Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/761 E. 2026/1218 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/761
Karar No
2026/1218
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/761

KARAR NO : 2026/1218

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/12/2021

NUMARASI : 2018/901 Esas - 2021/1031 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 30/09/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıya ait araçların müvekkili şirketin sorumluluğunda bulunan otoyollardan ihlalli geçiş yapması nedeniyle tahakkuk eden alacağın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını, davalı tarafın haklı bir neden olmaksızın takibe itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptaliyle %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin araçlarının davacı tarafın idaresindeki yoldan kaçak geçiş yaptığını belirtmiş ise de müvekkili şirket araçlarının dava dışı ... firmasının taşeronu olduğunu, müvekkili şirket araçlarının davacı şirket adresindeki yoldan kaçak geçmiş yapmadığından, tarafa bir borcu bulunmadığını, davanın reddini ve davacı tarafın müvekkili aleyhine yapmış olduğu icra takibinin kötü niyetli bir takip olduğunu, %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, "...Alınan bilirkişi raporuna ve toplanan delillere göre; davalıya ait araçların herhangi bir geçiş ücreti ödemeden köprü ve otoyolları kullandığı, ihlalli geçişler yaptığı 5.137,20TL TL geçiş ücreti ve bu bedelin 4 katı olan 16.886,40TL ceza tutarı toplamı 22.023,60TL asıl alacak, 1.037,99TL işlemiş faiz ve 186,84TL KDVsi olmak üzere toplam 23.248,43TL alacak hesaplandığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna itibar edilmiştir.Dosyaya sunulan ihlalli geçiş listesinde red nedeni boş bırakılan ve sorgulama sayısı sıfır olan geçişler için ceza bedeli talep edilemeyeceği tespit edilmiş olup yukarıda belirtilen miktarlar üzerinden" davanın kısmen kabulü ile İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 22.023,60 TL asıl alacak ve 1.037,99 TL işlemiş faiz ve 186,84 TL faizin kdv'si olmak üzere toplam 23.248,43 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9,75 değişen oranlarda ticari faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında ‭4.404,72‬ TL icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin araçlarının davacı tarafın idaresindeki yoldan kaçak geçiş yapmadığı, müvekkilin davacı tarafın yolunda çalışma yapan dava dışı ... isimli firmanın taşeronu olduğu, davacı tarafın yol inşaatında dava dışı ... adına çalıştığını belirterek müvekkili şirket araçlarının davacı şirket adresindeki yoldan kaçak geçiş yapmadığını, yerel mahkeme tarafından yapılan bir yargılama varken ve likit bir alacağın olmadığı ortada iken müvekkil aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;

Dava otoyol geçiş ücretinden kaynaklı davalıya ait araçların ihlalli geçişlerine ilişkin geçiş ücreti ve ceza tutarı ile ferilerin tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde dava konusu ihlalli geçişlere konu araçların dava dışı ... şirketi ile yapılan sözleşmeye istinaden dava dışı şirket adına yapıldığını, söz konusu geçişlerden davalı şirketin sorumlu olmadığını ileri sürmüştür.

6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiştir, 5. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…) (Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir." düzenlemesi yer almaktadır. İlgili yasada ifade edildiği üzere geçiş ücretleri ile cezalardan araç malikleri sorumludur. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 10/01/2022 tarih 2021/24754 E. 2022/39 K. Sayılı ilamında da davaya konu ihlalli geçişten kaynaklı alacak yönünden husumetin araç sahibi/kiralayan davalıya yöneltilebileceği ifade edilmiştir.

Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davalı şirket, mahkemece tespit edilen ihlalli geçişlere ait araçların maliki olup bu konuda ihtilaf bulunmamaktadır. Bu itibarla davalının, söz konusu araçların kullanımına ilişkin dava dışı şirket ile yapmış olduğu anlaşma davacıya karşı ileri sürülemeyecek olup bu husus iç ilişkiyi ilgilendirmektedir.

İİK'nın 67/2 maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesi yer almaktadır.

İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli, 2006/19-295 E. 2006/341 K. sayılı ilamı)

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 16/06/2022 tarihli 2022/3213 E. 2022/5927 K. sayılı kararı; "...somut olay değerlendirildiğinde; davalı şirkete ait araçların, davacı şirket tarafından işletilmekte olan otoyoldan ücret ödemeden geçiş yaptıkları, davalı şirketin ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretlerini ödemediği, bu nedenle davacı şirketin geçiş ücreti ile bu ücretin dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağının tahsili için icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, mahkemece; geçiş ücretinin davalı şirket tarafından yasal süresi içinde ödenmediği, bu nedenle davacı şirketin 6001 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geçiş ücreti ile kesinleşmiş olan dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağını takibe konu ettiği, alacak miktarının belirlenebilir (likit) nitelikte olduğu gözetilerek, alacak miktarının tamamı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının yerinde görülen kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekir..." şeklindedir.

Somut olayda; davalının geçiş bedellerini ödemeksizin davacı tarafından işletilen köprü ve otoyollardan geçiş yaptığı, geçiş tarihini takip eden 15 günlük süre içerisinde de bedellerin ödenmediği, geçiş bedellerinin likit olduğu, yine ceza miktarının ise yasadan kaynaklandığı ve belirli olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli 732,00 TL istinaf harcından, yatırılan 397,02 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 334,97 TL harcın davalıdan tahsiline,

3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/761, K. 2026/1218, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-761-e-2026-1218-k-d9546e9b1e9f