İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/502 E. 2026/650 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/502
- Karar No
- 2026/650
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/502 Esas KARAR NO : 2026/650
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 28/08/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından 16.07.2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ...adresinde davalılar tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla KDV dahil toplam 6.792,31-TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 6.792,31,-TL hasar bedeli i1e işlemiş faiz olarak 281,37- TL olmak üzere toplam 7.073,68-TL'nin tahsili amacıyla ... 6 . İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını ve borçlu ...ödeme emri gönderildiğini, davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek borçlunun itirazının iptaline ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen B.K m.49'a göre zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartları oluşmadığını, dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabının müvekkili şirket olmadığını, şirketin eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar olmadığını, hukuken sorumluluğunun da bulunmadığını, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, davacıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediğinin araştırılarak, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesi gerektiğini, ancak bu husus açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varılabileceği, söz konusu elektrik hattının, elektrik kuvvetli akım tesisleri yönetmeliği hükümlerine tamamen aykırı olarak döşendiğini belirterek, Borçlar Kanununun 52. maddesi uyarınca tazminat isteminin reddine, davanın konusu hasar olup hasar da haksız fiil olarak nitelendirildiğini, haksız fiilden kaynaklanan davalarda ise ancak yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddine, davalının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkin olup uyuşmazlık, davalının kazı çalışmaları sırasında davacıya ait kablolara zarar verip vermediği, davacının varsa zararının ne kadar olduğu noktalarında toplanmaktadır. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, Hasar Tespit Tutanakları, Hasar Dosyası, Hesaplama Dokümanları, Altyapı Kazı Ruhsatı Dosyası, İşletme Müdürlüğü AG/OG AOB Hizmet Alım Sözleşmesi ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Tensip tutanağının 12. maddesi ile davacı vekiline tanık isimlerini ve adreslerini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği tensip zaptının davacı vekiline tebliği suretyile usulüne uygun ihtarat yapıldığı ancak verilen kesin süre içerisinde tanık listesi sunulmadığı, kesin süre verilmesi halinde HMK'nın 94/3. maddesi uyarınca kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkacağından kesin süre ara kararından sarfı nazar edilemeyeceği ve ihtaratın infazının gerektiği anlaşılmakla davacı tarafın tanık dinletme talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde tanık deliline dayanıldığı ancak hangi vakıalara ilişkin olarak tanık deliline dayanıldığı açıklanmadığından davalı tarafın tanık dinletme talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. HMK'nın 16. Maddesi uyarınca zarar gören zararın meydana geldiği yer mahkemesinin davaya bakmakla yetkili olması ve zararın meydana geldiği yerin mahkememiz yetki sınırları içinde kalması nedeniyle davalının iş bu dava dosyasındaki yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Dava konusu haksız fiilin 16/07/2022 tarihinde gerçekleşmesi 16/07/2022 tarihi ile takip tarihi olan 25/10/2022 tarihine kadar TBK'nun 146. Maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olması nedeniyle davalı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Davaya konu icra takibinde itiraz dilekçesinin takip alacaklısı vekiline tebliğ edilmediği ve itiraz dilekçe tarihinden itibaren itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmakla davalı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hak düşürücü süre itirazının reddine karar verilmiştir. Mahallinde icra olunan keşif yapılmak suretiyle, 16/07/2022 tarihindeki olay nedeniyle davacıya ait zarar gördüğü iddia olunan kablo ve ekipmanların miktarının ve niteliklerinin ne olduğu, zarar gördüğü iddia olunan davacı şirkete ait kablo ve ilgili ekipmanlara ilişkin malzeme bedelinin ne kadar olduğu, davacı şirkete ait zarar gören kablo ve ilgili ekipmanlara ilişkin yapılan işçilik ücretinin ne kadar olduğu zararın oluşumunda tarafların kusur oranlarının belirlenmesi suretiyle sonuç bedelin tespiti hususlarında hazırlanan 28/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda; Dava dosyası kapsamında yapılan incelemede; 16/07/2022 tarihinde Denizköşkler Mahallesi, Mert Sokak, No:13 Avcılar/İstanbul adresinde yapılan çalışma sırasında davacı ...’a ait 3x120/70 mm² AG bakır kabloda hasar meydana geldiği, hasar tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra yapılan keşifte mahallin kapatılmış olması nedeniyle değerlendirmenin dosyadaki fotoğraflar, tutanaklar, hasar belgeleri ve hesap dökümleri üzerinden yapıldığı, dosyadaki fotoğraflara göre hasarlı kablonun yaklaşık 80 cm derinlikte tesis edildiği, bu yönüyle kablo kanal derinliğinin standartlara uygun olduğu, davacı ...’a kablonun tesis şekli veya derinliği yönünden müterafik kusur yüklenemeyeceği; ayrıca ... Altyapı Koordinasyon Müdürlüğü’nün... tarihli ve ... sayılı yazısı dikkate alındığında dava konusu çalışmanın kazı izni ve ruhsatı bulunmaksızın yapıldığının anlaşıldığı, ... tarafından hasar hesabında kazı hacmi 4 m³ kabul edilmiş ise de, olay yeri fotoğrafları, hasarlı kablo uzunluğu ve fiili hasar alanı dikkate alındığında bu kabulün teknik olarak uygun olmadığı; kablo kanalı için makul hacmin 2 m x 0,40 m x 0,80 m = 0,64 m³ olarak alınması gerektiği, bu nedenle hasar bedelinin 4.787,39 TL yerine 2.646,32 TL olarak kabul edilmesinin uygun olduğu kanaatine varıldığı, ... tarafından dağıtılmayan enerji bedeli hesabında 199 kişi x 2 kW = 398 kW güç kabulü yapılmış ise de, hasar gören 3x120/70 mm² AG kablonun akım taşıma kapasitesi dikkate alındığında bu kabulün teknik olarak gerçekçi olmadığı; kablonun yaklaşık %80 yüklenme oranı ile çalıştığı kabul edilerek yapılan hesapta gücün 150,51 kW olarak dikkate alınmasının uygun olduğu, buna göre dağıtılmayan enerji bedelinin 400,23 TL yerine 151,35 TL olarak hesaplanması gerektiği, yapılan teknik hesaplama sonucunda; hasar bedeli 2.646,32 TL, dağıtılmayan enerji bedeli 151,35 TL ve eşik kesinti süresi maliyeti 568,57 TL olmak üzere toplam 3.366,24 TL, %18 KDV dâhil 3.972,16 TL asıl alacak hesaplanmıştır. Bu tutara son ödeme tarihi olan 03/09/2022 tarihinden takip tarihi olan 20/10/2022 tarihine kadar 46,67 TL yasal faiz ve 8,40 TL faiz KDV’si eklenmesiyle takip tarihi itibarıyla toplam alacağın 4.027,23 TL olduğu, bu nedenle takibin bu tutar üzerinden devam etmesinin, fazlaya ilişkin talebin ise teknik olarak yerinde olmadığı görüşü bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak incelenmesinde, ...’nün ...tarihli ve ... sayılı yazısı dikkate alındığında dava konusu çalışmanın kazı izni ve ruhsatı bulunmaksızın yapıldığı, kazı sırasında davacıya ait kablolara zarar verdiği, davacının onarım için ödediği 2.646,32 TL hasar bedelinin piyasa rayicine uygun olduğu, 151,35 TL dağıtılmayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi maliyeti zararı talep edebileceği, her ne kadar bilirkişi tarafından tüm zarara %18 KDV uygulanmış ise de sadece hasar bedeline KDV uygulanabileceği anlaşılmakla KDV dahil hasar bedelinin 3.122,65 TL olduğu, bu halde davacının toplam 719,92 TL maddi zararı olduğu anlaşılmıştır. Toplam asıl alacak olan 3.842,57 TL üzerinden, haksız fiilden takip tarihine kadar avans faizi olan 157,52 TL işlemiş faiz talep edilebileceği anlaşılmış, davanın bu tutarlar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır: 1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır. 2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır. 3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır. 4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır. 5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir. 6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir. Somut olayda davacı, sabit maddi zararını takip konusu etmiş olmakla alacak, dava tarihi itibariyle likit ve muayyen olduğundan, icra inkar tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur: HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 2-Davalının ... 6. İcra Dairesi’nin ...E. sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin 3.842,57 TL asıl alacak 157,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.000,09 TL ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faiz ile DEVAMINA, 3-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 4-Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile 4.000,09 TL'nin %20'si oranında belirlenen 800,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, davacıdan peşin olarak alınan 427,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 4.350,00-TL keşif araç ücreti, 4.361,50-TL keşif harcı, 134,00-TL posta giderleri olmak üzere toplam 15.273,10-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre takdiren %56'sı olan 8.552,93 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 4.000,09-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 3.073,59-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, kabul ve ret oranına göre 2.016,00-TL'sinin davalıdan, 1.584,00-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 11-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 341. Maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.17/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*