Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/778 E. 2026/1200 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/778
Karar No
2026/1200
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/778

KARAR NO : 2026/1200

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/03/2026

NUMARASI : 2026/25 Esas - 2026/298 Karar

DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

KARAR TARİHİ: 30/09/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin ödeme güçlüğüne düştüğünden bahisle, İİK 285 ve TTK 286 maddeleri hükümleri gereği müvekkilleri hakkında alacaklarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacı ile konkordato mühleti verilmesini ve konkordatonun tasdikini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI :

Mahkemece; Davacılardan ... Ltd.Şti, ... Ltd.Şti, ...’nun konkordato tasdik taleplerinin Reddine, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... ... Limited Şirketi’nin konkordato projesinin İİK’nun 305 maddesindeki tasdik şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla Tasdikine, davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarının 31/03/2024 tarihinden başlamak üzere 30/06/2024, 30/09/2024, 31/12/2024, 31/03/2025, 30/06/2025, 30/09/2025, 31/12/2025, 31/03/2026, 30/06/2026, 30/09/2026, 31/12/2026 tarihlerinde olmak üzere eşit taksitler halinde tenzilatsız olarak ödenmesine, ödeme planının kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.

Verilen karar itiraz eden alacaklılar ...A.Ş. ile .... Ltd. Şti vekillerinin davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dairemizin 24/12/2025 tarih 2025/1638 E. 2025/1514 K. Sayılı ilamı ; " ... Oylamadaki alacaklı sayısı hatalı olarak hesap edildiği, muvazaalı alacaklar ile borçluların kendi aralarındaki işlemlerin nisap değerlendirmesinde nazara alınması itirazı yönünden ; Her ne kadar konkordato komiseri heyeti nihai raporunda bir kısım alacaklılara fazladan oy hakkı (...'ın temlik aldığı 4 alacak için 4 oy hakkı, ...'e 2 oy hakkı, ...'a 2 oy hakkı, ...'a 2 oy hakkı) verilerek hesaplama yapılmış ise de alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği temlik alan alacaklılar da dahil her alacaklıya 1 oy hakkı verildiği, rehin alacaklısı...'nın konkordato kapsamında kalan adi alacağı da nisaba dahil edildiği, grup şirketlerinin yani Karteks şirketi ile ... ... şirketinin birbirinden olan alacakları takas edilerek nisap tablosunun ona göre oluşturulduğu anlaşılmakla alacaklılar vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Ancak alacaklı vekillerinin gerek tasdik yargılaması öncesi sunmuş oldukları itiraz, gerekse istinaf dilekçesinde; Temlike konu akrabalar arasındaki ilgili işlemlerin tamamı (alacaklılar ..., ...'ın temlik aldığı tüm alacaklar) ile huzurdaki davanın davacılarından ..., ...'in alacaklarının muvazaalı oldukları ileri sürülmüş ise de mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadan ve karar verilmesi hatalı olmuştur. Nitekim burada yapılması ve araştırılması gereken itiraz edilen temlike konu alacakların gerçek bir alacak olup olmadığı, alacaklılar toplantısında nisabın sağlanması için muvazaalı bir alacak olarak kayıtlara geçip geçmediği hususunun araştırılması gerekmektedir. Bu nedenle muvaazalı olduğu iddia edilen ve nisabı etkileyen alacaklar ile ilgili komiser tarafından gerekli inceleme ve değerlendirme yapılması ve mahkemece bu alacakların oylamada nisaba dahil edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekir.

Diğer yandan; İİK 302. Maddesinde; oylamada sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabileceği, 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi ve çocuğu ile kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmayacağı düzenlenmiştir. Yasada açıkça belirtilen bu durumun çevresinin yorum yoluyla genişletilmesi mümkün olmadığından tüzel kişilik olan davacı şirketin yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu üyesi ya da ortaklarının şirketten olan alacakları için nisaba dahil edilmesinde bir engel bulunmamaktadır. Bu husus Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 16/02/2021 tarih 2021/1389 Esas 2021/275 Karar sayılı ilamında " İİK’nın 302. maddesinde oylamaya katılamayacak alacaklılar sınırlı olarak sayılmış olup bunlar arasında adi ortaklık alacağı sayılmamıştır. Yasadaki bu düzenlemenin tahdidi olduğu yorum yoluyla genişletilemeyeceği, bir hakkın da kullanılmasının yasaklanması için açık kanun hükmünün bulunması gerektiği doktrinde kabul edilmektedir. (Prof. Dr. Süha Tanrıver, Prof. Dr. Adnan Değnekli, Konkordatonun Tasdiki, 1996, sh 68 ve vd.; Prof. Dr. Selçuk Öztek, Prof. Dr. Ali Cem Budak, Doç. Dr. Müjgan Tunç Yücel, Doç. Dr. Serdar Kale, Doç. Dr. Bilgehan Yeşilova,Yeni Konkordato Hukuku, İkinci Baskı, 2019, Sh.505)" şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre; ... ... şirketi'nin tek ortağı ... olduğu görülmekle itiraz edilen alacaklılar ile şirket ortağı ... arasında yasada belirtilen akrabalık ilişkisi bulunup bulunmadığı tespit edilerek bu alacakların oylamada nisaba dahil edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekir.

Döviz Alacaklılar Yönünden; İİK’da düzenlenen konkordato hükümlerinde (m.285-309/l) yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden Türk Lirasına çevrileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. İflasta olduğu gibi konkordatoda da yabancı para alacağının Türk Lirasına çevrilmesi, diğer alacaklılar ile yabancı para alacaklısı arasındaki eşitliğin sağlanması, borçlunun aktif-pasif miktarının net olarak tespiti ve her bir alacaklının ne miktar alacağına kavuşacağının belirlenmesi kısaca İİK nın 305.maddesinde düzenlenen konkordatonun tasdik koşullarının objektif olarak belirlenmesi açısından zorunluluk arz etmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19/11/2025 tarih 2025/6-372 E. 2025/725 K. Sayılı ilamında ifade edildiği üzere; "Konkordatonun kabulü için gerekli çoğunluğun tespiti, yabancı para alacaklarının bir an önce Türk Lirasına çevrilmesini, yani alacakların miktarının tespitinde eşit para biriminin kabulünü gerektirmektedir. Bu çerçevede alacakların kayıt tarihlerindeki farklılıklardan doğacak eşitsizlikleri önlemek için yabancı para alacaklarının tüm alacaklılar için ortak bir tarihte Türk Lirasına çevrilmesi uygun olacaktır. Bu şekilde tüm alacaklılar için ortak tarih olarak İİK'nın 299. maddesinde öngörülen on beş günlük alacak kayıt süresinin son gününün esas alınması, ülkedeki enflasyonist ortam da dikkate alındığında yabancı para alacaklıları ile diğer alacaklılar arasındaki menfaat dengesinin sağlanması, hangi alacaklının ne miktar alacak için oy hakkına sahip olduğu, komiserin tasdik koşulları açısından gerekçeli raporunu denetime elverişli şekilde mahkemeye sunabilmesi, takas ileri sürmek isteyen alacaklının takas sonrası alacak veya borcunun kalıp kalmadığı, rüçhanlı alacaklar ve komiserin izniyle yapılan işlemlerden doğan borçlar nedeniyle gösterilecek teminat miktarının tespiti açısından da yerinde olacaktır. Şu hâlde yabancı para alacaklısı alacağını komisere yabancı para alacağı olarak kaydettirdikten sonra komiser tarafından on beş günlük kayıt süresinin bitiminde bütün yabancı para alacakları o tarihteki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilecektir (Selçuk Öztek vd, Yeni Konkordoto Hukuku, Ankara, 2023, s. 524). "

Bu itibarla; dava konusu olayda istinaf eden alacaklılar ...A.Ş. ile .... Ltd. Şti.'nin ilama bağlı döviz alacağı yönünden, alacaklıların alacaklarını bildirmeleri için kanunda ön görülen 15 günlük sürenin son günündeki Merkez Bankası’nın döviz satış kurunun esas alınması gerekirken, geçici mühlet tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılması hatalı olmuştur.

Kabule göre de; konkordatonun tasdiki için aranan şartları düzenleyen 2004 sayılı Kanun'un 305/1-b maddesinde belirtilen "teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması" şartına değinmek gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/05/2024 tarih 2024/6-223 E. 2024/272 K. Sayılı ilamında ifade edildiği üzere ; Burada belirtilen "orantılılık" şartı ile borçlunun mali imkânlarıyla, tüm alacaklıların alacaklarına adil ve uygun zamanda kavuşmalarını sağlamak amaçlanmaktadır. Konkordato talebi ile birlikte mühlet hükümlerinin devreye girmesi ve bu süreçte alacaklıların alacaklarını tahsil edememeleri nedeniyle katlandıkları sürecin karşılığı olarak borçlunun da mümkün olan surette kaynakları ile borçlarını ödemesi beklenmektedir. Borçlunun alacaklılara daha kısa zamanda ve daha fazla miktarda ödeme yapma imkânı varken, alacaklıların aleyhine bir ödeme planının tasdiki uygun değildir. Nitekim konkordato kurumu, borçlunun faaliyetlerine devamını sağlamak ile birlikte alacaklıların da tatmini yolu olup, borçluya konkordatonun amacı dışında bir finansman enstrümanı niteliğinde projenin tasdik edilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte borçlunun vade konkordatosu talep ederken de büyük bir hareket alanına sahip olduğundan söz edilemez. Borçluya vade konkordatosu yoluyla da olsa uzun yıllar faizden kurtulmasını sağlayacak biçimde konkordato imkânının tanınmayacağı açıktır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2023 tarihli 2023/2455 E. 2023/2733 K. sayılı ilamında; "...İİK’nın 305/1-b maddesi uyarınca borçlunun teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile uyumlu olması gereklidir.

Konkordato mehli talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından oldukça kısa tutulmuş olup kesin olarak da belirlenmiştir. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün olduğundan bu süreye müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir.

Projede faizsiz ödeme talep edilmesi tipik tenzilat konkordatosunun bir örneğidir. Konkordatonun tasdik şartlarından birisi de teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması olup, borca batık olmayan, mevcut malvarlığı ile borçlarını ödeyebilecek olan şirketin tenzilat konkordatosu talep etmesi İİK 305/1-b maddesi kapsamında değerlendirilerek teklif edilen projenin borçlunun kaynakları ile uyumlu olmadığı sonucuna varılmalıdır...."

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2023 tarihli 2023/1890 E. 2023/2343 K. sayılı ilamında; "...İİK'nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir. Konkordatonun feshi sebeplerinden birinin tasdik aşamasında tespit edilmesi durumunda da tasdik talebi reddedilir. Bahsi geçen maddede sayılan tasdik şartlarından bir tanesi de, konkordato projesinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartıdır.

Somut olayda, tasdik edilen konkordato projesinde davacı şirketlerin proje kapsamında yapacakları ödemelerin tasdik kararından itibaren 6 ay ödemesiz, 2022 yılı Eylül ayında başlamak üzere faizsiz, 4 er aylık dönemler halinde 4 yıl içinde ödenecek şekilde kararlaştırılmıştır. Davacı şirketlerin borca batık olmadıkları ve varlıklarının borçlarını karşılama oranı yüksek olduğuna göre, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir. Davacıların konkordato tedbirlerinden yararlandıkları tarihler de nazara alındığında tasdiki istenen projede ödemesiz dönem tayininin ve öngörülen uzun vade olması da İİK'nın 305/1-b maddesi uyarınca borçlunun kaynakları ile orantılı değildir.

Açıklanan nedenlerle mahkemece, ekonomik vaziyeti itibariyle konkordatoya ihtiyacı bulunmadığı anlaşılan davacı şirket talebinin reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle projenin tasdiki doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir...",

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2023 tarihli 2023/347 E. 2023/462 K. sayılı ilamında; "...Somut olayda; hakkında projenin tasdiki kararı verilen davacı ...Limited Şirketi, rayiç değer bilançosu uyarınca (+) 6.038.626,87 TL özvarlığa sahip olup, borca batık durumda değildir. Tasdik edilen proje ile davacı şirketin anapara borçlarını faizsiz konkordato tasdik tarihinden 1 yıl sonra başlamak üzere 60 ay içerisinde ödemesine karar verilmiştir. Şirket faaliyetlerine bilfiil devam etmekte ve kar elde etmektedir. Mahkemece tasdikine karar verilen proje, ibraz edilen komiser heyeti raporları dikkate alındığında, şirket borçları, aktifinin değerine göre düşük seviyede kalmış ve ödemeler uzun vadeye yayılmıştır. Bu durumda teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir. Ayrıca bir yıl ödenmemiş dönem sürelerin azami ölçüde kısa tutulduğu konkordato da borçlunun tedbir hükümlerinden uzun bir süre daha yararlanması sonucunu doğurur ki bu husus kanun koyucunun amaçlamadığı dengeyi borçlu lehine bozan bir karardır. Davacı şirketin malvarlığının borca batık olmadığı da nazara alındığında böyle bir kabul kabul edilemez...",

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 26/12/2022 tarihli 2022/5200 E. 2022/6082 K. sayılı ilamında; "...Gerek iflas erteleme gerekse konkordato mali durumunun düzeltilmesi mümkün şirket veya gerçek kişi tacire bu imkanı tanıyan hukuki müesseselerdir. Hiç bir zaman ucuz kredi kullanma yolu olarak kullanılmamalıdır.

Somut olayda, borçlu şirketin borca batık olduğunu ileri sürerek 16.12.2015 tarihinde iflas erteleme talep ettiği, 14.11.2018 tarihinde borçlunun iflasının 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verildiği, bu dava süresince de tedbir kararından faydalandığı ve nihayetinde iflas erteleme kararı ile mali durumunun düzeltilip borçtan kurtulduğu anlaşılmıştır. Bu durumda henüz iflas erteleme kararı kesinleşmeden borca batık olmadığını ileri sürerek borçlarını uzun vadeye yaymak sureti ile konkordato talep etmesinin dürüst borçlunun mali durumunun iyileşmesini sağlamayı amaçlayan konkordato müessesesinin bu amacına uygun olmadığı dikkate alınarak konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir..." şeklinde karar verilmiştir.

Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince, talep eden tarafından teklif edilen konkordato talebi üzerine talep eden borçlu şirketin konkordatoya tabi borçlarının 31/03/2024 tarihinden başlamak üzere 30/06/2024, 30/09/2024, 31/12/2024, 31/03/2025, 30/06/2025, 30/09/2025, 31/12/2025, 31/03/2026, 30/06/2026, 30/09/2026, 31/12/2026 tarihlerinde olmak üzere eşit taksitler halinde tenzilatsız olarak ödenmesine karar verilmiştir.

Dosya içerisinde yer alan komiser heyeti raporlarına göre talep eden ... ... şirketinin borca batık durumda olmadığı ve kaynaklarının borçlarını karşılayabilecek durumda olduğu ve ödeme güçlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla tasdik edilen projenin faiz içermemesi, projede ödemelerin üç yıl gibi uzun vadeye yayılması dikkate alındığında, konkordato talebinden sonra mühlet hükümlerinin sağladığı hukuki korumadan yararlanan borçlunun yeni bir süreden yararlandırılması anlamında olup yerinde olmadığı gibi alacaklıları mağdur edecek ve konkordatonun amacı dışında finansman türü niteliğinde görülmektedir. Emsal Yargıtay kararlarında ifade edildiği üzere tasdik karar tarihinde yıllık avans faizinin %40' nın üzerinde olduğu dikkate alındığında borca batık olmadığını ileri sürerek borçlarını uzun vadeye yaymak sureti ile konkordato talep edilmesinin, borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığı gibi dürüst borçlunun mali durumunun iyileşmesini sağlamayı amaçlayan konkordato müessesesinin bu amacına da uygun olmadığı ve alacaklıların aleyhine olacak şekilde menfaat dengesini bozduğu anlaşılmaktadır.

O halde mahkemece; konkordato projesinin tasdikinden sonra kayyım ...tarafından sunulan 08/12/2015 tarihli raporda ifade edildiği üzere gerek şirkete ait taşınmaz satışları gerekse özellikle üçüncü kişiler tarafından yapılan yüksek tutarlı taşınmaz satışları dikkate alınarak konkordato talep eden şirketin kaynakları ile orantılı şekilde, tasdik kararı verilmeksizin borçların ödenip ödenemeyeceği, olmadığı takdirde borcun daha kısa sürede taksit aralığı ve taksit sayısı azaltırılarak ve ilave faiz ödemesi ile birlikte ödeme imkanı bulunup bulunmadığı değerlendirilerek gerektiğinde ödeme tarihlerinde, taksit sayılarında ve ilave faizi ile birlikte projenin revize edilerek sonucuna göre karar verilmesi uygun olacaktır." gerekçesiyle itiraz eden alacaklılar vekilinin istinaf başvurusun kabulü ile dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir.

Dairemizin kaldırma kararında sonra yapılan yargılama sonucunda Mahkemece; "Mahkememiz kararının kaldırılmasına ilişkin İstanbul BAM 45.HD ilamında işaret olunan hususlar nazara alınmak suretiyle revize projenin ibrazı sağlanmış ve inceleme yapılması için dosya komiser heyetine tevdi edilmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama, BAM ilamı akabinde alınan komiser heyeti raporu ve revize proje birlikte değerlendirildiğinde, şirketin çalışma kabiliyetini kaybetmediği, personel, demirbaş ve stokları ile mevcut çalışma düzenlerini koruduğu, faaliyetine devam ettiği, revize projede sunulan kaynakların borç tasfiyesi için yeterli olduğu, şirketin borçlarının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararı doğrultusunda konkordatoya tabi yabancı para cinsinden alacakların, alacaklılara tanınan 15 günlük kayıt süresinin son gününe tekabül eden TCMB döviz satış kurları üzerinden TL'ye çevrilmek suretiyle hesaplandığı, şirketin ödemesi gereken toplam borcunun 311.794.503,70 TL olduğu, şirket tarafından söz konusu borcun ödenmesine ilişkin olarak 31/03/2026, 31/05/2026 ve 31/07/2026 tarihlerinde olmak üzere üç eşit taksit halinde, her biri 103.931.501,23 TL tutarında ödeme yapılmasının planlandığı, bu ödeme planı dışında borçların daha kısa sürede veya daha yüksek oranda ödenmesini sağlayabilecek başkaca bir finansman kaynağı ya da imkanının bulunmadığı, mevcut ödeme planının alacaklıların menfaatleri bakımından iflas alternatifine kıyasla daha makul ve tahsil kabiliyeti daha yüksek bir çözüm sunduğu tespit edilmiş olmakla" açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi il e davacılar ... Ltd.Şti, ... Ltd.Şti, ...’nun konkordato tasdik taleplerinin reddine, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... ... Limited Şirketi’nin konkordato projesinin İİK’nun 305 maddesindeki tasdik şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla tasdikine, davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarının 31/03/2026, 31/05/2026 ve 31/07/2026 tarihlerinde olmak üzere 3 eşit taksitte tenzilatsız olarak ödenmesine, ödeme planının kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Müdahil alacaklı .... Ltd. Şti vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece muvazaa iddiaları kapsamında verilmiş olan kaldırma kararının hiçbir şekilde nazara alınmaması, kaldırma kararı kapsamında tekrar teklifin oylamaya sunulmaması hukuken hatalı olup kararın öncelikle bu nedenle kaldırılması gerektiğini, müvekkil alacağına alacak kayıt süresi olarak ön görülen 15 günlük süre 08.06.2022 tarihinde sona ermesine rağmen ilgili tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasının gerekmesi karşında sadece bir kerelik %40 faiz uygulanması hukuka aykırı olduğunu, döviz alacağının tasdik tarihine en yakın tarihteki kur üzerinden nazara alınmaması hatalı olduğunu, tasdike dayanak olan proje oylamasındaki alacaklı sayısı hatalı olarak hesap edildiği gibi, borçluların kendi aralarındaki temlik işlemlerinin nisap değerlendirilmesinde nazara alınması da son derece hatalı olduğunu ileri sürmüştür

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;

Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İ.İ.K 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.

Borçlu şirket tarafından sunulan 18/03/2023 tarihli nihai revize projede ; Şirketin 30.06.2023 tarihli mali tablolarına göre rehinli borçlar dahil toplamı toplamı 312.155.236,14 TL olup toplam borç tutarı içindeki konkordatoya tabi adi alacaklılara olan borç tutarı ise 279.510.210,52 TL olduğu, konkordatonun tasdiki durumunda; konkordato tabi borçların Mart 2024'den başlayarak 3 yılda her yılın Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında ödenmek üzere faizsiz hiç bir icra takip ferisi ve çek tazminatı ödenmeksizin (karşılıksız çeklerin iade edilmesi kaydı ile) tamamının ödenmesi teklif edildiği;

Ödeme Kaynakları olarak; Hazır Değerler (şirketin 30/06/2023 mali tablolarına göre kasa, alınan çek, banka hesapları):31.237.471,54 TL, Ticari Alacaklar : 33.041.955,77 TL, Stoklar : 150.000.000,00 TL, Diğer Dönen Varlıklar (şirketin 30.06.2023 tarihli mali tablolarına göre devreden KDV tutarları) :7.157.383,88 TL, Şirketin Aktifinde Kayıtlı Bulunan Taşınır ve Taşınmazlar (söz konusu rehinli taşınır ve taşınmazlar satışı yapılarak rehinli banka borçların ödenmesi) : 35.000.000,00 TL, Karaman Tarım aktifinde kayıtlı çiftlik satışı : 20.000.000,00 TL, Şirket ortağı ve asillere ait taşınmaz satışı : 20.000.000,00 TL, Faaliyetin Karı (2023-2026 yılları arası): 20.280.000,00 TL olmak üzere toplam kaynak 316.716.811,19 TL, konkordataya tabi olmayan mühlet sonrası borç 9.842.034,84 TL, konkordatoya tabi borç 279.510.211,22 TL, rehinli borç 21.814.924,20 TL, imtiyazlı kamu borcu 987.976,58 TL olarak gösterilmiştir.

Dairemizin kaldırma kararı sonrasında borçlu ... ... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin sunmuş olduğu 02.02.2026 tarihli revize projede ; ilk taksit 31.03.2026 tarihinde olmak üzere adi borçların 3 eşit taksitte 2 aylık periyotlar halinde ve %40 ilave faiz ile ödenmesi hedeflenmiştir.

Dosyaya sunulan revize proje ve dairemizin kaldırma kararı dikkate alınarak Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 12/03/2026 tarihli nihai raporu ile;

"Şirketin çalışma kabiliyetini kaybetmediği; personel, demirbaş ve stokları ile mevcut çalışma düzenlerini koruduğu, faaliyetine devam ettiği,

BAM kararında; muvazaalı olduğu iddia edilen ve nisabı etkileyen alacaklar ile ilgili komiser tarafından gerekli inceleme ve değerlendirme yapılması ve mahkemece bu alacakların oylamada nisaba dahil edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerektiği ve itiraz edilen alacaklılar ile şirketin tek ortağı ... arasında yasada belirtilen akrabalık ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespiti ve alacakların oylamada nisaba dahil edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerektiği karara bağlandığı, dosyada yapılan incelemede Şubat 2026 tarihli revize proje incelenmiş olup bu hususa ilişkin herhangi bir değerlendirmenin yapılmamış olduğu görüldüğü, muvazaalı olduğu iddia edilen alacaklar için müstakil bir bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiği, bu incelemenin müstafi komiserler tarafından gerçekleştirilmesinin isabetli olmayacağı kanaatine varıldığı,

Revize projede ilk taksit 31.03.2026 tarihinde olmak üzere adi borçların 3 eşit taksitte 2 aylık periyotlar halinde 31.03.2026, 31.05.2026 ve 31.07.2026 tarihlerinde olmak üzere üç eşit taksit hâlinde ve %40 ilave faiz ile ( her biri 103.931.501,23 TL olmak üzere) ödenmesi planlandığı, ilave faizle birlikte borçlu şirketin ödemesi gereken bakiye borcun 89.345.385,44 TL olduğu, ilave faizle birlikte bu tutarın 311.794.503,70 TL olacağı, ödenmesi gereken tutarın yaklaşık 3.5 katına çıktığı görüldüğü, revize projede borç ödeme kaynağı olarak gayrimenkul satışı, stok satışı ve faaliyetin devamı ile öngörülen kar gösterildiği, borçlu şirketin revize projede sunduğu kaynaklarının şu aşamada borç tasfiyesi için yeterli olduğu,

Şirketin borçlarının hesaplanmasına ilişkin yapılan incelemede; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.11.2025 tarihli 2025/6-372 E., 2025/725 K. sayılı kararı doğrultusunda konkordatoya tabi yabancı para cinsinden alacakların, alacaklılara tanınan 15 günlük alacak kayıt süresinin son gününe tekabül eden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kurları (USD: 17,08906 EURO: 18,1250) üzerinden Türk Lirasına çevrilmek suretiyle hesaplandığı, bu kapsamda yapılan hesaplama sonucunda toplam borç tutarının %40 faiz de dâhil edilmek suretiyle 490.485.274,56 TL'ye ulaştığı, bu tutardan daha önce ödenmiş olan 178.690.770,88 TL'nin mahsup edilmesi neticesinde şirketin ödemesi gereken bakiye borcun 222.710.359,78 TL anapara ve 89.084.143,91 TL faiz olmak üzere toplam 311.794.503,70 TL olduğu,

Yapılan inceleme ve değerlendirmelerde, şirketin mevcut mali durumu, faaliyetlerinin sürdürülebilirliği, nakit akışı ile elde edilebilecek finansal kaynaklar birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu ödeme planı dışında borçların daha kısa sürede veya daha yüksek oranda ödenmesini sağlayabilecek başkaca bir finansman kaynağı ya da imkânının bulunmadığı,

Öte yandan, konkordato teklifinin kabul edilmemesi ve şirketin iflasına karar verilmesi hâlinde alacaklıların alacaklarını tahsil edebilme ihtimallerinin oldukça düşük olacağı, revize projede iflas halinde alacaklıların eline geçecek oranın %64.29 oranında hesaplandığı ancak iflas halinde bu oranın daha da düşük olabileceği, ancak davacı sunmuş olduğu 2. Revize Proje ile şirket borçlarının faiz ile %140 oranında ödemeyi öngördüğü, bu çerçevede, mevcut ödeme planının alacaklıların menfaatleri bakımından iflas alternatifine kıyasla daha makul ve tahsil kabiliyeti daha yüksek bir çözüm sunduğu " yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Dosya kapsamına göre; dairemizin 25/12/2025 tarihli kaldırma kararında ayrıntılı olarak ifade edildiği üzere muvaazalı olduğu iddia edilen ve nisabı etkileyen alacaklar ile gerekli inceleme ve değerlendirme yapılarak ve ... ... şirketi'nin tek ortağı ... olduğu görülmekle itiraz edilen alacaklılar ile şirket ortağı ... arasında yasada belirtilen akrabalık ilişkisi bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre söz konusu alacakların oylamada nisaba dahil edilip edilmeyeceğine karar verilerek buna göre projenin yasada öngörülen çoğunluk ile kabul edilip edilmediği, tasdik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmesi gerektiği belirtilmesine rağmen bu konuda bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, dairemizin kaldırma kararının gereği yerine getirilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur.

Açıklanan nedenlerle itiraz eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun sair hususlar incelenmeksizin kabulü ile; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Müdahil Alacaklı .... Ltd. Şti'nin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, (Kapatılan)BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/03/2026 tarihli ve 2026/25 Esas 2026/298 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,

3-Müdahil alacaklı tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde müdahile iadesine,

4-Müdahil tarafından yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/778, K. 2026/1200, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-778-e-2026-1200-k-9f2348b5895e