İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/672 E. 2026/501 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/672
Karar No
2026/501
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/672 Esas KARAR NO : 2026/501

... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/09/2025 KARAR TARİHİ : 22/06/2026 KARAR Y.TARİHİ : 08/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında kambiyo senetlerine dayalı bir takip başlatıldığını, takip tarihinin 2010 yılı olduğunu, takip konusu alacağa dayalı bononun incelenmesinde, alacaklısının ... Ltd. Şirketi olduğu borçlu olarak ... ismi yazıldığı ancak herhangi bir TC kimlik numarası yazılmadığı gibi adres olarak ise müvekkilinin hiçbir zaman oturmadığı veya kayıtlı olmadığı bir adresin yazıldığının tespit edildiğini, senet altındaki imzanın kesinlikle müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin bono borçlusu ile hiçbir ticari veya fiili bağlantısının olmadığını, takip konusu bononun incelenmesinde bedel kaydı nakit olarak yazıldığını, bununda hukuken ve fiilen imkansız olduğunu, ... şirketi bonoyu .... ... şubesine ciro etmiş ve bono ödenmeyince icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin dava dışı bankanın müşterisi olduğu için kimlik numarasına ulaşılmış ve kendisine bu yolla tebligat çıkarıldığını, takipten haberi olan müvekkilinin banka ile görüşmüş ve kendisine bir hata olduğu ve dosyanın kapatıldığının şifahi söylendiğini ancak dosya alacağının 2019 yılında ...'ye temlik edildiğini, davalı ... AŞ'nin bir borç yazısı göndermesi üzerine müvekkilinin cevabi yazı yazmış ve yine dosyanın işlemsiz kaldığını, ancak 2025 Mayıs ayında müvekkilinin banka hesaplarına haciz konularak 29.874,00 TL'nin haksız olarak tahsil edildiğini, icra takibinin dayanağı bononun altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığından ve haciz vasıtası ile tahsilat yapıldığını belirterek, 29.874TL'nin ödeme tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niye tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II-SAVUNMALAR Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenizce gerekli görüldüğü takdirde yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde de ilgili imzanın borçluya ait olduğu açıkça ortaya çıkacağını, bononun tanzim tarihinden öncesine ve sonrasına ait resmi dairelerde bulunan imza örneklerinin istenmesini gerektiğini, davacının imzaları incelendiğinde imzanın borçluya ait olduğunun anlaşılacağını savunmuş tüm nedenlerle haksız ve kötü niyetli yapılmış olan itirazların reddedilmesi ve karşı tarafın güncel faiz ve masraflarla birlikte tüm alacak miktarı üzerinden %20 ‘den aşağı olamamak üzere icra inkar tazminatı ile yine bu miktar üzerinden %10 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2. ... sayılı dosyası) incelenmesinde; Alacaklı .... Vekili tarafından borçlu ... aleyhine 10/07/2010 vade tarihli 6.200,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak 6.200,00 TL asıl alacak, 800,83 TL işlemiş faiz, 18,60 TL komisyon, 68,35 TL protesto masrafı olmak üzere toplam 7.087,78 TL'nin tahsil için ilamlı takip başlattığı anlaşılmıştır. 3. Davaya konu senedin incelenmesinde; borçlusu ..., Alacaklısı .... Olan 2.04.2010 tanzim tarihli, 10.07.2010 ödeme tarihli 6.200,00 TL bedelli senet olduğu anlaşılmıştır. . 4. Davacının huzurda imza örnekleri aldırılmış, davacının imzasının bulunduğu kurumlara müzekkere yazılarak imza örnekleri celp edilmiştir. 5.Bilirkişi raporu. Adli Belge İnceleme uzmanı bilirkişi 04/06/2026 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; dava konusu borçlusu ... ve alacaklısı ..." olarak düzenlenmiş 12.04.2010 tanzim ve 10.07.2010 tarihli "6.200,00" TL'lik senet üzerindeki ... adına atılı bulunan borçlu imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasen ... elinden çıkmadığı şeklinde görüş bildirilmiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, ... sayılı takip dosyasına dayanak senet nedeniyle davalı yana borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit davalarında ispat yükü, davacının iddiasının dayandığı nedenlerin niteliğine göre değişkenlik gösterir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Somut olayda; davacı, davalı yanı tanımadığını, dava konusu senedi imzalamadığını, böyle bir borcu bulunmadığını ileri sürerek, senet altındaki imzayı inkar etmiş ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Bu halde, hukuki ilişkinin varlığını, senet üzerindeki borçlu imzasının davacıya ait olduğunu ispat etmek davalı alacaklıya düşmektedir. Dosya kapsamı, hükme esas alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, takip konusu bono üzerindeki imzanın ... eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda, takip dayanağı 1007.2010 ödeme günlü, 12.04.2010 düzenleme tarihli 6.200,00 TL bedelli senet üzerindeki imzalarının davacı ...'ya ait olduğu ispatlanamadığından, davacının davasının kabulüne, ... Esas sayılı icra takibine dayanak 10/07/2010 ödeme tarihli 12/04/2010 düzenlenme tarihli 6.200,00 TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, işbu takip nedeniyle ödenen 29.874,00 TL'nin ödeme tarihi 28/05/2025 olan tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Davacının kötüniyet tazminatı isteminin ise şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. V-HÜKÜM 1-Davanın Kabulü ile, ... Esas sayılı icra takibine dayanak 10/07/2010 ön ödeme tarihli 12/04/2010 düzenlenme tarihli 6.200,00 TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, işbu takip nedeniyle ödenen 29.874,00 TL'nin ödeme tarihi 28/05/2025 olan tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Kötüniyet tazminat talebinin reddine, Karar ve İlam Harcı 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.040,69 TL harçtan peşin alınan 615,40 -TL, harcın mahsubu ile bakiye 1.425,29-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 829,90- TL, bilirkişi ücreti olarak 7.000,00-TL olarak yapılan toplam 7.829,90-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplam 1.318,30 ‬-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, 6. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 7. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 29.874,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/06/2026 Katip ... E-İmzalı

Hakim ... E-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/672, K. 2026/501, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-672-e-2026-501-k-7a9d1f298b81