İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/427 E. 2026/696 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/427
- Karar No
- 2026/696
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/427 Esas KARAR NO : 2026/696
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/07/2024 KARAR TARİHİ : 28/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi'nin...'da faaliyet gösterdiğini, 2023 yılı Mayıs ayından itibaren bölgede yaşanan yoğun elektrik kesintileri ve voltaj dalgalanmaları nedeniyle birçok kez arıza kaydı oluşturulduğunu, yetkili ekiplerin sorunun ters bağlantıdan kaynaklandığını belirttiğini, bu durumun 14.07.2023 tarihinde davalı kuruma bildirildiğini, 05.07.2023 tarihinde yaşanan elektrik kesintileri neticesinde müvekkil şirkete ait klima dış ünitesinin yandığını ve cihazın kullanılamaz hale geldiğini, bu durumun servis formuyla kayıt altına alındığını, ayrıca buzdolabı ve soğutucunun da sık elektrik kesintileri sebebiyle ana kompresör arızası yaşadığının yetkili servis tutanağıyla tespit edildiğini, ... model cihazın da elektrik kesintilerinden zarar görerek yandığını, jeneratörün sürekli devreye girmesi nedeniyle fazladan yakıt tüketimi yapıldığını, yaşanan maddi zararların tespiti amacıyla ... 20. Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş dosyası üzerinden delil tespiti yapıldığını, bilirkişi raporunda elektrik hattındaki arızaların cihazlarda hasara yol açtığının doğrulandığını, davalı şirketin Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği uyarınca sunduğu hizmetin kalitesinden sorumlu olduğunu, yaşanan durumun ayıplı hizmet teşkil ettiğini, davalının tehlike esasına dayalı kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, bakım ve onarım eksiklikleri nedeniyle müvekkil şirketin uğradığı zararlardan davalının sorumlu olduğunu, klima bedeli, buzdolabı bedeli, UPS cihazı bedeli ve jeneratör yakıt bedeli olarak şimdilik toplam 400,00 TL maddi tazminatın 05.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. TALEP ARTIRIM: Davacı vekili 15/07/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile; ... Şirketi tarafından...E. sayılı dosyada belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada, 100,00 TL klima bedeli, 100,00 TL buzdolabı bedeli, 100,00 TL UPS cihazı bedeli ve 100,00 TL jeneratör yakıt bedeli olmak üzere toplam 400,00 TL tutarındaki alacakların talep edildiğini, yargılama sürecinde alınan 03.06.2026 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda alacakların belirgin hale geldiğini, HMK 107/2. madde uyarınca iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın dava dilekçesindeki taleplerin artırıldığını, klima bedelinin 10.000,00 TL tutarına, buzdolabı bedelinin 8.000,00 TL tutarına, UPS cihazı bedelinin 2.000,00 TL tutarına ve jeneratör yakıt bedelinin 11.490,76 TL tutarına yükseltildiğini, toplam alacak miktarının 31.490,76 TL seviyesine çıkarıldığını, bu artırım tutarına ilişkin 530,96 TL ıslah harcının dosyaya yatırıldığını, ... 20. Sulh Hukuk Mahkemesi nezdindeki... sayılı değişik iş dosyasında yapılan delil tespiti giderlerinin de davalıdan tahsilinin gerektiğini, toplam 31.490,76 TL tutarındaki alacağın haksız fiil tarihi olan 05.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ... adresindeki iş yerinde 05/07/2023 tarihinde meydana geldiğini iddia ettiği yangın nedeniyle açtığı davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının 21.12.2012 tarihli EPDK Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin 26. maddesinde öngörülen 30 iş günlük başvuru süresine uymadığını, iddia edilen hasarın müvekkil şirketin sorumluluğundaki elektrik dağıtım tesislerinden kaynaklanmadığını, hasarın kullanıcı hatasından veya tesisat eksikliğinden meydana geldiğini, Elektrik İç Tesisat Yönetmeliği uyarınca kaçak akım rölesi bulundurma yükümlülüğünün aboneye ait olduğunu, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 15. maddesi gereği bağlantı noktasından sonraki tesisatın mülkiyetinin ve bakım sorumluluğunun kullanıcıya ait olduğunu, müvekkil şirketin dağıtım şebekesinde herhangi bir ihmal veya kusur bulunmadığını, saha keşifleri neticesinde dağıtım tesisinden kaynaklı bir sorun tespit edilmediğini, davacının sunduğu tek taraflı servis raporunun hükme esas alınamayacağını, gerçek zararın tespiti için mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının talebinin belirlenebilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davanın usulden reddi gerektiğini, eşyaların yıpranma payı ve amortisman giderleri düşülmeden hesaplanan tazminat taleplerinin kabul edilemeyeceğini, voltaj dalgalanmalarına karşı koruma sağlayan UPS cihazlarının kullanılmaması veya cihazların iç devrelerindeki arızaların hasara yol açmış olabileceğini, emsal yargı kararlarında da yangının iç tesisattan kaynaklandığı durumlarda dağıtım şirketinin sorumlu tutulamayacağının hüküm altına alındığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ticaret sicil kayıtları, abone sözleşmesi, fatura, hesap bilgisi, davacı vekili tarafından sunulan faturalar ve fişler, elektronik servis kayıtları, ... 20. Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.iş dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır. Dosya mahallinde yapılan keşif ile elektronik mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 09/09/2025 tarihli raporda; davacı işyerinde 2023 yılı içinde yaşanan voltaj dalgalanması ve kesintiler sonucu elektronik cihazlarda hasar meydana geldiği iddiası incelendiği, dosya kapsamındaki servis kayıtları, faturalar ve mahallinde yapılan gözlemler esas alındığı, her cihaz için (1) arıza türü ve onarılabilirlik, (2) cihaz yaşı/ekonomik ömür, (3) onarım—değişim eşiği ve eski-yeni tenzilat ilkesi birlikte değerlendirildiği, UPS için olay anında kullanımda olduğu kabulü ile hesap yapıldığı, cihaz bazlı zarar tespiti (takdir edilen tutarlar); Buzdolabı (... ...kompresör arızası; 2011 alış faturası dikkate alındığında olay esnasında cihaz yaşı 12 yaşında oluparıza onarılabilir nitelikte olmakla birlikte, yaş ve ekonomik ömür nedeniyle yüksek tenzilat uygulandığı, makul tazminat tutarının 8.000,00 TL. olabileceğine kanaat getirildiği, UPS (...) — 2000 tarihli finansal kiralama sözleşmesi dikkate alındığında olay esnasında cihaz yaklaşık 25 yaşında olup, elektronik kart hasarı bakımından olay anında kullanım kabulüyle dahi, ileri yaş ve sınırlı fayda nedeniyle tazmin onarım/hurda değeri ile sınırlandırılmıştır. Makul tazminat tutarının 2.000,00 TL olabileceğine kanaat getirildiği, klima (...) — dış ünite yangın/hasar; 2010 tarihli alış faturası dikkate alındığında olay esnasında cihaz yaklaşık 13 yaşında olup onarımın teknik/ekonomik sınırları ve yeni sete geçişteki fayda dikkate alınarak yüksek tenzilat uygulandığı, makul tazminat tutarının 10.000,00 TL. olabileceğine kanaat getirildiği, toplam zarar (cihazlar): 20.000,00 TL. olarak hesap edildiği, Jeneratör yakıt gideri, ... tarafından bildirilecek kesinti süreleri (tarih-saat ve dakika) esas alınarak, işyerindeki jeneratörün nominal gücü ve ortalama yüklenme oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanacağı, kusur ve illiyet bağı değerlendirmesi ile birlikte jeneratör yakıt kalemlerine ilişkin talepler bakımından, önceki ön raporda talep edilen OSOS gerilim/kesinti kayıtları, bölgeye ait planlızplansız kesinti dökümleri ve aynı dönemde voltaj dengesizliği nedeniyle yapılan diğer abone başvuruları ... tarafından sunulduğunda veriler analiz edilecek, böylece şebeke olaylarının dava konusu cihaz hasarlarıyla olan illiyet bağı ve kusur/sorumluluk oranı ayrıca takdir edileceği, taraflar arasındaki sözleşmede elektriğin hangi şartlar altında kesilebileceğinin düzenlendiği, ilgili maddeye aykırı bir şekilde ... tarafından yapılan kesintilerin sözleşmeye aykırılık oluşturacağı, dolayısıyla, ...'ın sözleşmeye aykırı fiili sebebiyle zarar meydana geldiyse ve bu zararın oluşmasında ...'ın kusuru var ise davalının sözleşmeye aykırılık sebebiyle sorumlu olacağı, Muhterem Mahkemece sözleşmeye aykırılık olmadığı kanaatine varılırsa davalının haksız fiil sorumluluğunun değerlendirilmesi gerektiği, hizmet kalitesinden sorumlu olan davalının bu hizmet kalitesini yerine getirmediği takdirde hukuka aykırı bir fiilin mevcut olacağı, davalının hukuka aykırı fiili sebebiyle davacının belirttiği zarar meydana geldiyse ve bu zarara davalı kusuru ile sebebiyet verdiyse davalının haksız fiilinden sorumlu olacağı, somut olayda heyetimiz teknik üyesi dosyaya sunulu belgeler kapsamında şebeke olaylarının dava konusu cihaz hasarlarıyla olan illiyet bağı ve kusur/sorumluluk oranını tespit edilemediğini belirttiği, dolayısıyla halihazırda davalının somut olay bakımından sorumlu olup olmadığı anlaşılamadığı belirtilmiştir. Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlen ... tarihli ek raporda; ...'ın ... tarihli yazısı ile davacının beyan ettiği tarih ve adreste dışsal kaynaklı kesinti kayıtlarının bulunduğunun ... tarafından açıkça teyit edilmiş olması; Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 11. maddesi uyarınca davalının kullanıcının kofra noktasına kadar sağlıklı, kaliteli ve sürekli elektrik enerjisi tedarik etmekle yükümlü olduğu, kesinti ve dalgalanmanın dışsal bir nedenden kaynaklanması halinde dahi bu mutlak yükümlülüğün ortadan kalkmayacağı; aksi düşüncenin dağıtım hizmetinin sonuç yükümlülüğü niteliği ile bağdaşmayacağı, davaya konu klima dış ünitesi, buzdolabı kompresörü ve ... kartlarının AYNI ZAMAN ARALIĞINDA (Mayıs-Temmuz 2023) ve elektriksel orijinli olarak arızalanmasının; iç tesisat kaynaklı izole bir arıza ile açıklanması güç, ancak besleme hattı şebeke kaynaklı bir gerilim olayı ile uyumlu bir tablo oluşturduğu, aynı dönemde davacı tarafça yakıt fişleriyle sabit olduğu üzere jeneratörün defaten çalıştırılmak zorunda kalınmasının, davalı ....'ın sürekli enerji tedariki yükümlülüğünü yerine getiremediğinin somut göstergesi olduğu, davacıyı jeneratör çalıştırmaya MECBUR BIRAKAN EYLEMİN davalının kalite süreklilik kusuru olduğu, davalı vekilinin Kaçak Akım Rölesi yokluğu itirazının teknik açıdan kabul edilemeyeceği; zira kaçak akım koruma rölesinin gerilim düzenleme, aşırı gerilim sınırlama veya transıent bastırma gibi bir işlevinin bulunmadığı, bu cihazın yalnızca elektrik çarpması ve yalıtım hatası kaynaklı yangına karşı korumaya yönelik olduğu; dolayısıyla röle yokluğunun cihaz hasarlarında davacıya müterafık kusur atfedilmesine teknik dayanak teşkil etmeyeceği, delil tespit dosyasında düzenlenen 05.02.2024 tarihli bilirkişi raporu ile arızanın “besleme hattı kaynaklı” yani KOFRA ÖNCESİ (davalı sorumluluk alanı) olduğunun tespit edildiği; davalı yanca bu tespiti çürütücü nitelikte iç tesisat incelemesi tespiti dosyaya sunulmadığı, davalı vekilinin atıf yaptığı Yargıtay 3. HD'nin ... E. sayılı kararının, iç tesisat kaynaklı yangının kesin tespit edildiği bir uyuşmazlığa ilişkin olduğundan huzurdaki dosyaya emsal nitelikte bulunmadığı, davalı vekilinin Yönetmelik m. 26 başvuru süresine ilişkin itirazının hukuki nitelikte olduğu, davacının 14.07.2023 tarihli yazılı bildirimi karşısında en azından klima yangını yönünden teknik olarak süre engelinin bulunmadığı, diğer kalemler bakımından süre uygunluğuna ilişkin nihai hukuki takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacı vekilinin cihaz bedelleri tutarlarına ilişkin (UPS 58.855,50 TL, buzdolabı 16.500 TL ve klima 23.000 TL tutarlarının aynen kabulü yönündeki) itirazlarının, cihazların ileri yaşı, ekonomik ömürlerini doldurmuş olması ve eski-yeni tenzilat ilkesi karşısında TEKNİK AÇIDAN YERİNDE GÖRÜLMEDİĞİ; cihaz tazminat tutarlarının kök raporda olduğu gibi (Buzdolabı 8.000 TL + UPS 2.000 TL + Klima 10.000 TL = 20.000 TL) muhafaza edildiği, Jeneratör yakıt bedeli yönünden, dosyaya sunulan 02.06.2023, 26.07.2023, 27.07.2023, 28.07.2023 ve 01.08.2023 tarihli toplam 11.490,76 TL'lik yakıt fişlerinin jeneratör çalışmasının fiili karinesi sayılması gerektiği; ayrıca bu denli sık jeneratör devreye girmesinin ...'ın tedarik kusurunu ortaya koyduğu, bu çerçevede 11.490,76 TL'nin de tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiği, sonuç olarak; cihaz zararları (20.000,00 TL) ile jeneratör yakıt bedeli (11.490,76 TL) toplamı olan 31.490,76 TL'nin davalı dağıtım şirketinden tahsili yönündeki davacı talebinin teknik açıdan haklı olduğu; davalı şirketin sağlıklı sürekli enerji tedarik yükümlülüğünü ihlâl ettiği ve eylem ile zarar arasında illiyet bağının kurulduğu belirtilmiştir. Dava; elektrik kesintisi nedeniyle oluşan maddi zararın giderilmesi talebine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu somut olayda; davacı, sık sık elektrik kesintileri yaşadığını, ... ekiplerinin, sorunun ...'te yapımı süren bir camiinin inşaatından kaynaklanan "ters bağlantı" nedeniyle voltajın 180V ile 257V arasında aşırı dalgalanması olduğunu tespit ettiklerini, bu durumun ...' a bildirildiğini, elektrik kesintileri nedeniyle klimanın dış ünitesinde yangın çıktığını, buzdolabının kompresörünün arızalanmasına neden olduğunu, UPS cihazının da yandığını, sürekli kesintilerin jeneratörün normalden fazla çalışmasına ve 11.980,39 TL'lik ek yakıt gideri oluşmasına neden olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'ne (ayıplı hizmet), Tüketici Kanunu'na ve Borçlar Kanunu'ndaki tehlike (kusursuz) sorumluluk ilkesine dayandığını, elektrik dağıtımının tehlikeli bir faaliyet olduğunu ve zarar ile faaliyet arasında illiyet bağı bulunmasının yeterli olduğunu belirterek zararının tazminini talep etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin ve ilgili mevzuatın incelenmesinde; "Elektrik iletim ve dağıtım şebekesi işletmecileri ile elektrik tüketicileri arasındaki bağlantı ve sistem kullanım anlaşmaları, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini oluşturmaktadır. Bu anlamda, elektrik kesintilerinden dolayı tüketicinin bir zarara uğraması durumunda, şartları varsa söz konusu sözleşme ilişkileri kapsamında ilgili iletim veya dağıtım şirketinin sözleşme sorumluluğu gündeme gelebilecektir. Elektrik kesintileri, sözleşme sorumluluğuna yol açabileceği gibi, şartların varlığı hâlinde TBK m. 49 hükmü çerçevesinde dar anlamda haksız fiil sorumluluğuna da vücut verebilir. Bu anlamda bu iki sorumluluk sebebi arasında, TBK m. 60 anlamında bir yarışmanın varlığından da söz edilebilir. Haksız fiil hükümlerinin uygulanması, özellikle taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı durumlarda önem kazanır. Dosyaya mübrez belgeler incelendiğinde huzurdaki davanın tarafları arasında 24.01.2008 tarihli “...A.Ş. Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması” akdedildiği, bu anlaşmanın davacının Elektrik Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca davalı şebekesine bağlanması için gerekli hüküm ve şartları içerdiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin “Anlaşma Gücü” başlıklı 3.maddesinde, kullanıcının bu anlaşma revize edilmeden anlaşma gücünün üzerinde elektrik enerjisi almayacağı düzenlenmiştir. Davalının davacıya elektrik enerjisi sağlayacağı, davacının da bu enerji sağlama hizmeti karşılığında bedel ödemesi gerektiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesinde karşılıklı yükümlülükler düzenlenmiştir. Bu yükümlülükler; dağıtım sistemi varlıklarının tesis edilmesi ve müşteri mülkiyetindeki tesislerden yararlanma, mali yükümlülükler ve teknik hükümler olmak üzere üç ana başlığa ayrılmıştır. Bunun yanı sıra dava konusu elektrik kesintisi hususunda “Kullanıcı Bağlantısının ve/veya Enerjisinin Kesilmesi” başlıklı 8.maddenin düzenlendiği, İşbu maddeye göre de: “Dağıtım Şirketi; a) Bu Anlaşma ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince enerji kesilmesini gerektiren durumlarda en az 5 (beş) gün önceden bildirimde bulunmak suretiyle, b) Dağıtım sisteminin herhangi bir bölümünün Dağıtım Şirketi tarafından test ve kontrolünün, tadilatının, bakımının, onarımının veya genişletilmesinin gerektirdiği durumlarda en az 5 (beş) gün önceden bildirimde bulunmak suretiyle, c) Mücbir sebep hallerinden birine bağlı durumlarda, d) Can ve mal güvenliğinin sağlanmasının gerektirdiği durumlarda, e) Dağıtım sistemini veya enerji alınan veya verilen başka bir sistemi etkileyen veya etkileme ihtimali olan kaza, sistem arızası veya acil durumlarda, Kullanıcının tesis ve/veya teçhizatının bağlantısını kesebilecektir. Enerji kesintisine neden olan durumun ortadan kalkmasından sonra Kullanıcıya ait tesis ve/veya teçhizat mümkün olan en kısa sürede yeniden enerjilendirilecektir. Kullanıcının bağlantı noktasında enerjisinin kesilmesine ilişkin yazılı talebi Dağıtım Şirketi tarafından varılan mutabakat çerçevesinde yerine getirilecektir. Dağıtım Şirketinin yukarıdaki nedenlere dayalı enerjiyi kesme ve tekrar verme işlemleri ile ilgili olarak yaptığı harcamalar, Kullanıcı tarafından üstlenilecektir.” şeklinde taraflar arasındaki sözleşmede elektriğin hangi şartlar altında kesilebileceğinin düzenlendiği görülmektedir. Elektrik Piyasası Kanunu’nun 17/8.maddesine göre: "Elektrik enerjisinin kalitesizliğinden veya kesintilerinden kaynaklanan zarar ve hasarların ilgililerinden tazminine ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.” Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği’nin “Hizmet kalitesi sorumluluğu” başlıklı 4. Maddesi ise şu şekilde düzenlenmiştir: “Dağıtım şirketi, dağıtım lisansında belirlenen bölgede bulunan kullanıcılara sunduğu hizmetin kalitesinden ve görevli tedarik şirketi3 perakende satış faaliyetine ilişkin ticari kaliteden sorumludur.” İlgili yönetmeliğin 5.maddesinde hizmet kalitesi sınıflandırılmıştır: “ (1) Dağıtım sisteminde sunulan hizmetin kalitesi; a) Tedarik sürekliliği kalitesi, b) Ticari kalite, c) Teknik kalite olmak üzere, Kurum tarafından üç ana başlık altında izlenir.” Tedarik sürekliliği kalitesi ise yönetmeliğin 7.maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir: “Tedarik sürekliliği kalitesi, dağıtım sistemi kullanıcılarına ekonomik olarak kabul edilebilir maliyetlerle ve mümkün olan asgari kesinti süresi ve sıklığı ile elektrik enerjisi sunabilme kapasitesidir.” şeklinde düzenlenmiştir. TBK m. 49 uyarınca, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bu madde uyarınca bir kimsenin hukuka aykırı davranışı ancak başkasına zarar verirse tazminat söz konusu olur. Haksız fiilin gündeme gelebilmesi için 4 unsurun varlığı aranmaktadır. Bunlar; hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağıdır. Haksız fiil, borç doğuran bir ilişki türüdür. Eylemi gerçekleştiren kişi, zarar görene karşı, kusur sorumluluğu oranında maddi ve/veya manevi tazminat ödemek durumunda kalabilecektir. Hukuka aykırı fiil unsuru ile bir başkasına zarar vermek ile sonuçlanan her kusurlu fiil, failinin sorumluluğunu doğurmayacaktır; bunun için ayrıca söz konusu fiilin hukuka aykırı olması aranacaktır. Zarar verici fiil, başkasının hukukça korunan bir malvarlığına müdahaleyi yasaklayan veya böyle bir müdahaleden kaçırmayı emreden hukuk normuyla çatıştığı zaman, hukuka aykırılık gerçekleşmiş olur. Hizmet kalitesinden sorumlu olan davalının bu hizmet kalitesini yerine getirmediği takdirde hukuka aykırı bir fiilin mevcut olacağı ifade edilebilecektir. Davalının hukuka aykırı fiili sebebiyle davacının belirttiği zarar meydana geldiyse ve bu zarara davalı kusuru ile sebebiyet verdiyse davalının haksız fiilinden sorumlu olacağı ifade edilebilir. Teknik yönden yapılan incelemede; cihaz bazlı zarar tespitinin yapıldığı; Buzdolabı (... ) — kompresör arızası; 2011 alış faturası dikkate alındığında olay esnasında cihaz yaşı 12 yaşında oluparıza onarılabilir nitelikte olmakla birlikte, yaş ve ekonomik ömür nedeniyle yüksek tenzilat uygulandığı, makul tazminat tutarının 8.000,00 TL olabileceği, ... (...) — 2000 tarihli finansal kiralama sözleşmesi dikkate alındığında olay esnasında cihaz yaklaşık 25 yaşında olup, elektronik kart hasarı bakımından olay anında kullanım kabulüyle dahi, ileri yaş ve sınırlı fayda nedeniyle tazmin onarım/hurda değeri ile sınırlandırılmış olup makul tazminat tutarının 2.000,00 TL olabileceği, klima (...) — dış ünite yangın/hasar; 2010 tarihli alış faturası dikkate alındığında olay esnasında cihaz yaklaşık 13 yaşında olup onarımın teknik/ekonomik sınırları ve yeni sete geçişteki fayda dikkate alınarak yüksek tenzilat uygulandığı, makul tazminat tutarının 10.000,00 TL. Olabileceği dolayısıyla toplam zarar (cihazlar): 20.000,00 TL. olarak hesap edilmiş olduğu, jenaratörün yakıt bedeli yönünden dosyaya sunulan 02.06.2023, 26.07.2023, 27.07.2023, 28.07.2023 ve 01.08.2023 tarihli toplam 11.490,76 TL'lik yakıt fişlerinin jeneratör çalışmasının fiili karinesi sayılması gerektiği; ayrıca bu denli sık jeneratör devreye girmesinin ...'ın tedarik kusurunu ortaya koyduğu, bu çerçevede 11.490,76 TL'nin de tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiği, teknik yönden yapılan inceleme sonucu cihaz zararları (20.000,00 TL) ile jeneratör yakıt bedeli (11.490,76 TL) toplamı olan 31.490,76 TL'nin davalı dağıtım şirketinden tahsili yönündeki davacı talebinin teknik açıdan haklı olduğu tespit edilmiş olup, somut olayda davalı şirketin sağlıklı sürekli enerji tedarik yükümlülüğünü ihlâl ettiği ve eylem ile zarar arasında illiyet bağının kurulduğu tespit edilmiş olup, somut olayın özelliklerine ve dosya kapsamına uygun bilirkişi raporunda yapılan tespitlere itibar edilerek neticeten Mahkememizce de davanın kabulü ile davalının maddi zararı olarak tespit edilen 31.490,76-TL alacağın olay tarihi 05.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, 31.490,76-TL alacağın olay tarihi 05.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.151,13 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.759,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 391,53 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 31.490,76-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin/nisbi harcı, 1.332,00 TL tamamlama harcı, 3.030,30 TL keşif harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 3.237,50 TL tebligat+posta+diğer masraflar, 3.030,00 TL ... 20. Sulh Hukuk Mahkemesi ...iş dosyasında yapılan masraflar olmak üzere toplam 26.057,4 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.28/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır