İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/387 E. 2026/388 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/387
Karar No
2026/388
Karar Tarihi

T.C. .......... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/387 Esas - 2026/388 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. .......... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/387 Esas KARAR NO : 2026/388 ............................ .................................... ................................... ......................................... .................................................. ...........................................................

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/06/2024 KARAR TARİHİ : 15/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 10.01.2024 tarihli fatura gereği üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirdiğini ve PVC zemin kaplaması işini eksiksiz bir şekilde yaparak davalı şirkete teslim ettiğini, ancak yapılan işler nedeni ile kesilen fatura bedelleri tam ve eksiksiz olarak ödenmediği için müvekkili şirketin cari hesap alacağı bulunduğunu, müvekkili ile davalı/borçlu arasındaki ilişkiye dayanan cari hesap ve fatura alacağının ödenmemesi nedeniyle davalı/borçlu aleyhine .......... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/10593 E. numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe davalı yan tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu belirterek, haklı davalarının kabulüne; davalının .......... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/10593 sayılı dosyasına yaptığı, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla 30.709,30 TL asıl alacak tutarı üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine takip konusu alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yüklenicisi olduğu......... Gölbaşı yerleşkesine ait bir kısım işlerin davacı tarafından yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, anlaşma neticesinde davacıya ödemelerin tam ve eksiksiz olarak yapıldığını, daha sonra yapılan ayıplı ve hatalı işler nedeni ile davacı şirkete bildirimde bulunulduğunu, davacı şirket tarafından ayıplı ve hatalı işler nedeni ile zeminde yapılan bir kısım işlerin yeniden yapıldığını, davacı tarafın işbu işlere ilişkin bakiye fark bedelinin müvekkili şirketten talep edilmiş ise de, hatalı ve ayıplı işlerin kendisinden kaynaklandığını belirtilerek, mükerrer ödeme yapılmayacağının davacıya bildirildiğini, ayıplı ifa nedeniyle yapılan masrafların, davacının hakkedişinden mahsup edilmesi gerektiğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile davacının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .......... 1.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/10593 E.sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine, fatura ve cari hesap alacağı adı altında, toplam 30.944,04 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süre içerisinde takibe konu borca ve fer'ilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür. Davalı tanığı .............. 17/11/2025 tarihli keşfin icrası sırasında alınan beyanında; " ben ............. İnşaat'ın şu anki proje müdürüyüm, Jandarma İstihbarat Bölümünde proje müdürü olarak çalışmaktayım, buradaki çalışmalar devam ettiği dönemde hakedişlerini düzenliyordum, bu sebeple dava konusu uyuşmazlığa ilişkin bilgi sahibiyim, biz dava konusu PVC kaplamadaki ayıpların ortaya çıkması üzerine, farklı bir firmadan da görüş aldık, ............. İnşaat Zemin Gıd. Teks. ... Ltd. Şti'nin unvanlı şirketin yaptığı incelemede de, PVC kaplamada imalat hatasının olduğunu bize ilettiler, zeminde gördüğümüz kabarmalar ve çatlaklarda bundan kaynaklıdır, mevcut yapılan işler kapsamında karşı tarafa ödeme yapılmıştır, ancak sonraki süreçte ayıplı işler için tadilat kapsamında fiyat farkı istenilmiş, ancak iş bu fiyat farkına ilişkin herhangi bir mükerrer ödeme yapılmamıştır, malın ayıplı olduğuna dair bildirim yapılmıştır ancak, bildirimin usulüne dair bilgi sahibi değilim, ayıp bildirimi yapıldığı halde firma tarafından herhangi bir tadilat, düzeltme yapılmamıştır," şeklinde beyanda bulunmuştur.

Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne davalı taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlenmesi için yazılan talimat neticesinde dosyaya kazandırılan 13/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı ............. İnşaat Ticaret ve San A.Ş'nin ticari defterlerinin muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak açılış ve kapanış beratlarının süresinde verildiği, ticari defterlerinin muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş ilkeler ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak tutulduğu, kayıtlara esas teşkil eden dayanak belgelerin mevcut olduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalının ticari defterlerinde davacı ile ticari ilişkisinin 06.06.2023 tarihinde başladığı, davacı tarafından davalıya tabloda belirtilen muhtelif tarihlerde, toplamda 4 adet 379.235,23 TL'lik fatura düzenlendiği, bu faturalara itiraz edildiğine dair her hangi belge ve bilginin bulunmadığı, davalı tarafından davacıya tabloda belirtilen muhtelif tarihlerde toplamda 2 adet 1.262,80 TL iade faturası, 5 adet 347.263,11 TL ödeme gerçekleştirildiği, buna göre davalının ticari defterlerinde 379.235,23 TL- (1.262,80 TL+ 347.263,11 TL)=30.709,32 TL davacının alacaklı olduğu, davacı vekili tarafından .......... 1.Genel İcra Dairesi 2024/10593 E. sayılı dosyasında 10.02.2024 tarihinde, 30.709,30 TL asıl alacak için takip başlatıldığı, davalının ticari defterlerinde davacının 30.709,32 TL alacaklı olduğu, talebe bağlı davacının 30.709,30 TL talep edebileceği kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür. Mahallinde 17/11/2025 tarihinde mahallinde keşif icra edilmiş, akabinde hazırlanan 26/11/2025 tarihli bilirkişi heyetine ait raporda özetle; davacı şirketin ticari defterlerindeki kayıtlara göre; davalı şirketten 09.01.2024 tarihi itibariyle 30.709,30 TL tutarında alacaklı olduğu, bu alacağın davacı şirketin 2024 takvim yılına ilişkin yevmiye defterinin 31.12.2024 tarihli kapanış yevmiye maddesinde de 30.709,32 TL olarak kaydedildiği, davalı şirketin ticari defterlerindeki kayıtlara göre de, davalı şirketin davacı şirkete 09.01.2024 tarihi itibariyle 30.709,30 TL tutarında borçlu olduğu, 17/11/2025 tarihli keşifte, 1. katta zeminde yapılan PVC kaplamanın bazı kısımlarının yeniden yapıldığı, fakat yeniden yapılan kısımlar ile sağ tarafta bazı kısımlarda PVC alt self leaveling zeminde yapım hatası nedeniyle kabarmalar olduğu ve yeniden yapılan bu kısımların tekraren PVC lerin sökülüp, alt self leaveling malzemenin kırılıp, yeniden self-leaveling malzeme dökülmesi ve PVC kaplamanın yenilenmesi gerekeceği ve yeni yapılacak masraf tutarının da 36.744,05 TL olacağının belirlendiği görülmüştür.

21/04/2026 tarihli bilirkişi heyetine ait ek raporda özetle; YMM tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; kök raporda sadece tarafların ticari defterleri üzerinde taraflar arasındaki ilişki açısından tespitte bulunulduğundan davalı tarafça 3. firmalara yapılan ödemelere ilişkin taraf ticari defterlerde bir tespit yapılmadığı, Teknik Bilirkişi tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; teknik bilirkişi tarafından keşifte nerelerin yapıldığı sorulduğu, ölçüldüğü ve teslim tarihi ile kesilen fatura m2 fiyatına göre maliyet hesaplandığı, Nitelikli Hesap açısından yapılan değerlendirme neticesinde; dava dosyasının incelenmesi neticesinde; taraflar arasında PVC Zemin kaplaması işine ait yazılı bir eser sözleşmesi olmadığı, yüklenicinin işi ayıpsız ifa edip etmediği hususunda; teknik bilirkişi tarafından yapılan “imalat hatası nedeniyle yeniden bu kısımlardaki PVC malzeme sökülerek altındaki bu self-lenveling şap sökülerek bölgeden uzaklaştırılacak ve yeniden bu bölgelere uygun sıcaklıkta self leaveling yapılacak, tam kuruması gerçekleştikten sonra oda sıcaklığına 1-2 gün önceden getirilen PVC malzemeler yapıştırıcı ile zemine aplike edilip, ek yerlerine kaynak yapılarak bitirilecek” şeklindeki değerlendirmede işin ayıplı ifa edildiğinin tespit edildiği, ayıplı işlerin davacı tarafından düzeltilip düzeltilmediği hususunda; Teknik bilirkişi tarafından yapılan “Daha önce hasar nedeniyle değiştirilen metraj: (2,03X6,59)=13,38 m2,(5,08X2,12)=10,77 m2, toplam 24,15 m2 zemin malzemesi PVC'nin yenilendiğini, şu anda; hasarlı alan (yeniden yapılacak alan tutarı): 24,15 m2 yer yeniden sökülüp alt self-leaveling malzemede yenilenecek ve tekrar PVC kaplama yapılacak ayrıca sağ tarafta koyu renkli PVC kaplama yine alt self leaveling malzemenin kabarması nedeniyle yenilenmesi gerekeceği, bu metrajın:(4,64X4,95)=22,97 m2, bu işin dosyada bulunan Şimalzemin'e yaptırtıldığı, keşifte gösterilen yer dışında başka yerlerinde yapılıp yapılmadığı tam olarak bilinmemekle, dosyada bulunan PVC malzemeler, Eclipse Premium 967 23 m2, Eclipse Premium 968 40 m2, 63 m2 de self leaveling uygulamasının yapıldığı, (demontaj-montaj)” şeklindeki değerlendirmede ayıplı işlerin davacı tarafından düzeltildiği, bununla birlikte, 16/03/2026 tarihli 6 celse numaralı duruşma tutanağında; davalı vekilinin beyanında “... önce davacı taraf bir tadilat yapmıştır, bu tadilat sonrası ayıp devam ettiği için 3.firma aracılığıyla ayıplar giderilmeye çalışılmıştır.. dediği, işin ayıplı teslim edildiğinin kabulü halinde; teknik bilirkişi tarafından keşifte nerelerin yapıldığı sorulduğu, ölçüldüğü ve teslim tarihi ile kesilen fatura m2 fiyatına göre maliyet hesaplandığı, yeni yapılacak self leaveling ve PVC işinin maliyetinin işin yapım tarihi itibariyle 24,15+22,97=47,12 m2, Self leaveling tutarı ortalama 2 mm için 3 kg dan 47,12X3=141,36 kg malzeme, İşçilik tutarı: 141,36X165,275=23.363,27 TL, PVC malzeme: 47,12X 283,9725-13.380,78 TL, tekrar yapılması gerekecek harcama tutarının 23.363,27+13.380,78=36.744,05 TL daha masraf yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, işin ayıpsız teslim edildiğinin kabulü halinde davacının iş karşılığı bakiye hakediş alacağının bulunup bulunmadığı hususunda; Mahkeme tarafından tarafların ticari defterlerinin lehine delil olarak kullanılabileceğinin kabulü halinde; mali açıdan yapılan inceleme neticesinde; davacı şirketin ticari defterlerindeki kayıtlara göre; davalı şirketten 09.01.2024 tarihi itibariyle 30.709,30 TL tutarında alacaklı olduğu, bu alacağın davacı şirketin 2024 takvim yılına ilişkin yevmiye defterinin 31.12.2024 tarihli kapanış yevmiye maddesinde de 30.709,32 TL olarak kaydedildiği, "Davalı şirketin ticari defterlerindeki kayıtlara göre de, davalı şirketin davacı şirkete 09.01.2024 tarihi itibariyle 30.709,30 TL tutarında borçlu olduğu” tespitine varılmakla, davacının davalı şirketten 09.01.2024 tarihi itibariyle 30.709,30 TL tutarında bakiye alacağı bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür.

GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür. Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. Eldeki davada uygulanması gereken ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) 474- 478 ayıplı işler hakkında uygulanır. Bu maddelerde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir. Eserin ayıplı yapılması sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olup; ayıp, açık ve gizli olabileceği gibi maddî ve hukukî ayıp şeklinde de olabilir. Açık ayıp, eserin teslimini müteakip makul süre içinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilecek ayıptır. Gizli ayıp ise, basit bir kontrol ve muayene ile tespit edilemeyen, eserin kullanılmaya başlanmasından sonra ortaya çıkan ayıptır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 474/1. maddesi (BK, m. 359/1) maddesi gereğince iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmek ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. Gerek TBK’da gerekse mülga BK’da iş sahibinin muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup, işin niteliği ve olayın özelliğine, imal edilen eserin büyüklüğü ve genişliğine göre süreler farklı olacak ve işin uzmanı bilirkişiler tarafından belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi veya ayıbın belirlenmesini iş sahibi bizzat yapabileceği gibi, TBK’nın 474/2. ve mülga BK’nın 359/2. maddesine göre mahkeme aracılığıyla bilirkişi raporu ile de tespit ettirmesi mümkündür. Açık ayıpta iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmezse, eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur.

Gizli ayıplarla ilgili TBK’nın 477/3. maddesi ile, eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması hâlinde, iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı belirtilerek gizli ayıplar yönünden de iş sahibine ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin yükleniciye ayıbı ihbar etmek yükümlülüğü getirilmiştir. Ayıp hâlinde iş sahibinin hakları TBK’nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları, eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olması hâlinde sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını isteme veya aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. İş sahibi bu seçimlik haklarının yanında ayıplı meydana getirilmiş olan eserin neden olduğu zararın tazminini de isteyebilir. Başka bir anlatımla iş sahibi tazminat hakkı ile seçimlik haklarını birlikte kullanabilir. Tazminatın istenebilmesi için de, ayıpta yüklenicinin kusurunun bulunması ve ayıp ihbarının süresinde yapılmış olması gerekir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(15)6-3030 E., 2021/1077 K. sayılı kararında da değinilmiştir..." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.12.2021 tarih ve 2018/(19)11-1107 Esas 2021/1568 Karar sayılı kararı)

İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün, 2013/4976 E. 2014/4282 K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları)..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 03.06.2021 tarih ve 2020/1722 Esas 2021/2490 Karar sayılı ilamı) Yukarıda açıklanan kanun hükümleri ve yapılan açıklamalar ışığında, somut olay incelendiğinde, davalı şirketin yüklenicisi olduğu......... Gölbaşı yerleşkesine ait PVC zemin kaplama işinin, davacı alt yüklenici firma tarafından yapılması konusunda tarafların anlaştığı, taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesinin bulunmadığı, davacı alt yüklenicinin davaya konu işi tamamlayarak teslim ettiği, taraf ticari defterleri ile tespit edildiği üzere davacının 30.709,30 TL tutarında alacaklı olduğu, ancak kök ve ek bilirkişi heyet raporunda da tespit edildiği üzere, zeminde yapılan PVC kaplamada, zeminde yapım hatası nedeniyle kabarmalar olduğu ve bu kısımların tekraren PVC lerin sökülüp, alt self leaveling malzemenin kırılıp, yeniden self-leaveling malzeme dökülmesi ve PVC kaplamanın yenilenmesi gerekeceği ve yeni yapılacak masraf tutarının 36.744,05 TL olduğu, bu suretle işin gizli ayıplı olduğu belirlenmiştir.

Ayıp ihbarı yönünden, davacı tarafça işin teslim edilerek, 10/01/2024 tarihinde fatura kesildiği, akabinde Mahkememiz nezdinde 01/06/2024 tarihinde dava açıldığı, asıl iş sahibi......... tarafından, 25/07/2024 tarihinde zemin kaplamadaki eksiklik ve ayıplar tespit edilerek, yüklenici davalı ................A.Ş'den eksik ve kusurların giderilmesi yönünde taahhüt alınarak geçici kabul işlemlerinin yapıldığı, bu suretle dava tarihinden sonra gizli ayıpların ortaya çıktığı ve tespit edildiği dikkate alınarak, ayıp ihbarı noktasında bir eksiklik olmadığı kanaatine varılarak davanın esası incelenmiştir. Davacı taraf kabul etmemekle birlikte, davalı taraf beyanlarına göre, davacı alt yükleniciye yapılan ayıp bildirimi sonrasında davacı tarafça işin onarımının yapıldığı, buna rağmen mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde onarım sonrasında da ayıbın devam ettiği ve ayıbın giderilme bedelinin 36.744,05 TL olduğu tespit edilmiş olmakla, davalının seçimlik hakkını kullandığı kabul edilse dahi bu seçimlik haklarının yanında, genel hükümler kapsamında, ayıplı meydana getirilmiş olan eserin neden olduğu zararın tazminini de talep edebileceği açıktır. Somut dosyada da, davalı taraf, dosyaya sunduğu 18/05/2026 tarihli dilekçesi ile bilirkişi marifetiyle tespit edilen zararın, davacının alacağından takas ve mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir. Yenilik doğuran bir hak olan takasın, diğer def'îler gibi süresinde verilen cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiği, somut dosyada davalının cevap dilekçesinde takas def'ini ileri sürmediği dikkate alınarak, bu yöndeki istemi yerinde görülmemiştir.

Mahsup savunmasını ise, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkes ileri sürebilir ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından re’sen nazara alınır (Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2021 tarihli ve 2017/15-496 E., 2021/208 K. sayılı kararı). Mahsup, bir alacaktan (zararlı olayın zarar görene sağladığı diğer faydalar, giderlerdeki tasarruflar gibi) bazı kalemlerin düşülmesine izin veren bir sayışma işlemidir. Mahsupta mahsup hakkına sahip olan taraf bu hakkını karşı taraf alacağını kendisinden istemedikçe ileri süremez. Buna göre, hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere, davacı tarafça yapılan PVC zemin kaplama işinde, onarım sonrasında da ayıbın devam ettiği ve ayıbın giderilme bedelinin 36.744,05 TL olduğu tespit edilmiş olmakla, davalı tarafça bu zararın, davacının alacağından mahsup edilmesi talebi yerinde görülmüş olup, bu suretle davacının 30.709,30 TL tutarında alacağından, davalının 36.744,05 TL tutarındaki zararı mahsup edildiğinde, davacının bakiye alacağının bulunmadığı anlaşılmış ve bu nedenle davanın reddine karar verilmiştir. Diğer taraftan, davacının kötüniyetle icra takibi başlattığına ilişkin delil sunulmadığından yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddi ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 3-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 35,00 TL (posta masrafı) yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 30.709,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .......... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/06/2026

YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ: DAVALI Posta Masrafı : 35,00 TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/387, K. 2026/388, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-387-e-2026-388-k-94c6be2a72c2