Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/760 E. 2026/1080 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/760
- Karar No
- 2026/1080
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/760
KARAR NO : 2026/1080
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/02/2022
NUMARASI : 2020/429 Esas 2022/34 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/09/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıya ait araçların davacı şirketin sorumluluğunda bulunan otoyollardan ihlalli geçiş yapması nedeniyle tahakkuk eden alacağın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını, davalı tarafın haklı bir neden olmaksızın takibe itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptaliyle %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, "...Davacının, davalıya ait araçların işletme hakkı kendisinde olan köprü ve otoyalları ücret ödemeksizin kullanımından ötürü geçiş ücretleri ve cezalar toplamı üzerinden takip başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, alınan bilirkişi raporuna ve toplanan delillere göre; davalıya ait araçların herhangi bir geçiş ücreti ödemeden köprü ve otoyolları kullandığı, üç aracın toplam 737 kez ihlalli geçiş yaptığı, geçiş ücreti ve bu bedelin 4 katı ceza tutarı olmak üzere toplam 339.992,50 TL alacak hesaplandığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna itibar edilmiştir.
6098 sayılı TBK m. 117'ye göre; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer." Yani borcun muaccel olması borçlunun temerrüde düştüğü anlamına gelmemektedir. Her ne kadar davacı taraf, asıl alacağın faizi ve faizin de KDV'si talebinde bulunmuş ise de; davaya konu alacağın ödenmesi için, davalı tarafı temerrüde düşürdüğüne ilişkin ihtarname ya da benzeri bir bildirim yazısı dosyaya sunulmadığından; davacının faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı taraf, icra inkar tazminatı da talep etmiş ise de; alacak likit ve hesaplanabilir olmadığından, talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 339.992,50 TL asıl alacak üzerinden takip tarihindeki şartlar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Davacı şirketin ihlâlli geçişlere ilişkin olarak herhangi bir şekilde bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunmadığını, ayrıca dava konusu alacak belirlenebilir olduğu için likit olduğunu bu nedenle dava konusu alacağın temerrüt ihtarı gerekmeyen alacaklardan olması ve belirlenebilir likit olması nedeniyle takip öncesi faiz ve takip öncesi faize tahakkuk eden KDV ile birlikte icra inkar tazminat talebinin reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava otoyol geçiş ücretinden kaynaklı davalıya ait araçların ihlalli geçişlerine ilişkin geçiş ücreti ve ceza tutarı ile ferilerin tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde davacı tarafından davalı aleyhine, ihlalli geçişe dayalı, 339.992,50 TL asıl alacak (geçiş ücreti-para cezası), 15.852,42 TL faiz, 2.853,44 TL KDV olmak üzere toplam 358.698,35 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu şirket vekili, yasal süre içerisinde, borca itiraz ettiği, davacının ise, İİK 67. madde gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Mahkemece işlemiş faiz ve faizin KDV'si ile icra inkar tazminat talepleri yerinde görülmeyerek dava geçiş ücreti ve ceza bedeli üzerinden kısmen kabul edilmiş, hüküm davacı vekili tarafından reddedilen faiz ve faizin KDV'si ile icra inkar tazminatı alacağı yönünden istinaf edilmiştir.
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiş, 1. fıkrasında "Genel Müdürlük işletimindeki otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine Genel Müdürlük tarafından, geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücretinin on katı tutarında idarî para cezası verilir." (25/05/2018 tarihli, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile "on" ibaresi "dört" şeklinde değiştirilmiştir.)
3. fıkrasında "Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu sürede ödenmeyen geçiş ücretleri ve idarî para cezaları 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesi tarafından takip ve tahsil edilir. Vergi daireleri tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri, tahsilatın yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Genel Müdürlük hesaplarına aktarılır.",
5. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. Ücretin on katı fazlası olarak tahsil edilen ceza tutarının yüzde altmışı, tahsilini izleyen ayın yedinci günü mesai bitimine kadar, işletici şirket tarafından Hazine payı olarak, yıllık kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine şekli ve içeriği Maliye Bakanlığınca belirlenen bir bildirimle ödenir. İşletici şirket tarafından Hazine payının eksik bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi ya da bildirildiği halde süresinde ödenmemesi halinde, Hazine payının ödenmesi gerektiği tarih ile tahsil edildiği tarih arasında geçen süreye 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre uygulanacak gecikme zammı ile birlikte ilgili vergi dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir." (25/05/2018 tarihli, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile "on" ibaresi "dört" şeklinde değiştirilmiş, ikinci ve üçüncü cümleler yürürlükten kaldırılmıştır.)
6. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir."
7. fıkrasında "Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz."
25/05/2018 tarihli, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 18. maddesi ile 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen 9. fıkrada "Bu maddenin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları Bakanlık tarafından işletilen otoyolları ve erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için; beşinci, altıncı ve yedinci fıkraları ise Bakanlık tarafından 3996 sayılı Kanun ve diğer ilgili kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için de uygulanır.
"25/05/2018 tarihli, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 19. maddesi ile 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen Geçici 3. maddesinde "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30 uncu maddesinde yer alan oranlar uygulanır." düzenlemesi yer almaktadır.
İşlemiş faiz+KDV yönünden inceleme ve değerlendirme:
Davacı şirket tarafından geçiş ücretlerinin ve ceza bedellerinin tahsili noktasında uygulanması gereken yasal düzenleme, yasanın 30. maddesinin 5, 6 ve 7. fıkralarıdır. Zira 3. fıkrada düzenlenen tebliğ hükmünün, maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları yönünden geçerli olduğu açıkça düzenlenmiş olup, idari para cezalarının ise Genel Müdürlükçe yetkilendirilen personel veya trafik polisi, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde jandarma personeli tarafından verileceği belirtilmiştir.
Davacı şirket tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri ve cezalar ise bu kapsamda olmadığından, yasal düzenleme ile tebliğ zorunluluğunun olmadığı ve geçiş tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde ödenmesi gerektiği açıktır. Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için ihlalli geçişin, geçiş anında muhataba bildirilmesi gerekmektedir.
Davacı tarafından ihlalli geçiş esnasında bu bildirimlerin basılarak davalıya ait araç sürücülerine teslim edildiğinin ispatlanması gerekmektedir. Davalı araçlarının, gişelerden geçiş yaptığı esnada geçiş ücretlerinin bakiye olmaması yada başka bir nedenle tahsil edilemediğinin, nakit/kart ile ödeme yapılmadığının ve ödeme yapmaksızın geçiş yapılması sebebiyle 15 gün içerisinde cezasız ödeme yapma imkanına sahip olduklarının, davalı tarafça bilindiği ancak ödeme yapılmadığı yönündeki davacı iddiası ile geçiş ücretleri ve cezaların muaccel olduğu tarihin bu şekilde belirlenmesi mümkündür. Ancak dosya kapsamı itibariyle davacı şirket tarafından davalı araç sahibi/sürücüsüne bu hususta bildirim yapma yükümlülüğünü yerine getirdiği ispatlanamadığından, mahkemece takip öncesi işlemiş faiz talebi ve KDV'nin yerinde olmadığı yönündeki tespitinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
İİK'nın 67/2 maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesi yer almaktadır.
İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli, 2006/19-295 E. 2006/341 K. sayılı ilamı)
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 16/06/2022 tarihli 2022/3213 E. 2022/5927 K. sayılı kararı; "...somut olay değerlendirildiğinde; davalı şirkete ait araçların, davacı şirket tarafından işletilmekte olan otoyoldan ücret ödemeden geçiş yaptıkları, davalı şirketin ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretlerini ödemediği, bu nedenle davacı şirketin geçiş ücreti ile bu ücretin dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağının tahsili için icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece; geçiş ücretinin davalı şirket tarafından yasal süresi içinde ödenmediği, bu nedenle davacı şirketin 6001 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geçiş ücreti ile kesinleşmiş olan dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağını takibe konu ettiği, alacak miktarının belirlenebilir (likit) nitelikte olduğu gözetilerek, alacak miktarının tamamı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının yerinde görülen kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekir..." şeklindedir.
Somut olayda; davalının geçiş bedellerini ödemeksizin davacı tarafından işletilen köprü ve otoyollardan geçiş yaptığı, geçiş tarihini takip eden 15 günlük süre içerisinde de bedellerin ödenmediği, geçiş bedellerinin likit olduğu, yine ceza miktarının ise yasadan kaynaklandığı ve belirli olduğu anlaşılmakla, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun icra inkar tazminatı talebi yönünden kısmen kabulü ile HMK 353/1.b-2 madde uyarınca davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2022 tarihli ve 2020/429 Esas 2022/34 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
2- Davanın KISMEN KABULÜ İLE
a-Davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİ İLE, takibin 339.992,50 TL asıl alacak üzerinden takip tarihindeki şartlar ile DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
b-Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 67.998,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesap olunan 23.224,89 TL harçtan peşin alınan 4.331,75 TL'nin mahsubu ile eksik 18.893,14 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
ç-Davacı tarafından yatırılan toplam 4.393,95TL (54,40TL, 4.331,75TL ve 7,80TL ) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan toplam 997,50 TL (800,00 TL bilirkişi ücreti, 197,50 TL posta ve müzekkere masrafı,) yargılama masrafının davanın kabul red oranına göre takdiren 945,48 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
e-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...'a 1.320,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşıldığından 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti'nin 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'a göre davadaki red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.251,16 TL'nin davalıdan, 68,38 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
f-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 54.398,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
g-Kullanılmayarak artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
İstinaf giderleri yönünden;
1-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,
2-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf başvuru harcı, 80,70 TL karar harcı ile 79,50 TL (posta - tebligat masrafı) istinaf yargılama gideri toplamı 380,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/09/2026