İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/688 E. 2026/494 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/688
Karar No
2026/494
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/688 Esas - 2026/494 T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR

ESAS NO : 2025/688 KARAR NO: 2026/494

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVACI : VEKİLLERİ: DAVALI : HASIMSIZ ALACAKLILAR: VEKİLİ : VEKİLİ : VEKİLİ : VEKİLİ : VEKİLİ : VEKİLİ : VEKİLİ : VEKİLİ : VEKİLİ : VEKİLİ : VEKİLLERİ: : VEKİLİ : VEKİLİ : VEKİLİ :

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 25/05/2025 KARAR TARİ : 28/08/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; "Ülkemizin 2018-2019 yıllarında yaşadığı faiz kur ve enflasyondaki dalgalanmalar, günümüzdeki döviz dalgalanmaları ve bankalarda uygulanan faiz politikaları tüm firmalarda olduğu gibi Firmamızı de olumsuz etkilemiş kısa vadeli yükümlülükler döndürülemez hale gelmiştir. Bugüne değin tüm taahhütlerini başarıyla yerine getiren Firmamızın marka değeri yaratmış ve birçok müşteri tarafından tercih edilen bir Firma konumuna gelmiş olup, son dönem finansal maliyetlerdeki ciddi artışlar ile Firmamızın bir likidite problemi ile sarsılmaya başlamıştır. Özellikle yatırımların yapıldığı dönemlerin yüksek enflasyon dönemi olması yatırım planlarının aksamasına ve gecikmelerin önlenmesi kapsamında yapılan borçlanmaların ise finansman maliyetlerinin artmasına sebep verdiği görülmektedir. Öncelikle girdi fiyatlarının enflasyon, dövize endeksli olmasından kaynaklı olarak maliyetlerin artması, piyasa fiyatlarının sürekli artması nedeni ile taleplerin azalması, işçilik maliyetlerinin asgari ücret farkı ile artış göstermesi sonucu oluşan maliyetler, bankaların kredi faiz oranlarının yükselmesi sonucu katlanılan maliyetlerin direkt olarak fiyatlara yansıtılamaması, bankaların kredi verme işlemlerini zorlaştırılmış olması nedeniyle para temininde yaşanan zorluklar ve Firmamızın mevcut durumu ile borçlar için yeni finansal kaynaklar temin edememesi sebebiyle maliyetin altında satışlara yönlenmiş olması sebebiyle de zor durum haline gelinmiştir. Firmamız likidite sıkıntısına kendi kusurları nedeni ile girmemiştir. Özellikle 2018 yılının mart ayından itibaren ve akabinde haziran ve sonrasında ortaya çıkan döviz kurlarındaki aşırı yükselme son 3 ay içerisinde enflasyon sonucu fiyatlarındaki artışlar sonucunda firmanın maliyetleri öngörülenin çok üzerinde artmıştır. Bu anlatımla likit olmayan Firmaları kazançlarının ciddi düzeyde azaldığı malumdur. Enflasyon ciddi düzeyde karlılıkları etkilemekle birlikte batak müşteri sayısı da artmaktadır. Belirtilen sebepler nedeniyle firmamızın konkordato talebinde bulunması zorunlu hale gelmiştir." denilmek suretiyle taleplerinin İİK 285 ve devamı maddelerinde belirtilen konkordato kapsamına ve kanun gerekçesine uygun olduğunu belirterek, yararlarına geçici mühlet kararı verilmesini, akabinde de kesin mühlet kararı ve konkordatonun tasdiki kararı verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Dava hasımsız açılmıştır. Duruşmaya iştirak eden ve dosyaya beyan dilekçesi sunan alacaklılar davanın (talebin) reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. GEREKÇE :Dava, 2004 sayılı İİK'un 7101 sayılı yasa ile değişik 285 vd. maddeleri uyarınca konkordato (geçici mühlet kararı verilmesi, akabinde kesin mühlet kararı verilmesi ve neticesinde konkordatonun tasdiki) talebi ile ilgilidir. Davacı vekili mahkememize sunduğu 25/05/2025 tarihli dilekçe ile konkordato talebinde bulunmuştur. Dava dilekçesinin ekinde, İİK'un 286. maddesinde sayılan belgelerin eklendiği, konkordato talebiyle mahkemeye müracaat için vekile (konkordato başvurusuna ilişkin) yetki veren vekaletnamenin bulunduğu görülmüştür. Yapılan inceleme neticesinde; davacı yararına 28/05/2025 tarihinde İİK'un 287/1 maddesi gereği geçici mühlet kararı verilmiş, borçlunun malvarlığının muhafazası içinde tüm tedbirler alınmıştır. Davacıya verilen üç aylık geçici mühlet süresi bitmeden mahkememizce kesin mühlet hakkında bir karar vermek için İİK'un 289/2 maddesi uyarınca duruşma açılmış, borçlular ve geçici konkordato komiserler kurulu duruşmaya çağırılmış ve beyanları alınmış, davacı yararına 28/08/2025 günü saat 14:40'dan itibaren kesin mühlet kararı verilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde ve ekinde sunduğu konkordato ön projesinde; tüm alacaklılara 30 ay vade ve %10 faizi ile ödeme teklifinde bulundukları, görülmüştür. Konkordato komiserler kurulu tarafından kesin mühlet içerisinde 25/08/2026 tarihinde kesin mühlet sürecinin değerlendirilmesine ilişkin rapor sunulmuştur. Konkordato Komiserler Kurulu raporunda özetle; dosyaya sunmuş olduğumuz raporları tekrar ederiz, Şirketin işbu raporda dikkate alınan 31.07.2026 tarihi itibariyle varlık ve borçlarının rayiç değerleri kapsamında borca batık olmadığı, toplam varlıklarının borçlarını karşılamaya yettiği, Süreç içerisinde şirketin verilen sipariş avansları kapsamında hem alacaklı hem de borçlu olmasına neden olan verilen çeklerden kaynaklı olarak geri alınan çeklerin ve mahsuplaşmaların neticesinde geçici mühlet tarihine göre önemli miktarda borçlarda azalma olduğu, ancak mali borçlara ilişkin ilgili bankalardan yapılan bildirimler neticesinde hesapların kat edilmesi ve temerrüt uygulanması sonucunda mali borçlarda artış gözüktüğü,31.07.2026 tarihli kayıtlara göre; şirketin toplam borçlarının 165.562.306,56 TL olduğu, bu borcun 26.620.204,62 TL'sinin rehinli ve imtiyazlı borçlardan, 138.942.101,94 TL'sinin ise adi borçlardan oluştuğu, konkordato projesindeki adi alacaklılara %10 faiz ödemesi ile birlikte adi alacaklılara ödenmesi gerekecek toplam tutarın 152.839.312,13 TL hesaplandığı, Şirketin 2025 yılını satışları toplamı 67.874.924,09 TL olarak gerçekleşmiş olmakla birlikte, geçici mühlet tarihinden sonraki faaliyetlerinin 2025 yılında hedeflenen tutarlara ulaşamadığı, 2026 yılı ilk 7 aylık döneminde ise şirketin herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, genel giderlerini bile karşılayacak faaliyetinin bulunmadığı, davacının konkordato teklifindeki hedeflerinden ve geçici mühlet raporumuzda belirtilen öngörülerden önemli düzeyde sapma olduğu, Dolayısıyla geçici mühlet tarihi itibariyle yavaşlayan faaliyetlerin 2026 yılında tamamen durduğu ve gelir getirici bir faaliyetin oluşmadığı, şirketin Yenimahalle'deki arsasına yapmayı planladığı inşaata ilişkin ruhsatında işbu rapor tarihi itibariyle sonuçlanmadığı ve inşaata başlanamadığı, Şirketin konkordato ön projesinde belirtmiş olduğu teklif ve tedbirler ile mevcut durum bir arada değerlendirildiğinde, şirket faaliyetlerinin belirsizleştiği ve öngörülerin gerçekleşme ihtimalinin hali hazırda kalmadığı, şirket faaliyetlerinin de durma aşamasına gelmesi nedeniyle kurulumuzca revize öngörüde de bulunulamadığı, Davacının, “%10 faiz ödemeli 30 ay vade" teklifi alacaklılar tarafından kabul edilse bile, mevcut faaliyet hacmi dikkate alındığında konkordato teklifinin uygulanabilirliğinin kalmadığı sonuç ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 302. Maddesinde, konkordatonun tasdiki şartları ise aynı kanunun 305. maddesinde düzenlenmiştir. İİK'nın 302. maddesinde; "Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder). Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir. " hükümleri yer almaktadır. Sonuç olarak, dolayısıyla konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığıbununla birlikte alacaklılar arasında yapılan oylamada çoğunluğun sağlanamadığı projenin kabul edilmediği ve iflas koşullarının da bulunmadığı anlaşıldığından dolayısıyla İİK''nun 302. maddesindeki şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya tetkik edildi. Araştırılacak başka husus kalmadığından açık yargılamaya son verildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklanacağı üzere; 1-.... Ticaret Sicil Memurluğunun ...nosunda kayıtlı olan, Gerçek Kişilere Ait Ticari İşletme, .....vergi numaralı, .... T.C. Kimlik numaralı, .... İNŞAAT'ın konkordato talebinin REDDİNE, 2-Dosya kapsamında konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasına, 3-Konkordato komiserlerinin görevinin sonlandırılmasına, 4-Davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Karardan sonra yapılacak yargılama giderlerinin davacının gider avansından karşılanmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-Ödenmeyen konkordato komiser ücreti var ise, dosyada bulunan gider avansından karşılanarak kendilerine ödenmesine, 7-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Karardan sonra yapılacak yargılama giderlerinin davacının gider avansından karşılanmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacılar vekili ile alacaklı vekillerinin yüzüne karşı, istinaf kanun yolu açık olmak üzere (kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, istinaf incelemesinin Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi tarafından yapılacağı) oy birliğiyle karar verildi. 28/08/2026

Başkan .... e-imzalı Üye .... e-imzalı Üye .... e-imzalı Katip .... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/688, K. 2026/494, T. 28.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-688-e-2026-494-k-3e8ab4612e0c