İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1192 E. 2026/702 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1192
Karar No
2026/702
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/1192 Esas KARAR NO :2026/702 Karar

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:03/03/2026 KARAR TARİHİ:29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır. DAVA : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.’nin ... Müdürlüğü hizmet sahasında bulunan ... adresinde 10.07.2025 tarihinde davalı ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar sırasında müvekkili şirkete ait telekomünikasyon tesislerinde hasar meydana geldiğini, hasarın müvekkili şirket altyapısına ait tesis ve hizmetlerin kesintisiz şekilde sürdürülebilmesi amacıyla giderildiğini, hasarın tespiti ve zarar miktarının belirlenmesine ilişkin tutanak, keşif formu, şantiye defteri, kazı hesaplama tablosu ve sair belgelerin mevcut olduğunu, hasarın giderilmesi kapsamında müvekkili şirket tarafından 628,66 TL malzeme gideri ile dava dışı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. tarafından gerçekleştirilen malzeme ve işçilik için 6.365,00 TL gider olmak üzere toplam 6.993,66 TL zarar oluştuğunu, davalıların izinsiz çalışmaları ve müvekkili şirkete ait altyapıya hukuka aykırı müdahaleleri nedeniyle zararın meydana geldiğini, benzer uyuşmazlıklarda müvekkili şirket lehine verilmiş yargı kararlarının bulunduğunu beyanla; 6.993,66 TL’nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekilinin tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu adreste herhangi bir kazı çalışması gerçekleştirmediğini, çalışmaların müvekkili şirketin taşeronu tarafından yapıldığını, bu nedenle taşeron firmanın bilgilerinin ve taraflar arasındaki sözleşmenin celbinin gerektiğini, kazı çalışmalarını gerçekleştiren taşeron firmanın da davada taraf olarak gösterilmesi gerektiğinden müvekkili şirket yönünden pasif husumet ve taraf teşkili itirazlarının bulunduğunu, ayrıca davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını beyanla; müvekkili şirketin taşeron ile yaptığı sözleşme uyarınca kazı çalışmaları sırasında meydana gelen zararlardan taşeron firmanın sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin zarardan sorumlu tutulamayacağını ileri sürdüğünü, hasarı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından sunulan fotoğraflarda herhangi bir hasarın görülmediğini, tek taraflı olarak düzenlenen tutanak, fotoğraf ve belgeler üzerinden zarar miktarının belirlenmesinin mümkün olmadığını, hasarın ve kusurun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, kabloların teknik şartname ve mevzuata aykırı şekilde yüzeye yakın döşenmiş olması halinde meydana gelen zarardan davacı tarafın sorumlu olması gerektiğini ve müvekkili şirketin kusurundan söz edilemeyeceğini ileri sürdüğünü, davacı tarafından talep edilen zarar bedellerinin fahiş ve dayanaksız olduğunu, davacının sabit personel giderlerini de hasar bedeline yansıttığını, bu giderlerin müvekkili şirketten talep edilemeyeceğini, zarar miktarı ile tarafların kusurunun mahkemece yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenmesi gerektiğini, tek taraflı tutanakların bu hususları ispata yeterli olmadığını beyan ettiğini, davacı tarafın müvekkili şirket aleyhine icra inkâr tazminatı talep etmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aksine davacının haksız ve kötü niyetli şekilde takip başlattığını belirterek %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini beyanla; öncelikle müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden, aksi halde esastan reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava; 10/07/2025 tarihinde davalının taşeronu tarafından yapıldığı iddia olunan kazıda davacının hattına zarar verilip verilmediği, verildiyse hasarın miktarı ve davacının hasarın tazmini için yapmış olduğu toplam 6.993,66TL'nin davalıdan avans faiziyle tahsil edilip edilmeyeceği hususlarına ilişkindir. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. Tekmil dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde açılan davanın haksız fiil sebebi ile tazminat talepli olduğu, hasarın meydana geldiği zaman ve yerde davalının ilgili belediyeden kazı ruhsatı aldığının fiili kazı faaliyetini ise taşeronu vasıtası ile yaptırdığının dosya kapsamında gelen müzekkere cevapları ile sabit olduğu, davacının sunmuş olduğu hasar icmal tutanaklarının ve faturaların mahkememizce de usul ekonomisi ilkesi gereği kadri maruf bulunduğu, bu doğrultuda davacının kazı sahibi kurum olarak olarak davacının hattına vermiş olduğu zararı gidermekle mükellef olduğu, davalının taşeronu ile kendi iç ilişkisindeki rücu durumunun bu aşamada davacı tarafça yahut mahkememizce değerlendirilebilecek bir hukuki ilişki olmadığı, davalının taşeronu ile iç ilişkisinde her zaman rücu durumunu gündeme getirebileceği ve bu hususta muhtariyeti olduğu mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Açılan davanın KABULÜ ile; 6.993,66-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 10.07.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan 732,00TL başvurma harcı, 732,00TL peşin harç, 3.220,00TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 4.684,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 6.993,66TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 6.000,00TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibrariyle KESİN olmak üzere karar verildi.verilen karar usulen okundu anlatıldı.29/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1192, K. 2026/702, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1192-e-2026-702-k-ecb7861554de