İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/684 E. 2026/587 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/684
Karar No
2026/587
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/684 Esas KARAR NO : 2026/587

DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ : 24/10/2024 KARAR TARİHİ : 04/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasından açılan konkordato davasında, borçluya 27/10/2022 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, mühlet kararı yargılama boyunca devam etmiş, son olarak da 19/09/2024 tarihli duruşmada konkordato tasdik edilmiş olduğunu, bu süreçte, davalı borçlulardan alacaklarının kaydı için komiserliğin 29/09/2023 tarihinde yayınlanan ilanı akabinde 13/10/2023 tarihinde 3.312.486,69-TL üzerinden alacak kaydı yaptırılmış olduğunu, borçlu tarafından bankaca talep edilen tutarlar kısmen kabul edilmediğinden mahkemece İİK 302/6. Maddeye istinaden alacaklara ilişkin bilirkişi raporu alınmasına karar verildiğini, bilirkişi raporu ve bu rapor esas alınarak komiserler tarafından düzenlenmiş olan 08.05.2024 tarihli "Çekişmeli Alacaklara İlişkin Değerlendirme Raporu" doğrultusundan müvekkili bankanın ...'den, tamamı asaleten olmak üzere 1.867.972,26 TL adi alacağı olduğu kabul edildiğini, Mahkemece bu tutar üzerinden toplantı nisabına dahil edilmelerine karar verilmiş olduğunu, tasdik kararı ile kayyım olarak atanan... tarafından hazırlanmış olan ödeme planında da müvekkili banka asıl alacağı 1.867.972,26 TL olarak kabul edilmiş olduğu, müvekkili bankanın alacağı kısmen çekişmeli hale geldiğinden, taraflarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, şimdilik çekişmeli hale gelen alacaklarının 182.745,37 -TL'lik kısmının hüküm altına alınması için huzurdaki çekişmeli alacak davasını açma zarureti hasıl olduğunu, müvekkili bankanın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak olan inceleme neticesinde, müvekkilinin alacak kayıt dilekçelerinde belirtilmiş olan tutarlarda davalılardan alacağı olduğu sübuta ereceğini, bu sebeplerle, şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla çekişmeli hale gelen alacaklarının 182.745,37-TL'lik kısmının kayyım tarafından mahkeme kararına göre hazırlanmış olan ödeme planına ilave edilerek konkordato projesine dahil edilmesi ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesi ile müvekkili şirkete karşı alacaklı olduğu ve müvekkili şirketin konkordato tasdiki akabinde oluşturulan ödeme planına davacının alacaklı olduğu iddia olunan miktarın da ilave edilmesini talep ettiğini, söz konusu talebin açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ... 3.Ticaret Mahkemesi'nin .... Sayılı dosyası konkordato süreci geçirdiklerini, müvekkili şirketin ilk olarak 27.10.2022 tarihinden itibaren geçici mühlet kararı almış 27.03.2023 tarihi itibariyle de kesin mühlete geçmiş olduklarını, mezkur dosya neticesinde ise 20.09.2024 tarihinde konkordato tasdik kararı almış olup dosyanın nihayete ermiş olduğunu, davacı müvekkili şirket yönünden alacaklı olduğu iddiasıyla 13.10.2023 tarihinde alacak kaydının yapıldığını zikrettiğini, ancak davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğunu beyan ettiği miktarın gerçeklikle bağdaşmadığını, adeta davacı yanca müvekkilinin zor durumunun lehlerine kullanılmaya çalışıldığını, davacı tarafından alacaklı olduğu iddia olunan bu bedelde fazlaya ilişkin taleplerinin hukuka uygun olarak müvekkili şirketçe reddedilmiş olduğunu, davacının ikrarı da dikkate alındığında müvekkilinin yalnızca bir kısım alacak kaydına itiraz ettiğinin görüleceğini, sadece bu haliyle bile müvekkili şirketin konkordato sürecinin ruhuna uygun davrandığı ve iyi niyetli borçlu olarak işlerini toparlama gayretinde olduğu anlaşılması gerektiğini, buna rağmen davacı banka tarafından kötü niyetle yaklaşıldığını, müvekkili şirketin borçlu olmadığı bedeller üzerinden de sorumlu tutulmaya çalışılmış olduğunu belirterek ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında yer alan Komiser Heyet Raporunun ve 08.05.2024 tarihli ara kararın dikkate alınması ile davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas... karar sayılı dosyasında konkordato projesine dahil edilmeyen alacağının tahsili talebine ilişkindir. Davacı vekili ve davalı vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden sunulan 02/09/2026 tarihli dilekçe ile; tarafların sulh olması nedeniyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi talep edilmiş, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmediği bildirilmiştir. HMK 313. Madde de " (1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.(4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir..." düzenlemesi yer almaktadır. HMK 315. Madde de ise " (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.(2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir..." düzenlemesi yer almaktadır. Tüm dosya kapsamı itibariyle; taraflarca sunulan beyan dilekçesi doğrultusunda uyuşmazlık konusuna ilişkin olarak tarafların sulh oldukları anlaşılmakla HMK 315. Madde uyarınca konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların talep ve beyanları doğrultusunda yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Sulh nedeniyle, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 3.120,84-TL harcın mahsubu ile artan 2.388,84-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Tarafların talepleri doğrultusunda taraflar lehine/aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına, 5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6-Davalı tarafça yatırılan gider avansı olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan incelemeyle karar verildi. 04/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/684, K. 2026/587, T. 04.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-684-e-2026-587-k-e1ad86f4dbe8