İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/868 E. 2026/312 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/868
- Karar No
- 2026/312
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/868 Esas KARAR NO : 2026/312
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 28/12/2022 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 K. YAZIM TARİHİ : 24/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraftan satın alınan trafonun patladığını ve hasarlandığını, akabinde mahkeme aracılığı ile tespit işlemi yaptırılarak meydana gelen zarar tutarının belirlendiğini davalı tarafça satılan trafonun gizli ayıplı/ imalat hatalı ve toplama bir trafo olup orjinal olmadığı olduğu ileri sürülerek, mahkemece yapılan tespit işlemi ile tespit edilen zarar tutarı (yeniden onarım bedeli tutarı) ile tespit dosyasında yapılan yargılama giderinin davalı taraftan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; ilgili imalat ve kurulum ile ilgili tüm resmi kurumların onay ve uygunluğu bulunduğunu, TEDAŞ ve OSB'nin, ilgili projeyi yerinde incelediğini, onay ve uygunluk tutanaklarını düzenlediğini, trafonun ilk arızasında garanti kapsamında tamiratının yapıldığını ve davacı yana teslimi gerçekleştiğini, trafonun son arızasında, garanti kapsamı yok sayılarak, yetkili olmayan kişiler tarafından müdahale edildiğini, trafonun parçalandığını ve müvekkiline bilgi verilmediğini, trafonun davacı yanın kendi müdahalesi ile tamamen devredışı kalmasından sonra müvekkilinin haberdar edildiğini, tüm bu sürecin incelendiğinde davacı yanın trafo arızasını müvekkiline bildirmemesi yetkisiz kişiler tarafından yapılmaması gereken işlemleri yaptırması, trafoyu garanti kapsamı dışına çıkararak parçalatması ve Kocaeli'nden ...'ya taşıttırmasının kendi kusuru olduğunu, trafonun kullanılmaz hale gelmesine, parçalanmasına sebep olmuş iken kusurun müvekkilinde olduğunu iddia etmesi ve işbu davayı açmasının abesle iştigal olduğunu, dosyada bulunan değişik iş raporuna tespit edilen trafonun müvekkilinin kurumunu yaptığı trafo olmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başka firmadan alınan teklif formundaki bedelin fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını belirterek haksız ve hukuksuz davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddini dilemiştir. DELİLLER -Fiyat teklif formu, fatura -Trafoya ait görseller -Gebze 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/56 D.İş sayılı dosyası -Tanık beyanları -Bilirkişi rapor ve ek raporları DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekilince açılan dava ile; davalı taraftan satın alınan trafonun patladığı ve hasarlandığı, akabinde mahkeme aracılığı ile tespit işlemi yaptırılarak meydana gelen zarar tutarının belirlendiği davalı tarafça satılan trafonun gizli ayıplı/ imalat hatalı ve toplama bir trafo olup orjinal olmadığı olduğu ileri sürülerek, mahkemece yapılan tespit işlemi ile tespit edilen zarar tutarı (yeniden onarım bedeli tutarı) ile tespit dosyasında yapılan yargılama giderinin davalı taraftan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekilince; trafonun son arızasında, garanti kapsamı yok sayılarak, yetkili olmayan kişiler tarafından müdahale edildiğini, trafonun parçalandığını, trafoyu garanti kapsamı dışına çıkardığını ayrıca davacı tarafça alınan değişik iş raporunda tespit edilen trafonun müvekkilinin kurumunu yaptığı trafo olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkememizce Gebze 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/56 D.İş sayılı dosyası dosya içerisine kazandırılmış, bilirkişi heyetinden kök ve itirazlar üzerine 1.ek rapor ile görülen lüzum üzerine 2.ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 16.12.2025 tarihli 2. Ek Raporun incelenmesinde; netice olarak, ''davacının talebinin, bilirkişi raporlarımıza yapılan itirazlardan da tekraren anlaşılacağı üzere, trafonun yenisiyle değiştirilmesi değil, icra takibine konu ettiği onarım bedelinin ödenmesi talebi olduğu, gerek kök, gerekse ek raporda açıkça belirtildiği üzere trafonun onarım bedelinin (icra takibine konu 29.606,20 USD – faizsiz tutar) onarım yapan firmaya yabancı para yada TL olarak ödendiğini gösteren belgelerin gönderilmesi istenmesine karşın, davacı vekilinin 24.10.2025 tarihli dilekçesi ekinde yine, trafonun satış bedelinin ödendiğine ilişkin banka dekontlarının (05.09.2020 – 14.09.2020 v.b.) gönderildiği, trafodaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, trafonun orijinal değil toplama trafo olduğu, davalının %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce eldeki davaya ve icra takibine konu edilen tutarın davacının uğradığını ileri sürdüğü zararın tahsiline ilişkin olup, trafo tamir masrafının rücuen tahsiline ilişkin olmadığı, bu bakımdan hukuki nitelendirme ve takdir ile münakaşası mahkememize ait olmak üzere, değişik iş dosyasında alınan bilirkişi tespit raporunda belirlenen zarar tutarının/tamir masrafının hasarın meydana geldiği tarih aralığında serbest piyasa koşulları ile orantılı olup olmadığı, orantılı değil ise davaya konu trafonun yeniden çalışır vaziyete getirilmesi için gerekli hasar giderim bedelinin ne olacağının hasarın meydan geldiği tarihteki piyasa koşullarına göre tespiti hususunda ek rapor tanziminin istenilmesine karar verildiği, ara karar doğrultusunda tanzim edilen 26.02.2026 tarihli 3.ek raporda neticeten; olay sonrası hasar gören trafo ve teçhizatının onarılarak eski haline gelebilmesi için gereken harcama tutarının 29.606,20 $ olarak tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmış, bilirkişi heyetine ait 26.02.2026 tarihli 3.ek rapor dosya kapsamına ve denetime elverişli olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır. 6098 sayılı TBK 227.maddesinde Ayıplı mal satışı halinde alıcının seçimlik hakları belirtilmiş olup, anılan yasanın 227/2 fıkrasında ise , alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre; Davacıya ait Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer alan taşınmaz üzerindeki fabrika ve ofis alanı içerisinde yer alan binanın ihtiyacı olan 630 K VA enerji için trafo tesisinin imalatı ve kurulumunun davalı tarafça gerçekleştirildiği, trafonun teslim ve kurulumdan sonra birden fazla kez arızalandığı, 01.08.2022 tarihinde gerçekleşen patlama neticesinde davaya konu trafonun kullanılamaz hale geldiği, patla sonrası davacı tarafça yaptırılan tespit işlemi ile trafonun çalışır hale gelmesi için gerekli hasar giderim bedelinin 29.620,00 USD olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi heyetine ait 26.02.2026 tarihli 3.ek raporda ayrıntıları belirtildiği üzere, davaya konu trafodaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, trafonun orijinal değil toplama trafo olduğu, gerçekleşen hasarın oluşumunda davalının %100 oranında kusurlu olduğunun ve trafo ve teçhizatının onarılarak eski haline gelebilmesi için gereken harcama tutarının 29.606,20 $ olarak tespit edildiğinin belirtildiği, buna göre gerçekleşen zarardan davalının satıcı sıfatı ile sorumlu bulunduğu yine zararın tespiti bakımından davacı tarafça yaptırılan tespit işlemi nedeni ile oluşan yargılama giderinden de davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilince davaya konu trafonun kendileri tarafından satılan trafo olmadığı trafonun içinin davacı tarafça değiştirildiği savunulmuş ise de , dosya kapsamına ve savunmanın ileri sürülüş biçimine göre davalı tarafça savunulan bu hususun ispat edilememiş olduğu anlaşılmakla bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiş, davalının icra takibi ile temerrüte düştüğü kabul edilerek takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine, alacağın yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, icra inkar tazminatının ve davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının ... 16.İcra Müdürlüğü'nün 2022/16923 Esas sayılı dosyasında itirazının kısmen iptali ile 29.606,20 USD ve 2.442,90 TL asıl alacak üzerinden devamına, 29.606,20 USD asıl alacak tutarı bakımından; asıl alacağın 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca yabancı para Alacaklarına kamu bankalarınca 1 yıllık vadeli USD mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanarak (Takip talebindeki yıllık %4,4 oranını aşmamak kaydı ile) tahsiline, 2.442,90 TL asıl alacak tutarı bakımından yılık %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle tahsiline, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Alacağın yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, icra inkar tazminatının REDDİNE , Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE, 3-Kabul edilen 29,606,20 USD + 2.442,90 TL (dava tarihinde 1 USD 18.7582 TL) TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 38.103.45 TL karar ve ilam harcından 6.743,84 TL'nin düşümü ile eksik alınan 31.359,61 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 6.743,84 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.824,54 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 20.729,55 TL yargılama giderinin, kabul/ talep oranına göre hesaplanan 20.521,95 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 207,60 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden takdir edilen 89.248,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddolunan miktar üzerinden 4.666,38 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul / red oranına göre 15,60 TL'sinin davacıdan, kalan 1.544,40 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2026
Başkan ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Katip 181018 ¸[e-imza]