İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/62 E. 2026/519 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/62
Karar No
2026/519
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/62 Esas KARAR NO : 2026/519

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/07/2023 KARAR TARİHİ : 23/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacılar vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; " "Müvekkillerinin murisi ... ile davalı ... Şirketi arasında 27.05.2016 tarihinde ..., 77 Pafta, 726 Ada, 85 Parsel adresindeki taşınmazın elektrik ve elektronik işlerinin yapılmasına dair sözleşme imzalandığını, muris ...'un 14.08.2022 tarihinde vefatı üzerine sözleşmeden doğan hak ve alacakların mirasçı olan müvekkillerine intikal ettiğini, davalının sözleşme konusu işleri eksik ve ayıplı ifa ettiğini, şantiye elektriğinin bağımsız bölümlere ayrılmadığını, jeneratör, yangın dedektörü, kamera, alarm ve otomasyon sistemlerinde ciddi arızalar bulunduğunu, müvekkillerinin sözleşme bedelini fazlasıyla ödemesine rağmen davalının edimlerini yerine getirmediğini, ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası ile eksik ve ayıplı işlerin tespit edildiğini, müvekkillerinin mağduriyet yaşamamak adına eksik işleri başka firmalara yaptırarak bedellerini ödediğini, davalının edimini ifa etmemesi sebebiyle oluşan elektrik akım farkları nedeniyle klima ana kartlarının yandığını ve asansörlerde sorunlar meydana geldiğini, ... Şirketi, ..., ... Şirketi, .... Şirketi ve ... gibi kişi ve kurumlara ödemeler yapıldığını, davalının mal kaçırma ihtimaline karşı ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 25.000,00 TL alacağın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini.." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Davacıların müteveffa ile müvekkil şirket arasında imzalanan sözleşmeye dayalı eksik ve ayıplı iş iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasındaki 27.05.2016 tarihli sözleşmenin 35. maddesi uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu belirterek mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesini talep ettiğini, dava konusu zarar tutarının hesaplanabilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası olarak açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların eksik harcı tamamlaması gerektiğini, ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesi ...Değişik İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun tek taraflı hazırlandığını ve delil niteliği taşımadığını, davacıların ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin gerekçesiz olduğunu, davacıların ikinci kez tanık listesi sunma haklarının bulunmadığını, dava dilekçesi sonrası yeni delil sunma girişimlerine muvafakat etmediklerini, şantiye elektriğinin ayrılması ve jeneratör gibi hususların sözleşme kapsamında olmadığını, müvekkil şirketin işleri eksiksiz teslim ettiğini, teslim sonrası başka ekiplerin sahada çalıştığını, rutubet ve periyodik bakım eksikliklerinin zarara yol açmış olabileceğini, sözleşme konusu işlerin üzerinden 6 yıl geçtiğini, yasal ayıp ihbar sürelerinin ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacıların iddia ettiği ödemelerin esas sözleşmeye değil, sonradan talep edilen arıza onarımlarına ilişkin olduğunu, mirasbırakanın vefatından sonra müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını ifade ederek davanın usulden veya esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini." savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; İşbu dava dosyasındaki yargılamaya ilk olarak ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile başlanmıştır. ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller; ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak: ...Değişik İş sayılı dosyasının bir örneğinin UYAP üzerinden gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davacılar vekiline 2 haftalık kesin süre verilerek mirasçılık belgesinin mahkememize sunulmasının istenilmesine karar verilmiştir. Davacıların nüfus kayıt örneğinin UYAP ortamından çıkartılarak dosya içerisine eklenmesine karar verilmiştir. ... Ticaret Odasına müzekkere yazılarak; davalı şirketin ticaret sicilindeki adresleri, adres değişiklikleri, uğraşı konuları, işverenleri, ortakları, tam ticaret ünvanları, günümüze kadarki tüm yetkili temsilcileri, ticaret unvanlarındaki değişikliklerini gösterir bilgi ve belgeler ile ticaret sicil gazetelerinin tasdikli suretlerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Muris ...'un gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığının ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden sorulmasına karar verilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Muris ...'un bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davacının vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defteri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğunun bildirilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davaya bakmakla yasal olarak yetkili mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin yetkisizliğine, 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. ... K.sayılı dosyasından verilen 13/12/2023 tarihli yetkisizlik kararı üzerine dava dosyası mahkememize 26/01/2024 tarihinde tevzi edilerek ... esas numarasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizin ...Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller; Dosyanın bilirkişiye tevdi ile taraflar arasında tanzim edilen sözleşmenin ifa edilip edilmediği, ayıplı ifanın söz konusu olup olmadığı, ayıplı ifa söz konusu ise davacının süresi içinde ihbarda bulunup bulunmadığı , ayıbın gizli veya açık olup olmadığı, ayıp var ise davacı tarafın uğradığ zarar bedelinin tespiti, davalının ifada kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının 3.şahıslara yaptırıldığı iddia edilen işlerin davalı ile yapılan sözleşme kapsamında olup olmadığı, sözleşme kapsamında ise yaptırılan iş kapsamında yapılan ödemelerin gerçek miktarları ve taraflar tüm iddiaları konusunda davacının dava tarihi itibariyle davalıdan alacak olup olmadığı hususunda rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 22/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Taraflar arasında yapılmış bulunan 27.5.2016 tarihli sözleşme TBK 470 vd. Maddelerde düzenlenen eser sözleşmesi kapsamına girmekte olup, davalı yüklenici sözleşmede belirtilen taşınmazın elektrik-elektronik işlerini bedeli karşılığında yapmayı taahhüt etmiştir. 471. Maddeye göre yüklenici davalı üstlendiği işleri (iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle) ifa edecektir. Davacı, yapılan işlerde çeşitli eksiklikler bulunduğunu ileri sürmüş olup, bu konuda 6 sene sonra bilirkişi raporu almıştır. Aksi takdirde 474 vd. Maddelere göre ayıplardan sorumlu tutulabilecektir. TBK 219. Maddede belirtilen ayıp, “satılanda, bir malda, bir eserde, bir hizmette sözleşme ve yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması, bulunmaması gereken bozuklukların eksikliklerin bulunmasıdır (Feyzi Necmeddin Feyzioğlu, Borçlar Hukuku İkinci Kısım, Özel Borç İlişkileri, s.270) Eser sözleşmeleri açısından anılan kavram TBK 474 vd. maddelerde düzenlenmiştir. Ayıplar iki çeşitte önümüze çıkmaktadır. İlk bakışta görülebilen veya muayene ile anlaşılabilen ayıplar açık ayıp, ilk başta görülemeyen, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar gizli ayıp niteliğindedirler (Bu konuda ayrıntılı bilgi, Haluk Tandoğan, Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, 166 vd.) TBK 219 a göre “satıcıya karşı sözleşmedeki niteliklerin satılanda bulunmaması halinde” sorumludur. Ancak satıcıyı sorumlu tutmak için, ayıbın varolmasının yanısıra TBK 222. Maddeye (eser sözleşmelerinde 474. Maddeye göre) malı gözden geçirmek ve uygun bir süre içinde satıcıya bildirmek mükellefiyetinin yerine getirilmesi de gerekmektedir. Anılan gözden geçirme süresi, açık ayıplarda imkan bulunur bulunmaz ayıbın saptanması ve uygun süre içinde karşı tarafa bildirilmesi, gizli ayıplarda ise ayıp öğrenildiği anda derhal yapılması gerektiği şeklinde düzenlenmiştir. Her ne kadar ayıp ihbarı şekle bağlı değilse de, ispat kolaylığı açısından yazılı olması tercih edilmelidir. Y.15. HD nin 28.3.1981 tarih ve ... E.- ... K sayılı ve ...-... sayılı ve yerleşik ilamlarına göre burada TTK 18 deki şekil şartı aranmamaktadır. Bildirim yapılmazsa mal, ayıplı olarak kabul edilmiş sayılacaktır. Dosyanın incelenmesinde, mal teslim alınırken inceleme yapılıp yapılmadığı, ayıbın davalıya ayıbın niteliğine göre gerekli zamanında bildirildiğine ilişkin bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. Bu koşullarda TBK 477. Maddeye göre eseri kabul etmiş sayılması gerektiği sonucuna varılmakla beraber takdir mahkemenindir.." rapor edilmiştir. Davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile bilirkişi heyetine bir smmm bilirkişi eklenmek suretiyle tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Davalı vekilinin 20/02/2025 tarihli ticari defterlerin şirketin bulunduğu mahallindeki adreste incelenmesine ilişkin dilekçesi üzerine dosya ele alınarak, incelenmiştir. Davalı vekilinin talebinin kabulüne karar verilmiştir. SMM bilirkişisine, davalının bulunduğu şirket adresi (...) HMK.m.218 hükmü gereği yerinde inceleme yetkisi verilmesine, bilirkişiye 1.000,00 TL ek ücret takdirine, davalı vekiline bilirkişi ek ücretini mahkememiz dosyasına depo etmesi için iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde yatırmaması halinde bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiştir. Geçen celse ara kararı gereği eksik avansın ikmal edildiği, davalı vekilinin yerinde inceleme yetkisi talebinde bulunduğu, celse arasında ara karar kurularak taraflara tebliğ edildiği, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişilerin raporunu henüz sunmadığı görülmüştür. Bilirkişiden alınan 02/09/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle: "Davalı ... Tic. Ltd. Şti. ile müteveffa ...'a ait 2016-2022 dönemini kapsayan 7 yıllık ticari defterler, e-defterler, e-faturalar, mali tablolar, banka kayıtları, sözleşmeler ve muhasebe kayıtları üzerinde mali, iktisadi, idari ve teknik yönden incelemelerin yoğun bir şekilde devam ettiği, her iki tarafa ait ticari defterlerin Noter onaylı olmasına rağmen incelemeye imkan vermeyecek derecede karışık, özensiz, düzensiz ve noksan olduğunun tespit edildiği, eksikliklerin giderilmesi amacıyla taraflara süre verilerek belgelerin kısmen temin edildiği, fatura ve mali verilerin doğruluğunun tespiti için Maliye, Gelir İdaresi Başkanlığı, İTSO ve banka hesapları üzerinde mükerrer ve geriye dönük incelemeler yapıldığı, inceleme yerinin fiziki koşullarının uygun olmayışı ve ulaşım zorlukları nedeniyle sürecin öngörülenden uzun sürdüğü, mahkemece belirlenen sürenin yetersiz kalarak UYAP Bilirkişi sisteminde kilitlenmeye yol açtığı, yargı sürecini aksatmamak adına somut bilgi sunma zarureti doğduğu ve hükme esas teşkil edecek ayrıntılı kök raporun en kısa sürede mahkemenin takdirine sunulacağı.." rapor edilmiştir. Bilirkişiden alınan 24/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " davalı ...Tic. Ltd. Şti. ile müteveffa ... arasındaki ticari defter ve belgelerin incelendiği, davacıların müteveffa ...'un mirasçıları olan...,...... ve... olduğu, taraflar arasında ...'de bulunan konut inşaatının elektrik ve elektronik tesisat işine ilişkin 1.350.000,00 TL tutarında bir eser sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin 27.06.2016 tarihinde başlayıp 27.07.2017 tarihinde sona erdiği, davalı şirketin ...yönetiminde faaliyet gösterdiği, davacıların muris ...'un eşi ve çocukları olduğu, davacıların ticari faaliyetlerinin ve şirket ortaklıklarının incelendiği, müteveffa ...'un 2016-2022 yılları arasındaki ticari defterlerinin noterce tasdik edildiği, vefatı üzerine işyerinin varis ...'a ait ... Şti. 'ye geçtiği, ... 12. Noterliği aracılığıyla gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihinin tespit edilemediği, davalının ... 20. Noterliği aracılığıyla 17.02.2023 tarihinde karşı ihtarname gönderdiği, taraflar arasındaki arabuluculuk sürecinin 23.06.2023 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığı, .... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyasında açılan davanın yetkisizlik kararı ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, tarafların ticari defterlerindeki mali değerlerin ve BA/BS formlarının birbiriyle uyumlu olmadığı, davalı kayıtlarına göre davacıların 1.465.199,00 TL ödeme yaptığı ve davalının borçlu olmadığı, müteveffa kayıtlarına göre ise davalıya yapılan ödemelerin mahsup edildiği, işin eksiksiz teslim edildiğine dair belge bulunmadığı, davacıların iddia ettiği maddi zararın 1.192.174,26 TL olduğu, taraflar arasında ek bir eser sözleşmesi bulunmadığı, davacıların sunduğu bilirkişi raporuna göre maddi zararın 175.000,00 TL olabileceği, ticari defterlere dayalı zararın kabulü halinde tutarın 1.192.174,26 TL, bilirkişi raporlarının baz alınması halinde ise 175.000,00 TL olduğu kanaatine varıldığı.." rapor edilmiştir. Davacılar vekilinin 08/10/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile davalı vekilinin 13/10/2025 tarihli bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçesi üzerine dosya yeniden ele alınarak incelenmiştir. 26/11/2024 tarihli celse ara kararı ile dosyanın SMMM bilirkişi yanında raporunu sunan bilirkişilere tevdiine de karar verildiği, raporunu sunan bilirkişilere ek ücret takdir edildiği, ek ücretin tarafça yatırıldığı, ancak dosyanın yalnızca SMMM bilirkişisine tevdi edildiği anlaşıldığından; dosyanın raporunu sunan tüm bilirkişilere tevdii ile, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri doğrultusunda, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 11/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Taraflar arasındaki sözleşmenin 27/5/2016 tarihinde imzalandığı, işin 27/5/2017 tarihinde bitirilmesinin taahhüt edildiği, dava dosyasında geçici veya kesin kabul tutanaklarının bulunmadığı, ödemelere yönelik bir ihtilafın mevcut olmadığı, son ödemenin yapılmış olması sebebiyle işin tamamlandığı kanaatine varıldığı, davacının eksik veya ayıplı işlere dair herhangi bir belge sunmadığı, gönderilen ihtarnamede somut bir bilgi yer almadığı, 13/4/2023 tarihli bilirkişi raporundaki eksikliklerin zamanlamasına dair değerlendirme yapılamadığı, söz konusu eksikliklerin gizli ayıp sınıfında olmadığı, 2024 yılı itibarıyla dosya üzerinden veya yerinde inceleme yapılarak teknik bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin TBK 470 ve devamı maddeleri uyarınca eser sözleşmesi kapsamında olduğu, davalının işi sadakat ve özenle ifa etme yükümlülüğü bulunduğu, davacının 6 yıl sonra rapor aldığı, TBK 474 ve devamı maddeleri gereğince ayıpların muayene edilerek bildirilmesi gerektiği, dosya kapsamında mal teslim alınırken inceleme yapıldığına veya ayıbın zamanında bildirildiğine dair bir bilgi bulunmadığı, bu nedenle TBK 477. madde uyarınca eserin kabul edilmiş sayılması gerektiği, iddia edilen eksikliklerin bu aşamada belirlenemeyeceği ve davacının kusuruna yönelik değerlendirme yapılamayacağı.." rapor edilmiştir. Geçen celse 1 ve 2 nolu ara kararlar gereği gerekli tebligatların yapıldığı, davalı vekili tarafından ek rapora beyan dilekçesi sunulduğu görülmüştür.. Geçen celse davacılar vekilinin vekillikten çekilme dilekçesinin davacı asillere tebliğine karar verildiği, tebligatın yapıldığı, davacı asillerin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu, ancak yapılan yoklamada hazır olmadıkları mazeret de bildirmedikleri anlaşılmıştır. SMMM bilirkişinin ek ücret talebinin raporun sunulduğu tarih, bilirkişilikten çekilme talebinde bulunulması, heyetçe rapor verilmesinden imtina edilmesi hususları gözetilerek reddine karar verilerek tefhimle açık yargılamaya devam olunmuştur. Taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK'nın 150/3. Maddesi gereğince 3 ay içinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. (III)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşme kapsamında davalının edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği, şimdilik 25.000,00-TL alacağın tahsili taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında zamanaşımı defi ile yetki ve hak düşürücü süre itirazlarının kabul edilip edilemeyeceği hususlarına ilişkindir. HMK'nın 150. Maddesi, "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır...İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır..." şeklindeki hükümleri amirdir. Yukarıda yazılı kanun maddesi bağlamında yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin Mahkememizin 13/01/2026 tarihli celsesinde hazır olmadığı, 12/01/2026 tarihinde davacılar vekilinin vekillikten çekilme dilekçesi sunduğu, vekillikten çekilme dilekçesinin davacı asillere tebliğ edildiği, davacı asillerin bir sonraki celsenin atılı olduğu duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu; bu suretle 14/04/2026 tarihli celsede duruşma gününden haberdar olmalarına rağmen duruşmada hazır bulunmadıkları, mazeret bildirmedikleri anlaşılmıştır. İşbu dosyanın mahkememizin 14/04/2026 tarihli duruşmasında yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç aylık süre içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından, davanın HMK'nın 150/5. maddesi gereğince yasal sürenin dolduğu gün itibari ile açılmamış sayılmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca ve 15/07/2026 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL harçtan peşin alınan 426,94TL'nin mahsup edilerek bakiye 305,06‬TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 25.000,00TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan 300,00 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00TL arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23/07/2026

Başkan ¸E-imzalıdır Üye ¸E-imzalıdır Üye ¸E-imzalıdır Katip ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/62, K. 2026/519, T. 23.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-62-e-2026-519-k-f4fafa2690c6