İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1876 E. 2026/33 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1876
- Karar No
- 2026/33
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1876 Esas KARAR NO :2026/33
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/08/2026 KARAR TARİHİ:03/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında endüstriyel kimyasal temizlik solventi satışı ve teslimine dayalı ticari bir ilişki bulunduğunu, davalının 12.06.2026 tarihli siparişi üzerine 16.06.2026 tarihli ve ... numaralı sevk irsaliyesi ile ürünlerin teslim edildiğini ve 89.794,92 TL bedelli e-faturanın düzenlendiğini, ayrıca 22.06.2026 tarihli siparişe istinaden 23.06.2026 tarihli ve ... numaralı sevk irsaliyesi ile ürünlerin teslim edilerek 114.735,89 TL bedelli e-faturanın tanzim edildiğini, söz konusu faturalara 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca 8 günlük yasal sürede itiraz edilmediğini, ancak toplam 204.530,81 TL tutarındaki fatura bedellerinin ödenmediğini, 09.07.2026 tarihli WhatsApp yazışmalarında davalı yetkilisinin borcu kabul ederek ödeme sözü verdiğini, alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin 17.08.2026 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte olduğunu belirterek öncelikle davalının mal varlığı üzerine teminatsız ihtiyati haciz konulmasını, Davalının .... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; .... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine süresinde itiraz edildiğini, 21/08/2026 tarihli ihtiyati haciz ara kararının İcra ve İflas Kanunu m. 265 uyarınca yasal süresi içerisinde itiraza konu edildiğini, davacı tarafın alacağının varlığını ve miktarını yaklaşık ispat ölçüsünde dahi kanıtlayamadığını, taraflar arasında gerçek bir uyuşmazlık bulunduğunu, faturaların tek taraflı düzenlendiğini ve teslimin gerçekleştiğinin ispatlanmadığını, müvekkil şirketin mal kaçırma veya hileli işlem yapma kastının bulunmadığını, ihtiyati haczin tüm malvarlığına yayılmasının ölçüsüz olduğunu ve ticari faaliyeti durdurma riski taşıdığını, mahkemece takdir edilen 30.679,62 TL tutarındaki teminatın muhtemel zararları karşılamaya elverişli olmadığını, kararın gerekçesinin somut ve denetlenebilir olmadığını, bu nedenlerle ihtiyati haciz kararının tamamen kaldırılmasını, uygulanan hacizlerin fekkine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin sulh dilekçesini özetle; Tarafların sulh olduğunu, karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri talep edilmediğini, arabuluculuk ücretinin davalı yana bırakılmasının kararlaştırıldığını, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesini, ihtiyati haciz için yatırılan 30.679,62-TL teminatın iadesini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekilinin sulh dilekçesine beyan dilekçesini özetle; Mahkememiz dosyasında herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını, teminatın iadesine muvafakat ettiklerini beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, fatura alacağından kaynaklı açılan itirazın iptali davasına ilişkindir. Davacı vekili 01/09/2026 tarihli dilekçesi ile davacı ile sulh olunduğuna ve davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini ve tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını ayrıca arabuluculuk ücretinin davalı aleyhine hükmedilmesini beyan etmiştir. Sulh, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan ve görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir (HMK m.313). Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK m.314) ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK m.315). Sulh halinde Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir(HMK m.315). Vekilin aracılığı ile sulh halinde, bu konuda vekaletnamesinde özel yetki bulunmalıdır (HMK m.74). Davacı vekilinin sunmuş olduğu dilekçe ve ekindeki sulh sözleşmesine göre, tarafların karşılıklı yargılama masrafı ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı belirtildiğinden bu hususta ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır. Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda (Ay. m.141) toplanan deliller, sulh, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; tarafların yargılama sırasında sulh oldukları ve davanın konusuz kaldığını beyan ettikleri, taraf vekillerinin sulh yetkisinin bulunduğu ve sulh için yasal şartların oluştuğu sonuç ve vicdani kanaatine (Ay. m.138) varılarak konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H.Ü.K.Ü.M: Gerekçesi yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Sulh nedeniyle Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 732,00 TL'nin başlangıçta alınan 2.470,23 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 1.738,23 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 3-Yargılama sırasında tarafların yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 6.000,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır