İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/13 E. 2026/685 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/13
Karar No
2026/685
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/13 Esas KARAR NO : 2026/685

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/01/2026 KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla taraflarınca .... İcra Müdürlüğü 2025/... esas sayılı dosyası üzerinden ... Turizm Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, edimini ifa etmeyen davalı borçlu bilinçli olarak müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalışmakta ve ortada likit bir alacak mevcut olmasına karşın icra takibine itiraz etmekte olduğunu, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilin alacağının haklılığı ortaya çıkacağını, davalı takip borçlusunun kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek durmasına yol açmak suretiyle müvekkilin alacağına kavuşmasını engellediği açıkça ortada olduğunu, işbu sebeplerle davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, dava konusu icra takibi, davalı borçlunun haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sonucunda herhangi bir teminata bağlı olmaksızın durdurulmuş olup müvekkilin haklı alacağına kavuşması engellendiğini, bunlara ek olarak; davalı takip borçlusunun, taraflar arasındaki mal alım satım ilişkisi sebebiyle düzenlenen sevk irsaliyelerini, faturaları ve teslim tutanaklarını ticari defter ve kayıtlarına işlememe ve yargılama sırasında ticari defter ve kayıtlarını sayın mahkemenize ibrazdan kaçınma ihtimali bulunmakta olduğunu, bu durumda müvekkili şirketin haklı alacağına kavuşması daha da güçleşecek ve neredeyse imkansız hale geleceğini, davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile; davalının haksız ve mesnetsiz itirazının 69.515,12 TL üzerinden iptalini ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamını, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili bahse konu takipte borçlu sıfatıyla kayıtlı olduğunu, ancak bu sıfatın oluşması için hukuka uygun bir borç ilişkisinin varlığı söz konusu olmalı olduğunu, ancak taraflar arasında borç ilişkisi mevcut olmadığından ‘borçlu’ sıfatı da oluşmadığını, davacı yan ile davalı müvekkili arasında iddia edilen borcu doğuran bir alım satım, hizmet görüm ve dahi herhangi bir surette borç doğuran ve müvekkili borçlu kılan bir ilişki mevcut olmadığını, davacı taraf, takip dosyasına takip dayanağı belge olarak cari hesap ekstresi adı altında imzasız bir belge sunduğunu ve aynı belgeyi dava dilekçesinin ekinde de sunmakla, müvekkilimin bakiye 69.515,12 TL borcu olduğunu iddia etmekte ise de tek başına cari hesap ekstresi adı altında düzenlenen ve tarafların imzalarını, tarihi içermeyen herkesçe her zaman düzenlenebilecek söz konusu belge iddia olunan borcun varlığını ispat etmemekte olduğunu, kaldı ki taraflar arasında cari hesap sözleşmesi de kurulmadığını, bu sebeple, yazılı şekilde kurulması gereken bir cari hesap sözleşmesine dayanmayan cari hesap ekstresi adı altında sunulan imzasız, tarihsiz belgenin borcun varlığını tek başına kanıtladığı iddia olunamayacağını, davacı şirket, iddia olunan borca dayanak alım satım ilişkisini kanıtlar nitelikte sözleşme, ticari satımda düzenlenmesi TTK’ya göre zorunlu olan fatura ya da herhangi bir surette borcun dayanağı yazılı belge ya da senede davaya konu icra takibinde dayanmadığını, bu haliyle davaya konu ilamsız icra takibinde iddia olunan borç kanıtlanamadığını, bu itibarla anılan icra takibine süresi içerisinde yaptıkları haklı itiraz neticesinde dayanaksız icra takibi durdurulmuştur. İşbu aşamadan sonra davacı yanca huzurdaki itirazın iptali davası ikame edildiğini, davacı yanca ikame edilen davanın açıkladığımız sebeplerle haksız ve yersiz olduğu ortada olduğunu, bu nedenle davanın reddini, davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas Sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı davasıdır. Mahkememizdeki dava 03/01/2026 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 69.515,12 TL asıl alacak ve 13.526,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 83.041,52TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ...'dan alınan 16.06.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Taraflar arasında TTK'nın 89. maddesi anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi niteliğinde olduğu, açık hesap ilişkisinin önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen ticari ilişkinin devam etmesi durumunu ifade ettiği, Davacı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun şekilde tutulduğu, bu haliyle davacı lehine delil niteliği taşıdığı, davacının elektronik sistemine kayıtlı faturaları e-fatura sistemi üzerinden " Ticari Fatura Senaryosu" ile gönderdiği, bu kapsamda düzenlenen faturaların alıcısına tebliğ edilmiş sayıldığı, davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan takip tarihi itibarıyla 69.515,12 TL alacak kaydının bulunduğu tespiti yapılmıştır. Davacı tarafın .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu ilamsız takipte 69.515,12 TL asıl alacak, 13.526,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 83.041,52 TL alacağın tahsilini talep ettiği, Yapılan inceleme ve hesaplamalar kapsamında davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 69.515,12 TL alacak talep edebileceği, bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun gereği avans faiz uygulanması gerekeceği, Davacının, davalıyı TBK 117. Maddesi gereğince temerrüde düşürmediğinden 13.526,40 TL takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceği, Sonuç kanaatine varılmıştır " şeklinde rapor ibraz etmiştir. Bilirkişi raporunun geldiği, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekilleri rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuştur. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; İspat yükü alacak olduğunu iddia ederek takip başlatan davacı tarafa ait olmakla bu kapsamda davacı tarafından sunulan fatura incelenmiş ve tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan incelemede davacının ticari defterlerinin usulünce tasdik edildiği ve usulüne uygun olduğu takip konusu faturanın defterde kayıtlı olduğu davalının usulüne uygun ihtara rağmen belirlenen günce defterleri hazır etmediği anlaşılmıştır. TTK' nın Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. Maddesi şu şekildedir, (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.Madde metninden anlaşılacağı üzere, dava konusu alacağı davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı olması ve davalı tarafından ticari defterlerin sunulmamış olması nedeniyle davacıya ait defterlerin kendisi lehine delil teşkil edileceği bu nedenle davacı tarafından ispat şartının gerçekleştirildiği anlaşılmış bu nedenle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan icra inkar tazminatı talebi kabul edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Davacının, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar harcı 4.748,58TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 771,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.976,64 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan732,00 TL başvurma harcı, 771,94 TL peşin nispi harç ve 104,00 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.607,94 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan (bilirkişi, tebligat, müzekkere) 9.160,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekillinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/13, K. 2026/685, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-13-e-2026-685-k-aa9a9d7ff7aa