava dışı sistemin otomasyon işleri yapan şirket tarafından yapılan incelemelerde sistemdeki probleminin tespit edildiği, akım trafosu değişikleri ile problemin giderilebileceği konusunda 28.11.2023 tarihli KDV Hariç 1.201,00 USD tutarında fiyat teklifi verildiğinin görüldüğü, akım trafolarının; yüksek akımları güvenli bir şekilde ölçme cihazlarına ileterek sistemdeki akımın kontrol altında tutulmasını sağlayan cihazlar olduğunu, farklı nedenlere arızalanabildiğini, dava konusu arızanın arızalı malzemeler ve yeniden otomasyon sisteminin güncellenmesi ile giderilebileceğinin değerlendirildiğini, dava konusu arızanın tesisin faaliyete geçtiği zamanda bulunmadığı, kullanım neticesinde zamanla meydana geldiği, ayıplı mal olarak değerlendirilemeyeceği, otomasyon sisteminin ve arızalı parçaların garanti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin değerlendirildiğini, bilirkişi raporunda yapılan tespitlere göre; müvekkili şirketin, sözleşmede kararlaştırıldığı gibi Manuel Bakır Nikel Krom Tesisinin imalat ve kurulumunu yaptığını, tesisi çalıştırarak sorunsuz bir şekilde yani ayıpsız olarak davacı şirkete teslim ettiğini, bilirkişilerin yaptığı incelemede, kaplama banyosunda ürün bulunmamasına rağmen sistemin kendi kendine dozajlama ünitesini aktif hale getirdiği, akım değerlerinin kendiliğinden yükseldiği ve dozajlamanın hatalı sistem yüzünden devam ettiğinin tespit edildiğini, bu arızanın tesisin faaliyete geçtiği zaman bulunmadığı, kullanım neticesinde zamanla ortaya çıktığı ve ayıplı mal olmadığı belirtilerek, bu arızanın arızalı malzemeler ve yeniden otomasyon sisteminin güncellenmesi ile giderilebileceğinin değerlendirildiğini, yani arızanın müvekkili şirketin yaptığı işlerle ilgi olmayıp otomasyona ilişkin olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin davacı ile imzalanan sözleşme gereği yaptığı tesisi tam çalışır vaziyette 01.11.2021 tarihinde davacıya teslim ettiğini, davacı şirketin ihtarname çekmeden önce müvekkili şirkete şikayetten bahsedince müvekkil çalışanlarından olan...’ın 28.11.2022 tarihinde tesise gittiğini, araştırma yapmış sızdırmanın olmadığını dolayısıyla kendi imalatlarından kaynaklı bir arızanın olmadığını, tespit ettiğini, davacı şirket çalışanı ile yapılan yazışmaların dosyaya delil olarak sunulduğunu, tesisin tesliminden 1 yıl 1 ay geçtikten sonra davacının Ankara 41.Noterliğinin 16.12.2022 tarihli ve 23504 yevmiye nolu ihtarnamesi ile Dozajlama banyosu içerisinde malzeme olmamasına rağmen ekranlarda akım değerlerinin yükseldiği, gün boyunca sistemin sorunlu banyoda dozajlama yaptığı, belirlenen amper değerine ulaşmadan önce dozajlamanın bu banyoda sürdüğünün tespit edildiği belirtilerek sorunun giderilmesinin istediğini, ihtarnameye cevap verilmemiş ise de tesisin otomasyon işlerini yapan ...Firması ile müvekkili şirketin birlikte bu konuda araştırma yaptıklarını, banyoya malların asılmadan redresörün devreye girmeyeceğini, redresörün de devreye girmemesi sebebiyle dozajlamanın yapılmayacağı kanaatine vardıklarını, yaşanan sorunun imalattan kaynaklanmadığını, imalat ve teslimden 1 yıl 1 ay sonra ortaya çıkan bu sorunun kullanım kaynaklı olduğunun davacı şirkete bildirildiğini, davacı şirketin arızanın müvekkilinin yaptığı tesisten kaynaklanmadığını, bilirkişilerin de tespit ettiği üzere otomasyon sisteminin güncellenmesi ile arızanın giderileceğini anlayınca işbu davayı açmadan önce tesisin otomasyonunu yapan ...Firması ile görüştüğünü, 21.11.2023 tarihinde Arabuluculuğa başvurduktan 7 gün sonra da bu firma tarafından 28.11.2023 tarihinde arızanın giderimi ve trafo bedeli olarak toplam 34.773,51 TL (1.201 Euro) teklifte bulunulduğunu, kendisine yapılan teklifi dikkate almayan davacı şirketin bu kez edimini layıkıyla yapan ayıpsız bir şekilde tesisi teslim eden müvekkili şirkete yönelerek haksız olarak işbu davayı açtığını, sonuç olarak mahkemenin dosyadaki mevcut delilleri özellikle bilirkişilerin tespitlerini hatalı değerlendirdiğini, sözleşmede 8.madde de yer alan kendi üretimi ve kendi imalatı olmayan ürünler ibarelerini dikkate almadığını, müvekkili şirket tarafından kurulan tesiste dozajlama pompaları yalnızca nikel parlatıcı, taşıyıcı ve nemlendirici için kurulmuş olup çalışma şeklinin ise; kurulan banyolara kaplanacak mal asılır, bunun neticesinde redresör devreye girer ve saatteki ampere göre de pompalar malzeme atarak böylece mal nikel ile kaplanacağını, kurulan sisteme göre banyolara mal asılmadığı sürece redresörün devreye girmeyeceği sonucunda da dozajlama işleminin başlamayacağını, yani banyolara asılan malların kaplanabilmesi için dava dışı ...Firmasının yaptığı otomasyon sisteminin devreye girerek pompalama işleminin yapılması gerektiğini, bilirkişilerce tespit edilen arızanın da bu otomasyondaki arıza olduğunu, müvekkili şirketin üretmediği bir sistemdeki arızadan dolayı sorumlu tutularak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece "otomasyon sisteminde" meydana gelen arızanın davalı tarafça ücretsiz onarılmasına dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesi ayıbı işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykırı bulunması olarak tanımlamıştır. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir.(Yargıtay (kapatılan ) 15.H.D. 2018/2504E, 2019/642K 18.02.2019 ) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 475. maddesinde eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibinin seçimlik hakları; sözleşmeden dönme veya eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme ya da aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme hakkı olarak düzenlenmiştir. Somut olayda; dava, eser sözleşmesi kapsamında davalı tarafça fabrikada kurulan tesisteki ayıpların tespitiyle, ayıpların ücretsiz olarak onarılarak sözleşmeye uygun şekilde davacıya teslimi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın talep gibi kabulüne karar verilmiş ise de Yargıtay yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere eser sözleşmesinden kaynaklanan davalarda uygulama imkanı bulunmayan arızanın davalı tarafça ücretsiz onarılmasına şeklinde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Davacı tarafa TBK'nun 475.maddesi kapsamında seçimlik haklardan hangisini kullandığı hususu açıklattırılarak ve TBK'nın 475/3 maddesinde yer alan seçimlik hakkın kullanılması halinde onarım bedelinin talep edilmiş olduğu hususu nazara alınmak suretiyle davacının kullandığı seçimlik hak kapsamında davanın esası incelenerek sonucuna uygun olarak bir karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile sair istinaf nedenleri ve esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/09/2025 gün ve 2024/190 E-2025/564 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı tarafından yatırılan180,00 TL ve 615,40 TL olmak üzere toplam 795,40 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davalı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 03/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/30, K. 2026/812, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-30-e-2026-812-k-1c77f54db342