İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/181 E. 2026/729 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/181
- Karar No
- 2026/729
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/181 Esas KARAR NO : 2026/729
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/05/2023 KARAR TARİHİ : 07/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin .... Tüketici Mahkemesi'nin 2023/... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı ile müvekkili arasında ... plakalı araç için ... nolu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, sigortalı aracın 09/07/2021 tarihinde karıştığı kaza sonucunda düzenlenen kaza tespit tutanağına göre sigortalı aracın kusurlu olduğunu; ... nolu hasar dosyaları incelendiğinde sigortalı aracın kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği toplamda 565.781,27-TL bedeli hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini ve ilgili tutarın talep üzerine karşı tarafa ödendiğini, ruhsatlı olmayan araçta yolcu taşınmasının rücu sebebi olduğunu, bu nedenle ilgili bedelin tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıtıklarını ancak davalını haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin .... Tüketici Mahkemesi'nin 2023/... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Zamanaşımı ve görev itirazlarının bulunduğunu, esasa ilişkin olarak; müvekkilinin ailesinin müvekkiline ait araçla İstanbul'dan Siirt'e hareket etmek için yola çıktığı esnada Aksaray - Ankara yolu arasında ... Yolu Mahallesi E-90DKY 170+800 KM mevkinde iken ölümlü-yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası geçirdiklerini, davacının hangi rücu hakkını bulunmadığını, taşıtın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşınması esnasında meydana gelen zararların teminat dışı kabul edilebilmesi için kazanın salt bu nedenle meydana geldiğinin ispatının gerektiğini, ... Marka ... model aracın muayene, tescil kayıtlarında azami yük/yolcu ağırlığının 2250 KG olması nedeniyle araçta 730 kilograma kadar yük veya yolcu taşıma kapasitesinin bulunduğunu, yine ruhsatta belirilen istiap haddinin şoför hariç olarak düşünülmesi gerektiğini, sigortacının, işletene ve taşımacıya dönebilmesi için kazanın oluşu ile taşıma sınırının üstünde fazla yolcu ve yük alınması arasında “nedensellik bağı” kurulabilmesi gerektiğini, bu suretle araç sürücüsünün kasti bir hareketi/ağır kusuru olmadığını iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. .... Tüketici Mahkemesi'nin; 07/07/2023 tarih, 2023/... Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli kararı ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilerek 2023/... esas sırasına kaydının yapıldığı, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin; 22/09/2023 tarih; ... sayılı gerekçeli kararı ile görevsizlik/yetkisizlik kararı verildiği, dosyanın mahkememize tevzi edilerek 2026/181 esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2026/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine 459.009,75-TL asıl alacak ve 36.783,66-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 495.793,41-TL borcun ödenmesi amacıyla 27/02/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlu ...'e çıkartılan ödeme emrinin 08/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 10/03/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ZMMS poliçesinden doğan rücu alacağı için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargılama devam ederken davacı vekilinin 17/07/2026 tarihli dilekçesi ile tarafların 16/07/2026 tarihinde "Sulh Protokolü" imzalanmak suretiyle sulh olunduğunu bildirildiği, yine davacı vekilinin 01/09/2026 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında imzalanan protokolün sunulduğu, böylece konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 315/1. maddesi “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” şeklinde düzenlenmiştir. Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan 17/07/2026 tarihli ve 16/07/2026 tarihli dilekçeler ile tarafların sulh olduklarının bildirildiği, davacı vekilinin vekaletnamedeki yetki durumu incelendiğinde sulh için özel yetkisinin bulunduğu, dava konusunun üzerinde serbestçe tasarruf edilebilecek davalardan olduğu görülmekle bu aşamada sulh hükümlerine göre ayrı bir karar verilmesine gerek olmaksızın davanın konusuz kaldığına kanaat edilmiştir. Davacı vekilinin 16/07/2026 ve 17/07/2026 tarihli dilekçeleri ve ekindeki Sulh Protokolü ile; tarafların vekalet ücreti ve yargılama gideri hususunda taleplerinin bulunmadığının anlaşıldığı, arabuluculuk ücreti yönünden sunulan sulh protokolünün 4. Maddesi ve davalı yanca yapılan ödeme gözetilerek arabuluculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılması gerektiği anlaşılmakla konusuz kalan davanın esası hakkında sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Sulh nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gereken 732,00-TL maktu harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Talep bulunmadığından davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Talep bulunmadığından taraflara vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.680,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 07/09/2026
Katip Hakim e-imza e-imza